Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhi" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevap
İcma, Sahabenin Rivayet Etmediği Bir Hadistir Ebu Hamza eş-Şerbati’ye
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh Değerli Şeyhimiz. Allah ellerinizle fethi müyesser kılsın, taatlerinizi kabul etsin, zaferi ve temkini (güç ve iktidarı) bizlere aceleleştirsin.
Kur’an ve Sünnet’ten deliller varken Sahabe icması ile istidlalde bulunma konusunda bir sorum var. İslam Şahsiyeti kitabının üçüncü cildinde belirtildiğine göre; muteber olan Sahabe icması, ancak olaylardan birinin hükmü üzerine o hükmün "şer’i bir hüküm" olduğu konusundaki ittifaktır. Dolayısıyla bu icma, o hüküm için şer’i bir delilin var olduğunu ortaya çıkarır (keşfeder); zira onlar hükmü rivayet etmişler ancak delili rivayet etmemişlerdir. Mademki icma rivayet edilmemiş bir delili ortaya çıkarıyor, o halde Kitap ve Sünnet’ten delil varken neden icma ile istidlal ediyoruz? Örneğin El-Emval kitabında koyun zekatının Sünnet ve Sahabe icması ile vacip olduğu belirtilmiştir. Aynı şekilde İçtimai Nizam kitabında boşanma bahsinde; boşanmanın meşruiyetinin aslı Kitap, Sünnet ve Sahabe icmasıdır denilmiştir. Kitap veya Sünnet’ten delil varken neden Sahabe (r.anhum) icması ile istidlal ediyoruz? Allah sizi hayırla mükafatlandırsın, sorunun uzunluğu için özür dilerim.
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Güzel duaların için Allah seni mübarek kılsın. İşte cevabın:
1- İcmanın Tanımı: İslam Şahsiyeti Cilt 3’te şöyle geçmektedir:
“...Usulcülerin ıstılahındaki icmaya gelince; o, gerçekleşen olaylardan birinin hükmü üzerine bunun şer’i bir hüküm olduğu hususundaki ittifaktır... Muteber olan Sahabe icması, ancak hükümlerden bir hükmün şer’i bir hüküm olduğu üzerindeki icmadır. Dolayısıyla icma, bu hüküm için şer’i bir delil olduğunu ortaya çıkarır. Onlar (Sahabeler) hükmü rivayet etmişler ancak delili rivayet etmemişlerdir.”
2- Yani Sahabe, Resulullah ﷺ’den bir şeyi öğrenmişler ve Resulullah ﷺ’in sünnetini bize ondan rivayet yoluyla aktarmak yerine, bunu icmaları vasıtasıyla nakletmişlerdir. Yani onların icması, sünnetin nakli makamına kaim olmuştur... Buradan hareketle “Sahabe icması bir delili ortaya çıkarır (keşfeder)” denilmiştir. Yani icma, metni bize rivayet olarak ulaşmayan ancak Sahabenin hükmü üzerindeki icmasıyla bize ulaşan Resulullah’ın bir sünnetini ortaya çıkarır... Dolayısıyla icma, rivayet edilmemiş bir sünnet delilinin yerini tutar.
3- Bu nedenle, nasıl ki bir ayet ve bir hadis ile ya da bir hadis ve başka bir hadis ile istidlal ediyorsak, aynı şekilde bir ayet ile icmayı veya bir hadis ile icmayı da delil olarak kullanırız. Çünkü icma, Sahabenin rivayet etmediği bir hadistir; aksine yukarıda açıkladığımız gibi hükmü nakletmişlerdir. Yani icma, rivayet edilmemiş bir hadistir.
4- Burada dikkat çekilmesi gereken bir husus daha vardır ki o da şudur: Bir hüküm hakkında Kitap ve Sünnet’ten diğer delillerin yanı sıra Sahabe icmasının da nakledilmesi, hükmü takviye eder ve pekiştirir. Çünkü Sahabe icması ile sabit olan bir hükmün neshedilmesi (yürürlükten kaldırılması) caiz değildir. İcma, Resulullah ﷺ’den sonra gerçekleşmiştir ve nesih ancak bir delil ile olur. İcma Resulullah ﷺ’in vefatından, dolayısıyla vahyin kesilmesinden sonra olduğuna göre, icmayı neshedecek bir delil de yoktur... Bu sebeple diyoruz ki; belirli bir hüküm üzerinde icmanın bulunması, o hükmü pekiştirir ve güçlendirir, çünkü nesih (yürürlükten kalkma) ihtimali söz konusu değildir.
5- Özetle; bir hadis ile birlikte icmayı delil getirmek, bir hadis ile birlikte başka bir hadisi delil getirmek gibidir. Birden fazla delille, özellikle de icma ile istidlalde bulunmak, hükmü güçlendirir ve tekit eder.
Bu cevabın yeterli olacağını umuyorum. Allah en iyi bilen ve en iyi hüküm verendir.
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşte
08 Zilhicce 1441 H. M. 29/07/2020
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://web.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/2697162127196461
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4057