Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Elektronik Ticaret

December 20, 2024
2137

Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Âlim Ata b. Halil Ebu’r-Raşte’nin Facebook Sayfasındaki Takipçilerinden Gelen Sorulara Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhi"

Soru-Cevap

Elektronik Ticaret

Hemmam İbrahim’e

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Allah vakitlerinizi hayırlı kılsın ey Allah yolundaki kardeşlerim.

Size bir soru sormak istiyorum ve buna kesin bir cevap vermenizi rica ediyorum.

Soru: Malezyalı DXN şirketi ile elektronik ticaret yapmak caiz midir? Bu şirket; gıda takviyeleri, şampuanlar, cilt kremleri vb. ürünlerin satışına dayanmaktadır. Bu şirketten belli bir miktar alışveriş yapıyorsunuz ve puanınız 100’e ulaştığında size %6 indirim veriyor. Puanlar arttıkça indirim oranı da artıyor. Bu puanlar daha sonra nakit paraya dönüştürülüyor ve size her ay bir zarf içinde, yazılı olarak ya da banka hesabınıza yatırılarak ulaştırılıyor. Ayrıca bu şirkete yeni üyeler de kaydedebiliyorsunuz. Şirketten alışveriş yapan her üye puan alıyor ve bu üye sizin aracılığınızla kaydedildiği için karşılığında siz de puan alıyorsunuz. Elbette istediğiniz kadar kişiyi kaydedebilirsiniz; bu kişilerin puanları arttıkça sizin de puanlarınız artıyor ve dolayısıyla size aktarılan para miktarı da artıyor. Bu süreç büyümeye devam ediyor, öyle ki sonunda bu şirkete ortak olup hayali kazançlar elde edebiliyorsunuz. (Lütfen bu şirket hakkında iyice okuyup tatmin edici bir cevap verin). Teşekkürler.

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Daha önce bir hanım kardeşimizden Malezyalı DXN şirketi ile çalışma hakkında benzer bir soru gelmişti ve biz buna 07/11/2024 tarihinde, senin sorundan daha detaylı bir şekilde cevap vermiştik. O soruyu ve verdiğimiz cevabı sana aktarıyorum; inşallah amaca hizmet edecektir:

[Soru: Değerli Şeyhimiz, Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Sağlık ürünleri ve kişisel bakım ürünleri üreten DXN adlı Malezyalı bir şirkette çalışıyorum. Ürdün’den bir arkadaşım vasıtasıyla şirketi tanıdım, beni şirkete kaydetti ve bana bir üyelik numarası verdi. Birkaç kişiye şirketin işleyişinin helal mi haram mı olduğunu sordum, helal dediler. Ancak eğitimlere ve finansal plan hakkındaki derslere katıldıktan sonra yapılan iş hakkında ve içinde haram olup olmadığına dair şüphelerim oluştu.

Şirketteki çalışma iki satış yöntemine dayanıyor:

Birinci Yöntem: Doğrudan Satış Yöntemi: Ürünleri kendi üyelik numaramla şirketin satış noktalarından toptan fiyatına alıyorum ve kendi kârımla satıyorum. Şirket, satın aldığım her ürün için bana belirli bir puan veriyor. Her ay 100 puan ve üzeri toplarsam, şirket bana nakit bonus veriyor; başlangıçta oranım %6 oluyor. Eğer 100 puandan az toplarsam nakit para vermiyor ancak puanlar, "Yıldız Temsilci" rütbesine ulaşmak için kişisel hesabımda birikmeye devam ediyor.

İkinci Satış Yöntemi (henüz bu seviyeye gelmedim): Çok Katmanlı Ağ Pazarlaması (Multi-Level Marketing) Yöntemi: Burada bir ekip kuruluyor ve aracılık (simsarlık) ücreti hesaplanıyor. Örneğin; lider (S), (Ö), (R) ve (G) kişilerinden oluşan bir ekip kuruyor. Lider (S)’in ekibindeki her biri 100 puan toplarsa, lider (S) kendisi de 100 puan aktif etmedikçe kazanç elde edemiyor. Buna karşılık ekipteki hiç kimse hakkını kaybetmiyor.

Ekip üzerindeki aracılık ücreti şu şekilde hesaplanıyor: Liderin oranı ile ekip üyesinin oranı arasındaki fark çarpı %35 çarpı üyenin topladığı puan miktarı. Üye ve ekip tarafından toplanan puanlar, üye "Yıldız Temsilci" rütbesini alana kadar birikimli hesabında kalıyor.

Soruyu ve açıklamayı uzattığım için özür dilerim.

Râşidî Hilafeti kurmanız için Allah sizi korusun. Umarım soruyu açıklayabilmişimdir. Allah sizi mübarek kılsın ve bizi de sizi de sevip razı olduğu işlere muvaffak kılsın.] Bitti.

Cevap: [Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Öncelikle hakkımızdaki güzel duaların için Allah senden razı olsun, biz de senin için hayır dualar ediyoruz.

1- Şirketle çalışma konusundaki birinci yönteme gelince; soruda ürünleri toptan fiyatına aldığınızı, sattığınızı ve kâr elde ettiğinizi, bunun üzerine şirketin koyduğu şartlara göre belirli bir oranda satış yaparsanız şirketten başka bir kâr (nakit bonus) aldığınızı söylüyorsunuz. Yani şirket, müşterilerini satışlarını artırmaya teşvik etmek amacıyla, aylık istenen oranda satış yaparsanız size bir "nakit bonus" vermeyi taahhüt ediyor.

Eğer durum yukarıda açıkladığımız gibiyse, bu çalışma yöntemi şer’an caizdir. Çünkü malların toptan fiyatına alınıp kârla satılması caizdir ve bu, Allah Teâlâ’nın şu kavli kapsamına giren bilinen bir ticarettir:

وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا

"Allah, alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır." (Bakara [2]: 275)

Aynı şekilde, belirli bir oranda satış yapmanız durumunda şirketin size nakit bir miktar vaat etmesi de mümkündür; bu hibe (bağış) kapsamına girer. 14/05/2007 tarihli benzer bir konu hakkındaki soruya verdiğimiz cevapta şöyle demiştik:

"Belirli bir miktar satın alan kimseye fazladan bir şey, hediye veya benzeri bir şey verilmesi caizdir. Satış sahihtir, verilen fazlalık ise hibe kapsamındadır ve o da sahihtir."

Ancak şirketle yapılan bu işlemin caiz olması iki şarta bağlıdır:

Birincisi: Toptan alım fiyatınızın, piyasadaki toptan satış fiyatı civarında olması gerekir. Yani piyasa fiyatından, alıcıyı "nakit bonus alacaksın" gibi vaatlerle kandırarak fahiş gabn (aşırı fiyat farkı/aldatma) seviyesine varacak kadar yüksek olmamalıdır. Fahiş gabn haramdır. Buhari, Abdullah bin Ömer (ra)’den rivayet ettiğine göre; bir adam Nebi ﷺ’e alışverişlerde aldatıldığını zikretti. Bunun üzerine Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:

إِذَا بَايَعْتَ فَقُلْ لَا خِلَابَةَ

"Alışveriş yaptığında 'aldatmak yok' de." (Buhari)

Hılâbe kelimesi aldatma demektir. Aldatmak ise haramdır.

İkincisi: Bu çalışma yönteminin, soruda geçen ikinci yöntemden bağımsız olması gerekir. Yani bu birinci yöntemin uygulanması, ikinci yöntemin uygulanmasından ayrı olmalıdır. Eğer ikinci yöntemle bağlantılıysa ve onun bir şartı ise, o zaman bu durum ikinci yöntem hakkında söyleyeceklerimiz kapsamına girer.

2- Şirketle çalışma konusundaki ikinci yönteme gelince; soruda gelen ifadeler tam net olmasa da, bunun bilinen "Ağ Pazarlaması" (Network Marketing) sisteminden pek farklı olmadığı görülmektedir. Biz daha önce ağ pazarlaması konusu hakkında birçok cevap verdik ve bunun şer’an caiz olmadığını açıkladık.

Bu cevaplardan, senin soruna benzerlik taşıyan iki tanesini zikredeceğim:

19/08/2015 tarihli soruya verilen cevap: Bu cevap bir ağ pazarlaması türü olan QuestNet şirketi hakkındadır ve metni şöyledir:

"QuestNet şirketinin vakıasını ve yöntemleri farklı olsa da temel fikrinin aynı olduğunu inceledikten sonra; şirketin kendisine alıcılar (müşteriler) getiren pazarlamacılarla çalıştığı ve onlara belirli şartlar dahilinde komisyon verdiği görülmektedir. Yani bunlar şirket nezdinde simsar (aracı) hükmündedir; müşteri getirirler ve karşılığında komisyon alırlar... Bu işlemin vakıası üzerinde düşünüldüğünde şu hususlar ortaya çıkar:

Birincisi: Bu tür şirketler bu pazarlama ağı sistemini birçok üründe kullanırlar. Bu şirketler, ürünlerini pazarlayacak olan kişiye, önce bu ürünlerden bir miktar satın alma şartı koşarlar. Bundan sonra ona müşteri getirme hakkı verirler ve karşılığında komisyon öderler (yani kişi müşteri getiren ve komisyon alan bir simsar olur). Orta Asya’dan gelen soruya göre altı müşteri, diğer bölgeden gelen soruya göre ise iki müşteri getirene kadar komisyon vermezler... Yani şirketin bu amaç için hazırladığı programa göre hareket edilir.

Başka bir ifadeyle; ilk alıcı, kendisinin getirdiği iki (veya altı) kişi için komisyon aldığı gibi, o ilk iki kişinin getirdiği dört kişi için veya ilk ikisinin getirdiği altı kişi için de ek komisyon alır...

Bu pazarlama (simsarlık) işi bu şekilde, yani zincirleme bir simsarlık veya pazarlama ağı şeklinde devam eder.

İkincisi: Bu tür ticari işler şeriat aykırıdır. Bunun açıklaması şöyledir:

1- Şirket, pazarlamacının komisyonlu bir simsar olarak çalışma hakkına sahip olması için kendi ürünlerinden satın almasını şart koşmaktadır. Yani müşteri getirme ve komisyon alma hakkı, satın alma şartına bağlanmıştır.

Bu demektir ki; satın alma akdi ile simsarlık akdi, tek bir akit içinde iki akit veya tek bir işlemde iki işlem haline gelmiştir; çünkü birbirlerine şart koşulmuşlardır. Bu ise haramdır. Nitekim:

نَهَى رَسُولُ اللهِ ﷺ عَنْ صَفْقَتَيْنِ فِي صَفْقَةٍ وَاحِدَةٍ

"Resulullah ﷺ tek bir akit içinde iki akit yapılmasını yasakladı." (Ahmed, Abdurrahman b. Abdullah b. Mesud’un babasından rivayetiyle).

Bu, "Eğer benden alırsan sana kiralarım veya senin için simsarlık yaparım veya senden alırım" demek gibidir. Soruda geçtiği üzere bu durumun vakıası budur; satış ve simsarlık tek bir akittedir. Yani şirketten satın alma zorunluluğu, simsarlık yapabilmenin (getirilen müşteriler üzerinden komisyon almanın) şartıdır.

2- Simsarlık (aracılık), satıcı ile müşteri getiren kişi arasındaki bir akittir. Bu akitteki simsarlık komisyonu, kişinin bizzat şirket için getirdiği müşteriler üzerinden hak edilir, başkasının getirdikleri üzerinden değil. Bahsi geçen şirketle yapılan işlemde ise simsar (pazarlamacı), hem kendi getirdiği müşteriler için hem de başkalarının getirdikleri için komisyon almaktadır ki bu, simsarlık akdine aykırıdır.

3- Şirketten satın alma fiyatına fahiş gabn eşlik etmektedir. Alıcı bunu bilse bile, şirketin işlerini tanıtmak için kullandığı "dolambaçlı" yöntemler sonucu aldatılmaktan kurtulamaz. Şirket, alıcıyı, gerçek değerinin çok küçük bir kısmına bile değmeyen bir ürün için fahiş bir fiyat ödemeye sevk eder. Bütün bunlar, şirketin bu alıcıya sunduğu "parlak" gelecek vaatleri sebebiyledir; çünkü ona, şirkete getireceği "müşteriler" karşılığında ve ayrıca onun getirdiklerinin de getireceği müşteriler üzerinden komisyon alarak kazanç sağlama fırsatı sunulmaktadır!

Alıcı, özellikle de müşteri zincirinin sonunda yer alanlar müşteri bulamadığında, aldatma (hadi’ah) gerçekleşmiş olur ve kişi, ödediği fiyatın onda birini bile etmeyen bir ürün için verdiği büyük parayı kaybetmiş olur! İslam’da aldatma ise haramdır. Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

الخَدِيعَةُ فِي النَّارِ

"Aldatma ateşte (cehennemde)dir." (Buhari, İbn Ebi Evfa’dan).

Resulullah ﷺ alışverişte aldatılan bir adama şöyle demiştir:

إِذَا بَايَعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ

"Alışveriş yaptığında 'aldatmak yok' de." (Buhari, Abdullah bin Ömer (ra)’den).

Hılâbe aldatmadır. Hadisin mantuku budur ve mefhumu aldatmanın haram olduğuna delalet eder. Dolayısıyla bu işlem şer’an caiz değildir.

Özetle; QuestNet şirketinin sorularda belirtilen şekliyle yaptığı işlem, şeriat aykırı bir işlemdir...] Bitti.

Bu meselede tercih ettiğim görüş budur, Allah en iyi bilen ve en doğru hüküm verendir.

Bütün bunlar, yukarıda zikredilen ikinci yöntemin şeriat uygun olmadığı anlamına gelmektedir. 07/11/2024]

Umarım yukarıda zikredilen önceki cevabımızda amaca hizmet edecek hususlar vardır. Yardım Allah’tandır.] Bitti.

Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r-Raşte

17 Cemaziyelevvel 1446 H. 19/12/2024 M.

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/share/p/1AfdG5aiQD/

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın