Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: İslami Devlette Gümrükler

January 17, 2014
4256

(Hizb-ut Tahrir Emiri Âlim Atâ b. Halil Ebû’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinden Gelen Sorulara Verdiği Cevaplar Serisi)

Sâmih Reyhân Ebû Meysere'ye

Soru:

Selamun Aleykum, İslam Nizamı kitabında İslami devletin finansman kaynaklarını ancak meşru yollarla elde edeceği ifade edilmektedir. Ayrıca devletin iç ve dış ticareti denetlemesi hasebiyle gümrük vergisi aldığı da belirtilmektedir.

Peki, bu durumun bugün sizin gümrük vergisi politikasına karşı çıkışınızla ve Rasulullah’ın "Meks sahibi cennete giremez" hadisiyle uyumu nedir? Ayrıca iç ticaretten kasıt, devletin kendi vilayetleri arasındaki ticarete gümrük vergisi koyması mıdır?

Cevap:

Ve Aleykumus Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

  • Meks hadisini Hâkim, el-Müstedrek ala’s-Sahihayn’da rivayet etmiş ve onun hakkında "Müslim’in şartlarına göre sahih bir hadistir ancak (Buhari ve Müslim) tahric etmemişlerdir" demiştir. Hadis şöyledir:

عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، يَقُولُ: «لَا يَدْخُلُ صَاحِبُ مَكْسٍ الْجَنَّةَ»

"Ukbe b. Âmir’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: 'Meks sahibi (gümrük vergisi/haksız vergi toplayan) cennete giremez.'"

Bu hadis, devletin tebaası olan Müslümanlar ve zımmîler (Ehl-i Zimmet) hakkındadır. Bunların ticaretlerinden gümrük vergisi alınması caiz değildir. İster İslami devletin vilayetleri arasında yani iç ticarette olsun, ister İslami devlet ile dışarısı arasında yani dış ticarette olsun, bunlar vergi ödemeden ticaret yaparlar. Dolayısıyla İslami devletin tüccarlarından (Müslüman ve zımmî) vergi alınmaz. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İslam’a giren ve kendilerinden "öşür" (ticaret gümrüğü) alınmayacağına dair yazdığı mektuplar da bunu pekiştirmektedir:

  • Ebû Ahmed Humeyd b. Mahled b. Kuteybe b. Abdullah el-Horasani (ö. 251 h.), el-Emvâl adlı kitabında; Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Müslüman olduklarında Sakif kabilesine bir mektup yazdığını rivayet etmiştir. Mektupta şöyle geçmektedir: "...Urve b. ez-Zübeyr’den rivayetle: Bu, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Sakif için yazdığı mektuptur: 'Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu, Nebi ve Allah’ın Rasulü olan Muhammed’den Sakif’e yazılmış bir mektuptur...

وَلَا يُعْشَرُونَ

...ve onlardan öşür (gümrük vergisi) alınmaz...'" Yani ticaretlerinden dolayı gümrük vergisi alınmaz.

  • İbn Şebbe, Târihu’l Medîne’de Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, zımmî olarak Necran Hristiyanlarına ticaretlerinden gümrük alınmayacağına dair bir mektup yazdığını rivayet etmiştir. Orada şöyle geçmektedir: "...Ebu’l Feth’ten rivayetle; Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necran halkı ile sulh yaptı ve onlar için bir mektup yazdı: 'Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu, Allah’ın Rasulü Nebi Muhammed’den Necran halkı üzerindeki hükmü geçerli olduğunda onlar için yazılmış bir mektuptur...

وَلَا يُعْشَرُونَ

...ve onlardan öşür alınmaz.'" Yani Ehl-i Zimmet’ten ticaret gümrüğü alınmaz. Çünkü "Hükmü onlar üzerinde geçerli olduğunda" ifadesinden de anlaşılacağı üzere Necran Hristiyanları ile zımmî statüsünde sulh yapılmıştır.

  • Ebû Ubeyd, el-Emvâl’de Abdurrahman b. Ma’kıl’den rivayetle şöyle demiştir: Ziyad b. Hudayr’a sordum: "Kimin ticaretinden öşür alıyordunuz?" Dedi ki: "Müslüman’dan da muahidden (anlaşmalı yabancıdan) de öşür almıyorduk." Dedim ki: "Peki kimden alıyordunuz?" Dedi ki: "Biz onlara gittiğimizde bizden aldıkları gibi, biz de harbî tüccarlardan alıyorduk." Âşir (öşür alan kişi); Daru’l Harb’den Daru’l İslam’a giren mallardan öşür alan kimsedir.

Bu nedenle, Müslüman olsun zımmî olsun, İslami devletin vatandaşlığını (tabiiyetini) taşıyan tüccardan gümrük resmi/vergisi alınmaz.

• Hükmen harbî olanlara gelince; devletleri bizim tüccarlarımızdan gümrük aldığı gibi, onların ticaretlerinden de gümrük alınır. Bu durum Ebû Ubeyd’in el-Emvâl’inde geçtiği gibidir: "Dedim ki: Peki kimden alıyordunuz? Dedi ki: Biz onlara gittiğimizde bizden aldıkları gibi, biz de harbî tüccarlardan alıyorduk." Yine İbn Kudâme’nin el-Muğni’sinde geçtiği üzere: "Ebû Miclez Lâhık b. Humeyd’den rivayet edildiğine göre; 'Ömer’e: Harbîler bize geldiklerinde onlardan nasıl (ne kadar) vergi alalım? diye sordular. Ömer dedi ki:

كَيْفَ يَأْخُذُونَ مِنْكُمْ إِذَا دَخَلْتُمْ إِلَيْهِمْ؟ قَالُوا الْعُشْرَ. قَالَ: فَكَذَلِكَ خُذُوا مِنْهُمْ

Siz onlara girdiğinizde sizden nasıl (ne kadar) alıyorlar? Dediler ki: Öşür (onda bir). Ömer dedi ki: Öyleyse siz de onlardan aynı şekilde alın.'"

Özetle:

• İster Müslüman ister zımmî olsun, İslami devletin tüccarlarından gümrük vergisi alınmaz.

• Muahid (anlaşmalı devlet) tüccarından, yapılan antlaşmada belirtilen şartlara göre gümrük alınır.

• Hükmen harbî olan devletlerin tüccarlarından, o devletlerin bizim tüccarlarımızdan aldığı gibi gümrük alınır (mütekabiliyet).

• Fiilen harbî olan devletlere (arada fiili savaş hali olanlar) gelince; bu devletlerin tüccarları ülkemize giremez. Çünkü onlarla olan ilişki fiili savaş ilişkisidir.

Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû’r Raşte

Emir’in Facebook sayfasındaki cevabın linki

Emir’in web sitesindeki cevabın linki

Emir’in Google Plus sayfasındaki cevabın linki

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın