Home About Articles Ask the Sheikh
Konular

Soru-Cevap: İHA Saldırıları ve Sudan’daki Savaş Gelişmeleri

May 26, 2025
2643

Soru:

Son günlerde savaşta dikkat çekici bir gelişme yaşandı; İHA'lar idari başkent Port Sudan şehrine saldırdı. Altı gün üst üste sivil havaalanı, hava üssü ve yakıt depoları vurularak Sudan genelinde bir yakıt krizine neden oldu. İHA’lar ayrıca doğudaki Eritre sınırındaki Kassala şehrini ve diğer şehirleri de hedef aldı. BBC'nin 10/05/2025 tarihli haberine göre tüm bunlar, El Fasher’e doğru hareket eden ordu birliklerinin geri dönmesine ve Sudan’ın doğusunu korumaya odaklanmasına neden oldu. Bu durum, Sudan’ın doğusuna yapılan saldırıların orduyu Darfur’dan uzaklaştırarak burayı tamamen Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) bırakmak için yapıldığı anlamına mı geliyor? Ayrıca bu olaylar Cidde müzakere konferansına bir hazırlık mı yoksa başka hedefler mi var? Teşekkürler.

Cevap:

Sudan'ın doğusundaki hayati hedeflere yönelik İHA saldırılarının arkasındaki nedenleri ortaya çıkarmak için şu hususları açıklıyoruz:

Birinci: Sudan’ın doğusuna ve özellikle Port Sudan’a yönelik şiddetli saldırılardan önce yaşanan gelişmeler:

1- Sudan ordusu, HDK’yi Orta Sudan'ın önemli şehirlerinden (Hartum, Bahri ve Omdurman) çıkararak büyük başarılar elde etti. Bu büyük zafer, Darfur'daki HDK unsurlarını kovalamaya hazırlanan Sudan ordusunun moralini yükseltti. Ordunun bu başarılardan sonra HDK’yi takip etme azminin artması doğaldır. Bu eğilim, liderleri halkın baskısı ve dış yönlendirmelerden habersiz olan alt rütbeli subayların baskısı altında yeni gerçekliğe ayak uydurmaya zorlamaktadır: (Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan Perşembe günü yaptığı açıklamada, ordunun ülkeyi "paralı askerlerden ve ajanlardan temizleme ve HDK'yi yok etme" kararlılığını vurguladı. Anadolu Ajansı, 13/03/2025). Bu açıklama yeni gerçekliğe uyum sağlama çabasının bir sonucudur. Bu gerçekliğin halk ve ordu üzerinde büyük bir etkisi olduğu için ordu birlikleri Darfur’un bazı bölgelerinde HDK ile çatışmaya başladı. Ordu birlikleri, Darfur’un beş eyalet başkentinden hala ordunun elinde olan tek şehir olan El Fasher’i savunmak için kahramanca savaştı ve Sudan ordusu Darfur’a doğru ilerlemeye başladı:

(Saha gelişmelerindeki son durum, ordunun ve ortak güçlerin El Fasher kuşatmasını kırmak için ülkenin kuzeyindeki Ed-Debbe şehrinden devasa hareketliliğini gösterirken, aynı taraflara bağlı diğer güçler Kordofan eyaletlerinde konuşlanarak başka bir eksenden şehre doğru ilerleyişleri sırasında önemli zaferler kazandılar. Al-Quds Al-Arabi, 19/04/2025). Hartum zaferlerinden sonra halkın teşvik ettiği ve orduda güçlü bir yankı bulan bu yönelim Amerika'nın tercihi değildir. Bu nedenle Burhan bu yönelimi kısıtlamaya çalıştı: (Burhan, savaşın belirli etnik kökenleri hedef aldığı fikrini yayan dezenformasyon kampanyalarına karşı uyarıda bulunarak, "Savaşımız devlete karşı silah taşıyan herkese karşıdır, herhangi bir kabileye karşı değildir" dedi ve bu söylentilerin "insanları mobilize etmeyi ve onları öldürmeye sürüklemeyi" amaçladığını belirtti. Bir kabile reisinin isyan etmesinin tüm kabilenin isyan ettiği anlamına gelmediğini açıkladı. RT, 29/04/2025). Sanki Darfur’daki bazı kabilelerin ordunun kendilerine karşı olduğunu düşünmelerini bahane ederek ordunun Darfur’a doğru hızlı ilerleyişini durdurmak ve yavaşlamayı istemek niyetindeydi.

2- HDK, orta bölgede uğradığı ağır yenilgiler ve Hartum, Bahri ve Omdurman’daki büyük mevzilerini kaybetmesinin ardından çok sayıda savaşçısını ve saha komutanını yitirerek bir zayıflık ve yenilgi havasına girdi. Bundan sonra Darfur’daki kalesine yöneldi ve El Fasher şehrini kuşattı. HDK’nin bu güç toplama süreci Amerika'nın Sudan’a yönelik planları doğrultusundaydı. Bu şartlar altında bazı takipçilerinin HDK’den ayrılması ve müttefik kabilelerden asker devşirmekte zorlanması doğaldır; zira güçlü bir rakip olan Sudan ordusu karşısında kaybedilen savaşlar vermektedirler. Yani HDK’nin morali düşüktü ve El Fasher’deki ordu birlikleri onların tekrarlanan saldırılarını püskürtmeye yetiyordu. Bu durum, El Fasher’e yönelik saldırılarının ivme kaybettiği anlamına geliyordu. Bu yüzden Hamidi’nin güçlerine yeniden moral verecek, ellerinin her yere uzandığını gösterecek ve Sudan ordusunun doğu Sudan gibi uzak ve güvenli bölgelerini vurup tehdit edebilecek güce sahip olduklarını kanıtlayacak büyük bir eyleme ihtiyaç vardı.

3- Yöneticilerinin İngilizlere uşaklık etmesine rağmen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Amerika'nın ajanı ve HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo (Hamidi) üzerinde ve takipçileri arasında nüfuz sahibi olma ümidiyle ona destek vermekten vazgeçmedi. Bu, Libya'da Amerika'nın ajanı Hafter’e verdiği desteğe benzer bir durumdur. Sudan defalarca BAE’den duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş ve onu HDK’ye büyük askeri yardım sağlamakla suçlamıştır. Bu suçlamaların ardından BAE, Nisan 2023’te Hartum’da savaşın patlak vermesinden sonra diğer ülkelerin yaptığı gibi büyükelçiliğini Port Sudan’a taşımak yerine tamamen kapatmıştır. Ancak Sudan, BAE’deki büyükelçiliğini ve konsolosluğunu korumaya devam etti. Bu öfkenin artmasıyla birlikte Sudan, BAE’ye karşı HDK’nin Sudan’da gerçekleştirdiği soykırıma ortak olduğu gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açtı. Ancak mahkeme Sudan’ın bu talebini reddetti: (Mahkeme Pazartesi günü yaptığı açıklamada, BAE’ye karşı açılan davaya bakamayacağını duyurdu, Sudan’ın acil önlem alınması yönündeki taleplerini reddetti ve davanın gündemden çıkarılmasına karar verdi. Reuters, 06/05/2025). Ardından Sudan, BAE’ye karşı diplomatik ilişkileri kesmek ve Sudan büyükelçiliği ile konsolosluğunu geri çekmek gibi sert bir adım daha attı. BAE ile ilgili olaylar birbirini izledi: (Sudan ordusu Pazar günü, BAE’ye ait bir kargo uçağını ve HDK’ye giden askeri ikmali imha ettiğini duyurdu... Uçağın askeri mühimmatın yanı sıra kamikaze ve stratejik İHA'lar taşıdığını bildirdi. Sudan Tribune, 04/05/2025).

İkinci: Bu gelişmelerin itici güçleri ve sonuçları:

1- 2023'ten beri Hartum'daki çatışmaların yoğunlaşmasıyla Egemenlik Konseyi, başkenti geçici olarak en güvenli bölge olan Port Sudan'a taşımak zorunda kaldı. Egemenlik Konseyi üyeleriyle birlikte yabancı diplomatik misyonlar, uluslararası yardım kuruluşları ve orta bölgeden kaçan birçok sivil buraya yerleşti. Bu bölge, savaş sırasında Sudan'ın nefes aldığı akciğeri temsil etmektedir. Sudan'ın dışarıdan gelen mallarını tedarik ettiği liman burada bulunmaktadır ve Hartum Havaalanı ordunun kontrolünde olmasına rağmen hala kapalı olduğu için şu an faal olan tek uluslararası havaalanı da buradadır. Sudan'ın can damarı ve geçici hükümet merkezi olduğu için buralara İHA'larla günlerce süren saldırılar Sudanlılar ve ordu arasında büyük bir şok yarattı. Bu saldırılar, HDK'nin bazılarının sandığı gibi kırılmadığını, aksine daha önce göstermediği büyük yeteneklere sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca orduya, kendisini Darfur çöllerinde dağıtmaması, aksine liman, havaalanı ve yakıt depoları gibi bu hayati tesisleri tahkim edip koruması gerektiği mesajını vermektedir. Yakıt depolarında çıkan büyük yangınlar, orduya Darfur'daki savaş için gerekli lojistik hizmetlerinin zarar gördüğünü, dolayısıyla Darfur'a ilerlemeden önce durup bunları onarması gerektiğini hissettirmektedir.

2- BBC'nin 10/05/2025 tarihli analizlerine göre, Port Sudan tesislerine, Kassala Havaalanı'na ve "Flamingo" Limanı'na yapılan saldırılar ağır Çin yapımı İHA'larla gerçekleştirildi. Bunlardan bazılarının 40 kg, bazılarının ise 200 kg patlayıcı ve güdümlü füze taşıyabildiği, HDK'nin daha önce bunları kullanmadığı belirtildi. Benzer İHA'lar, HDK'nin kontrolündeki Nyala şehri havaalanında da tespit edilmişti; orası ordunun BAE kargo uçağını imha ettiğini söylediği yerdi.

3- BAE, yıllar önce Çin yapımı İHA'ları edinen bölgedeki ilk ülkelerden biriydi. Defence News sitesi 02/05/2019 tarihinde BAE'nin bu İHA'ları Libya Trablus’u vurmak için Halife Hafter'i desteklemek amacıyla kullandığından bahsetmişti. Times Aerospace sitesi de BAE'nin bu Çin yapımı İHA'ları 2014 yılında Irak ve Afganistan'daki cihatçı hareketlerin mevzilerini vurmak için kullandığını belirtmişti. Bu durum, BAE'nin uzun yıllardır çeşitli ve ağır Çin İHA'larıyla donatılmış olduğunu göstermektedir. Muhtemelen Sudan'ın doğusundaki bu saldırıların arkasında -ya doğrudan denizden ya da HDK'ye tedarik ederek- BAE bulunmaktadır; zira Burhan hükümetinin onu Uluslararası Mahkeme'de ifşa etmesine, ilişkileri kesmesine ve kargo uçağını imha etmesine öfkelidir.

4- Saldırılar havaalanlarına, limanlara ve "Flamingo" deniz üssüne odaklanmıştı ve çoğu zaman kontrol altına alınması günler süren yangınlar çıktı, bu da petrol depolarının hedef alındığını göstermektedir. Sudan Enerji ve Petrol Bakanı Muhiddin Muhammed Naim, saldırının ilk gününde İHA darbeleri sonucu beş ana petrol depolama tankının yandığını açıkladı (Sawt al-Sudan, 06/05/2025). Enerji tesislerinin hedef alınmaya devam etmesi nedeniyle bakan, Atbara'nın doğusundaki petrol pompalama istasyonunun vurulması sebebiyle Güney Sudan petrolünü taşıyan boru hattının kapatılması talimatını verdi (Al Jazeera Net, 11/05/2025).

5- Hedeflerin yakıta odaklanması, Sudan ordusunu bundan mahrum bırakarak Darfur'da ve özellikle El Fasher'de büyük operasyonlar yapmasını engelleme amacını taşımaktadır. Bunun yanı sıra, hükümetin karargahlarını koruyamadığı gibi Sudan'ın tüm ihtiyaçları için yakıt ve elektriği de sağlayamadığı zayıf bir konumda gösterilmesi hedeflenmiştir: (Sudan Elektrik Şirketi, "Sudan elektrik santralinin İHA'larla hedef alınması sonucu hasar gördüğünü ve elektrik kesintisi yaşandığını" duyurdu. Anadolu Ajansı, 08/05/2025).

6- Tüm bunlardan açıkça görülüyor ki, Sudan'ın doğusuna, özellikle Port Sudan'ın stratejik tesislerine yönelik büyük saldırılar Darfur'daki savaşla bağlantılıdır. Amaç, orduyu El Fasher'e saldırmaktan vazgeçirip Port Sudan'ı savunmak için doğuya yönelmeye zorlamaktır. BBC, 10/05/2025 tarihinde, El Fasher'e doğru hareket eden ordu güçlerinin Sudan'ın doğusuna yapılan saldırı nedeniyle geri dönmek ve doğuyu korumaya odaklanmak zorunda kaldığını bildirdi.

Üçüncü: Bu olaylardan çıkan sonuçlar:

1- Muhtemelen Sudan ordusu, bu ağır darbelerden sonra HDK'nin yeni yeteneklerinden korkmaya başladı ve El Fasher ile genel olarak Darfur'da planladığı savaş için araçlarını çalıştıracak yakıta erişimini kaybediyor. Ayrıca, yeni saldırı dalgalarından korkarak Sudan'ın doğusunu tahkim etme zorunluluğu doğuyor, bu da ordunun Darfur üzerindeki baskısının hafiflemesine ve doğu cephesiyle meşgul olmasına neden oluyor.

2- HDK açısından ise kuvvetleri ivme kazanacak ve El Fasher'de sonuç almak için daha iyi bir moral seviyesine ulaşacaktır. Tüm bunlar BAE'nin desteği ve ağır Çin İHA'larının sağlanmasıyla gerçekleşmektedir.

3- Beklenen odur ki, El Fasher şehri üzerindeki saldırılar yoğunlaşacak, şehre yardıma giden ordu birlikleri geri çekilecek ve Egemenlik Konseyi Sudan'ın doğusundaki bu yıkımı onarmak için zaman harcayacaktır. HDK, El Fasher üzerinde kontrol sağlamadan veya orada ağırlık kurmadan Cidde müzakerelerinin yeniden başlaması beklenmemektedir. HDK Darfur'da önemli bir konumdadır; Amerika iki Sudanlı güç (Ordu ve HDK) arasında bir güç ve kontrol dengesi kurmaya çalışmaktadır. Cidde müzakereleri yeniden başladığında HDK yenilgi havasından kurtulmuş, gücüne ve kontrolüne güvenen bir konumda olacak ve Darfur'da bir de facto (fiili) hükümet kurmuş olacaktır. Yani bölünmenin olgunlaşması ve kabul edilmesi gereken bir gerçeklik haline gelmesi için uygun koşullar yaratılmaktadır.

Dördüncü: Sömürgeci kâfir Amerika’nın Sudan’da can alan bir savaşı yönetmesi, bunu gizli değil alenen, kapalı değil açıkça ajanları vasıtasıyla yürütmesi ne kadar da acıdır! Burhan ve Hamidi, Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmekten başka bir şey için değil, Sudan halkının kanı üzerinden çatışıyorlar. Amerika, Güney Sudan'ı ayırdığı gibi Sudan'ı tekrar bölmek istiyor. Şimdi de Darfur'u Sudan'ın geri kalanından ayırmak için her türlü çabayı sarf ediyor. Bu nedenle ordu Sudan'ın geri kalan bölgelerine, HDK ise Darfur'a odaklanıyor. Eğer ordudaki ihlaslılar Darfur'da kontrolü yeniden sağlamak için harekete geçerse, HDK orduyu meşgul etmek için savaşı Sudan'ın diğer bölgelerine taşıyor. Böylece ordunun güçleri Darfur'dan, HDK'nin İHA'larla saldırılarını yoğunlaştırdığı doğu Sudan'a çekiliyor. Bu durum, HDK'nin Darfur üzerinde tam kontrol sağlamasına imkan tanımak içindir!

Sonuç olarak, 19/12/2023 tarihli önceki cevabımızda sizlere seslendiğimiz gibi sesleniyoruz:

Ey yüce İslam Sudan’ındaki halkımız... Sudan, ilk Müslümanların inşa ettiği Dunqula Camii’nin Sudan’ıdır... Halife Osman (ra) döneminde Mısır valisine Sudan'a İslam nurunu sokmasını emrettiği ve Abdullah bin Ebi Serh komutasındaki İslam ordusunu gönderdiği büyük İslam fethinin Sudan’ıdır. Fetih Hicri 31 yılında gerçekleşmiştir... Böylece İslam, Allah’ın izniyle kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm Sudan'ı doldurana kadar hızla yayılmış ve Müslüman halifeler döneminde devam etmiştir...

Ey 1896'dan Birinci Dünya Savaşı'nın ortası olan 1916'ya kadar İngilizlere karşı cihat eden Sudan halkımız! O yıl, Darfur Valisi olan güçlü ve takva sahibi kahraman, mücahit alim "Ali bin Dinar" şehit düştü. O, Medine ve Şam halkının mikatı olan "Zülhuleyfe"yi onaran ve bugün hala kendi adıyla anılan "Abyâr-ı Ali" kuyularını hacıların su ihtiyacı için inşa eden kişidir...

Ey Sudan’daki halkımız... Size sesleniyoruz, pişman olmadan önce durumu fark edin, zira sonra pişmanlık fayda vermez... Savaşan her iki tarafın yakasından tutun ve onları hakka zorlayın... Râşidî Hilafeti kurmak için Hizb ut-Tahrir'e yardım edin; zira onda İslam'ın ve Müslümanların izzeti, küfrün ve kâfirlerin zilleti ve Allah'ın büyük rızası vardır...

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَذِكْرَى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى السَّMْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

"Şüphesiz bunda kalbi olan yahut hazır bulunup kulak veren kimse için bir öğüt vardır." (Kâf [50]: 37)

23 Zilkade 1446 H. 21 Mayıs 2025 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın