Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Amerika ve Pakistan’daki Ajanlarını Değiştirmesi

May 06, 2022
2880

Soru:

(Eski Pakistan Başbakanı Benazir Butto’nun oğlu Bilawal Butto Zardari, İmran Han’a yönelik güvensizlik oylamasının ardından kurulan Başbakan Şahbaz Şerif hükümetinde Çarşamba günü dışişleri bakanı olarak yemin etti. 33 yaşındaki Butto Zardari, Pakistan Halk Partisi'nin (PPP) başkanıdır... Al Jazeera, 27.04.2022). Müslüman Birliği Partisi (PML-N) başkanlığında kardeşi Navaz’ın halefi olan Şahbaz Şerif hükümeti, İmran Han’ın görevden alınmasından bir haftadan fazla bir süre sonra, 19.04.2022 tarihinde yemin ederek göreve başladı. Soru şudur: Bu değişikliğin nedeni nedir? Bilindiği üzere parlamento, ordunun desteğiyle İmran Han atandığında ona güvenoyu vermişti; o dönemde hem Müslüman Birliği hem de Halk Partisi ordunun hışmına uğramıştı. Peki, ne değişti? Ayrıca, yıllardır Pakistan’daki yönetimin arkasında olan Amerika’nın bu meselede bir parmağı var mı?

Cevap:

Bu soruların cevabının netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirmek gerekir:

Birincisi: İmran Han iktidara nasıl geldi?

1- Han’a iktidarı veren bizzat ordudur ve Han, generallere benzeri görülmemiş bir şekilde boyun eğen bir hükümet yönetmiştir. Han, 2018 seçimlerini kazandıktan sonra yolsuzluk ve kayırmacılıktan kurtulmak için "Yeni Pakistan" kurma sözü verdiğinden beri orduya çok yakın olmakla eleştiriliyordu. Yakın zamana kadar İmran Han, Pakistan’da askerlerle en çok ittifak yapan, hatta onlara bağımlı olmakla suçlanan başbakanlardan biri olarak tanımlanıyordu. Ordunun desteği olmasaydı güvenoyu alamazdı! Han, 1996 yılında Pakistan Adalet Hareketi (PTI) adını verdiği siyasi partisini kurduğunu duyurmuş, 1997 genel seçimlerinde Ulusal Meclis’te tek bir koltuk bile kazanamamıştı. Ancak 2013 yılında, Pakistan ordusunun desteği sayesinde partisi Pakistan siyasetinde bir etki yaratabildi. Partisi Ulusal Meclis’te 30 sandalye kazanarak Pakistan Müslüman Birliği ve Pakistan Halk Partisi’nin ardından üçüncü büyük muhalefet partisi oldu. Daha sonra ordu, Han’ın genel seçimleri yönetmesi için Genelkurmay Başkanı Kamer Bajwa’nın ekibini kabul etmesi şartıyla, 2018 seçimlerini kazanması için ona bir fırsat vermeyi seçti.

2- Ordu ve Korgeneral Faiz Hamid gözetimindeki istihbarat teşkilatı (ISI), Han’ın siyasi beklentilerini iyileştirmek için durmaksızın çalıştı. Pakistan istihbaratı, ülke genelindeki mitinglerini organize etmesine yardımcı oldu ve onu kazanan bir aday haline getirdi. Ordu, diğer partilerden siyasetçileri partilerinden ayrılıp seçmenleriyle birlikte İmran Han’ın partisine katılmaya ikna etti. Ordu, Müslüman Birliği’ne saldırırken PTI partisi hakkında olumlu haberler yapması için basını korkuttu; güvenlik birimleri Navaz Şerif kanadındaki Pakistan Müslüman Birliği çalışanlarını tutukladı, gözaltına aldı ve taciz etti. Ordu, Müslüman Birliği adaylarının adaylıklarını engellemek için perde arkasında çalıştı...

3- Han’ın partisi Ulusal Meclis’te 149 sandalye almasına rağmen, çoğunluk hükümeti kurmak için gereken 172 sandalyenin hala altındaydı. Ancak ordunun bir koalisyon hükümeti kurma düzenlemesiyle bunu başarabildi. Koalisyon hükümeti, Han’ın fikrini değiştirip orduya karşı çalışması durumunda ordunun geri dönüş yolunu garanti altına almak için yaptığı bir plandı. Ayrıca istihbarat teşkilatı, Pakistan Halk Partisi üyelerini Han hükümetine çekmeyi başardı. Sonuç olarak, Han’ın ekibinden toplam 17 üye Pakistan istihbarat teşkilatının etkisiyle atandı; kabinede yer alan ve daha önce başka hiçbir partiye katılmamış olan sadece üç kişi gerçek Adalet Hareketi destekçisiydi!

İkincisi: İmran Han başbakan olduktan sonra Amerika’ya pek çok hizmet sundu:

1- Pakistan’ın Geo TV kanalı, Han’ın şu sözlerini aktardı: ("Bugün erken saatlerde (03.12.2018) ABD Başkanı Trump’tan Pakistan’ın Afgan barış görüşmelerinde rol oynamasını ve Taliban’ın müzakere masasına getirilmesine yardımcı olmasını isteyen bir mektup aldım"... Rus Sputnik, 03.12.2018). İki gün sonra Han, İslamabad’da ABD Özel Temsilcisi Halilzad ile bir araya gelerek Pakistan’ın Afganistan’daki Amerikan planına bağlılığını teyit etti!

2- Eski Pakistan Savunma Bakanı Hoca Asıf, 19.11.2018 tarihinde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, kendisi de dahil olmak üzere Pakistanlı yöneticilerin ihanetini şöyle teyit etti: "Pakistan, bizim olmayan savaşlarda savaştığı için hâlâ Amerika adına kan döküyor. Dini değerlerimizi Amerikan çıkarlarına uydurmak için feda ettik, hoşgörü ruhumuzu yok edip yerine bağnazlık ve tahammülsüzlüğü koyduk." Bu sözlerden daha açık bir ifade olamaz: Pakistan kendisinin olmayan bir savaşta savaştı... Amerika uğruna Müslüman evlatlarının kanını akıttı... Ve Amerikan çıkarlarına hizmet etmek için İslam dininin değerlerini heba etti...

3- Aynı durum Hindistan için de geçerlidir; Hindistan karşısında aciz kalmış ve Keşmir’in ilhakına havai fişek gösterisine benzeyen eylemler dışında sessiz kalmıştır. 18.08.2019 tarihli soru-cevabımızda şöyle demiştik: (Hindistan Keşmir’in özel statüsünü iptal etme yönündeki son kararını açıkladığında, Pakistan’ın tutumu da acizceydi; sadece ayıplanmaktan kurtulmak için kınamanın ötesine geçmedi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada: "Pakistan, 05.08.2019 Pazartesi günü Yeni Delhi’den yapılan açıklamayı şiddetle kınıyor ve reddediyor. Hindistan hükümetinin tek taraflı hiçbir eylemi tartışmalı statüyü değiştiremez ve bu uluslararası anlaşmazlığın bir parçası olarak Pakistan, yasadışı eylemlere karşı koymak için elinden geleni yapacaktır"... AFP, 05.08.2019"... Yani tam olarak Abbas otoritesinin ve çevresindeki Arap ülkelerinin, Yahudi varlığının mübarek toprak Filistin’deki Kudüs ihlallerine karşı yaptıkları gibi; orduları savaşa sürmeden kınıyor ve protesto ediyorlar. Pakistan da aynı rolü tekrarlıyor, orduyu harekete geçirmeden kınıyor!)

4- Seçim kampanyasında Uluslararası Para Fonu (IMF) ile çalışmaya karşı çıkmasına rağmen, Amerika’nın hegemonyası altında olan ve onun politikalarını uygulayan bu fonla iş birliği yaptı. Han, (IMF'den kredi almaktansa kendimi öldürürüm) demiş, ancak sonra vaadinden dönmüştür! IMF ile müzakerelere başladı. 03 Temmuz 2019’da IMF, Pakistan için Genişletilmiş Fon Kolaylığı kapsamında 39 ay sürecek 6 milyar dolarlık bir kredi düzenlemesini onayladı...

5- Pakistan Başbakanı İmran Han, 22.07.2019 Pazartesi günü Fox News kanalına verdiği mülakatta Amerika’ya verdikleri hizmetleri hatırlatarak şöyle dedi: (Pakistan istihbaratının, El Kaide kurucusu Usame bin Ladin’in yerini bulmasına ve öldürülmesine olanak tanıyan bilgileri Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’na (CIA) sağladığını söyledi. Bu, eski kriket şampiyonunun bir yıl önce seçilmesinden bu yana Beyaz Saray’a yaptığı ilk ziyaretti ve burada Pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü... Al-Quds Al-Arabi, 23.07.2019)

Üçüncüsü: İmran ile ordu yönetimi ve dolayısıyla Amerika arasındaki ilişkilerin gerilmesi:

İmran Han, iktidarının yaklaşık üç yılı boyunca ordu yönetimine ve onun arkasındaki Amerika’ya boyun eğmeye devam etti. Üçüncü yılın sonlarına doğru, Genelkurmay Başkanı Bajwa ile ve ordunun tutumunu destekleyen Amerika ile ilişkileri gerildi... İmran, ordunun askeri istihbarat başkanlığı için adayı olan Korgeneral Anjum Nadeem’i onaylamayı reddetti ve atamayı uzun süre geciktirdi. Bu durum ordu çevrelerinde rahatsızlığa yol açtı... (Anjum, yeni görevine 20 Kasım’dan itibaren başlayacak. Bu yılın 6 Ekim tarihinde Bajwa, ISI Başkanı Korgeneral Faiz Hamid’in yerine Anjum’u atadı. Anjum, güney liman kenti Karaçi’de kolordu komutanı olarak görev yapıyordu ve Bajwa bu ay Hamid’i Peşaver’de kolordu komutanı olarak atadı. Al-Manar TV web sitesi, 27.10.2021). İmran Han, Faiz Hamid’in iç güvenlikteki liderliğini desteklediğini açıkça beyan ediyordu. Böylece, özellikle Han’ın 2022’de ikinci görev süresi sona erecek olan Kamer Cavid Bajwa’nın yerine Hamid’i aday göstereceğine dair yaygın spekülasyonlar varken, Faiz Hamid’in yerine Anjum’un atanması üzerine İmran hükümeti ile ordu arasındaki ilişkilere gerginlik çöktü. Doğal olarak, Genelkurmay Başkanı’nın arkasında Amerika vardı ve bu nedenle İmran Han’dan güvenoyunun çekilmesi ve yerine bir halef aranması kararı alındı. İmran Han bu bilgilerin bir kısmına ulaştı ve ordu yönetimiyle arayı düzeltmeye çalışarak arkadaşı Faiz Hamid’in yerine Anjum’un atanmasını kabul etti, ancak ordu yönetimi Amerikan desteğiyle onu başbakanlıktan uzaklaştırıp yerine başkasını atamakta ısrar etti! Ordu ve Amerika, ordu kararına yönelik bu itaatsizliğin, Amerika destekli ordu kararlarından bir kopuşun başlangıcı olmasından korktu ve bu yüzden görevden alınmasında ısrar edildi...

Dördüncüsü: İmran Han, özellikle Amerika’ya büyük hizmetler sunduğu ve ordu yönetiminin her emrine boyun eğdiği için bu duruma tepki gösterdi... Sanki ordunun ve Amerika’nın bu hizmetlerden sonra onu görevden alacağını hiç beklemiyordu. Kafir devletlerin, ajanlarının kendi nefesleri dışında nefes almalarına izin vermeyeceğini unuttu ya da görmezden geldi! Her halükarda bu duruma kızdı ve Amerika’ya karşı açıklamalar yaptı ama iş işten geçmişti! Bu açıklamalardan bazıları:

1- (Pakistan Başbakanı İmran Han bugün Cumartesi günü bir grup yabancı gazeteciye yaptığı açıklamada, "Beni devirme girişimi, ABD’nin iç siyasete açık bir müdahalesidir" dedi. Euronews Arapça, 02.04.2022). Yerel medya, (Han’ın, İslamabad’ın Washington büyükelçisinden, üst düzey bir Amerikalı yetkilinin -ki bu kişinin ABD’nin Güney ve Orta Asya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Donald Lu olduğu söylendi- "Han iktidardan ayrılırsa ilişkilerin daha iyi olabileceğini" söylediği bir kaydı içeren bir mektup aldığını belirtti. Arabi Post, 03.04.2022).

2- Washington’un Ukrayna saldırısı nedeniyle Rusya’ya karşı takındığı tutumun aksine, saldırıyı kınamayı reddetti, hatta Moskova’yı ziyaret ederek Rusya’nın Ukrayna savaşını başlattığı ilk gün olan 24.02.2022’de Rusya Başkanı Putin’in yanında göründü. Buna karşılık Pakistan Genelkurmay Başkanı Bajwa, Amerikan pozisyonlarını açıkça destekleyerek saldırıyı kınadı ve Han’ın son açıklamalarıyla çelişti (Pakistan Genelkurmay Başkanı Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşını eleştirerek, "büyük bir trajedi" olarak nitelendirdiği durumun derhal durdurulması çağrısında bulundu. Dikkat çekici olan, General Kamer Cavid Bajwa’nın Moskova’yı eleştirmesinin, İslamabad’ın Ukrayna’da olanlar karşısında tarafsız kalması gerektiğini savunan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eylemlerini eleştirmeyi reddeden ülkesinin Başbakanı İmran Han’ın ifadeleriyle çelişmesidir. Al-Hurra, 02.04.2022).

3- Başka bir tutumda İmran Han şöyle dedi: ("AB büyükelçileri, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri operasyonunu kınamamızı talep eden bir mektup yazdılar... Hindistan’a böyle bir mektup gönderip göndermediğinizi sormak istiyorum." Ve ekledi: "Biz sizin köleniz miyiz? Ne derseniz onu mu yaparız?" Pakistanlı yetkililer devam etti: "Hindistan işgal altındaki Keşmir’de uluslararası yasaları ihlal ettiğinde, aranızdan herhangi biri Hindistan ile ilişkileri kesti mi veya ticareti durdurdu mu?" Al-Araby Al-Jadeed, 07.03.2022).

Beşincisi: Daha önce de belirttiğimiz gibi, İmran Han orduya ve arkasındaki Amerika’ya verdiği bunca hizmetin kendisine bir fayda sağlamayacağını tahmin etmiyordu! Sanki sömürgeci kafirlerin desteğiyle iktidara gelenlerin onların elinde birer satranç taşı olduğunu, onları istedikleri gibi hareket ettirdiklerini, hatta çıkarlarına tam olarak hizmet etmediklerinde onları istedikleri gibi devirdiklerini idrak etmemişti! İşte İmran Han’ın başına gelen de buydu. Pakistan Yüksek Mahkemesi, 07.04.2022 tarihinde Parlamento Başkan Vekili’nin muhalefetin İmran Han hükümetine yönelik güvensizlik önergesini oylamayı reddetme kararını iptal etti. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan İmran Han’ın tavsiyesi üzerine 03.04.2022 tarihinde parlamentoyu feshedip erken seçime gitme kararını da anayasaya aykırı ve geçersiz sayarak iptal etti. Mahkeme, Parlamento Başkanı’ndan 10.04.2022 tarihinde bir oturum düzenlemesini istedi ve 342 sandalyeli Pakistan Parlamentosu 174 oyla İmran Han’a güvensizlik oyu verdi... Bu olaylarda ordunun işleri perde arkasından yönettiği açıktır; zira üst düzey yargıçlar Genelkurmay Başkanı’nın tam desteği olmadan böyle bir karar alamazlar...

Altıncısı: Ertesi gün, 11.04.2022 tarihinde parlamento, Ağustos 2023’teki genel seçimlere kadar Şahbaz Şerif’i Başbakan olarak seçti. Şahbaz, eski Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’in küçük kardeşidir ve 2018’den beri Ulusal Meclis’te muhalefet lideriydi. Şahbaz, partiyi kuran kardeşi Navaz’dan sonra Pakistan Müslüman Birliği’nin liderliğini devraldı. Şahbaz’ın ordunun ve Amerika’nın emrinde olma taahhüdü gereği... İmran Han’ın yerine seçilmesinde ona destek verdiler; buna binaen şunları yaptı:

1- Şahbaz, politikasını Amerika’nın istediği doğrultuda başlattı... Hindistan ile çatışma yerine diyaloğa hazır olduğuna dair uzlaşmacı bir dille işe başladı. Şahbaz Şerif ilk konuşmasında şöyle dedi: ("Pakistan, Hindistan ile daha iyi bir ilişki istiyor. Ancak Keşmir sorunu çözülmeden kalıcı bir barış olmayacaktır. Hindistan Başbakanı Keşmir meselesini çözmemize izin vermeli ve enerjimizi ülkelerimizin refahına adamalıyız"... Sky News, 14.04.2022). Hindistan Başbakanı Modi, Twitter hesabından ona yanıt vererek şöyle dedi: ("Pakistan Başbakanı seçilmesi nedeniyle Şahbaz Şerif’i tebrik ediyorum. Hindistan, kalkınmamıza odaklanabilmemiz ve halkımızın refahını ve mutluluğunu sağlayabilmemiz için barış, istikrar ve terörden arındırılmış bir bölge arzulamaktadır"). Bilindiği üzere Hindistan Başbakanı İslam ve Müslüman düşmanıdır, Hindistan’daki Hindu takipçilerini Müslümanlara karşı kışkırtmakta, onlara baskı uygulamakta, Müslümanların Hindistan’da ikametlerini zorlaştırmakta ve okullarda kız öğrencilerin tesettürüne yönelik engeller çıkarmaktadır.

2- Haberler, Şahbaz Şerif’in seçilmesi durumunda generallerle çalışmayı teklif ettiğini ve ülkenin ilerlemesi ve orduyla olan anlaşmazlıkları aşması gerektiğini belirttiğini aktarıyor. Oysa daha önce ordunun 1999’da ağabeyi eski Başbakan Navaz Şerif’e yaptığı darbeyi eleştirmişti. Şahbaz Şerif seçimlere girmiş ve İmran Han’a karşı kaybetmişti. Aralık 2019’da Sayıştay, iki kardeşe ait 23 mülkü dondurdu ve onlara kara para aklama suçlaması yöneltti. Eylül 2020’de Şahbaz, kara para aklama suçlamasıyla tutuklandı ve Nisan 2021’de kefaletle serbest bırakıldı. Dolayısıyla orduyla uzlaşması, iktidara gelmesini sağlayan faktörlerden biri oldu.

3- Amerika’nın Şahbaz Şerif’i tebrik etmekte acele etmesine bakacak olursak -ki Dışişleri Bakanı Blinken şöyle demiştir: "Amerika Birleşik Devletleri, yeni seçilen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i tebrik eder, Pakistan hükümetiyle uzun süreli iş birliğimizi sürdürmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" (Sky News, 14.04.2022)- bu durum Amerika’nın, onun orduyla uzlaşmasını ve Amerikan politikasını uygulama taahhüdünü kabul ettiğini teyit eder. Amerika, daha önce kendisine ve kardeşi Navaz’a baskı yaptıktan sonra, şimdi onun tamamen kendisiyle çalışmaya hazır olması ve kendisine bağlı orduyla uzlaşması üzerine iktidara gelişini onaylamıştır!

4- Yeni hükümet 12.04.2022 tarihinde yaptığı açıklamada, "bölgede barış, güvenlik ve kalkınmaya yönelik ortak hedefleri ilerletmek için ABD ile yapıcı ve olumlu bir şekilde angaje olacağını" duyurdu. Şahbaz Şerif’in ofisi de Amerika ile ilişkilerini vurgulayarak yaptığı açıklamada şöyle dedi: "ABD’nin Pakistan ile uzun süreli ilişkilerini yeniden teyit etmesini memnuniyetle karşılıyoruz... Bu önemli ilişkiyi eşitlik, ortak çıkarlar ve karşılıklı fayda ilkeleri temelinde derinleştirmeyi dört gözle bekliyoruz"... Psaki ise şöyle dedi: "Biden yönetimi, anayasal demokratik ilkelere barışçıl bir şekilde bağlılığı desteklemektedir ve Pakistan’da bir siyasi partiyi diğerine tercih etmemektedir.. Pakistan ile uzun süreli iş birliğimize değer veriyoruz ve müreffeh ve demokratik bir Pakistan’ı her zaman ABD çıkarları için hayati olarak görüyoruz.. Uzun, güçlü ve kalıcı ilişkiler İslamabad’daki yeni liderler döneminde de devam edecektir (Amerika’nın Sesi, 12.04.2022).

Bu durum, Amerika’nın eski ajanı İmran Han’ın düşüşünün ve Amerika ile çalışmaya İmran Han’dan daha azimli ve aktif bir şekilde hazır olduğunu açıkça beyan eden Şahbaz Şerif’in getirilmesinin arkasında olduğunu teyit etmektedir.

Yedincisi: Bu ajanlar ne ibret alıyorlar ne de aklediyorlar. Amerika onlardan birini devirdiğinde, tekrar iktidara gelebilmek için onun rızasını kazanmaya ve ona hizmet sunmaya can atıyorlar. Onu asla terk etmiyorlar, aksine kendilerini devirdiğinde bile onları tekrar iktidara döndürmesi için ona koşuyorlar! Amerika onları gerçek anlamda ideolojik siyasi liderler olamayacak kadar aşağılık, sadece koltuk sevdalısı kişiler olarak tanıyor. Şahbaz Şerif, Amerika’nın ağabeyini kaç kez devirdiğinden ve sonra hem kendisinin hem de ağabeyinin sürgünle cezalandırıldığından ibret almadı. Ümmetin; meseleleri kökten ve doğru bir şekilde çözen İslam mebdesine, yani ümmetin mebdesine sahip ideolojik siyasetçilere ihtiyacı vardır. Ümmeti kurtaracak, onu ayağa kaldıracak ve onu Amerika’ya bağımlı bir devlet değil, büyük bir devlet yapacak olanlar bunlardır. Pakistan, Allah’ın izniyle bu büyük devletin, yani Raşidi Hilafet devletinin merkezi olmaya adaydır.

إِنَّ فِي هَذَا لَبَلَاغاً لِقَوْمٍ عَابِدِينَ

"Şüphesiz bunda, (Allah’a) kulluk eden bir topluluk için yeterli bir mesaj vardır." (Enbiya [21]: 106)

5 Şevval 1443 H.

05.05.2022 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın