Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Alim Ata b. Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfasındaki Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhî"
Soru Cevap
Ahmed el-Hatib’e
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu, Bismillah, Elhamdülillah, Salat ve Selam Allah'ın Rasulü'ne, O'nun ailesine ve tüm ashabına olsun.
Bazı ticari dükkanlarda hayvan kemiklerinden yapılmış tesbih, kolye, bilezik vb. satıldığını fark ettim. Hayvanlar hakkındaki sorum şudur; hayvanların organlarından ve parçalarından yararlanmak caiz midir?
Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyurmuştur:
مَنْ يُرِدِ اللَّهُ بِهِ خَيْرًا يُفَقِّهْهُ فِي الدِّينِ
"Allah kimin için hayır dilerse, onu dinde derin kavrayış sahibi (fakih) kılar."
Allah sizi hayırla mükafatlandırsın ve bizi hak üzere, O'nun İslam Devleti'ni kurmak için çalışmakta sabit kılsın.
Cevap:
Ve Aleykumus Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu, Hayvanların parçalarından ve organlarından yararlanma meselesi, fıkhi mezhepler arasında ihtilafların ve alimlerin içtihatlarının bulunduğu çok detaylı bir konudur. Bu cevabımda konuyu şu şekilde özetliyorum:
Birincisi: Kemiklerden Yararlanmak (Boynuz, Diş, Toynak ve Tırnak da buna dahildir):
1- Eti yenen ve şer’i usullere göre kesilen (müzekka) hayvanın kemikleri:
Eti yenen hayvanın kemiklerinden, eğer şer’i usullere göre kesilmişse yararlanmak caizdir. Çünkü eti yenen hayvanın şer’i kesimi onu temiz (tahir) kılar; dolayısıyla eti, kemiği ve diğer parçalarıyla ondan bütünüyle yararlanmak helal olur. Bu konuda Müslümanlar arasında bir ihtilaf saptamadık. Müslümanlar kesilen hayvanların etlerini kemikleriyle birlikte pişirip yiyorlardı; eğer kemikleri necis olsaydı bunu yapmazlardı. Bu da kemiklerin temiz olduğuna ve onlardan yararlanmanın caiz olduğuna delalet eder... Buhari, İbn Abbas (ra)’dan şunu rivayet etmiştir:
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ أَكَلَ كَتِفَ شَاةٍ ثُمَّ صَلَّى وَلَمْ يَتَوضَّأْ
"Resulullah ﷺ bir koyun küreği yedi, sonra abdest almadan namaz kıldı." (Buhari)
Kürek kemikli bir parçadır.
2- Eti yenen hayvanın ölüsünün (meyte) kemikleri:
Eti yenen bir hayvan, eceliyle ölmüş olabilir veya bir Mecusi’nin kesmesi gibi şer’i olmayan bir şekilde öldürülmüş olabilir... Her iki durumda da o hayvan "meyte" (leş) sayılır ve üzerine meyte hükümleri uygulanır... Bu meytelerin kemiklerinden yararlanma konusunda alimler arasında ihtilaf çıkmıştır. Kemiklerin necis olduğunu düşünenler -ki bunlar Malikiler, Şafiiler ve Hanbelilerin oluşturduğu çoğunluktur (Cumhur)- ondan yararlanmanın haram olduğunu söylemişlerdir. Kemiklerin temiz olduğunu düşünenler ise -ki aralarında Hanefiler, İbn Sirin ve İbn Cüreyc de vardır- yararlanmanın caiz olduğunu söylemişlerdir.
Benim tercih ettiğim görüş; eti yenen hayvanın meytesine ait kemiklerin necis olduğu ve ona meyte vasfının uygulandığı yönündedir. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ
"...deyip: 'Çürümüş oldukları hâlde kemikleri kim diriltecek?'" (Yâsîn [36]: 78)
Buradaki "diriltme" (yuhyi) lafzının kemiklerle birlikte kullanılması, meyte kemiklerinin de meyte (ölü) hükmünde olduğuna delalet eder. Dolayısıyla hem necis olmaları hem de meyte olmaları sebebiyle onlardan yararlanmak caiz değildir... Ayrıca Buhari’nin "Tarih"inde, İbn Hibban’ın "Sahih"inde ve diğerlerinin Abdullah b. Ukkeym’den rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir: Cüheyne kabilesinden hocalarımız bize anlattı ki Nebi ﷺ onlara şöyle yazmıştır:
لَا تَنْتَفِعُوا مِنَ الْمَيْتَةِ بِشَيْءٍ
"Ölü hayvanın (meytenin) hiçbir şeyinden faydalanmayın."
Elbani, Silsiletü'l-Ehâdîsi's-Sahîha (7/366) eserinde bunu zikretmiş ve "Bu isnat sahihtir, ricali 'Sahih' ricalidir" demiştir. İbn Hibban’ın rivayeti ise şöyledir:
لَا تَسْتَمْتِعُوا مِنَ الْمَيْتَةِ بِشَيْءٍ
"Ölü hayvandan hiçbir şekilde yararlanmayın."
Hadisten açıkça anlaşılan, tahsis edici bir delil gelmediği sürece meytenin sadece etinin yenmesinin haramlığı değil, her yönüyle ondan yararlanmanın caiz olmadığıdır. Kemikler konusunda ise böyle bir tahsis edici delil gelmemiştir.
3- Eti yenen hayvandan koparılan kemik:
Koparılan kemikten kasıt, hayvan canlıyken ondan kesilen kemiktir. Bu kemik meyte hükmünü alır, dolayısıyla necis olur ve ondan yararlanmak caiz değildir. Hakim’in Müstedrek’inde ve diğer kaynaklarda Ebu Vakid el-Leysi’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Cahiliye döneminde insanlar develerin hörgüçlerini ve koyunların kuyruklarını canlıyken kesip yiyorlardı. Nebi ﷺ Medine'ye gelince bunu sordular, O da şöyle buyurdu:
مَا قُطِعَ مِنَ الْبَهِيمَةِ وَهِيَ حَيَّةٌ فَهُوَ مَيِّتٌ
"Canlı olan hayvandan ne kesilirse, o meytedir (ölüdür)."
Hakim, "Bu hadisin isnadı sahihtir" demiş, Zehebi de "Sahih" diyerek onaylamıştır. Doğal olarak, ölü bir hayvandan koparılan kemik de meytenin bir parçası olduğu için meyte hükmündedir ve ondan yararlanmak sahih değildir.
4- Eti yenmeyen hayvanların kemikleri:
Vahşi hayvanlar, filler, kartallar ve benzeri gibi Allah'ın etini haram kıldığı hayvanların kemikleridir... Bu hayvanların canlıyken kemiklerinin koparılması veya öldükten sonra kemiklerinden yararlanılması hükmünde alimler arasında birçok detay ve ihtilaf bulunmaktadır... Benim tercih ettiğim görüş, eti yenmeyen hayvanların kemiklerinden yararlanmanın haram olduğudur:
a- Eğer alınan kemik hayvan canlıyken ondan koparılmışsa, "Canlı olan hayvandan ne kesilirse, o meytedir" hadisi gereği yararlanılması caiz olmayan bir meytedir.
b- Eğer eceliyle ölmüşse, eti yenen hayvanda olduğu gibi meyte olur. Hatta eti yenmeyen hayvan bu hükme daha önceliklidir ve bu durumda Nebi ﷺ’in şu kavli ona uygulanır: "Ölü hayvanın hiçbir şeyinden faydalanmayın."
c- Eğer kesilerek öldürülmüşse, o yine meytedir. Çünkü kesim (zebh), ancak eti yenen hayvanlar hakkında şer’i bir temizleme (zekat) sayılır. Eti yenmeyen hayvan için ise şer’i bir kesim yoktur; dolayısıyla kesilmesi onu şer’an temizlenmiş hükmüne sokmaz. Bu yüzden kemiğinden yararlanılması caiz olmayan bir meyte olur ve yine "Ölü hayvanın hiçbir şeyinden faydalanmayın" hadisi kapsamına girer.
5- Balık kemikleri ve deniz ölüsü:
Balık ve deniz ölüsü hadislerde geçtiği üzere helaldir. İbn Mace, İbn Ömer (ra)’dan Resulullah ﷺ’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
أُحِلَّتْ لَنَا مَيْتَتَانِ الْحُوتُ وَالْجَرَادُ
"Bize iki ölü helal kılındı: Balık ve çekirge."
Tirmizi Sünen’inde Ebu Hureyre’den bir adamın Resulullah ﷺ’e "Ey Allah’ın Resulü, denize açılıyoruz ve yanımızda az su taşıyoruz, eğer onunla abdest alırsak susuz kalırız. Deniz suyuyla abdest alabilir miyiz?" diye sorduğunu, Resulullah ﷺ’in ise şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ
"Onun suyu temizleyici, ölüsü (meytesi) ise helaldir." (Ebu İsa: Bu hadis hasen sahihtir, demiştir).
Buhari Sahih’inde Cabir (ra)’dan şöyle rivayet etmiştir: "Habat ordusuyla savaşa çıktık, başımızda Ebu Ubeyde vardı. Şiddetli bir açlık çektik. Deniz, 'Anber' denilen daha önce benzerini görmediğimiz ölü bir balık fırlattı. Ondan yarım ay boyunca yedik. Ebu Ubeyde onun kemiklerinden bir kemik aldı, bir binici onun altından geçti... Ebu Ubeyde 'Yiyin' dedi. Medine'ye geldiğimizde durumu Nebi ﷺ’e anlattık. O da şöyle buyurdu: 'Allah'ın çıkardığı bir rızkı yiyin. Eğer yanınızda varsa bize de yedirin.' Bazıları O’na ondan getirdi, O da yedi." Bu, deniz ölüsünün temiz ve helal olduğu, kemikleri dahil ondan yararlanmanın caiz olduğu anlamına gelir.
İkincisi: Derilerden Yararlanmak:
1- Eti yenen ve şer’i usullere göre kesilen hayvanın derileri:
Eti yenen ve şer’i usullere göre kesilen hayvanın derisinden, kesimle temizlendiği için yararlanmak caizdir. Nesai'nin Sünen’inde rivayet ettiği ve Elbani'nin sahihlediği Seleme b. el-Muhabbık hadisine göre; Nebi ﷺ Tebük Gazvesi’nde bir kadından su istemiş, kadın "Yanımda sadece meyte (ölü hayvan derisinden) olan kırbamda su var" deyince O şöyle buyurmuştur:
أَلَيْسَ قَدْ دَبَغْتِهَا؟
"Onu tabaklamadın mı?" Kadın "Evet" deyince, şöyle buyurdu:
فَإِنَّ دِبَاغَهَا ذَكَاتُهَا
"Onun tabaklanması, onun temizlenmesidir (kesilmesidir)."
Nebi ﷺ, meyte derisinin tabaklanmasını, eti yenen hayvanlardaki şer’i kesim makamına koymuştur. Bu da şer’i usullere göre kesilen eti yenen hayvanın derisinden yararlanmanın caiz olduğuna delalet eder... Bu konuda bir ihtilaf saptamadık.
2- Eti yenen hayvanın ölüsünün (meyte) derileri:
Eti yenen hayvanın ölüsünün derilerinden yararlanma konusunda alimler arasında ihtilaf çıkmıştır. Benim tercih ettiğim görüş; eti yenen hayvan ister eceliyle ölsün ister şer’i olmayan bir şekilde (örneğin bir Mecusi tarafından) kesilsin, tabaklanması şartıyla derisinden yararlanmanın caiz olduğudur. Çünkü meyte derisi necistir ve eti yenen hayvanın derisi ise tabaklanmakla temizlenir... Bunun delilleri şunlardır:
a- Seleme b. el-Muhabbık hadisi: "Onun tabaklanması, onun temizlenmesidir." Bu hadisten açıkça anlaşılan, eti yenen meytenin derisinin tabaklanmasının onu temizlediği ve hadiste geçen kırbada olduğu gibi ondan yararlanmayı caiz kıldığıdır.
b- İbn Hibban Sahih’inde Aliye bint Sübey’den rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir: "Uhud'da koyunlarım vardı ve ölmeye başladılar. Meymune’nin yanına gidip durumu anlattım. Meymune bana: 'Derilerini alıp onlardan yararlansaydın ya?' dedi. Ben de 'Bu helal mi?' diye sordum. O da 'Evet, Resulullah ﷺ, koyunlarını eşek gibi sürükleyen Kureyşli adamlara rastladı ve onlara:
لَوْ أَخَذْتُمْ إِهَابَهَا
'Onun derisini alsaydınız ya!' buyurdu. Onlar 'O ölüdür (meytedir)' dediler. Resulullah ﷺ:
يُطَهِّرُهَا الْمَاءُ وَالْقَرَظُ
'Onu su ve karaz (tabaklamada kullanılan bir ağaç yaprağı) temizler' buyurdu."
Aynı şekilde Meymune (ra)’nın azatlısına ait koyun hadisi de buna delildir. Müslim Sahih’inde İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ, Meymune’nin azatlısına sadaka olarak verilmiş ölü bir koyuna rastladı ve şöyle buyurdu:
أَلَّا أَخَذُوا إِهَابَهَا فَدَبَغُوهُ فَانْتَفَعُوا بِهِ
"Keşke onun derisini alıp tabaklasalardı da ondan yararlansalardı." (Müslim)
c- Tirmizi Sünen’inde İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
أَيُّمَا إِهَابٍ دُبِغَ فَقَدْ طَهُرَ
"Hangi deri tabaklanırsa temiz olur." (Ebu İsa: İbn Abbas hadisi hasen sahihtir, demiştir).
Bu deliller, eti yenen hayvanın meyte derisinin tabaklanmasının onu temiz kıldığını ve yararlanmanın helal olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla eti yenen hayvanın meyte derisi, Nebi ﷺ’in "Ölü hayvanın hiçbir şeyinden faydalanmayın" hadisindeki meyte yasağından istisna edilmiştir.
3- Eti yenmeyen hayvanların derileri:
Eti yenmeyen hayvanların derilerinden yararlanma hükmü hakkında alimler arasında çokça ihtilaf ve görüş ayrılığı vardır... Bu meselede tercih ettiğim görüş, Nebi ﷺ’in meyteden yararlanmayı yasaklayan "Ölü hayvanın hiçbir şeyinden faydalanmayın" hadisi gereği, eti yenmeyen tüm hayvanların derilerinden yararlanmanın haram olduğudur. Eti yenmeyen hayvanların derilerinden yararlanma genellikle onlar öldükten sonra söz konusudur. Meyte necistir ve derisi de necistir; zira Nebi ﷺ eti yenen meytenin derisi için "Keşke onun derisini alsaydınız" buyurduğunda, "O ölüdür" demelerine karşılık "Onu su ve karaz temizler" buyurmuştur. Bu da meyte derisinin necis olduğuna delalet eder.
"Hangi deri tabaklanırsa temiz olur" hadisinin veya ölü koyun hakkındaki "Onu su ve karaz temizler" hadisinin genel ifadesine dayanarak, eti yenmeyenlerin derisinin de tabaklanmakla temizleneceği söylenemez... Söylenemez, çünkü bu hadisler her ne kadar tabaklamanın her türlü deri için temizleyici olduğuna dair genel bir anlam taşıyor gibi görünse de, bu durum eti yenen hayvanın meyte derisiyle tahsis edilmiştir. Çünkü hadisler bir koyun derisi hakkındadır ve Nebi ﷺ bir hadisinde "Onun tabaklanması, onun temizlenmesidir (zekat) " buyurmuştur. Bu kavram, uyarı delaletiyle (delaletü't-tenbih) tabaklamanın tıpkı kesim gibi temizlediğini ifade eder. Kesim (zekat) sadece eti yenen hayvanlarda söz konusu olduğuna göre, tabaklama yoluyla temizlenme de sadece eti yenen hayvanın meyte derisinde geçerlidir. Dolayısıyla genel hüküm asıl konusu üzerinde kalır; o da eti yenen meytenin derisinin temizlenmesidir, başka bir şeyin değil. Bu nedenle bu hadisler diğer meytelerin derilerini kapsamaz... Buna binaen, eti yenmeyen hayvanların meyte derileri necistir; ne tabaklamayla ne de başka bir yolla temizlenirler ve onlardan yararlanmak haramdır.
4- Balıkların, balinaların ve diğer deniz ölülerinin derileri:
Deniz ölülerinin kemikleriyle ilgili verdiğimiz deliller ışığında, balıkların, balinaların ve diğer deniz canlılarının derilerinden yararlanmak caizdir: "Bize iki ölü helal kılındı: Balık ve çekirge", "Onun suyu temizleyici, ölüsü helaldir", "Allah'ın çıkardığı bir rızkı yiyin..." Bu deliller kemik, et, deri ve diğer her şeyiyle deniz hayvanlarının tamamını kapsar ve onların temiz olduğuna, onlardan yararlanmanın caiz olduğuna delalet eder.
Üçüncüsü: Hayvan parçalarının kolye, bilezik, tesbih, kap kacak vb. yapımında kullanılması hükmü:
Yukarıdaki detaylara dayanarak; hayvan parçalarının ve organlarının kolye, bilezik, tesbih vb. üretiminde kullanılmasına dair sorunuzun cevabı şudur: Eğer hayvanın o parçasından yararlanmak yukarıda belirtilenlere göre caizse, o parçanın bu ürünlerin yapımında kullanılması da caizdir... Eğer yukarıda açıklandığı üzere o parçadan yararlanmak caiz değilse, o parçanın bu ürünlerin yapımında kullanılması caiz olmaz. Yararlanılması haram olan necis hayvan parçalarından üretilen bu ürünler de necis sayılır ve necis olmaları sebebiyle bu ürünlerden yararlanmak haram olur.
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta
05 Rebiülahir 1442 H. M. 20/11/2020
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://web.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/photos/a.1705088409737176/2798052587107414/
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4082