Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Burkina Faso'daki Askeri Darbe Hakkında Soru-Cevap

January 31, 2022
2617

Soru:

Burkina Faso ordusu 24 Ocak 2022 tarihinde, Devlet Başkanı Roch Kaboré'yi devirdiğini, anayasayı askıya aldığını, hükümeti ve parlamentoyu feshettiğini ve sınırları kapattığını duyurarak iktidara el koyduğunu ilan etti. Yarbay Paul-Henri Sandaogo Damiba, darbe bildirisini imzaladı ve bu bildiri devlet televizyonunda başka bir subay tarafından "Koruma ve Restorasyon için Ulusal Hareket" (MPSR) adına okundu. Bildiride, ülkenin "makul bir süre içinde" anayasal düzene döneceği vaat edildi ancak bir süre belirtilmedi. Peki, bu darbenin arkasında kim var? Darbenin ülkedeki uluslararası çatışma ile bir ilgisi var mı?

Cevap:

Cevabın netleşmesi için şu hususları gözden geçirelim:

1- Eski adı Yukarı Volta olan Burkina Faso, halkının %60'ından fazlası Müslüman olan bir İslam ülkesidir. Afrika'nın en büyük dördüncü altın üreticisi olan ülke; bakır, çinko ve diğer birçok maden açısından da zengindir. Fransızlar 1896'dan itibaren burayı işgal etmiş ve sömürge yönetimlerini dayatmış, hatta ülkeyi "Fransız Birliği" olarak adlandırılan yapıya dahil etmişlerdir. 1960 yılında ülkeye kağıt üzerinde bağımsızlık vermek zorunda kalsalar da Fransa, burada kendisine bağlı bir nizam ve ordu kurmuştur. Ayrıca bölgedeki nüfuzunu korumak için kullandığı özel kuvvetlere ait askeri bir üsse de sahiptir. Batı ve Orta Afrika'daki etkisini sürdürmek amacıyla ülkeyi "G5 Sahel" grubuna üye yapmıştır. Ekonomisini ise Avroya endeksli olan ve bu para birimine bağlı ülkelerin fonlarının Fransız Merkez Bankası'na aktarıldığı CFA Frangı aracılığıyla kendisine bağlamıştır. Fransa, bu fonları kendi ekonomisini desteklemek için dilediği gibi kullanmaktadır. Bunların tamamı, sömürgecinin ülke üzerindeki tahakkümünü sürdüren ve servetlerini yağmalayan sömürgeci yöntemlerdir. Buna rağmen Amerika; sömürgecilikten kurtulma ve sol düşünceleri kışkırtarak, sözde yardımlar, IMF kredileri ve onun ağır şartları, sivil toplum kuruluşları, siyasetçiler ve askerlerle kurduğu temaslar aracılığıyla ülkeye sızmaya çalışmıştır. Son zamanlarda ise bölgedeki nüfuzunu yaymak için "terörle mücadele" bahanesini kullanmaya başlamış ve ülkedeki askeri üsleri silahlı İslami gruplara karşı kullanmaya yönelmiştir.

2- Amerika bu ülkeye ve komşularına ilgi göstererek, 2020 yılından itibaren silahlı İslami grupların şiddet eylemleri ve saldırılarıyla mücadele bahanesiyle Sahel bölgesi için özel bir elçi atamıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı, Sahel'deki durumun, özellikle de Burkina Faso, Mali ve Nijer arasındaki üçlü sınır bölgesindeki durumun kötüleşmeye başladığını ve bu nedenle bölgeye özel bir temsilci atanmasının gerekli olduğunu açıklamıştır. Fransa ise 2012 yılında Mali'de kendi nüfuzuna karşı gerçekleşen darbenin ardından, kuzey Mali'deki silahlı İslami gruplarla savaşma bahanesiyle 2013'ten beri bölgeye yeniden müdahale etmiştir. Geçtiğimiz yılın sonunda ülkede Fransız varlığına ve Batı Afrika bölgesindeki müdahalesine karşı protestolar düzenlenmiş ve Fransız ordusunun ülkesine dönmesi talep edilmiştir. Yani Burkina Faso'da Fransız varlığına karşı bir hareketlilik mevcuttur. Tüm bunlar, Batı ve Orta Afrika genelinde olduğu gibi Burkina Faso'da da bir Amerikan-Fransız çatışmasının varlığını doğrulamaktadır. Macron, bir konuşmasında bu çatışmaya farklı bir üslupla değinerek şunları söylemiştir: ("İki kıta arasındaki ilişkiler biraz yorgun" ve konuşmasında "Afrika ile yeni bir ekonomik ve mali sözleşmenin yeniden kurulması" gerektiğini vurgulayarak şöyle demiştir: "Avrupa, uluslararası kuruluşlarda Afrika ile ortak bir strateji benimsemeli... eğitim, sağlık ve iklim konularında bir ajanda uygulamalıdır..." AFP, 09.12.2021). Bu sözlerini, 19 Ocak 2022'de ülkesinin Avrupa Birliği dönem başkanlığını altı aylığına devraldığı gün Strazburg'da Avrupa Parlamentosu milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada tekrar teyit ederek; ("Afrika kıtasıyla yeni bir ittifak çağrısında bulunmuş ve önümüzdeki Şubat ayında iki kıta arasında bir zirve düzenlenmesi çağrısı yapmıştır" France24, 19.01.2022). Burada yatırımlardan bahsederken Avrupa şirketlerinin, özellikle de Fransız şirketlerinin ülke zenginliklerini hegemonyası altına almasını ve yağmalamasını kastediyordu. Sağlığa yatırım derken hastalıklar konusunun ilaç satışı için suistimal edilmesini, güvenlik konusuna değinirken de oradaki Fransız nüfuzunun korunmasını kastediyordu.

3- Güvenlik kaynakları, Cumhurbaşkanı Kaboré'nin 23 Ocak 2022 Pazar gününden beri, bazı askeri birimlerin Genelkurmay Başkanı ve İstihbarat Başkanı gibi üst düzey askeri yetkililerin görevden alınmasını talep ederek isyan etmesi üzerine bir askeri kışlada tutulduğunu bildirdi. Askerler, bu yetkilileri cihatçılarla mücadelede başarısız olmakla suçlayarak bu gruplarla yüzleşmek için ek kaynak tahsis edilmesini talep ettiler. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nın istifasını ve 2015 yılında başarısız bir darbe girişimi nedeniyle mahkum edilen General Gilbert Diendéré'nin hapisten çıkarılmasını istediler. (Ordu, "Kaboré milleti birleştirmekte ve ulusumuzun temellerini tehdit eden güvenlik kriziyle etkili bir şekilde başa çıkmakta başarısız oldu" dedi. BBC, 25.01.2022). Darbe lideri Paul-Henri Sandaogo Damiba, Paris'teki askeri okuldan mezun olmuş ve orada CNAM enstitüsünde kriminoloji alanında yüksek lisans yapmış kıdemli bir piyade subayıdır. Bu yetişme tarzı, Fransa'nın ülke ve ordusu üzerindeki genel hakimiyeti, darbe için öne sürülen bahanelerin zayıflığı ve Fransa'nın darbeden rahatsız olmadığını, aksine memnun olduğunu gösteren işaretlerin ortaya çıkması... Tüm bunlar, bu darbenin Fransa'nın desteğiyle gerçekleştirildiğini doğrulamaktadır.

4- Fransız Cumhurbaşkanı Macron, darbenin ardından şu açıklamayı yaptı: "Burkina Faso Cumhurbaşkanı Roch Marc Christian Kaboré, halkı tarafından demokratik seçimlerle iki kez seçilmiştir. Bana fiziksel bir zarar görme tehlikesi altında olmadığı söylendi" (AFP, 25.01.2022). Bu açıklamada, darbeyi desteklediğini, devrilmesinden dolayı üzüntü duymadığını ve buna kayıtsız kaldığını gösteren bir kurnazlık vardır. Ancak "fiziksel bir zarar görme tehlikesi altında değil" demesi, sanki halk diliyle "öldürülmeden canını kurtardığına şükretsin" demek gibidir! Fransa'nın Burkina Faso'daki rakiplerini öldürüp yerlerine ajanlarını getirmesi bilinen bir durumdur. Nitekim Amerika'ya olan uşaklığını örtmek için Marksist bir devrimci gibi görünen eski Burkina Faso Cumhurbaşkanı Thomas Sankara, 1987 yılında Fransa'nın ajanı Blaise Compaoré eliyle öldürülmüştür. Compaoré, o yıl Fransa tarafından tezgahlanan bir askeri darbeyle iktidara gelmiş ve Amerika yanlısı askeri subayların darbesinin gerçekleştiği 2014 yılına kadar iktidarda kalmıştır. Bir yıl sonra seçimlerin yapılmasına izin verilmiş ve Roch Kaboré 2015 yılında seçimi kazanmıştır. Macron, 2020 yılında Mali'deki darbecilerden Devlet Başkanı İbrahim Boubacar Keïta'nın serbest bırakılmasını, anayasaya saygı duyulmasını ve göreve iadesini talep ettiği gibi, burada Kaboré'nin serbest bırakılmasını ve iktidara dönmesini talep etmemiştir. Çünkü Mali'deki cumhurbaşkanı o dönemde Fransa'nın uşağıydı, bu yüzden serbest bırakılmasını istemişti. Ancak burada Kaboré için böyle bir talepte bulunmaması, onun Fransa'ya sadık olmadığını göstermektedir. Ayrıca Fransa adına net bir kınama yayınlamamış, sadece "Her zamanki gibi Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ile bu askeri darbeyi kınama konusunda açıkça hemfikiriz" demiştir. Yani kınama, sadece bu gruptaki ülkeleri idare etmek ve onlara uymak adına yapılmıştır.

5- Amerikan pozisyonuna gelince; ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şu açıklamayı yaptı: ("Amerika Birleşik Devletleri, Burkina Faso ordusundan Cumhurbaşkanı Kaboré'nin derhal serbest bırakılmasını, anayasaya ve ülkenin sivil liderlerine saygı gösterilmesini talep etmektedir. Washington, bu çalkantılı durumdaki tüm tarafları sakin kalmaya ve taleplerini karşılamak için diyalog yolunu seçmeye çağırmaktadır" AFP, 24.01.2022). Bu durum, Amerika'nın darbeden memnun olmadığını, Cumhurbaşkanı Kaboré'nin serbest bırakılmasını, ülkenin sivil lideri olarak ona saygı gösterilmesini ve seçilmiş başkan olması nedeniyle göreve iade edilerek anayasaya uyulmasını talep ettiğini göstermektedir. Bu, Amerika'nın 2014 darbesindeki tutumundan farklıdır. O dönemde ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki şöyle demişti: ("Amerika Birleşik Devletleri, ordunun Burkina Faso'da iktidarı ele geçirmesinin bir darbe olup olmadığını tanımlamaya hazır değil. Bu adım atılırsa, ülkeye yönelik Amerikan yardımlarının kesilmesini gerektirebilir" Reuters, 03.11.2014). O zaman darbeyi "darbe" olarak tanımlamayarak desteklemişti; ancak bu son darbede ordudan Cumhurbaşkanı'nın derhal serbest bırakılmasını ve darbelere izin vermeyen, cumhurbaşkanının meşruiyetini teyit eden anayasaya saygı gösterilmesini istemiştir. ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) sözcüsü Kelly Cahalan, darbeden sonra 25 Ocak 2022'de gönderdiği bir e-postada şunları söyledi: "Yarbay Damiba, silahlı çatışmalar, sivil kontrol ve insan haklarına saygı konularında eğitim almıştır. Askeri müdahale, ABD'nin askeri eğitim ve öğretimiyle bağdaşmamaktadır." AFRICOM, Yarbay Damiba'nın 2010 ile 2020 yılları arasında birçok Amerikan askeri kursuna ve tatbikatına katıldığını belirtmiştir. Görünüşe göre Damiba, Amerika ile bağ kurmamış ve Fransa'ya olan sadakatini korumuştur. Bu yüzden Amerika onun bu darbeyi gerçekleştirmesine karşı çıkmıştır.

6- Rusya da Burkina Faso'da yaşananlarla ilgilenmiş ve Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada şunları söylemiştir: ("Moskova, Rusya'nın dostu olan bu Afrika ülkesindeki iç siyasi durumun ciddi şekilde kötüleşmesinden endişe duymakta, durumun gelişimini yakından takip etmekte ve en kısa sürede normale dönmesini beklemektedir" Rusya Dışişleri Bakanlığı sitesi, 24.01.2022). Rusya'nın bu ilgisi, onu Batı nüfuz alanına müdahale etmeye iten bir şeylerin olduğuna dikkat çekmektedir. Zira Amerika'nın, Ortadoğu'da olduğu gibi Afrika'da da nüfuzunu korumak için Rusya'yı kullandığı görülmektedir. Suriye'de uşağı Beşar Esad rejimini korumak için 2015'te Rusya'nın müdahalesine yeşil ışık yaktığı gibi; Libya'da da uşağı Hafter'e Rusya ile temas kurmasını ve Avrupa'ya karşı ondan destek almasını söyleyerek nüfuzunu yaymak için Rusya'yı kullanmıştır. Son zamanlarda Mali'deki ajanlarına da Fransız nüfuzuna karşı Rusya'dan destek istemelerini telkin etmiş, bunun üzerine Rusya oraya Wagner paralı asker grubunu göndermiştir. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Andrew Lebovich bu duruma şu sözlerle işaret etmiştir: "Avrupa'nın ve özellikle Fransa'nın Sahel bölgesindeki cihatçı grupları dizginlemede yaşadığı zorluklar, Rusya'ya özellikle Mali'de güvenlik iş birliğini genişletme fırsatı verdi" (haber25.com, 26.01.2022). Bununla birlikte, Rus nüfuzu Burkina Faso'da yerleşmiş olmaktan uzaktır; orada Fransa ile bir Rus çatışması yoktur. İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Fransız askeri yetkili şunları söylemiştir: "Yarbay Damiba'nın Moskova'da değil de Paris'te eğitim almış olması gerçeği, Fransa'nın Burkina Faso ordusuyla on yıllardır süregelen iş birliğini devam ettirmenin ve ulusal güvenlik meselelerini görüşmenin bir yolunu bulabileceği anlamına geliyor. (Ancak) Rusların istismar edebileceği herhangi bir boşluğu önlemek için aktif olmalıyız" (haber25.com, 26.01.2022).

7- Ancak asıl çatışma, Burkina Faso'da ve Batı ile Orta Afrika'da Amerika ile Fransa arasındadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, Burkina Faso'da darbeler ve karşı darbeler Amerika ile Fransa arasında gidip gelmektedir. Sadece bu da değil; çatışma tüm Afrika genelinde Amerika ile eski sömürgelerinde kalmaya ve bu sömürgeciliği farklı şekillerde sürdürmeye çalışan eski sömürgeciler İngiltere ve Fransa arasında kızışmaktadır. Sömürgeci devletler, bir ülkeyi doğrudan işgal etmediklerinde siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, medya ve ülkedeki diğer hayati ve etkili alanlardaki ajanlar vasıtasıyla kendilerine nüfuz oluşturmaya çalışırlar. Bu uşaklar, ülke için işgalci ordulardan daha tehlikelidir; çünkü işgalci ancak onlar sayesinde tutunabilir, onlar aracılığıyla gizlenir, çıkarlarını onlar vasıtasıyla gerçekleştirir ve onların arkasına sığınarak kendisine karşı savaşılmasını engeller.

هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ

"Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) döndürülüyorlar!" (Münâfikûn [63]: 4)

Darbe yönteminin, nüfuz yaymanın ve başkalarının nüfuzunu kovmanın en kolay yolu olduğu ortaya çıkmıştır. Zira satın alınması kolay, ucuz zihniyetler vardır; bu sahipler, halklarının ve ülkelerinin aleyhine olsa bile iktidara gelmek ve mevki sahibi olmak uğruna şu veya bu sömürgeciyle iş birliği yapmaya hazırdırlar. Bu güçlerden bağımsızlaşmanın yolunu bilmezler, bu yüzden her zaman iktidara gelmek ve orada kalmak için kendilerini destekleyecek harici bir dayanak ararlar. Aralarında düşünce ve irade bakımından bağımsız beyinler bulunmadığı gibi, ülkeyi dış güçlerden uzak bir şekilde nasıl yöneteceğini ve kalkındıracağını bilen ilkeli veya ideolojik siyasi şahsiyetler de yoktur. Bugün Müslüman ülkelerin başına gelen felaket, "koltuğu" ülkelerinin ve halklarının üzerinde tutan bu uşak yöneticilerdir! Müslümanlara düşen, sömürgeci nüfuzu tüm araçlarıyla ülkelerinden söküp atmak ve İslami hayatı yeniden başlatmak için sadakat ve ihlasla çalışmaktır. İşte o zaman bu ümmet, Aziz ve Hakim olan Allah'ın Kerim Kitabında buyurduğu gibi yeniden eski izzetine kavuşacaktır:

كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ

"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz." (Âl-i İmrân [3]: 110)

27 Cemaziye'l-Ahir 1443 H. 30.01.2022 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın