Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Selem Satışının Şer’i Hükmü ve İnşa Edilmeden Önce Ev Satışıyla İlişkisi

March 11, 2019
6862

(Alim Ata b. Halil Ebu’r Raşte’nin -Hizb-ut Tahrir Emiri- Facebook Sayfasındaki Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)

Soru Cevabı

Farah Farhat’a

Soru:

Bismillahirrahmanirrahim

Kardeşim, Allah seni korusun.

Bu soruya sizden tatmin edici bir cevap bulabilir miyim:

Müteahhitlik şirketlerinin (phoprolos) -inşa edilmeden önce ev satan şirketler- yaptıkları işlem selem satışı sayılır mı, sayılmaz mı? İnşa edilmeden önce bir ev satın almak şer’an caiz midir?

Cevap:

Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakatuhu,

İki husus hakkında soru soruyorsunuz:

Birincisi: İnşa edilmeden önce evlerin satışı selem satışı mıdır, değil midir? Sorunuzdan, eğer selem satışı kapsamına giriyorsa, selem satışı şer’an caiz olduğu için bunun da caiz olacağı anlaşılıyor...

İkincisi: İnşa edilmeden önce evlerin satışı şer’an caiz midir?

Birinci sorunun cevabına gelince; inşa edilmeden önce evlerin satışı selem satışı kapsamına girmez. Bunun açıklaması şöyledir:

  • Selem satışı: "Zimmette vasıfları belirlenmiş bir malın, bedelinin peşin ödenip teslimatının belirli bir süreye ertelenmesidir. Yani, bir malın bedeli olarak paranın peşin verilip, malın belirli bir süre sonra teslim alınmasıdır." Bu, şer’an caiz bir satıştır ve ölçülebilen (mekil), tartılabilen (mevzun) ve sayılabilen (ma'dud) mallarda olur. Bu durum, İslam Şahsiyeti kitabının ikinci cildinde şöyle açıklanmıştır:

"(Selemin caiz olduğu sünnetle sabittir. İbn Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir:

قَدِمَ النَّبِيُّ r الْمَدِينَةَ وَهُمْ يُسْلِفُونَ فِي الثَّمَارِ السَّنةَ وَالسَّنَتَيْنِ فَقَالَ: مَنْ أَسْلَفَ فِي تَمْرٍ فَلْيُسْلِفْ فِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ

'Nebi (sav) Medine'ye geldiğinde, insanlar meyveler üzerinden bir yıllık veya iki yıllık selem yapıyorlardı. Bunun üzerine o şöyle buyurdu: Kim hurmada selem yaparsa, bilinen bir ölçü, bilinen bir tartı ve bilinen bir süreye kadar yapsın.' (Müslim). Abdurrahman b. Ebzâ ve Abdullah b. Ebî Evfâ’dan şöyle rivayet edilmiştir: 'Resulullah (sav) ile birlikte ganimetler elde ederdik. Şam enbatlarından (çiftçilerinden) bize bazı kimseler gelirdi; biz de onlara buğday, arpa ve kuru üzüm için belirli bir süreye kadar selem yapardık. (Ravi dedi ki:) Dedim ki: Onların ekili arazileri var mıydı yok muydu? Dediler ki: Biz onlara bunu sormazdık.' (Buhari). Bir rivayette ise: 'Biz Resulullah (sav), Ebu Bekir ve Ömer döneminde buğday, arpa, hurma ve kuru üzümde, yanında bu mallar bulunmayan bir kavimle selem yapardık.' (Ebu Davud). Bu hadislerin tamamı selemin caiz olduğuna dair açık delillerdir. Hangi şeylerde selemin caiz olduğu, hangilerinde olmadığı ise hadislerde ve icma ile bellidir. Şöyle ki; selem, kişinin mülkiyetinde olmayan veya mülkiyeti tamamlanmamış bir şeyin satışıdır ve bunlar normalde yasaktır. Selem ise nass ile bu yasaktan istisna edilmiştir, dolayısıyla yasak selem dışındaki durumlar için geçerlidir. Bu nedenle selem yapılacak şeyin nass ile belirtilmiş olması gerekir. Nasslara baktığımızda, selemin ölçülebilen, tartılabilen ve sayılabilen her şeyde caiz olduğunu görürüz. Ölçülen ve tartılanlardaki cevazı İbn Abbas’ın şu hadisiyle sabittir:

قَدِمَ النَّبِيُّ r الْمَدِينَةَ وَهُمْ يُسْلِمُونَ فِي التَّمْرِ السَّنتَيْنِ وَالثَّلَاثَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ r: مَنْ أَسْلَفَ فَلْيُسْلِفْ فِي ثَمَنٍ مَعْلُومٍ، وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ

'Nebi (sav) Medine'ye geldiğinde, insanlar hurmada iki ve üç yıllık selem yapıyorlardı. Resulullah (sav) şöyle buyurdu: Kim selem yaparsa, bilinen bir bedel ve bilinen bir tartı ile bilinen bir süreye kadar yapsın.' (İbn Rüşd el-Hafid, Bidayetu’l Müctehid ve Nihayetu’l Muktasid). İbn Abbas’tan gelen bir başka rivayette Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

مَنْ أَسْلَفَ فِي شَيْءٍ فَفِي كَيْلٍ مَعْلُومٍ وَوَزْنٍ مَعْلُومٍ إِلَى أَجَلٍ مَعْلُومٍ

'Kim bir şeyde selem yaparsa, bilinen bir ölçü ve bilinen bir tartı ile bilinen bir süreye kadar yapsın.' (Buhari). Bu, selem yapılan malın ölçülen ve tartılanlardan olması gerektiğini gösterir. Sayılabilen her şeydeki cevazına gelince; gıdalarda selemin caiz olduğu hususunda icma oluşmuştur ve bu icmayı İbn Münzir nakletmiştir. Buhari rivayet eder ki: Şu’be dedi ki: Muhammed veya Abdullah b. Ebî Mücalid bana şöyle haber verdi: 'Abdullah b. Şeddâd b. el-Hâd ve Ebû Burde selem hususunda ihtilafa düştüler ve beni İbn Ebî Evfâ (ra)’a gönderdiler. Ona sorduğumda şöyle dedi: Biz Resulullah, Ebu Bekir ve Ömer döneminde buğday, arpa, kuru üzüm ve hurmada selem yapardık.' Bu, gıdada selemin caiz olduğunu gösterir. Gıda ise ya ölçülen ya tartılan ya da sayılan bir şeydir. Dolayısıyla hüküm, gıdanın takdir edildiği ölçü, tartı veya sayıya bağlanmıştır... Hadiste ölçülen ve tartılanlar hakkında nass vardır, sayılanlar zikredilmemiştir. Ancak gıdada selemin caiz olduğuna dair icma, sayılanları da selem kapsamına dahil eder. Şu var ki, selem yapılan malların vasıflarının tam zaptedilmiş olması gerekir; Havran buğdayı, Berni hurması, Mısır pamuğu, Hint ipeği, Türk inciri gibi. Ayrıca ölçü ve tartısı da belirli olmalıdır; Şam sâ’ı, Irak rıthlı veya kilogram ve litre gibi. Yani ölçü ve tartı aletinin bilinen ve tanımlanmış olması şarttır.)" İslam Şahsiyeti Cilt 2'den alıntı burada bitti.

Buna göre selem, sadece ölçülebilen, tartılabilen ve sayılabilen mallarda caizdir.

  • Neyin ölçülebilir, tartılabilir ve sayılabilir olduğunu bilmek ise, malların vakıasını, yani misli mallar ve kıymi mallar olduklarını kavramakla olur:

Misli mallar: Piyasada benzeri, vasıflarında dikkate değer bir fark olmaksızın bulunan mallardır. Örneğin buğday; belirli vasıflara sahip bir kilogram buğday, aynı türden başka bir kilogram buğdayla veya üçüncüsüyle aralarında fark olmaksızın tıpatıp aynıdır.

Kıymi mallar: Piyasada tıpatıp benzeri bulunmayan, yani misli mallar gibi vasıfları birebir aynı olarak tekrarlanmayan mallardır. Ev, kıymi bir maldır, misli bir mal değildir; çünkü her ev, konumu, üzerine kurulduğu arsa, inşaat türü vb. birçok hususta diğer evlerden farklılık gösterir.

  • Ölçülen, tartılan ve sayılan mallar; hurma, buğday, arpa, kuru üzüm ve benzeri misli mallar türündendir. Bu mallar, vasıfları aynı olduğunda aralarında fark gözetilmeyen, birbirinin aynısı olan mallardır. Bu mallarda selem yapıldığında satıcı, alıcıya belirli bir süre sonra, belirli miktarda (ölçü, tartı veya sayı ile) ve belirlenmiş vasıflarda bu misli malları teslim etmeyi taahhüt eder. Burada belirli bir nesne (ayni) tayin edilmez, sadece vasfına uygun mal teslimi taahhüt edilir. Örneğin teslimat sırasında bu malın kaynağının şu arazi olup olmadığı, satın alınıp alınmadığı veya hediye olup olmadığı önemli değildir; selem akdinde önemli olan, belirlenen sürede tanımlanan vasıflara uygun malın teslim edilmesidir... Nevevi’nin Ravdatu’t Talibin adlı eserinde (Cilt 5, Sayfa 18-19) "Misli olanın zaptedilmesindeki vecihler" başlığı altında misli malı belirlemek için beş vecih zikredilir ve sonunda şöyle denir: (Doğru olan ikinci vecihtir, ancak en güzeli şöyle denilmesidir: Misli mal; ölçü veya tartı ile miktarı belirlenen ve içinde selemin caiz olduğu şeydir.) bitti.

  • Evlerin selem satışı kapsamına girmesi mümkün değildir; çünkü evler ne ölçülen ne tartılan ne de sayılan cinstendir, yani misli mal değildirler. İnşa edilmeden önce satılmak istenen herhangi bir ev, ne kadar hassas tarif edilirse edilsin ve diğer evlere ne kadar benzerse benzesin, inşaat konumu, üzerine yapıldığı arsa vb. konularda diğerlerinden farklı kalacaktır... Yani ev, selem satışına konu olan misli mallardan değildir... Bu nedenle bir evin selem kapsamında olması düşünülemez...

Dolayısıyla, inşa edilmemiş bir evin satışı selem bahsine girmez ve seleme dair deliller ona uygulanmaz... Bu yüzden, şer’an caiz olan selem satışına kıyas edilerek caiz kabul edilemez...

İkinci sorunun cevabı olan evlerin inşa edilmeden önce satışının hükmüne gelince, daha önce 31/03/2016 tarihinde benzer bir soruya şu şekilde cevap vermiştik:

"(Dairelerin inşa edilmeden önce projelere göre satışı:

a- Kişinin mülkiyetinde olmayan bir şeyi satması caiz değildir. Bu hususta birçok hadis gelmiştir, bunlardan bazıları:

  • Tirmizi Sünen’inde Hakim b. Hizam’dan şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (sav)’e geldim ve dedim ki: 'Biri bana gelip bende olmayan bir şeyi satmamı istiyor, ben de gidip çarşıdan onun için alıp satıyorum (caiz mi)?' Resulullah şöyle buyurdu:

«لَا تَبِعْ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ»

'Yanında olmayanı satma.'

  • Tirmizi Abdullah b. Amr’dan Resulullah (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

«لَا يَحِلُّ سَلَفٌ وَبَيْعٌ، وَلَا شَرْطَانِ فِي بَيْعٍ، وَلَا رِبْحُ مَا لَمْ يُضْمَنْ، وَلَا بَيْعُ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ»

'Bir satışta hem borç hem satış, bir satışta iki şart, güvence altına alınmayan (tazmin edilmeyen) şeyin kârı ve yanında olmayanın satışı helal değildir.'

Bu nedenle inşa edilmemiş bir ev veya dairenin satışı caiz değildir; çünkü o henüz mülkiyet altında değildir, hatta bunun da ötesinde henüz mevcut ve ayakta değildir...

b- Özetle, henüz inşa edilmemiş dairelerin satışı caiz değildir; çünkü satılan şey (daireler) mevcut değildir. Satışın sahih olması için dairelerin mevcudiyetini gösteren temel, sütun, duvar ve tavan gibi örfen dairenin var olduğuna, ayakta olduğuna ve teslim edilebilir durumda olduğuna delalet edecek bir yapının bulunması gerekir. Çekişmeyi ortadan kaldıran ve bana göre racih olan görüş budur; zira bu tür satışlarda teslimat anında birçok sorun ve ihtilaf yaşanmaktadır.

c- Sonuç olarak, İslam’daki akitler ihtilafı önlemek içindir. Bu yüzden akit, satıcının mülkiyetinde olan, mevcut olan ve teslimine engel bulunmayan bir meta üzerine yapılır... Alıcılar bu hususların mevcudiyetini araştırmalıdır. Başarı Allah’tandır.)" Bitti.

Umarım bu cevap tatmin edici olmuştur. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.

Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşte

04 Recep 1440 H 11/03/2019 M

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki

Emir'in (Allah onu korusun) Google Plus sayfasındaki cevap linki

Emir'in (Allah onu korusun) Web sayfasındaki cevap linki

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın