1 - Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesindeki temel amaç, ilan edildiği üzere, devletin kaybettiği toprakları geri almaktı. Özellikle İngilizlerin borçlar nedeniyle geçici olarak girdikleri ancak sonradan kontrol altına aldıkları Mısır'ı geri almak hedefleniyordu. Bu yüzden Osmanlı cephesindeki ilk savaşlar Mısır üzerindeydi. Almanya'nın yanında savaşa girerek bazı bölgeleri geri alabileceklerini sandılar.
O dönemde Osmanlı Devleti'nde fikri ve siyasi zayıflık had safhadaydı. Bu savaşın boyutlarını ne şerî hüküm açısından ne de siyasi bilinç açısından kavrayabildiler. Buna ek olarak, kafirlerin, özellikle de İngilizlerin, Araplar ve Türkler arasından devşirdikleri ajanlarla içeriye sızması sonucunda savaş, bilinen o trajik sonla bitti.
2 - Rusya'nın Sykes-Picot Anlaşması'ndan payı sadece manevi düzeydeydi. Payı, İngiltere ve Fransa ile iyi ilişkiler kurmaktan öteye geçmiyordu; bu iki devletin, Osmanlı topraklarından göz diktiği bazı bölgelere (özellikle Türkiye'nin doğusundaki Arz-ı Rum/Erzurum bölgesi) ve Filistin'deki Ortodoks Hristiyanları koruma imtiyazına sahip olmasına göz yumacağını umuyordu. Bu nedenle anlaşma metninin 3. maddesinde şu ifade yer almıştır:
"Filistin olarak adlandırılan bölgede, şekli Rusya'ya danışıldıktan sonra belirlenecek uluslararası bir yönetim kurulacaktır."
1916'da yapılan bu anlaşmadan sonra, 1917'de Rusya Arz-ı Rum'u işgal etti.
3 - Mustafa Kemal'e gelince, onun soyu ve kökeni hakkında çok şey yazılmıştır. Tercih edilen görüş, gerek Dönme Yahudilerinden gerekse diğer İslam düşmanı kafirlerden olsun, kökeninin şüpheli olduğudur. Üstad Muvaffak Beni Merce, “Sahvetu’r-Raculi’l-Marîd” (Hasta Adamın Uyanışı) adlı kitabında, Mustafa Kemal döneminde Dışişleri Bakan Yardımcılığı yapmış olan Dr. Rıza Nur'dan nakiller yapmıştır. Dr. Rıza Nur, hatıralarını 1960'tan önce yayınlanmaması şartıyla Fransa ve İngiltere'ye emanet etmiş, bu hatıralar 1968'de Türkiye'de yayınlanınca içerdiği "Kemalist" skandallar nedeniyle büyük bir yankı uyandırmış ve Türk devleti tarafından toplatılmıştır. Söz konusu hatıratta şu ifadeler aktarılmaktadır:
"Mustafa Kemal, Selanikli Zübeyde adında, kötü şöhretiyle bilinen bir kadının gayrimeşru oğludur. Kadın, oğlunu Selanik'te gümrük muhafızı olan ve daha sonra evlendiği Ali Rıza Efendi'ye nispet etmiştir."
Buna rağmen Mustafa Kemal, Hilafete ve İslam'a karşı Yahudilerin, İngilizlerin ve diğer sömürgeci kafirlerin bile yapmadığı cinayetler işlemiştir.
Selamlarımla.
01/07/2004 m.