Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Rusya'nın Ukrayna'ya Karşı Tutumu ile İsveç ve Finlandiya'ya Karşı Tutumu Arasındaki Fark Hakkında Soru-Cevap

August 14, 2023
2242

Soru:

Rusya, Ukrayna NATO'ya katılma niyetini açıkladığında ona karşı askeri harekete geçerken, fiilen ittifaka katılan Finlandiya'ya ve katılması an meselesi olan İsveç'e karşı neden herhangi bir askeri eylemde bulunmadı?

Cevap:

Cevabın netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirelim:

Birincisi: Daha önce Ukrayna ve Rusya'nın ona savaş ilan etme nedenleri hakkında pek çok açıklama yayınlamıştık:

1- 24 Ocak 2004 tarihli soru-cevapta şöyle demiştik: ("Ukrayna, Rusya ile yakından ilişkilidir ve onun için önemli bir müttefiktir. Ayrıca kendilerini Rus olarak gören Ukraynalılar da vardır; bunlar Rusça konuşurlar ve özellikle Ukrayna'nın doğusunda yaşayanların büyük bir kısmı Rus kökenlidir...").

2- 20 Mart 2010 tarihli soru-cevapta şöyle demiştik: ("603.700 kilometrekarelik bir alana ve 48 milyon nüfusa sahip olan Ukrayna, Karadeniz'e kıyısı olması hasebiyle stratejik bir konuma sahiptir. Enerji hatlarının, özellikle de doğal gaz hatlarının buradan geçmesiyle öne çıkar. Ayrıca Avrupa'yı Asya'ya bağlayan konumuyla da dikkat çeker...").

3- 23 Mayıs 2013 tarihli soru-cevapta şöyle demiştik: ("Rusya'ya gelince; Ukrayna onun için en önemli ülkelerden biridir. Eğer onu kaybederse Batı doğrudan sınırlarına dayanmış olur. Dolayısıyla Ukrayna, ekonomik öneminin yanı sıra Rus gaz boru hatlarının Batı'ya geçtiği bir yer olarak Avrupa yönünden kendisi için koruyucu bir kalkan gibidir. Malumdur ki Rusya, Ukrayna'nın da içinde bulunduğu Sovyetler Birliği bölgesindeki hegemonyasını yeniden tesis etmekte ısrarcıdır...").

4- 22 Şubat 2014 tarihli soru-cevapta şöyle demiştik: ("Rusya'ya gelince; Ukrayna onun için en önemli ülkelerden biridir. Eğer onu kaybederse Batı doğrudan sınırlarına dayanmış olur. Dolayısıyla Ukrayna, Avrupa yönünden kendisi için koruyucu bir kalkan gibidir... Zira Ukrayna, Moskova'dan sadece 300 kilometre uzaklıktadır. Rusya'nın Ukrayna'ya müdahale etmesinin sebebi budur... Bu bir tarafa, diğer taraftan Rusya'nın Karadeniz Filosu askeri üssü orada bulunmaktadır. Ukrayna bir yandan Avrupa ile Rusya arasında bir köprü, diğer yandan ise aralarında bir tampon bölge olarak kabul edilir").

5- 22 Aralık 2021 tarihli soru-cevapta şöyle demiştik: ("Ukrayna, Rusya'nın ön bahçesidir. Konumu, ulusal bağları, dini ve tarihi açısından Rusya için örneğin bir Orta Asya gibi arka bahçe değildir. Ukrayna, Rusya'nın ve uluslararası konumunun ön cephesidir; Karadeniz'e hakimdir ve onu kontrol eder... Eğer Sovyet devletinin zayıflığı, onu bir tampon bölge olarak Doğu Avrupa'dan vazgeçmeye zorladıysa, bugün NATO'nun Doğu Avrupa'ya ilerleyişi karşısında en azından komşuları Ukrayna ve Belarus'un kendisini NATO tehlikelerinden ve askeri mekanizmasının doğuya doğru ilerlemesinden izole edecek bir bölge sağlamasını istemektedir. Bugün Rusya, Ukrayna'nın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü "NATO"ya katılmasını veya onun tarafından desteklenmesini engellemek istiyor").

İkincisi: Bütün bunlar Ukrayna'nın Rusya için önemini ortaya koymaktadır. Hatta Rusya onu neredeyse kendisinden bağımsız bir devlet olarak görmemektedir. Putin 21/02/2022 tarihindeki konuşmasında şunları belirtmiştir: (Putin, Ukrayna'nın bizim için sadece komşu bir ülke olmadığını, tarihimizin, kültürümüzün ve manevi alanımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Bunlar sadece yoldaşlarımız, meslektaşlarımız ve dostlarımız değil, aynı zamanda kan bağı ve aile bağlarıyla bağlı olduğumuz akrabalarımızdır... Anadolu Ajansı, 23/02/2022). Aynı şekilde coğrafi ve stratejik konumu ile demografik yapısı nedeniyle onu NATO'ya karşı bir tampon bölge, yani bir kırmızı çizgi olarak görmektedir. NATO'nun oraya ulaşmasına izin vermemektedir. Putin NATO'yu Ukrayna'ya kuvvet ve silah konuşlandırmaması konusunda uyararak şöyle demiştir: ("NATO'nun askeri altyapısının Ukrayna'da genişlemesi Rusya için kırmızı çizgidir ve sert bir tepkiye yol açacaktır"... Noon Post, 04/12/2021).

Rusya, Ukrayna'yı tekrar kucağına çekmekte başarısız olduktan sonra -ki bu ister 90'ların başında Karadeniz Filosunun paylaşımı meselesinde olsun, ister Sovyetler Birliği'nin Rus topraklarından Avrupa'ya gaz taşımak için Ukrayna içinde inşa ettiği o devasa gaz boru hatları meselesinde olsun, ister Rus pazarının Ukrayna'nın verimli topraklarında yetişen şeker ve yağa olan şiddetli ihtiyacı gibi ticari meselelerde olsun- ve Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile NATO'ya yönelmesi belirginleştikten sonra, askeri gücü son seçenek olarak kullanmaya başvurmuştur. Putin bu yolla Rusya'yı uluslararası arenada yeniden büyük bir devlet konumuna getireceğini sanmış ve Amerika'nın Çin meselesiyle meşgul olduğunu, bu yüzden Rusya Ukrayna'ya saldırırsa sessiz kalacağını düşünmüştür. Özellikle Putin, siyasi öngörüsüzlüğü ve dengesiz büyüklük kompleksi nedeniyle Amerika Çin ile meşgulken Ukrayna'yı hızla kontrol altına alabileceğini zannetmişti! Sonuç ise Amerika'nın Ukrayna meselesini sahiplenmesi, ona askeri teçhizat sağlaması, askerlerini eğitmesi, Avrupa'yı arkasında toplaması ve savaşı son Ukraynalı ve Rus askerine kadar alevlendirmesi oldu; kendisi ise uzaktan izliyor!!

Üçüncüsü: Rusya, fiilen ittifaka katılan Finlandiya'ya karşı neden herhangi bir askeri eylemde bulunmadı ve katılması an meselesi olan İsveç'e karşı neden harekete geçmedi? Bunun cevabı şöyledir:

1- İsveç Rusya'ya komşu olmasa da Finlandiya komşusudur. Ancak bilindiği üzere coğrafi konum, demografi, tarih, hegemonya, ekonomi ve güvenlik açısından Ukrayna gibi değillerdir. Bu nedenle bu iki ülke Rusya için Ukrayna gibi bir hayat-memat meselesi değildir. Buna ek olarak, Rusya'nın bu iki ülkeye bakışı tamamen farklıdır. Rusya, Putin'in belirttiği beyanlarda olduğu gibi Ukrayna'yı kendisinden tamamen bağımsız bir devlet olarak görmemekte, özellikle de onun Sovyetler Birliği'nin bir parçası olduğunu düşünmektedir; Finlandiya ve İsveç'in gerçeği ise farklıdır. Finlandiya 1995'ten beri Avrupa Birliği üyesidir ve 2023'te NATO'ya katılmıştır. İsveç ise NATO ile yakın ilişkilere sahiptir ve düzenli olarak ortak tatbikatlar yapmaktadır. İsveç, NATO üyesi olmayıp 1995 yılında katıldığı Avrupa Birliği'nin altı üyesinden biridir. Dolayısıyla Rusya'nın, Ukrayna'ya yaptığı gibi onlara saldırmak için şekli de olsa bir bahanesi yoktur.

2- Ayrıca Rusya şu anda Ukrayna çıkmazındadır ve henüz oradan çıkamamıştır. Bu gerçeklik, onun yeni bir savaş alanına girmesine imkan tanımamaktadır. Kendi kuvvetlerinin çapını ve yeteneklerini fark etmiş olması da muhtemeldir; zira Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş bir buçuk yıla yaklaşmış ve henüz başarılı olamamıştır. Bu nedenle, Ukrayna ve onu destekleyen Batı karşısında bariz bir zayıflık içindeyken mevcut koşullarda yeni bir savaşa girmesi uzak bir ihtimaldir.

3- Burada zikredilmeye değer benzer bir emsal vardır: Eski Varşova Paktı ülkeleri olan Polonya, Macaristan, Bulgaristan, Romanya, Estonya, Litvanya ve Letonya (ki bunlar eski Sovyetler Birliği'nin bir parçasıdır) 1997'den itibaren ittifakın genişleme dalgalarıyla NATO'ya katıldıklarında Rusya zayıftı. Sovyetler Birliği'nin çöküşünden kalan kaos ve etkilerden henüz kurtulamamış, siyasi ve ekonomik olarak büyük bir devlet olarak henüz istikrara kavuşamamıştı. Bu nedenle, bu ülkelerin ittifaka katılmasını önlemek için Batı'nın karşısında duracak güçte değildi. Aynı şekilde Ukrayna'nın kendi şartlarına teslim olmasını sağlayamayan Ukrayna saldırısı da Rusya'nın ciddi askeri zayıflığını ortaya çıkarmış, itibarını ve konumunu sarsmıştır. Rusya şu an 90'lardaki durumuna benzer bir haldedir. Dolayısıyla, mevcut tutumları ve kendi askeri zayıflığı nedeniyle şu anda İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine karşı çıkacak durumda değildir.

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı tutumu ile İsveç ve Finlandiya'ya karşı tutumu arasındaki farka dair tablonun netleştiğini umuyorum.

26 Muharrem 1445 H. M. 13/08/2023

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın