Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

İktisat Nizamı Hakkında Soru-Cevaplar

October 24, 2010
2883

Birinci Soru:

Bir Müslüman avukatın, İngiliz hukukuna göre bir gayrimüslim için vasiyetname yazması caiz midir? Öyle ki bu kişi servetinin bir kısmını veya tamamını köpek bakım merkezi veya eğlence mekanları gibi bazıları yabancı veya haram olabilecek yerlere vasiyet edebilir.

İkinci Soru:

Yayınlarımızın ve kitaplarımızın çoğunda nakit (naqd) hususunda, bunun ister bizzat kendisi olsun ister karşılığı olan kâğıt para olsun, altın ve gümüş olacağını belirttik. Şeyh Abdülkadim Zellûm'un (Allah ona rahmet etsin) El-Emval kitabında aynı konu hakkında devletin, altın temel para birimi olarak kaldığı sürece altın, gümüş ve uygun olan diğer herhangi bir madeni kullanabileceği geçmektedir. Peki, devlet altın ve gümüşün yanında platin gibi diğer değerli madenlerle veya elmas ve benzeri değerli taşlarla desteklenen bir parayı kullanabilir mi?

Birinci Sorunun Cevabı:

1- Eğer vasiyet sahibi kâfir ile Müslüman avukat arasındaki işlem, kâfirin bizzat kendisinin ücretli çalışan (ecir) olan Müslüman yazara dikte ettiği bir vasiyeti yazması için yapılan bir icare (istîcar) akdi ise, bu bir vasiyet yazımı üzerine yapılan icare akdidir. Avukat kâfirin dikte ettiği vasiyeti yazar, sonra ücretini alır ve bunun dışında vasiyetin içeriğiyle bir ilgisi olmaz... Eğer durum böyleyse, vasiyette İslam akidesine aykırı bir şey zikredilmemesi şartıyla bu caizdir. Çünkü akideye aykırı bir şeyi yazmak, onu telaffuz etmek hükmündedir ve bu caiz değildir.

Bununla birlikte, vasiyette İslam hükümlerine aykırı hükümler bulunduğu sürece, kâfirin vasiyetinde yer alan bu hükümlere rıza gösterme şüphesinden uzak durmak adına bu vasiyeti yazmamak daha evladır.

2- Ancak vasiyet sahibi ile avukat arasındaki işlem bir vekâlet ilişkisi ise; yani avukat vasiyet sahibinin vekili olarak vasiyeti infaz ediyorsa, ilgili taraflarla iletişime geçip vasiyeti onlara bildiriyor ve vasiyet sahibinin vekili olarak uygulama prosedürlerini yürütüyorsa... Bu caiz değildir. Çünkü bu durumda avukat, bir Müslüman olarak inandığı İslam şeriatının hükümlerine muhalif olan bir vasiyeti bizzat infaz etmektedir...

İkinci Sorunun Cevabı:

İslam’da nakit doğrudan altın ve gümüşün kendisidir veya Beytülmal’de altın ve gümüş karşılığı bulunması şartıyla kâğıt para gibi diğer araçların kullanılmasıdır.

El-Emval kitabında belirtildiği üzere, ufak tefek şeyler (muhaqqarât al-ashyâ) için bakır gibi ucuz madenler kullanılabilir. Bunun sebebi, ufak tefek şeyler için altın veya gümüş birimler basılması halinde bunların ağırlığının çok düşük olacak olmasıdır ki bu, tedavül sırasında kullanıma uygun olmaz. Bu yüzden bakır gibi daha ucuz madenlerden basılır veya çok düşük ağırlıktaki altın ve gümüş, tedavülde çok ucuz şeyleri satın almaya uygun bir ağırlığa ulaşması için yüksek oranda ucuz bir madenle karıştırılır.

El-Emval kitabında şöyle geçmektedir:

"...Devlet ayrıca, ufak tefek şeylerin elde edilmesini kolaylaştırmak için gümüşten daha küçük birimler basar. Bu birimlerin gümüş içeriğinin az olması ve saf madeni para olarak işlem görmesinin zor olması nedeniyle, herhangi bir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde basılan birimlerdeki gümüş ağırlığı belirtilmek şartıyla içine değerli olmayan madenlerden belirli kısımlar eklenir.

Böylece Müslümanlar altın ve gümüş esasına, yani çift maden esasına göre hareket etmişlerdir. Abbasi döneminin sonlarında ve Mısır'daki Atabekler döneminde Müslümanlar, altın ve gümüşün yanında bizzat bakırın kendi değerine dayanarak ufak tefek şeyleri satın almak için bakırdan paralar basmışlardır. Bakırın kendi değeri azdı ve altın veya gümüşün temsilcisi değildi; bilakis bakır olarak kendi değerine dayanıyordu, bu yüzden ufak tefek şeylerin alımında kullanılıyordu..."

Dolayısıyla altın ve gümüş dışındaki kullanılan madenler genellikle ucuz türdendir. Tedavülde altın ve gümüşten daha pahalı olan değerli madenler kullanılmaz; çünkü konu, tedavül için uygun bir ağırlık gerektiren ufak tefek şeylerdir. Eğer bu altın veya gümüşten yapılırsa çok küçük olur; bu sebeple ağırlığın kullanıma uygun olması için ucuz bir maden kullanılır. Bu ise tedavülde daha pahalı bir maden kullanılarak sağlanamaz.

Şer’i nakdin platin gibi altın ve gümüşten daha pahalı madenlerden veya elmas gibi değerli taşlardan edinilmesinin caiz olup olmamasına gelince... Bu caiz değildir. Çünkü nakdin altın ve gümüş olduğuna dair şer’i deliller malumdur. Beytülmal’deki karşılığın, altın ve gümüşten daha pahalı olsa dahi başka bir maden olması caiz değildir. Çünkü şer’i hükümlere göre nakdi karşılık altın ve gümüştür, diğer madenler ise ticari emtiadan (sil'ah) bir emtia olmaktan öteye geçmez.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın