Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Cizye ve Arap Yarımadası

January 12, 2005
1962

Necran Hristiyanlarından cizye alınması ve hadislerde geçtiği üzere Hayber Yahudilerinin mahsulün yarısı karşılığında orada kalmalarına izin verilmesi ile Arap Yarımadası’nda iki dinin bir arada bulunmasının caiz olmaması arasındaki çelişki gibi görünen durum hakkındaki sorunuzun cevabı şöyledir:

Fukaha nezdinde, içinde iki dinin bir arada bulunmasının sahih olmadığı, sadece İslam'ın bulunması gereken Arap Yarımadası hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.

Düşünüldüğünde anlaşılmaktadır ki Arap Yarımadası; uzunlamasına Aden-Ebyen’den Irak kırsalına kadar, enlemesine ise el-Übülle’den (Basra tarafı) deniz kıyısındaki Cidde’ye kadar olan bölgedir. Yani Yemen ve Hayber Arap Yarımadası’ndandır.

Bunun delilleri şunlardır:

a- el-Emval kitabında şöyle geçmektedir: (Yemen dâhil olmak üzere Arap Yarımadası...) s. 50.

b- İbnü’l-A’râbî, Heysem bin Adiyy’den şunu nakletmiştir: (Yarımada, el-Uzeyb’den Hadramut’a kadar olan bölgedir). Mu’cemü’l-Büldân’da geçtiği üzere el-Uzeyb; Kadisiye’den dört mil sonra, bādiye (çöl) sınırındaki Irak topraklarındandır.

c- el-Asmaî’den: (Arap Yarımadası, uzunlamasına Aden-Ebyen’den Irak kırsalına kadar, enlemesine ise el-Übülle’den Cidde’ye kadar olan bölgedir). el-Übülle, Basra tarafındadır. İbnü’l-A’râbî ve el-Asmaî’nin naklettiği bu görüş, fukahanın çoğunluğu nezdinde meşhur olan görüştür.

d- Ebu Davud, Said bin Abdülaziz’den şöyle rivayet etmiştir: (Arap Yarımadası; el-Vadi’den Yemen’in en uç noktasına, Irak sınırlarına ve denize kadar olan bölgedir).

e- Ebu Ubeyde bin Cerrah’tan rivayet edildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

أخرجوا يهود أهل الحجاز وأهل نجران من جزيرة العرب

“Hicaz ehli Yahudilerini ve Necran halkını Arap Yarımadası’ndan çıkarın.” (Ahmed rivayet etti. Heysemi, Ahmed’in bunu çeşitli isnatlarla rivayet ettiğini, bunlardan ikisinin ravilerinin güvenilir ve isnatlarının muttasıl olduğunu söylemiştir). Darimi’nin Ebu Ubeyde bin Cerrah tarikiyle yaptığı rivayette ise şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in en son konuştuğu sözler arasında şunlar vardı:

أخرجوا اليهود من الحجاز وأهل نجران من جزيرة العرب

“Yahudileri Hicaz’dan, Necran halkını da Arap Yarımadası’ndan çıkarın.” Bunun üzerine Ömer Radiyallahu Anh onları çıkarmıştır.

f- el-Kâmusu’l-Muhît’te “C-Z-R” maddesinde şöyle geçmektedir: Arap Yarımadası; Hint Denizi, Şam Denizi (Akdeniz), ardından Dicle ve Fırat ile çevrili olan bölgedir. Veyahut uzunlamasına Aden-Ebyen’den Şam sınırlarına kadar, enlemesine ise Cidde’den Irak kırsalı sınırlarına kadar olan bölgedir.

Bu nedenle bize göre tercih edilen görüş şudur:

Arap Yarımadası: (Uzunlamasına Aden-Ebyen’den Şam sınırlarına kadar, enlemesine ise deniz kıyısındaki Cidde’den Irak kırsalı sınırlarına kadar olan bölgedir). Yani Necran ve Hayber bu bölgeye dâhildir. Bunu el-Emval kitabında şöyle ifade etmiştik: (Yemen dâhil olmak üzere Arap Yarımadası).

Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Necran Hristiyanlarından cizye alması ve Hayber Yahudileri ile mahsulün yarısı karşılığında muamele yapıp orada kalmalarına izin vermesine gelince; bu doğrudur. Ancak bu durum, Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Yahudi ve Hristiyanların Arap Yarımadası’ndan çıkarılmasına dair hadislerinden öncedir. Bu durum şu delillerle açıkça görülmektedir:

a- Ayşe Radiyallahu Anha’nın hadisi:

آخر ما عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم: لا يترك بجزيرة العرب دينان

“Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in en son vasiyeti şuydu: Arap Yarımadası’nda iki din (bir arada) bırakılmaz.” (Ahmed rivayet etti. Heysemi, ravilerinin Sahih’in ravileri olduğunu söylemiştir).

b- Darimi’nin yukarıda geçen rivayetinde Ebu Ubeyde Radiyallahu Anh tarikiyle şöyle denilmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in son konuştuğu sözler arasında şöyle buyurduğu yer almıştır:

أخرجوا اليهود من الحجاز وأهل نجران من جزيرة العرب

“Yahudileri Hicaz’dan, Necran halkını da Arap Yarımadası’ndan çıkarın.” Bunun üzerine Ömer Radiyallahu Anh onları çıkarmıştır.

c- Buhari, Süfyan bin Uyeyne tarikiyle Süleyman bin Ebi Müslim el-Ahvel’den, o Said bin Cübeyr’den, o da İbn Abbas Radiyallahu Anhuma’dan işittiğine göre şöyle demiştir: Perşembe günü, ah o perşembe günü! Sonra ağladı, hatta gözyaşları çakıl taşlarını ıslattı. Dedim ki: Ey Ebu Abbas, perşembe günü nedir? Dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ağrısı şiddetlendi... Ta ki şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

أخرجوا المشركين من جزيرة العرب ...

“Müşrikleri Arap Yarımadası’ndan çıkarın...” Hadis. Yani Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu vefat hastalığı sırasında söylemiştir.

Dolayısıyla, Necran Hristiyanlarından cizye alınması ve Hayber Yahudileri ile mahsulün yarısı karşılığında müsâkât usulü muamele yapılıp orada kalmalarına izin verilmesi ile Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Yahudi ve Hristiyanların Arap Yarımadası’ndan çıkarılmasını emretmesi arasında bir çelişki yoktur. Çünkü bu emir, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in son günlerindeydi; dolayısıyla bu hüküm, kendisinden önceki hükmü nesh etmiştir.

2 Zilhicce 1425 H. 12/01/2005 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın