(Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata b. Halil Ebû’r-Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Fıkhi Cevaplar Serisi)
Abdülaziz Marouany’ye
Soru:
Selamun Aleykum,
Ben Tunuslu Müslüman bir gencim, helal yoldan bir araba satın almak istiyorum. Bazıları beni, uzun süreliğine araba kiralayan ve kira sözleşmesi bittikten sonra mülkiyet imkanı tanıyan şirketlere yönlendirdi; yani iki ayrı sözleşme söz konusu... Bu caiz midir?
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
İslam’da akitler açık ve kolaydır; bir akit başka bir akitle karışmaz, bir akdin uygulanması başka bir akdin uygulanmasına bağlı değildir. Aksine akit, kendi kuruluş ve sıhhat şartlarıyla kaimdir. Bu nedenle akitlerin uygulanması, kapitalist, sosyalist veya diğer beşerî kanunlarda olduğu gibi karmaşıklığa girmeden ve problem üretmeden kolay bir şekilde gerçekleşir.
Resulullah ﷺ, birinin şöyle demesi gibi bir akit içinde iki akit olmasını yasaklamıştır: "Diğer evimi şu kadara sana satmam veya senin evini bana satman ya da kızını benimle evlendirmen şartıyla şu evimi sana sattım." Bu sahih değildir; çünkü "evimi sana sattım" sözü bir akit, "evini bana satman şartıyla" sözü ise ikinci bir akittir ve tek bir akitte birleşmişlerdir. Bu ise caiz değildir. Nitekim Ahmed, Abdurrahman b. Abdullah b. Mesud’dan, o da babasından şöyle rivayet etmiştir:
نَهَى رَسُولُ اللهِ ﷺ عَنْ صَفْقَتَيْنِ فِي صَفْقَةٍ وَاحِدَةٍ
"Resulullah ﷺ bir satış içinde iki satışı (bir akit içinde iki akdi) yasakladı." (Müsned-i Ahmed)
Burada kastedilen, bir akit içinde iki akdin bulunmasıdır.
Bu nedenle sorduğunuz mesele, bir satış içinde iki satıştır. Şöyle ki; belirli bir süre için (örneğin on yıl) kiralama akdi yapılıyor ve bu sürenin sonunda bir satış akdine dönüşüyor. Yani kiralama ve satış şeklindeki bu iki akit, araba sahibi ile kiralayan arasında tek bir sözleşmede birleşmektedir. Yukarıda zikredilen hadise binaen bu caiz değildir.
Eğer bu mesele için bir çözüm istiyorsanız, onunla arabayı taksitle satın almak üzere anlaşın. Başlangıçta bir miktar ödeme yaparsınız, sonra başlangıçta anlaştığınız satış tutarı tamamlanana kadar aylık taksitler ödersiniz. Bu durumda araba, başlangıçta anlaştığınız satın alma akdi gereğince sizin mülkünüz olur. Bu durumda akit, taksitli satış akdi olur ki bu caizdir ve bunda bir sakınca yoktur. Ancak satış bedelinin peşin veya taksitli olarak başlangıçta belirlenmesi ve akdin anlaşılan bedel üzerinden tamamlanması şarttır. Eğer belirli bir fiyat üzerinde anlaşırlarsa ve satıcı, alıcıya peşin fiyat üzerinden satıp alıcı da kabul ederse veya vadeli fiyat üzerinden satıp alıcı kabul ederse, bu sahihtir. Çünkü bu, herhangi bir fiyat üzerinden yapılan bir pazarlıktır (musaveme), satışın kendisi değildir. Pazarlık ise caizdir; zira Resulullah ﷺ pazarlık yapmıştır. Enes b. Malik’ten rivayet edildiğine göre Resulullah ﷺ bir çul ve bir kadeh satmış ve şöyle buyurmuştur:
مَنْ يَشْتَرِي هَذَا الحِلْسَ وَالقَدَحَ»، فَقَالَ رَجُلٌ: أَخَذْتُهُمَا بِدِرْهَمٍ، فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: «مَنْ يَزِيدُ عَلَى دِرْهَمٍ، مَنْ يَزِيدُ عَلَى دِرْهَمٍ؟»، فَأَعْطَاهُ رَجُلٌ دِرْهَمَيْنِ: «فَبَاعَهُمَا مِنْهُ
"Bu çul ile kadehi kim satın alır?" Bir adam: "Ben onları bir dirheme alırım" dedi. Peygamber ﷺ: "Kim bir dirhemden fazla verir? Kim bir dirhemden fazla verir?" buyurdu. Bunun üzerine başka bir adam iki dirhem verdi ve o da onları ona sattı." (Tirmizî, bu hadis için "hasen" demiştir)
Artırma usulü ile satış (müzayede), satışın üzerinde sabitleneceği herhangi bir fiyat için yapılan bir pazarlıktır. İbn Mace de Sünen’inde Süveyd b. Kays’tan şunu rivayet etmiştir: "Ben ve Mahrefe el-Abdî, Hacer’den bez getirmiştik. Resulullah ﷺ yanımıza geldi ve bizimle bir şalvar (seravil) için pazarlık yaptı. Yanımızda ücret karşılığında tartan bir tartıcı vardı. Peygamber ﷺ ona şöyle buyurdu:
يَا وَزَّانُ زِنْ وَأَرْجِحْ
"Ey tartıcı! Tart ve (karşı taraf lehine) ağır getir." (El-Albani sahih demiştir)
Böylece taksitli satış caizdir; çünkü bu, satışın hangi iki fiyattan (peşin veya vadeli) biri üzerinden yapılacağına dair bir pazarlıktır. Bu durum, malın bedeli üzerinde peşin veya vadeli olarak pazarlık yapılması, ardından akdin bunlardan belirlenmiş tek biri üzerinden icra edilmesi halindedir. Fakihlerin büyük çoğunluğu, ödemenin ertelenmesi (nesie) sebebiyle bir şeyin o günkü fiyatından daha fazlasına satılmasının caiz olduğunu belirtmişlerdir. Tavus, Hakem ve Hammad’dan şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: "Kişinin; 'sana peşin şu kadara, vadeli şu kadara satıyorum' demesinde ve birisi üzerinde karar kılıp gitmelerinde bir sakınca yoktur." İmam Ali (ra) da şöyle demiştir: "Kim biri peşin diğeri vadeli olmak üzere iki fiyat üzerinden pazarlık yaparsa, akdi bitirmeden (safkadan) önce birini belirlesin."
Sonuç olarak çözüm; arabayı kiralamanız ya da yukarıda açıklandığı şekilde taksitle satın almanızdır. Birisi diyebilir ki; "Taksitle satın almak ile tek bir akit içinde kiralayıp satın almak arasında ne fark var?" Cevap şudur: Fark büyüktür ve bu fark helal ile haram arasındaki fark kadardır. Allah Sübhanehu insanlara neyin fayda, neyin zarar vereceğini, neyin onları ıslah edip neyin ifsat edeceğini en iyi bilendir:
أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
"Yaratan bilmez mi? O, Latif'tir (en ince işleri bilir), Habîr'dir (her şeyden haberdardır)." (Mülk [67]: 14)
Hak, tabi olunmaya daha layıktır. Allah Sübhanehu doğru yola ulaştırandır.
Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû’r-Raşte
17 Rebiu’l Evvel 1438 H. 16/12/2016 M.
Emir’in Facebook sayfasındaki cevabın linki: Facebook
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevabın linki: Google Plus
Emir’in Twitter sayfasındaki cevabın linki: Twitter
Emir’in Web sitesindeki cevabın linki: Emir Web Sitesi