Soru-Cevap Nijer Darbesi ve Uluslararası Çatışma
Soru:
18/02/2010 Perşembe günü Nijer'deki askeri kaynaklar, Binbaşı Adamou Harouna liderliğindeki askerlerin ülke başkanı Mamadou Tandja'ya karşı askeri bir darbe gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu başkanın ve hükümet üyelerinin başkent Niamey'deki başkanlık sarayına yakın bir yerde tutuldukları, anayasanın askıya alındığı ve devletin tüm kurumlarının feshedildiği açıklandı. Bu darbe, eski bir Fransız sömürgesi olan bu ülkede nüfuz sahibi olan Fransa'nın ajanları arasında geçmişte yaşanan yerel çatışmaların bir devamı mıdır, yoksa uluslararası bir çatışma mıdır? Allah hayrınızı artırsın.
Cevap:
Evet, bu darbe belirtildiği gibi gerçekleşmiş ve zırhlı araçlar gibi ağır silahların bulunduğu Niamey'deki destek birliğinin komutanı Salou Djibo başkanlığında "Demokrasinin Yeniden Tesisi için Yüksek Konsey"in kurulduğu ilan edilmiştir. Bu konseyin açıklamasında şu ifadeler yer almıştır: "Hükümet feshedilmiştir ve Demokrasinin Yeniden Tesisi için Yüksek Konsey, kamu işlerinin yürütülmesinin bakanlıklardaki genel müdürlere ve valilere devredildiğini halka bildirir." (Reuters, AFP 19/02/2010)
Neler olup bittiğinin gerçeğini anlamak için şu göstergeleri inceleyelim:
1- Fransız haber ajansı AFP, ismini açıklamadığı Fransız bir yetkilinin daha önce kendisine şunları söylediğini aktardı: "Nijer'de bir darbe girişimi yaşanıyor ve Tandja iyi bir durumda değil." Ajans, bu Fransız diplomatın şunları söylediğini de ekledi: "Başkanlık muhafızları darbeye katıldı." Açıklamasının devamında ise şunları belirtti: "Ordunun bir kısmının Tandja'ya karşı olduğunu ve anayasa hükümlerine rağmen kendilerini dayattığını biliyoruz, ancak onların azınlıkta olduğunu düşünüyorduk." Ayrıca şunları dedi: "Bu ülkede darbeler tarihi var ama bu kadar çabuk olacağını tahmin etmemiştik." Nijer Başbakanı Ali Badjo Gamatié, darbeden bir gün önce, yani Çarşamba günü önemli bir bakanlar kurulu toplantısı çağrısında bulunmuştu.
2- Tüm bunlar, Fransa'nın kendi ajanı Mamadou Tandja'ya karşı bu darbenin bu kadar hızlı gerçekleşmesini beklemediğini, askeri kanatta bir hareketlenme hissettiğini ancak bunların azınlıkta olduğunu, yani etkisiz veya darbe yapamaz durumda olduklarını düşündüğünü göstermektedir. Fransa onlarla müzakere ediyor, durumu düzeltmeye ve darbeyi engellemeye çalışıyordu; ancak darbe ona rağmen gerçekleşti. Hükümet kendisine yönelik bir tehdit olduğunu hissediyordu ve hem hükümet hem de arkasındaki Fransa, tehdidi ortadan kaldırmak için sorunu çözmek istiyordu; fakat askerler hem hükümeti hem de Fransa'yı gafil avladı.
3- Fransa bu darbeden duyduğu memnuniyetsizliği darbeyi kınayarak gösterdi. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şöyle dedi: "Fransa, anayasal olmayan yollarla iktidarın ele geçirilmesini kınar ve darbeciler ile ülke başkanı arasında diyalog çağrısında bulunur." (Al-Hurra kanalı 19/02/2010). Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün bu açıklaması, Fransa'nın darbecilere karşı olduğunu ve başkanın geri dönmesi için aralarında diyalog kurulmasını istediğini teyit etmektedir. Buradan darbenin Fransa'ya karşı yapıldığı anlaşılmaktadır.
4- Fransız haber ajansı AFP, 19/02/2010 tarihinde Washington'daki ismini açıklamadığı Amerikalı bir yetkilinin şu sözlerini aktardı: "(Tandja) darbe nedeniyle kendisinden başkasını suçlamamalıdır." Aynı tarihte bu ajans ve diğer haber ajansları, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Philip Crowley'nin şu açıklamalarını aktardı: "Bu zor bir durum, Başkan Tandja görev süresini uzatmaya çalışıyordu. Açıkçası bugünkü olayları hızlandıran da tam olarak buydu." Ayrıca şunları söyledi: "Bunun, Nijer'in seçimleri düzenleme ve yeni bir hükümet kurma konusunda ilerlemesi gerektiği yönündeki ihtiyacı teyit ettiğine inanıyoruz."
5- Fransız ajansının ismini vermediği Amerikalı yetkilinin ve ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün açıklamaları, Amerika'nın darbeden memnun olduğunu ve devrik başkan Tandja'yı darbenin asıl sorumlusu olarak gördüğünü göstermektedir. Bu, Başkan Tandja'nın geçtiğimiz Ağustos ayında anayasa değişikliği için yaptığı referandumla görev süresini üç yıl uzatmasına bir atıftır; o dönemde muhalefet güçleri buna karşı çıkmış ve ülkede siyasi bir çalkantı durumu oluşmuştu. Tandja, 1999 yılında Binbaşı Daouda Malam Wanké liderliğindeki askerlerin yaptığı darbeden sonra iki kez seçilmişti. Anayasa ona üçüncü bir dönem için izin vermiyordu, bu yüzden söz konusu değişikliği yaptı. Üçüncü dönem adaylığına veya görev süresinin uzatılmasına olanak tanıyan anayasa değişikliğini onaylamadığı için Anayasa Mahkemesi'ni feshetmiş, ayrıca geçtiğimiz 26 Mayıs'ta parlamentoyu da dağıtmıştı. Ardından geçtiğimiz Kasım ayında muhalefetin boykot ettiği parlamento seçimlerini gerçekleştirmişti.
Amerikan açıklamalarının görev süresini uzatma olayına atıfta bulunması, asıl sorumluluğu başkana yüklemek ve darbeyi meşrulaştırmak içindir. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, başkanın geri dönmesi veya darbeciler ile devrik başkan arasında diyalog kurulması çağrısında bulunmamış; aksine yeni seçimlerin düzenlenmesi ve yeni bir hükümetin kurulması çağrısında bulunmuştur. Tüm bunlar darbenin arkasında Amerika'nın olduğunu teyit etmektedir.
6- Bilindiği üzere, halkının çoğunluğu Müslüman olan bir İslam beldesi olan Nijer, doğrudan bir Fransız sömürgesiydi. 1960 yılında ona şekli bir bağımsızlık verildi ancak Fransız nüfuzu her türlü biçimiyle orada kalmaya devam etti. Fransa'nın nükleer çıkarlarını güvence altına almak için hala "1500" Fransız orada ikamet etmektedir. Nijer, uranyum üretiminde dünyada üçüncü sıradadır ve uranyum üretimini Fransız şirketleri işletmektedir. Bu nedenle Nijer, Afrika'nın geri kalanında olduğu gibi, Amerika'nın kontrol altına alma ve Fransız nüfuzunu oradan uzaklaştırma hırslarının merkezindedir. Afrika'nın çoğu İslam beldesidir ve çeşitli hammaddeler ile enerji kaynakları açısından zengin doğal kaynaklara sahiptir; bu yüzden Avrupalı ve Amerikalı Batılı sömürgeci açgözlüler arasında bir çatışma alanıdır.
7- Nijer'in uranyum üretimi açısından önemi ve özellikle Fransız şirketlerinin bu kaynağı işletmesi nedeniyle, meydanın Amerika için kolayca temizlenmesi ve Fransa'nın sömürgelerini Amerika'ya hiçbir direniş göstermeden bu şekilde bırakıp terk etmesi beklenemez. Dolayısıyla önümüzdeki günler, bu Müslüman ülkede, Nijer'in geçmişte alıştığı Fransız ajanları arasındaki yerel çatışmalardan farklı olarak, sıcak bir uluslararası çatışmaya gebedir.
6 Rebiülevvel 1431 H. 20/02/2010 M.