Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Nübüvvet Metodu Üzere Hilafet Hadisleri

August 23, 2021
4055

Hizb-ut Tahrir Emiri Alim Atâ b. Halil Ebû el-Raşta’nın Facebook sayfasındaki takipçilerinden gelen sorulara verdiği cevaplar serisi

Mamoon Soofi’ye

Soru:

Asalaamu Alaiykum Warahmatullahi Wabarakatuhu Dear Shaykh Ata ibn Khalil Abu Rashta.

I pray that all is well with you, your family and the Shabaab in the blessed Land of Palestine.

I pray that Allah (swt) honors us in reestablishing the Khilafah on the Methodology of our Beloved Prophet Muhammad (saw).

My name is Mamoon Soofi and I am from the Shabaab of Canada.

I wanted to ask regarding the authenticity of the Hadith in MUSNAD AHMED (no. 18596) about "the Khilafah on the method of the Prophethood"

All of my discussions thus far have resulted in just mentioning this Hadith and nothing further. Until recently, I was requested to look into the authenticity of the Hadith itself. It is important to note here that Arabic is not my first language so I am limited to what I can find and research.

As such I have come across a document that claims the following:

This hadith we use in particular from the MUSNAD AHMED (no. 18596) is one of the many versions where it says “Then there will be the Caliphate upon the way of the Prophethood…”. This final part is narrated by only one person (Ibrāhīm al-Wāsiṭī) whose narrations are matrūk (”abandoned”) meaning they are so unreliable as to be unworthy of being cited.

Here is the pdf document in Arabic taht explains this:

https://hawramani.com/wp-content/uploads/2018/12/idlibi_hadith_five_ages_islamic_state_prophethood.pdf

I would greatly appreciate it if you could clarify the matter for me so that I may be able to make sense of this cross-roads I am at.

Barak'Allahu Feekum ya Shaykh Ata!

May Allah (swt) continue to help us strive down the path of the Sirat-al-Mustaqeem

Ameen Ameen Ameen!!

Mamoon Soofi

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,

1- Sorunuzda şunları belirttiniz:

“This hadith we use in particular from the MUSNAD AHMED (no. 18596) is one of the many versions where it says ‘Then there will be the Caliphate upon the way of the Prophethood…’”

Müsned-i Ahmed'de bu numara (18596) altında nübüvvet metodu üzere Hilafet hakkında herhangi bir hadis bulunmamaktadır! Aksine bu hadis, nübüvvet metodu üzere Hilafet ile ilgisi olmayan başka konularla ilgilidir ve hadis "Abdullah b. Ebî Evfâ’nın (radıyallahu teâlâ anh) hadisi" başlığı altında yer almaktadır.

2- Nübüvvet metodu üzere Hilafet hadislerine gelince; bunlar birçok kaynakta yer almaktadır:

a- Müsned-i Ahmed’de: 17680 – Süleyman b. Davud et-Tayâlisî bize anlattı, Davud b. İbrahim el-Vâsıtî bana anlattı, Habib b. Sâlim bana anlattı, o da Nu’man b. Beşir’den şöyle dediğini nakletti: "Mescidde Rasulullah ﷺ ile birlikte oturuyorduk. Beşir hadis nakletmekten sakınan (çekingen) bir adamdı. Derken Ebû Sa’lebe el-Huşenî geldi ve: 'Ey Beşir b. Sa’d! Rasulullah’ın ﷺ emirler hakkındaki hadisini ezberinde tutuyor musun?' dedi. Huzeyfe: 'Ben onun hutbesini ezberimde tutuyorum' dedi. Ebû Sa’lebe oturdu. Huzeyfe şöyle dedi: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

تَكُونُ النُّبُوَّةُ فِيكُمْ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً عَاضّاً فَيَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ

"Aranızda Allah’ın dilediği kadar nübüvvet kalacaktır. Sonra Allah onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra Allah onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra ısırıcı saltanat olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra Allah onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra zorba diktatörlük olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra Allah onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra (yeniden) nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır." Sonra sustu. (Müsned Ahmed, 17680)

b- Beyhakî’nin Delâilü’n-Nübüvve eserinde: 2843 – Bize Ebû Bekir Muhammed b. el-Hasen b. Fûrek (rahimehullah) anlattı, bize Abdullah b. Cafer el-Asbahânî haber verdi, bize Yunus b. Habib anlattı, bize Ebû Davud et-Tayâlisî anlattı, bize Davud el-Vâsıtî anlattı -ve o sika (güvenilir) biridir- dedi ki: Habib b. Sâlim’den duydum, o da Nu’man b. Beşir b. Sa’d’dan duyduğunu belirterek zikrettiği hadiste şöyle demiştir: Ebû Sa’lebe geldi ve: "Ey Beşir b. Sa’d! Rasulullah’ın ﷺ emirler hakkındaki hadisini ezberinde tutuyor musun?" dedi. Huzeyfe de Beşir ile birlikte oturuyordu. Huzeyfe: "Ben onun hutbesini ezberimde tutuyorum" dedi. Ebû Sa’lebe oturdu. Huzeyfe şöyle dedi: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

إِنَّكُمْ فِي النُّبُوَّةِ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ، ثُمَّ يَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ تَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ، ثُمَّ تَكُونُ جَبْرِيَّةً تَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا، إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ

"Allah dilediği sürece aranızda nübüvvet olacaktır. Sonra onu dilediği zaman kaldıracaktır. Sonra nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra Allah dilediğinde onu kaldıracaktır. Sonra zorba diktatörlük olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra (yeniden) nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır." (Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 2843)

c- Müsned-i Tayâlisî’de: 433 – Bize Ebû Davud anlattı ve dedi ki: Bize Davud el-Vâsıtî anlattı -ve o sika idi- dedi ki: Habib b. Sâlim’den duydum, o da Nu’man b. Beşir b. Sa’d’dan şöyle dediğini duydu: "Mescidde Rasulullah ﷺ ile birlikte oturuyorduk. Beşir hadis nakletmekten sakınan bir adamdı. Derken Ebû Sa’lebe geldi ve: 'Ey Beşir b. Sa’d! Rasulullah’ın ﷺ emirler hakkındaki hadisini ezberinde tutuyor musun?' dedi. Huzeyfe de Beşir ile birlikte oturuyordu. Huzeyfe: 'Ben onun hutbesini ezberimde tutuyorum' dedi. Ebû Sa’lebe oturdu. Huzeyfe şöyle dedi: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

إِنَّكُمْ فِي النُّبُوَّةِ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ، فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً عَاضّاً، فَيَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ جَبْرِيَّةً، فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ

"Allah dilediği sürece aranızda nübüvvet olacaktır. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra ısırıcı saltanat olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra zorba diktatörlük olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra (yeniden) nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır." (Müsned-i Tayâlisî, 433)

d- İthâfu’l-Hıyera el-Mehera’da - Yazarı: Şihâbüddin Ahmed b. Ebî Bekir b. İsmâil el-Bûsîrî (Ö. 840 H):

[4164/1] Ebû Davud et-Tayâlisî dedi ki: Bize Davud el-Vâsıtî anlattı -ve o sika idi- Habib b. Sâlim’den duydum, o da Nu’man b. Beşir b. Sa’d’dan şöyle dediğini duydu: "Mescidde (Rasulullah’ın ﷺ mescidinde) oturuyorduk. Beşir hadis nakletmekten sakınan bir adamdı. Derken Ebû Sa’lebe geldi ve: 'Ey Beşir b. Sa’d! Rasulullah’ın ﷺ emirler hakkındaki hadisini ezberinde tutuyor musun?' dedi. Huzeyfe de Beşir ile beraber hazır bulunuyordu. Huzeyfe: 'Ben onun hutbesini ezberimde tutuyorum' dedi. Ebû Sa’lebe oturdu. Huzeyfe şöyle dedi: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

تكون فيكم النبوة ما شاء اللّه أن تكون، ثم يرفعها إذا شاء أن يرفعها، تم تكون خلافة على منهاج النبوة، ثم تكون ما شاء اللّه أن تكون، ثم يرفعها إذا شاء أن يرفعها، ثم تكون ملكاً عاضّاً فتكون ما شاء اللّه أن تكون، ثم يرفعها إذا شاء أن يرفعها، ثم تكون ملكاً جبرية فتكون ما شاء اللّه أن تكون، ثم يرفعها إذا شاء أن يرفعها، ثم تكون خلافة على منهاج نبوة

"Allah dilediği sürece aranızda nübüvvet olacaktır. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra ısırıcı saltanat olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra zorba diktatörlük olacaktır ve Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Sonra onu kaldırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Sonra (yeniden) nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır." Sonra sustu. (Bûsîrî, İthâfu’l-Hıyera el-Mehera)

3- Bu hadislerden açıkça görülmektedir ki; Davud b. İbrahim el-Vâsıtî, Ahmed b. Hanbel’in Müsned'inde, Beyhakî’nin Delâilü’n-Nübüvve’sinde, Tayâlisî’nin Müsned'inde ve Bûsîrî’nin İthâfu’l-Hıyera el-Mehera eserinde zikredildiği üzere sika (güvenilir) biridir. Bu, hadisin sıhhati için yeterlidir... Ayrıca İbn Hibban da onu sika kabul etmiş ve hicri 354 (miladi 965) yılında vefat eden İmam Hafız Ebû Hâtim Muhammed b. Hibban b. Ahmed et-Temîmî el-Büstî’nin "es-Sikât" adlı eserinde sika raviler arasında zikretmiştir.

4- Ancak Selahaddin el-İdlibî, gönderdiğiniz bağlantıdaki sitesinde Davud b. İbrahim hakkında araştırma yapmakta ve "O Vâsıtî midir yoksa el-Ukaylî midir?" diye sormaktadır. Sonra Davud b. İbrahim el-Ukaylî hakkında konuşmakta ve onun metruk (terk edilmiş) olduğuna dair rivayetler zikrederek şöyle demektedir: "Kazvin kadısı olan Davud b. İbrahim, el-Ukaylî'dir." Ve eklemektedir: "Ezdi onun meçhul bir yalancı olduğunu söylemiştir." Ardından şunu ekliyor: "Müsned sahibi Ebû Davud et-Tayâlisî’nin, kendisinden rivayet ettiği Davud b. İbrahim el-Vâsıtî’yi sika kabul ettiği söylenebilir; peki, kendisinden rivayet ettiği kişinin sika kabul edilmesi kabul edilir mi!" Sanki el-İdlibî onun sika oluşunu kabul etmiyor! Hatta İbn Hibban’ın onu sika kabul etmesini bile kabul etmiyor!

Daha sonra şunu ekliyor: "Eğer senette geçen Davud b. İbrahim el-Vâsıtî, yalancılıkla itham edilen kişiyse senet telef olmuştur (değersizdir). Eğer o değil de başkasıysa senette bir beis yoktur. Şüphe oluşursa, asgari görev durup beklemektir (tevakkuf etmektir)."!

Peki şüphe neden oluşsun ki? Nitekim Beyhakî’nin "Delâilü’n-Nübüvve"sinde, Tayâlisî’nin "Müsned"inde, Bûsîrî’nin "İthâfu’l-Hıyera el-Mehera"sında senetlerinde onun sika (güvenilir) olduğu belirtilmiş ve hadisi tahriç etmişlerdir. Aynı şekilde Ahmed b. Hanbel onu Müsned'inde rivayet etmiş ve İbn Hibban onu es-Sikât'ta zikretmiştir. Öyleyse şüphe nasıl oluşabilir?!

Sonuç olarak, nübüvvet metodu üzere Hilafet hadisi büyük muhaddisler nezdinde yer almaktadır ve senedi sahihtir.

Kardeşiniz, Atâ b. Halil Ebû el-Raşta

15 Muharrem el-Haram 1443 H Muvafık 23/08/2021 M

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevabı: https://web.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/3000621850183819

Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevabı: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4162

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın