İdari mülahazalarımız gereği, vefat eden gençlerin duyurusu Vilayetler tarafından yapılır; mevcut ve eski büro üyelerinden vefat edenlerin duyurusu ise Emir tarafından gerçekleştirilir... Ancak Ebu Muhammed "Sabri el-Aruri", Allah'ın izniyle bu tertemiz ve saf davette büyük bir makama sahip olduğu için, onun bu idari mülahazaların dışında tutulmasını uygun gördüm...
- Bu doğrultuda Emir ve bürosu; bu davada zirvesinde ateş yanan (herkesçe tanınan) bir sancak, tozu dumanı birbirine katan yüce bir dağ, zalimlerle mücadelede azmi zayıflamayan, iradesi sarsılmayan ve Allah'tan başkasından korkmayan sarsılmaz bir rükün olan bu büyük adamın vefatını duyururlar... Zalimlerin ellerinde geçen hapis yılları buna şahittir. Onu, Allah Teâlâ’nın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden sayıyorum:
مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا
"Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı sözünü yerine getirdi (canını verdi), bir kısmı da beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmediler." (Ahzab [33]: 23)
Allah Sübhânehu ve Teâlâ, Bayındırlık Bakanlığı'ndaki mühendislik görevim nedeniyle El-Halil bölgesinden Amman'a taşındığımdan beri en yakın dostlar olduğumuz halde, uzun yıllar ayrı kalmamızı takdir etti. El-Halil yerel yönetiminin, davet çalışmalarıma devam etmem için beni yönlendirdiği adres; güçlü, takva sahibi Ebu Muhammed'in adresiydi -ki Allah'a karşı hiç kimseyi temize çıkarmayız-. O günden sonra görüşmelerimiz sık aralıklarla devam etti... Daha sonra, yukarıda belirttiğim gibi, uzun yıllar boyunca ne yüz yüze ne de uzaktan, nadir anlar dışında görüşemediğimiz bir ayrılık süreci girdi...
Bir gün, vefatından yaklaşık dört ay önce, Facebook üzerinden bu değerli kardeşimden gelen özel bir mesaj gözüme çarptı. Mesaj aynen şöyleydi:
(Esselamu aleykum ve rahmetullahi Teâlâ ve berakâtuhu. Bu, Şeyh Sabri el-Aruri babamızdan şeyhimiz Ebu Yasin’e bir mesajdır: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakâtuhu kardeşim ve sevgilim Ebu Yasin... Allah ibadetlerinizi kabul etsin, her yılınız hayır, afiyet, emniyet ve istikrar içinde olsun... Kardeşim, gece gündüz senin için muvaffakiyet, korunma, emniyet, işlerinde ve fikirlerinde isabetli olman için Allah'a dua ediyorum... Nerede olursanız olun Allah sizinle olsun. Allah sizi korusun ve bizi yakında Dar-ül İslam'da sizinle buluştursun... Kardeşiniz Ebu Muhammed Sabri... Eylül 2016, özelden gelen mesaj) -son-
- Bu, kerim bir kardeşten gelen kerim bir mesajdı. Ben de ona Facebook özel sayfası üzerinden şöyle cevap verdim:
(Aziz, kerim kardeşimin oğlu, Şeyhimiz "Ebu Muhammed Sabri el-Aruri"ye...
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakâtuhu,
Allah senden razı olsun ey hayırlı Halid! Bizi aziz ve kıymetli Şeyhimiz Ebu Muhammed'e bağladın. Karşılaştığı onca zorluğa rağmen boyun eğmeyen o büyük adamlardan birinin o güzel hatırasını bize yeniden yaşattın... O, hastalığında bile dimdik duran güçlü biriydi, sağlıklıyken ise çok daha güçlüydü... İslam'ın sancağı, Rasulullah ﷺ'in sancağı gölgesinde onunla buluşmayı; Ebu Muhammed'in o "dükkân"da ülkenin dört bir yanından gelen gençler için bir meşale olduğu o eski günleri birlikte yâd etmeyi ne kadar çok isterdik. Amman'a ilk geldiğimde onunla gerçekleştirdiğimiz o güzel buluşmayı hâlâ hatırlarım; bana çok yardımı dokunmuştu. Allah ondan ve onun vesilesiyle olanlardan razı olsun. Allah Sübhânehu'dan; daveti taşırken harcadığı ve hastalıkla mücadele ederken bile hâlâ harcamakta olduğu o güzel çabalarını, malın ve evladın fayda vermediği, ancak Allah'a selim bir kalple gelenlerin kurtulduğu o günde mizanına hayır olarak koymasını niyaz ederim... Eğer kaderinde dünyada görüşmek yazılı değilse, O Sübhânehu'dan bizi ahirette Rasulullah ﷺ ve ashabı ile birlikte, muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk makamında bir araya getirmesini dilerim... Allah'ım, dualarımızı kabul buyur, şüphesiz Sen işiten ve icabet edensin.
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakâtuhu.
17 Muharrem 1437 H - 18/10/2016 M Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta) -son-
Sübhanallah... Dünyada Hilafet sancağının gölgesi altında buluşmayı çok isterdim ama Yüce Kadir olan Allah başka bir şey takdir etti. O Sübhânehu'dan, yukarıdaki mesajımın sonundaki duama icabet etmesini dilerim: (...Eğer kaderinde dünyada görüşmek yazılı değilse, O Sübhânehu'dan bizi ahirette Rasulullah ﷺ ve ashabı ile birlikte, muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk makamında bir araya getirmesini dilerim... Allah'ım, dualarımızı kabul buyur, şüphesiz Sen işiten ve icabet edensin.)
- Allah Ebu Muhammed'e rahmet etsin; onu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birlikte haşretsin. Onlar ne güzel arkadaştır... O Sübhânehu'dan, oğulları, kızları ve sevdikleri için Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden olmalarını niyaz ederim:
الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصİبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ * أُولَئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ
"Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, 'Doğrusu biz Allah'a aitiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz' derler. İşte Rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır." (Bakara [2]: 156-157)
Allah sana rahmet etsin ey Ebu Muhammed! Senin ayrılığından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz ve sadece Rabbimizi razı edecek sözü söyleriz...
لِلَّهِ مَا أَخَذَ وَلَهُ مَا أَعْطَى، وَكُلُّ شَيْءٍ عِنْدَهُ بِأَجَلٍ مُسَمًّى
"Alan da Allah’tır, veren de Allah’tır. O’nun katında her şey belli bir ecele (süreye) göredir."
Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve sonunda O’na döneceğiz.
8 Cemaziyelevvel 1438 H 05/02/2017 M
Kardeşiniz ve Dostunuz Ata b. Halil Ebu’r Raşta