Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Müzaraa (Zirai Ortaklık) Hakkında Soru-Cevap

June 16, 2013
5274

Hizb ut-Tahrir Emiri Alim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Moomen Alharby’nin Sorusuna Cevap

Soru:

Selamun Aleykum. Ziraat yapmadığı bir arazisi olan kimsenin hükmü nedir? Bizim buralarda ziraat sistemi, arazinin hakim devletten kiralanması veya şahsi mülk olması şeklindedir. Sorum şudur: Eğer kişi su ve tohumu sağlar, arazinin sürülmesi, ekilmesi ve hasadı gibi işleri yapacak birini tutar ve karşılığında bu kişiye toplam mahsulden dörtte bir, üçte bir veya yarısı gibi bir oran verirse bunun hükmü nedir? Cevabınız için teşekkürler, Allah sizi Cennetle ödüllendirsin ve Hilafet Devleti'nin ikamesiyle gözlerinizi aydınlatsın.

Cevap:

Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

Müzaraa hakkındaki soruna gelince...

Kardeşim, müzaraa "arazinin ziraat için kiralanması" demektir. Yani ağaçsız, boş arazini bir başkasına, belli bir meblağ veya mahsulün bir kısmı karşılığında ekmesi ve bakımını yapması için vermendir... Fakihler bu meselenin hükmü konusunda ihtilaf etmişlerdir; kimisi belirli şartlarla caiz görmüş, kimisi ise caiz görmemiştir. Delillere göre bizim katımızda tercih edilen (racih) görüş; ister haracî ister öşrî olsun, arazinin hiçbir şekilde ziraat için kiralanmasının sahih olmadığıdır.

Bu delillerden bazıları şunlardır:

  • Rafi’ bin Hadîc’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

كُنَّا نُخَابِرُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَذَكَرَ أَنَّ بَعْضَ عُمُومَتِهِ أَتَاهُ فَقَالَ: نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَمْرٍ كَانَ لَنَا نَافِعاً، وَطَوَاعِيَةُ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم أَنْفَعُ لَنَا وَأَنْفَعُ. قَالَ: قُلْنَا: وَمَا ذَاكَ؟ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيُزْرِعْهَا أَخَاهُ، وَلا يُكَارِيهَا بِثُلُثٍ وَلا بِرُبُعٍ وَلا بِطَعَامٍ مُسَمًّى

"Biz, Allah Resulü ﷺ zamanında muhabere (müzaraa) yapardık. Rafi’, amcalarından birinin kendisine gelip şöyle dediğini zikretti: 'Allah Resulü ﷺ bize faydalı olan bir işi yasakladı. Oysa Allah Resulü’ne ﷺ itaat etmek bizim için daha faydalıdır.' Dedik ki: 'O nedir?' Dedi ki: 'Allah Resulü ﷺ şöyle buyurdu: Kimin bir toprağı varsa onu ya kendisi eksin ya da (bedelsiz olarak) kardeşine ektirsin. Onu üçte bir, dörtte bir veya belirli bir miktar yiyecek karşılığında kiraya vermesin.'" (Ebu Davud çıkardı)

  • İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

مَا كُنَّا نَرَى بِالْمُزَارَعَةِ بَأْساً حَتَّى سَمِعْنَا رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ يقُولُ: نَهَى رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم عَنْهَا

"Biz, Râfi’ bin Hadîc’in Allah Resulü’nün ﷺ bunu yasakladığını söylediğini duyana kadar müzaraada bir sakınca görmezdik." (İbn Kudâme el-Muğnî’de çıkardı; Müslim ve Şafii de küçük lafız farklarıyla rivayet etti.)

  • Cabir şöyle demiştir:

نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ الْمُخَابَرَةِ

"Allah Resulü ﷺ muhabereyi yasakladı." (Müslim rivayet etti). Muhabere, müzaraa (zirai ortaklık/kiralama) demektir.

  • Buhari’nin Cabir’den rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: "İnsanlar arazilerini üçte bir, dörtte bir ve yarısı karşılığında ektiriyorlardı. Bunun üzerine Nebi ﷺ şöyle buyurdu:

مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا، فَإِنْ لمْ يَفْعَلْ فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ

"Kimin bir toprağı varsa onu eksin veya (bedelsiz olarak) bağışlasın. Eğer bunu yapmıyorsa toprağını elinde tutsun."

  • Ebu Davud, Zeyd bin Sabit’ten şunu rivayet etmiştir:

نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ الْمُخَابَرَةِ، قُلْتُ: وَمَا الْمُخَابَرَةُ؟ قَالَ: أَنْ تَأْخُذَ الأَرْضَ بِنِصْفٍ أَوْ ثُلُثٍ أَوْ رُبْعٍ

"Allah Resulü ﷺ muhabereyi yasakladı. Dedim ki: 'Muhabere nedir?' Dedi ki: 'Toprağı yarısı, üçte biri veya dörtte biri karşılığında (işlemek üzere) almandır.'"

  • Ebu Said el-Hudri şöyle demiştir:

نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ الْمُحَاقَلَةِ

"Allah Resulü ﷺ muhakaleyi yasakladı." (Nesai ve Müslim çıkardı). Muhakale, arazinin buğday karşılığında kiralanmasıdır.

  • Sünen-i Nesai’de Useyd bin Zuheyr’den rivayet edildiğine göre:

نَهَى رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ، قُلْنَا: يَا رَسُولُ اللهِ، إِذًا نُكْرِيهَا بِشَيْءٍ مِنْ الْحَبِّ، قَالَ: لا، قَالَ: وَكُنَّا نُكْرِيهَا بِالتِّبْنِ، فَقَالَ: لا، وَكُنَّا نُكْرِيهَا عَلَى الرَّبِيعِ، قَالَ: لا، ازْرَعْهَا أَوْ امْنَحْهَا أَخَاكَ

"Allah Resulü ﷺ arazinin kiralanmasını yasakladı. Dedik ki: 'Ey Allah’ın Resulü, o halde onu bir miktar tahıl karşılığında kiraya verelim.' 'Hayır' buyurdu. Dedi ki: 'Onu saman karşılığında kiraya veriyorduk.' 'Hayır' buyurdu. 'Onu er-rebi' karşılığında kiraya veriyorduk' deyince yine 'Hayır' buyurdu ve 'Onu ek veya kardeşine (bedelsiz) ver' dedi." Buradaki er-rebi' küçük nehir yani vadi demektir. Yani arazinin nehir kenarındaki, su kenarındaki kısmının mahsulü karşılığında kiraya veriyorduk demektir.

Bu, bizim tercih ettiğimiz ve benimsediğimiz (tebennî ettiğimiz) görüştür. "Tercih ettiğimiz" diyoruz çünkü fakihlerden bazıları, dayandıkları bazı istidlal ve delillere binaen belirli şartlarla buna izin vermektedirler...

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta

Emir'in Facebook sayfasındaki cevap linki

Emir'in web sitesindeki cevap linki

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın