Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ b. Halil Ebû er-Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhî" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevap
Helal ve Harama Dikkat Etmeyen Birinden Borç Almak
Najmeddine Khcharem’e
Soru:
Selamun Aleykum Şeyhimiz,
Soru şöyledir: İş arkadaşlarımdan birinin yurt dışında çalışan bir kardeşi var ancak helal veya haram işlere dikkat etmiyor. Arkadaşım ise kira ödemekten kurtulmak için evini tamamlamak amacıyla paraya ihtiyaç duyuyor. Kardeşi borç verme konusunda ısrar ederken, ondan borç alıp alamayacağını soruyor?
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakâtuh,
İnsanların muamelelerinde dolaşımda olan mallar üç çeşittir:
1- Şarabın (içki) bizzat kendisi gibi zatı itibarıyla haram olan maddeler: Bunların hediye edilmesi, borç verilmesi, alınıp satılması vb. caiz değildir. Bunlarla yapılan her türlü muamele; şarabın sahibi için de kendisine hediye edilen, onu satan, satın alan veya borç alan kişi için de haramdır. Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
حُرِّمَتِ الْخَمْرُ بِعَيْنِهَا
"İçki, bizzat kendisi (zatı) nedeniyle haram kılındı." (Nesaî)
2- Çalınmış veya gasp edilmiş mallar: Bunlar, onu çalan ve gasp eden kişi için haramdır. Bu malların hediye edilmesi, borç verilmesi, alınıp satılması caiz değildir. Dolayısıyla bu malı kazanan için de kendisine hediye edilen, satan, satın alan, borç alan veya onunla herhangi bir muamelede bulunan kişi için de haramdır. Çünkü bu mal sahibinin hakkıdır ve nerede bulunursa bulunsun sahibine iade edilmesi gerekir. Bunun delillerinden biri şudur: Ahmed, Semura’dan Resulullah ﷺ’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
إِذَا سُرِقَ مِنَ الرَّجُلِ مَتَاعٌ، أَوْ ضَاعَ لَهُ مَتَاعٌ، فَوَجَدَهُ بِيَدِ رَجُلٍ بِعَيْنِهِ، فَهو أَحَقُّ بِهِ، وَيَرْجِعُ الْمُشْتَرِي عَلَى الْبَائِعِ بِالثَّمَنِ
"Bir adamın bir eşyası çalınır veya kaybolursa ve o eşyayı bir başkasının elinde aynen bulursa, onu almaya en çok kendisi hak sahibidir. Onu satın alan kimse ise parasını (geri almak için) satıcıya müracaat eder."
Bu nass, çalınan malın sahibine geri verilmesi gerektiği konusunda açıktır.
Aynı şekilde gasp edilen mal da gasp edilen kişiye karşı garantilenmiştir. Gasp edenin, gasp ettiği malın aynısını sahibine iade etmesi vaciptir. Zira Semura’dan rivayet edildiğine göre Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:
عَلَى اليَدِ مَا أَخَذَتْ حَتَّى تُؤَدِّيَ
"El, aldığını geri verinceye kadar (ondan) sorumludur." (Tirmizî rivayet etmiştir ve bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir).
3- Altın, gümüş veya kâğıt para gibi özü itibarıyla mubah olan ancak sahibinin faiz, kumar, anonim şirketler ve borsa hisseleri gibi gayrimeşru muamelelerle elde ettiği mallar: Bu mallar sadece onu kazanan kişi için haramdır. Haram, faizci veya kumarbaz gibi bu kişilerden meşru bir yolla mal elde eden kimseye sirayet etmez. Örneğin faizciye bir mal satıp karşılığında bedelini almak, bir kadının faizci olan kocasından nafakasını alması veya faizcinin akrabalarından birine hediye vermesi, birinin ondan borç alması veya benzeri meşru muameleler böyledir. Bu durumda malın günahı onu alana (satıcıya, nafaka alana, hediye alana veya borç alana) değil, faizciye aittir. Zira Allah Sübhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى
"Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez." (En'âm [6]: 164)
4- Bununla birlikte, faiz veya hisse senedi gibi haram yollardan elde edilen mal sahipleriyle muamele yapmamak daha evladır. Satıcının malı karşılığında faizle kirlenmiş bir bedel almaması veya hediyesinin faiz malından olmaması için vera (takva) gereği onlara satış yapılmamalı ve hediyeleri kabul edilmemelidir. Müslüman, saf ve temiz olmayan her şeyden uzak durmalıdır. Resulullah ﷺ’in ashabı, harama yaklaşma korkusuyla mubah olan birçok kapıyı kapatırlardı. Resulullah ﷺ’den şöyle buyurduğu sahih olarak rivayet edilmiştir:
لَا يَبْلُغُ العَبْدُ أَنْ يَكُونَ مِنَ المُتَّقِينَ حَتَّى يَدَعَ مَا لَا بَأْسَ بِهِ حَذَرًا لِمَا بِهِ البَأْسُ
"Kul, sakıncalı olan şeylere düşme korkusuyla sakıncası olmayan şeyleri terk etmedikçe muttakiler derecesine ulaşamaz." (Tirmizî rivayet etmiştir ve bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir).
Özetle: Kardeşiniz borsa, faiz veya anonim şirketlerle muamele yapıyor olsa bile ondan borç almanız caizdir. Günah ona aittir, sizin ondan borç almanızda bir sakınca yoktur. Ancak az önce zikrettiğimiz gibi vera ve takva açısından en iyisi, haram muamelelerde bulunan kimselerle muhatap olmamaktır. Şayet muamelelerinde helal ve harama dikkat eden birinden borç almanız mümkünse bu daha evladır; fakat muamelelerinde helal ve haram sınırlarına riayet etmeyen kardeşinizden borç alırsanız size bir günah yoktur.
Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû er-Raşte
08 Receb 1438 H. M. 05/04/2017
Amir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: https://web.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/610402975823444/?type=3&theater
Amir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: https://plus.google.com/u/0/b/100431756357007517653/100431756357007517653/posts/Gf1XzCBF67U
Amir’in Twitter sayfasındaki cevap linki: https://twitter.com/ataabualrashtah/status/849715764567453697
Amir’in web sitesindeki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3792/