Rabbim, Rahmetine Muhtacız
Ya Rab, birinci kuşağın birer birer Senin katına intikal edişine şahitlik etmeye devam ediyoruz. Bu, onların sevgililerine, Muhammed (sav) ve ashabına kavuşmaları hasebiyle Senin bir lütfun ve ihsanın olsa da; biz onların ektikleri hayır başaklarının hasadını görmelerini ve diktikleri o güzel fidanların meyvelerinden nasiplenmelerini arzulardık. Yine de Senin takdir ettiğin şeyde hayır vardır deriz; lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.
Ya Rab, dikenlerle kaplı, zalimlerin kuşattığı o çetin yolda yürümeye devam ediyoruz. Buna rağmen Senin izninle yolu düzlemek için ciddiyetle gayret ediyor; dikenleri sökerken ellerimizden akan kanlara aldırmıyoruz. Zalimlerin zulmünü ortadan kaldırmak, ümmeti ayağa kaldırmak ve onu saadete erdirmek için onların karşısında dimdik duruyoruz. Ne zalimlerin zorbalığından ne eziyetlerinden ne de zindanlarında şehit düşmekten korkuyoruz... Ya Rab, bizler karanlığı İslam'ın nuruyla aydınlatmak için yanan mumlar gibiyiz; çalışanların ecri ne güzeldir.
Ya Rab, sevdiklerimizin, kendilerine son bir kez veda edemeden Refik-i Ala'ya göç ettiklerini görüyoruz. Babam (rahimehullah) ben zalimlerin zindanlarından birindeyken vefat etti, ardından annem (rahimehullah) başka bir zindandayken ona kavuştu. Daha sonra ağabeyim (rahimehullah) ben ondan uzak bir gurbetteyken vefat etti. İşte şimdi de kardeşim, amcam ve azizim Senin yanına göç ediyor ve ben yine ondan uzak ve gurbetteyim. Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz.
Sonuç olarak; Sen bize dua etmemizi emrettin ve icabet edeceğini vaat ettin, Sen vaadinden dönmezsin. Allah'ım, düşmanları bize güldürme! Onların, "Hilafet davetçileri boşuna çalışıyorlar, ömürleri tükendi ama Hilafetleri hâlâ kurulmadı!" diyerek bizimle eğlenmelerine fırsat verme! Allah'ım, büyük zaferini bize bir an önce lütfet, bize o Feth-i Mübin'i aç; bir elimizde Liva diğerinde Raye ile zalimlerin karşısında Hilafet'i haykıralım ve yüzlerine karşı şunu nida edelim:
قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ
"De ki: Öfkenizden geberin!" (Âl-i İmrân [3]: 119)
Eğer siz haksız yere bizimle alay ettiyseniz, biz de sizinle hak üzere alay ederiz ve siz en aşağılıklar arasında kalırsınız. Allah'ım, dualarımızı kabul eyle.
Sözün özü; Ya Rab, birinci kuşağın ferdi olan hiç kimsenin, bugünden sonra ancak Senin izninle yakın zamanda kurulacak olan Hilafet'in gölgesinde ruhunu teslim etmesini Sen’den niyaz ediyoruz.
Allah, seçkin âlimlerden biri olan merhum azizimize, bizim ve Müslümanların kaybı olan Ebu Gazi'ye rahmet eylesin. Allah onu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle haşreylesin; onlar ne güzel arkadaştır.
Kulun, affını ve zaferini uman...
21 Şevval 1429 H. 20 Ekim 2008 M.