Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook sayfasındaki takipçilerinin sorularına verdiği cevaplar serisi
Soru-Cevap
Esed ez-Zâhirî’ye
Soru:
Hizb-ut Tahrir’in Mefhumlar kitabının 35. sayfası 7. ve 9. satırlarında "İslam felsefesi" ifadesi geçmektedir. Bizim partide bildiğimiz ise İslam’da felsefe ve filozofların olmadığıdır.
Allah sizi hayırla mükâfatlandırsın.
Cevap:
Mefhumlar kitabının 35. sayfasında şunlar geçmektedir:
"Buna göre insani eylem, insanın maddi olarak gerçekleştirdiği bir maddedir; ancak insan bu eylemi gerçekleştirirken, bu eylemin helal veya haram oluşu yönüyle Allah ile olan bağını idrak eder ve bu temele dayanarak o eylemi yapar veya ondan kaçınır. İnsanın Allah ile olan bağını bu şekilde idrak etmesi ise ruhtur. İnsanı, eylemlerini ayırt edebilmesi için Allah’ın şeriatını bilmeye mecbur kılan da budur. Böylece Allah’ı razı eden eylemleri ve O’nu gazaplandıran eylemleri bildiği zaman hayrı şerden ayırt eder; Şeriat kendisine güzel fiili ve çirkin fiili belirlediği zaman da çirkini güzelden ayırt eder. Yine Şeriat’ın belirlediğine göre İslam toplumunda İslami hayat için gerekli olan değerleri görür. Böylece eylemi yaparken Allah ile olan bağını idrak ettiğinde, bu idrake göre eyleme girişir veya ondan geri durur; çünkü eylemin türünü, vasfını ve değerini bilmektedir. Bundan dolayı İslam’ın felsefesi, maddenin ruhla kaynaştırılmasıdır; yani eylemlerin Allah’ın emir ve nehiyleriyle yürütülmesidir. Bu felsefe, az veya çok, küçük veya büyük her eylem için daimi ve gereklidir. Hayatın tasviri de budur. İslam akidesi hayatın esası, felsefenin esası ve nizamların esası olduğu için, İslam’ın hayata bakış açısına dair mefhumlar toplamı olan İslam medeniyeti de tek bir ruhi esas olan akide üzerine bina edilmiştir. Onun hayatı tasviri, maddenin ruhla kaynaştırılmasıdır ve onun nazarında mutluluğun manası Allah’ın rızasıdır."
Evet, İslami anlamdaki felsefe (maddenin ruhla kaynaştırılması) budur, yani Yaratıcı ile olan bağın idrak edilmesidir. Bu anlamda kullanıldığında doğru bir ıstılahtır...
Ancak bunun Yunan ıstılahındaki veya benzeri anlamdaki kullanımı, yani (varlığın ötesini veya maddenin ötesini araştırmak) şeklindeki kullanımı ise İslam tarafından reddedilir. Düşünme (At-Tafkir) kitabının mukaddimesinde (sayfa 4), yukarıda zikredilenlerden önce şöyle denilmektedir:
"İnsanlık, hayatın bu uzun mesafesini ve zamanın ömrünü, aklın ve düşünmenin vakıasıyla ilgilenmekten ziyade, daha çok aklın ve düşünmenin ürünleriyle ilgilenerek kat etmiştir. Doğrudur; eski ve yeni dönemde Müslüman ve gayrimüslim âlimlerden aklın vakıasını idrak etmeye çalışanlar olmuştur ama bu vakıayı idrak etmede başarısız olmuşlardır. Düşünme için bir yöntem çizmeye çalışanlar da olmuştur; bunlar bilimsel başarılar anlamında bu yöntemin meyvelerinden bazı yönlerde başarılı olmuşlarsa da, düşünme olması hasebiyle düşünmenin kendisini tanıma konusunda sapmışlar ve bu bilimsel başarıdan gözleri kamaşan diğer mukallitleri de saptırmışlardır. Daha önceleri, Yunanlılar ve onlardan sonrakiler döneminden beri düşünmeye ulaşmak için atılmışlar ve mantık denilen şeye ulaşmışlardır. Bazı fikirlere ulaşmada başarılı olmuşlarsa da, bilgi olması hasebiyle bilgiyi ifsat etmişlerdir. Dolayısıyla mantık, kendisine ulaşmak için bir yol ve doğruluğu için bir ölçü olması istenirken, bilginin başına bir bela olmuştur. Ayrıca düşünmeye ulaşmak için atılan bu kimseler, felsefe denilen şeye veya hikmet sevgisi olarak bilinen şeye, yani varlığın ötesindeki, maddenin ötesindeki derinleşmeye ulaştılar. Bilmesi lezzetli, sonuçları lezzetli bir araştırma ortaya koydular ama bu araştırmalar vakıadan uzaktı, doğruluktan uzaktı. Dolayısıyla hakikatten ve vakıadan uzaklaştı, birçoklarını saptırdı ve düşünceyi doğru yoldan saptırdı."
Düşünme kitabında geçenlerin sükûnetle, acele etmeden ve tefekkür ederek incelenmesi, Allah’ın izniyle felsefe konusundaki hakikati ortaya koyacaktır...
Bunun yeterli olmasını umuyorum. Allah en iyi bilen ve en iyi hüküm verendir.
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşte
03 Cemaziye’l-Âhir 1443 H. 06/01/2022 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://web.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/3101274973451839
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4210