Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Farz ve Vacip

August 09, 2018
4582

(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu el-Raşta’nın Facebook sayfasındaki takipçilerinin fıkhî sorularına verdiği cevaplar serisi)

Abdullah Ebu Müfid’e

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Nizam’ul İslam kitabında farzın tanımı; "failinin sevap kazandığı, terk edenin ise cezalandırıldığı şey" olarak geçmektedir. İslam Şahsiyeti (3. cilt) kitabında ise farzın tanımı; "terk edenin cezalandırıldığı şey" şeklinde verilmiş, ancak failin sevap alacağından bahsedilmemiştir. Peki, benimsenen tanım hangisidir?

Allah sizi mübarek kılsın.

Cevap:

Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Nizam’ul İslam’da zikredilen ile İslam Şahsiyeti’nde zikredilen arasında, araştırmanın bağlamı dışında bir fark yoktur. Nizam’ul İslam’da geçen ifade, talebin veya terkin kesinlik karinesine (karinet’ul cezm) hasredilmeden, genel bir tanıma daha yakındır. Bu durum Nizam’ul İslam’da geçen şu ifadede açıkça görülmektedir: "...Buna göre farz ve vacip; faili övülen ve terk edeni yerilen veya terk edenin terki nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir. Haram ise; faili yerilen ve terk edeni övülen veya failinin fiili nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir..."

Burada genel tanım olan "övme ve yerme" zikredilmiş, aynı zamanda farzda kesinlik karinesine de değinilerek "terk edenin terki nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir" denilmiştir. Failin övülmesinden bahsedilmemesinin sebebi şudur: Bir failin övülmesi, o fiilin mutlaka farz olduğu anlamına gelmez; zira mendup bir fiili işleyen de övülür. Ancak terkine yönelik ceza olması, kesinlikle farz olduğunu ifade eder. Aynı şekilde haramın kesinlik karinesini zikrederken de "failinin fiili nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir" demiştir.

İslam Şahsiyeti (3. cilt) kitabındaki tanım ise usulî bir araştırma olması hasebiyle, genel tanımdan ziyade kesinlik karinesine odaklanmıştır. Orada şöyle denilmektedir: "Vacip; kasten ve mutlak olarak terk edenin şer’an yerildiği şeydir. Terk edenin şer’an yerilmesinin anlamı; Allah’ın Kitabı’nda, Resulü’nün sünnetinde veya Sahabe İcma’ında, o fiilin terk edilmesi durumunda kişinin noksanlık içinde olacağına ve kınanacağına dair bir delilin bulunmasıdır. Bir fiilin terki hususunda insanların yermesine itibar edilmez, aksine itibar edilen Şeriat’ın yermesidir... Şari’nin hitabı bir fiilin terk edilmesini kesin bir taleple istiyorsa, bu haramdır ve 'mahzur' kelimesi ile eş anlamlıdır. Haram ise faili şer’an yerilen şeydir..."

Görüldüğü üzere burada kesinlik karinesi üzerine yoğunlaşılmış ve "yerme" (zem) ifadesi zikredilmiştir. "Övme" (medih) ifadesine ise odaklanılmamıştır; çünkü bir failin bir fiilden dolayı yerilmesi o fiilin haram olduğunu gösterir ve bu yerme kesinlik ifade eder. Aynı şekilde bir fiilin terk edilmesinin yerilmesi de o fiilin farz olduğunu gösterir. Gördüğünüz gibi "övme" zikredilmemiştir; çünkü buradaki övme kesinlik ifade etmez. Zira sadece farzı işleyen değil, aynı zamanda mendup olanı işleyen de övülür.

Sonuç olarak; Nizam’ul İslam’daki ifade daha kapsamlı ve geneldir. Orada şöyle geçmektedir: "...Buna göre farz ve vacip; faili övülen ve terk edeni yerilen veya terk edenin terki nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir. Haram ise; faili yerilen ve terk edeni övülen veya failinin fiili nedeniyle cezayı hak ettiği şeydir..." İslam Şahsiyeti (3. cilt) ise kesinlik karinesine odaklanmaktadır. Orada şöyle geçmektedir: "Vacip; kasten ve mutlak olarak terk edenin şer’an yerildiği şeydir. Terk edenin şer’an yerilmesinin anlamı; Allah’ın Kitabı’nda, Resulü’nün sünnetinde veya Sahabe İcma’ında, o fiilin terk edilmesi durumunda kişinin noksanlık içinde olacağına ve kınanacağına dair bir delilin bulunmasıdır. Bir fiilin terki hususunda insanların yermesine itibar edilmez, aksine itibar edilen Şeriat’ın yermesidir... Şari’nin hitabı bir fiilin terk edilmesini kesin bir taleple istiyorsa, bu haramdır ve 'mahzur' kelimesi ile eş anlamlıdır. Haram ise faili şer’an yerilen şeydir..."

Umarım bu açıklama yeterli olmuştur.

Kardeşiniz, Ata bin Halil Ebu el-Raşta

27 Zilkade 1439 H. 09/08/2018 M.

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook

Emir’in (Allah onu korusun) Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus

Emir’in (Allah onu korusun) web sitesindeki cevap linki: Web Arşivi

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın