Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ İbn Halil Ebû’r Raşta’nın Facebook Sayfası "Fıkhî" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevabı
Hamzeh Shihadeh'e
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Allah'tan sizin için sağlık ve afiyet dilerim. Anonim şirketler ile ilgili bir sorum var.
Soru: Anonim şirketlerin kurucular kurulunu neden bir icap ve kabul (sözleşme süreci) olarak değerlendirmiyoruz?
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Anonim şirketler (müşaâreke şirketleri) sermaye şirketleridir; yani kişileri değil, ortakların sermayelerini temsil ederler. Kurucular kurulu da aynı şekilde kişileri değil, sermayeyi temsil eder. Kimin iki hissesi varsa iki oyu, kimin on hissesi varsa on oyu vardır ve bu böyle devam eder. Dolayısıyla anonim şirket bir sermaye şirketidir ve bu tür şirketler İslam'da kurulamaz. Zira İslam'daki şirket akitlerine göre, "beden ortağının" varlığı şirketin temel bir rüknüdür ve sermaye tek başına bir akit (sözleşme) oluşturmaz. Buna binaen, anonim şirketlerdeki kurucular kurulu sermayeyi temsil eder, yani tek bir taraftır; dolayısıyla bir akit oluşturmaz ve bu yüzden orada bir icap ve kabulden söz edilemez...
İktisadi Nizam kitabının 162-168. sayfaları arasında anonim şirketler hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır. Oradan bazı noktaları sana zikrediyorum:
[İşte anonim şirket budur ve bu, şer’an batıl olan şirketlerden olup Müslümanın yapması caiz olmayan muamelelerdendir. Batıl oluşunun ve ona ortak olmanın haramlığının yönü ise şunlardan anlaşılmaktadır:
İslam'da şirketin tanımı şudur: Aralarında kâr elde etmek amacıyla mali bir iş yapmak üzere anlaşan iki veya daha fazla kişi arasındaki akittir. Dolayısıyla o, iki veya daha fazla kişi arasındaki bir akittir. Bu sebeple tek taraflı bir onay orada sahih olmaz; aksine onayın iki veya daha fazla taraftan gerçekleşmesi gerekir...
Daha sonra bir senet (tüzük) oluştururlar ki bu şirketin nizamıdır. Bundan sonra ortak olmak isteyen herkes bu senedi imzalar. Sadece imzası, o senedi kabul etmiş sayılması için yeterlidir. İşte o zaman kurucu ve ortak sayılır. Yani ortaklığı, imza attığında veya abonelik süresi dolduğunda tamamlanmış olur. Burada akdi birlikte gerçekleştiren iki tarafın olmadığı, icap ve kabulün bulunmadığı gayet açıktır. Aksine bu, şartları onaylayan tek bir taraftır ve onayıyla ortak olmaktadır. Dolayısıyla anonim şirket iki kişi arasındaki bir anlaşma değil, tek bir kişinin şartları kabul etmesidir. Bu nedenle kapitalist iktisatçılar ve Batılı hukukçular, anonim şirketteki yükümlülüğün "tek taraflı irade ile tasarruf" türlerinden biri olduğunu söylemişlerdir...
Buna göre, tek taraflı irade ile yapılan anonim şirket akdi şer’an batıl bir akittir. Çünkü şer’an akit, akit yapanlardan birinden sadır olan icabın diğerinin kabulüyle, etkisinin akit konusu üzerinde görüleceği bir şekilde bağlanmasıdır. Anonim şirket akdinde ise bu gerçekleşmemiştir...
Üstelik İslam'da şirkette "beden"in (yani tasarrufta bulunan kişinin) varlığı şart koşulur. Çünkü şirkette, satışta, icarda ve diğer tüm akitlerde "beden"den murat, fiziksel vücut veya emek değil, tasarrufta bulunan kişidir. Dolayısıyla bedenin varlığı, şirketin kurulmasında temel bir unsurdur. Eğer beden varsa şirket kurulur, eğer şirkette beden yoksa şirket kurulmamış demektir ve aslen mevcut değildir. Anonim şirkette ise hiçbir şekilde beden unsuru yoktur; aksine şirketten şahsi unsuru uzaklaştırmayı amaçlar ve ona hiçbir değer vermez. Çünkü anonim şirket akdi sadece mallar (sermayeler) arasında bir akittir, şahsi unsurun orada bir varlığı yoktur. Ortak olanlar sahipleri değil, birbirleriyle ortak olan mallardır. Bu mallar, yanlarında bir beden ortağı olmaksızın birbirleriyle ortak olmuşlardır. Bedenin yokluğu şirketin kurulmamış olmasına sebep olur ve bu yüzden şer’an batıldır. Çünkü mal üzerinde tasarruf eden bedendir ve mal üzerindeki tasarruf sadece ona dayandırılır. Eğer beden yoksa tasarruf da yoktur.
Mal sahiplerinin mala ortak olmayı bizzat onaylamaları ve şirkette işleri yürütecek yönetim kurulunu seçmeleri, şirkette bir bedenin bulunduğu anlamına gelmez. Çünkü onların onayı kendilerinin ortak olması üzerine değil, malın ortak yapılması üzerinedir. Yani ortak olan maldır, sahibi değildir. Yönetim kurulunu seçiyor olmaları ise onların adına vekalet verdikleri anlamına gelmez; bilakis onlar tarafından malları adına vekalet verilmiştir, kendileri adına değil. Bunun delili ise hissedarın sahip olduğu hisse nispetinde oya sahip olmasıdır. Bir hissesi olanın bir oyu (yani bir vekaleti), bin hissesi olanın bin oyu (yani bin vekaleti) vardır. Dolayısıyla vekalet şahıs adına değil, mal adınadır. Bu da beden unsurunun orada kayıp olduğunu ve şirketin sadece mal unsurundan oluştuğunu gösterir...
Bu yönden de anonim şirket akdi şer’an batıl olur. Dolayısıyla anonim şirket batıldır; çünkü şirket olarak kurulmamıştır ve İslam'daki şirket tanımı ona uymamaktadır.]
Bu konuyu İktisadi Nizam kitabının "Anonim Şirketler" bölümünden tamamlayabilirsin.
Umarım bu açıklama anonim şirketlerin batıllığını anlamak için yeterli olur. Allah en iyi bilendir ve hüküm verendir.
Kardeşiniz Atâ İbn Halil Ebû’r Raşta
03 Recep 1444 H. 25/01/2023 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/731997021821003