Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

SORU-CEVAP: Oruçta Astronomik Hesaplama

November 25, 2003
2212

SORU: Namaz vakitleri için astronomik hesaplamalar delil getirildiği gibi, oruç ve bayram vakitleri için de astronomik hesaplamalar delil getirilebilir mi?

CEVAP:

1- Allah Sübhânehu ve Teâlâ, Kendisine istediği şekilde ibadet etmemizi istemiştir. Eğer O’na istediği dışında bir şekilde ibadet edersek, doğru bir iş yaptığımızı sansak bile kötülük yapmış/hataya düşmüş oluruz.

2- Allah Sübhânehu, hilalin görülmesine (rü’yet) binaen oruç tutmamızı ve bayram yapmamızı istemiş; rü’yeti orucun ve bayramın sebebi kılmıştır:

صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ

“Hilali gördüğünüzde oruç tutun, onu gördüğünüzde bayram yapın.” (Buhârî, Müslim)

Ramazan hilalini gördüğümüzde oruç tutarız, Şevval hilalini gördüğümüzde ise bayram yaparız.

3- Eğer Şevval hilalini göremezsek -örneğin bulutlar onu gizlemişse- hilal aslında orada olsa bile biz orucu tamamlarız. Yani biz aslında ayın gerçek başlangıcına göre değil, rü’yete göre oruç tutar ve bayram yaparız. Hadis-i şerif bu konuda gayet açıktır:

فَإِنْ أُغْمِيَ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ

“Eğer hava bulutlu (kapalı) olursa, Şaban’ın sayısını otuza tamamlayın.” (Buhârî)

4- Allah Sübhânehu bizi, istediği şeklin dışında bir ibadetle mükellef kılmamıştır. Örneğin astronomik hesaplamalar -ki günümüzde ayın doğumundan dolunay ve karanlık evresine kadar saniyesi saniyesine hesaplanabilmektedir- yarının kesin olarak Ramazan olduğunu söylese bile, eğer bulut gibi bir engel nedeniyle hilali göremezsek, oruç tutan kimse günahkâr olur. Oysa gerçekte Ramazan başlamıştır; fakat hilal görülmediği için günahkâr olur. Zira vacip olan, Şaban ayını 30 güne tamamlamak ve ondan sonra oruç tutmaktır. Bu durumda Ramazan’ın gerçek başlangıcına göre oruç tutan kişi muhalefet ettiği için günahkâr olur; Şaban’ı tamamlayıp oruç tutmayan kişi ise -hilal orada olmasına rağmen bulut onu gizlediği için- hadise tabi olduğundan ecir kazanır.

5- Buradan anlaşılıyor ki biz ayın astronomik gerçekliğine göre değil, hilalin görülmesine göre oruç tutup bayram yapıyoruz. Eğer görürsek oruç tutarız, görmezsek -hesaplamalara göre ay fiilen başlamış olsa bile- oruç tutmayız.

6- Şahitler gelip hilali gördüklerine dair şahitlik ederlerse, onlara herhangi bir şahitlik gibi muamele edilir. Şahit, fâsık olmayan bir Müslüman ise şahitliği kabul edilir. Eğer şahidin Müslüman olmadığı veya âdil olmadığı, yani fâsık olduğu ortaya çıkarsa şahitliği kabul edilmez.

7- Şahidin fıskı astronomik hesaplamalarla değil, şer’î beyyinelerle (delillerle) ispatlanır. Yani “Ayın doğumunun üzerinden sadece birkaç saat geçti, dolayısıyla görülemez...” diyerek ona karşı hüccet getirilmez. Kaldı ki astronomi uzmanları arasında hilalin görülebilmesi için doğumdan sonra geçmesi gereken saat süresi hakkında ihtilaf vardır. Dolayısıyla şahide karşı astronomik hesapla hüccet getirilmez; bilakis şahit sorgulanabilir, rü’yetinden emin olunur, hilalin nerede olduğu sorulur, başkaları da oraya bakar ve şahitlik bu esas üzerine kabul edilir veya reddedilir.

8- Oruçla ilgili metinleri takip eden kimse, bunların namazla ilgili metinlerden farklı olduğunu görür. Oruç ve bayram rü’yete bağlanmıştır: “Hilali gördüğünüzde oruç tutun, onu gördüğünüzde bayram yapın.”

فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ

“Sizden kim bu aya (Ramazan’a) erişirse (hilali görürse) onu oruçlu geçirsin.” (Bakara Suresi, 185. ayet)

Burada hüküm rü’yettir. Fakat namazla ilgili metinler vakte bağlanmıştır:

أَقِمِ الصَّلَاةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ

“Güneşin zevalinden (öğle vaktinde batıya kaymasından) gecenin karanlığına kadar namazı kıl.” (İsrâ Suresi, 78. ayet)

إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ فَصَلُّوا

“Güneş zevale erdiğinde (batıya kaydığında) namaz kılın.”

Namaz vakte bağlıdır; dolayısıyla vakti hangi yolla tespit ederseniz edin namazı kılarsınız. Eğer namaz vakitleri hadislerinde geçtiği üzere, zeval vaktini görmek için güneşe bakarsanız veya her şeyin gölgesinin bir veya iki misli olduğunu görmek için gölgeye bakarsanız ve vakti tespit ederseniz namaz sahih olur. Bunu yapmayıp astronomik olarak hesaplar ve zeval vaktinin şu saat olduğunu bilirseniz; güneşe veya gölgeye bakmak için dışarı çıkmadan saatinize bakarak namaz kılsanız yine sahih olur. Yani vakti herhangi bir vasıta ile tespit edebilirsiniz. Neden? Çünkü Allah Sübhânehu sizden vaktin girmesiyle namaz kılmanızı istemiş, vaktin girdiğini tespit etme yöntemini belirlememiştir. Oruçta ise orucu rü’yetle (görmekle) istemiş, yani sebebi belirlemiştir. Hatta bunun da ötesinde, bulut rü’yeti engellerse ve göremezseniz, hilal bulutun arkasında olsa ve siz astronomik hesapla orada olduğundan emin olsanız bile oruç tutmamanızı söylemiştir.

9- Allah Sübhânehu evrenin yaratıcısıdır ve insana bilmediğini öğreten O’dur. Gök cisimlerinin hareketlerini ve inceliklerini bilmek Allah’ın insanlara bir lütfudur. Ancak Allah Sübhânehu, oruç için hesaba dayanmamızı istememiş, rü’yeti istemiştir. Biz de O’na, istemediği şekilde değil, istediği şekilde ibadet ederiz.

Dolayısıyla oruç ve bayramda hüküm yalnızca rü’yettir, astronomik hesaplama değildir. Buna binaen, oruç ve bayramda astronomik hesaplamaların caiz olmadığını, sadece nasslarda geçtiği üzere rü’yetin esas alınacağını söylüyoruz.

2 Şevval 1424 H. 25/11/2003 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın