Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Beşerî Kanunda Belirtilen Bir Hakkın Talep Edilmesi Hakkında Soru Cevap

April 05, 2020
2128

Hizb ut-Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ bin Halil Ebû er-Raşte'nin Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhi" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Soru Cevap

Ribhi Ebu Muaz’a

Soru:

Kanun, işvereni işçiler ve onların haklarıyla ilgili kanunlara uymakla yükümlü kılar, ancak işveren kanuna uymaktan kaçınmaktadır. İş krizlerinde ve işverenlerin açgözlülüğünde işçinin hakları kaybolmaktadır. İşçi, işvereni kanunda belirtilen hakları ödemeye zorlayan kanun dışında hakkını talep edememektedir. Eğer işçi haksızlığa uğradığını hisseder ve kanuna başvurursa bunda bir haramlık var mıdır?

Cevap:

Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,

İşçinin kanunda öngörülen hakkını elde etmek için talepte bulunmasının hükmünü soruyorsun...

Bunun cevabı şudur: Şeriat uyarınca bir hakkı elde etmek veya bir zulmü defetmek durumunda bu caizdir. Yani hakkın Şer’an sabit olması ve zulmün de Şer’an sabit olması gerekir. Şeriat uyarınca hak sayılmayan bir şeyin talep edilmesi doğru olmaz... Eğer işçi kanuna göre bir hak talep ediyor ancak bu Şeriat’a göre bir hak değilse, onu talep etmesi caiz değildir... Eğer işçi kanuna göre bir hak talep ediyor ve bu aynı zamanda Şeriat’a göre de bir hak ise, o zaman onu talep etmesi caizdir...

Örneğin, hak sözü söylediği için zulme uğrayan ve hapse atılan kimse... İslam onu savunur ve hapisten çıkarır. Bu nedenle, üzerindeki zulmü kaldırmak ve kendisini hapisten kurtarmak için kendisini savunacak birine (makama) başvurması caizdir.

Yine örneğin, hırsızlığa maruz kalan kimse... İslam ona çalınan malını geri verir. Dolayısıyla çalınan malını geri almak için kendisini savunacak birine başvurması caizdir.

Yine örneğin, evini bir kişiye peşinat karşılığında satan ve geri kalanını taksitlendiren bir kimse; alıcı meblağın bir kısmını öder, geri kalanını ödemeyi reddeder veya evi satın alıp içine yerleştiği halde inkar ederse... İslam, satıcının hakkını alıcıdan geri alır. Bu nedenle satıcının, alıcının inkar ettiği ev bedelini almak için kendisini savunacak birine başvurması caizdir.

Aynı şekilde, işveren ile arasındaki iş sözleşmesine göre belirli bir maaşla çalışan, ancak daha sonra maaşından kesinti yapılan bir çalışan... İslam, işverenin ona maaşını tam olarak vermesini zorunlu kılar. Bu sebeple maaşını tam olarak alabilmek için kendisini savunacak birine başvurması caizdir.

Yani, eğer bir hak Şer’an kendisine sabitse ve bundan mahrum bırakılmışsa, Şer’an sabit olan hakkını elde etmek için yargı önünde kendisini savunacak birine başvurması caizdir... Ancak hak beşerî kanuna göre sabit olup da Şeriat’a aykırı ise, onu elde etmek için yargı önünde kendisini savunacak birine başvurması caiz değildir:

Örneğin, akdi batıl olan bir anonim şirkete ortak olan bir kimse, ortaklara kâr dağıtımı yapıldığında, hisselerine göre kendisine verilen kârın hak ettiğinden az olduğunu görürse; bu hak beşerî kanuna göre sabit olduğu halde Şeriat’a aykırı olduğu sürece, bu hakkı elde etmek için yargıya başvurması caiz değildir. Çünkü bu batıl bir şirkettir ve ondan doğan kârlar Şeriat tarafından onaylanmaz. Müslümanın yapması gereken bu şirketten çıkmaktır.

Yine örneğin, parasını bankaya belirli bir faiz oranıyla yatıran bir kimse, banka hissesini verdiğinde faizi bankayla anlaşılan orandan daha düşük hesaplamışsa; bu hak beşerî kanunla sabit olup Şeriat’a aykırı olduğu sürece, bu faizi elde etmek için yargıya başvurması caiz değildir. Zira bu hak, faizli bankaları onaylayan beşerî kanuna göre sabit olsa da Şeriat’a göre sabit değildir. Müslümanın yapması gereken banka ile olan bu faizli muameleyi iptal etmektir.

Özetle; işçinin kanuna göre talep ettiği haklar, Şeriat'ın delalet ettiği veya iş sözleşmelerinde Şeriat'a aykırı olmayan şartlar gibi Şeriat'a göre de haklar ise, işçinin bunları talep etmesi caizdir... Ancak işçinin talep ettiği haklar beşerî kanuna göre hak olup Şer’i haklar değilse, işçinin bunları yargı önünde talep etmesi doğru olmaz.

Umarım bu cevap yeterlidir. Allah en iyi bilendir ve en iyi hüküm verendir.

Kardeşiniz Atâ bin Halil Ebû er-Raşte

10 Şaban 1441 H. M. 03/04/2020

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook Emir’in (Allah onu korusun) Web sayfasındaki cevap linki: Web

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın