(Hizb ut-Tahrir Emiri Celil Alim Ata b. Halil Ebu'r Raşta'nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhi")
Soru
Bilal Abu Munshar'a
Ticaret mallarının (uruz-ut ticâre) zekat verilmesi gereken sınıflardan biri olduğunu ifade eden bir hadis zikredebilir misiniz? Yoksa bu konu re'y ve içtihat yoluyla mı bu sınıflara dâhil edilmiştir?
Cevap:
Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berakatuhu.
Ticaret mallarının (uruz-ut ticâre) zekatı, re'y ve içtihat yoluyla zekata dâhil edilmemiştir. Aksine, bu konuda İslam Devletinde Mali Yapı (el-Emvâl) kitabının 164. sayfasında açıklandığı üzere detaylı deliller mevcuttur. Orada şöyle geçmektedir:
"Ticaret malları (uruz-ut ticâre); nakit para dışındaki, kâr amacıyla alınıp satılarak ticaret yapmak için edinilen yiyecek, giyecek, mobilya, sanayi ürünleri, hayvanlar, madenler, arazi, bina ve alım-satıma konu olan diğer her türlü eşyadır.
Ticaret için edinilen mallarda, Sahabeler arasında herhangi bir ihtilaf olmaksızın zekât vaciptir. Semura b. Cündeb'den şöyle dediği rivayet edilmiştir:
أما بعد، فإن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يأمرنا أن نخـرج الصدقة من الذي نعد للبيع
'Bundan sonra (şunu ifade edeyim ki); Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, satış için hazırladığımız şeylerden zekât (sadaka) vermemizi bize emrederdi.' (Ebu Davud)
Ebu Zer’den, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
وفي البَزِّ صدقته
'Kumaşlarda (el-bazz) zekât vardır.' (Darâkutnî ve Beyhakî)
El-Bazz, ticareti yapılan elbise ve kumaşlardır. Ebu Ubeyd, Ebu Amre b. Hammas’tan, o da babasından şöyle rivayet etmiştir:
مرّ بي عمر بن الخطاب، فقال: يا حماس، أدّ زكاة مالك، فقلت: ما لي مال إلاّ جعاب، وأدم. فقال: قوّمها قيمة، ثمّ أدّ زكاتها
'Ömer b. el-Hattab bana uğradı ve: Ey Hammas, malının zekâtını öde! dedi. Ben de: Benim ok kılıfları ve derilerden başka malım yok, dedim. O şöyle buyurdu: Onlara değer biç ve sonra zekâtını öde.'
Abdurrahman b. Abdülkari’den şöyle rivayet edilmiştir:
كنت على بيت المال، زمن عمر بن الخـطـاب، فكان إذا خرج العطاء جمع أموال التجار، ثمّ حسبها، شاهدها وغائبها، ثمّ أخذ الزكاة من شاهد المال على الشاهد والغائب
'Ömer b. el-Hattab zamanında Beytülmal’den sorumluydum. Atâ (maaş/tahsisat) dağıtılacağı zaman tüccarların mallarını toplar, hazır olan ve olmayan mallarını hesaplar, sonra mevcut olan maldan hem mevcut olanın hem de mevcut olmayanın zekâtını alırdı.' (Ebu Ubeyd)
Aynı şekilde İbn Ömer’den şöyle rivayet edilmiştir:
ما كان من رقيق أو بزّ يُراد به التجارة، ففيه الزكاة
'Ticaret kastıyla tutulan köle veya kumaşlarda zekât vardır.'" (Bitti).
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu'r Raşta
Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
Emir’in web sitesindeki cevap linki: Amir
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus