Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: Sahabe Temim ed-Dârî (r.anh)’ın Arazisi

August 25, 2014
4130

** (Hizb ut-Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ İbn Halil Ebû’r-Raşte’nin Facebook sayfasındaki takipçilerinden gelen sorulara verdiği cevaplar serisi - "Fıkhi")**

Soru Cevap

Sahabe Temim ed-Dârî (r.anh)’ın Arazisi

Mohamad Sukker'e

Soru:

Bizler, Seyyidimiz Muhammed (sav)’in, sahabe Temim ed-Dârî’ye El-Halil’de bugün Maskubiyye arazisi olarak bilinen bir araziyi ikta ettiğini (verdiğini) biliyoruz. Bu arazinin sınıflandırılması konusunda kafamız karıştı; bu arazi öşür arazisi mi yoksa harac arazisi midir? El-Emvâl kitabında arazinin öşür arazisi sayıldığı durumlar arasında, bir kişiye ikta edilen arazinin öşür arazisi olacağına dair bir madde bulunmamaktadır; aksine ikta işlemi hem öşür hem de harac arazilerinde gerçekleşebilir. Ancak bazı gençlerin elinde Temim ed-Dârî’nin arazisinin öşür arazisi olduğuna dair bir bilgi var. Bu sözün El-Emvâl kitabında zikredilmeyen belirli bir dayanağı var mıdır? Allah sizi ve tüm Müslümanları hayırla mükafatlandırsın. Allah sizin ve tüm Müslümanların gözlerini, yakında gerçekleşecek olan Nübüvvet metodu üzere Hilafet’in gölgesinde zafer ve güç ile aydınlatsın. (Bitti)

Cevap:

Ve Aleykümselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Doğrudur, Rasulullah (sav)’in fetihten önce Temim ed-Dârî’ye ikta ettiği arazi konusu El-Emvâl kitabında detaylandırılmamış, orada sadece öşür arazisinin türleri zikredilmiştir. Ancak bu konu, Eş-Şahsiyyet’ül İslamiyye (İslam Şahsiyeti) kitabının 2. Cildi, "Öşür, Harac ve Sulh Arazileri" babında (sayfa 235-237) çok daha net ve detaylı bir şekilde yer almıştır. Öşür arazisi türlerinin beyanında şu ifadeler geçmektedir:

“...Öşür arazisi; kendisinden çıkan ürünün zekatı olarak öşür (onda bir) veya yarım öşür (yirmide bir) alınan arazidir. Bu araziye, ürününden zekat olarak alınan öşre nispetle öşür arazisi denilmiştir.

Bu, Medine-i Münevvere ve Endonezya gibi halkı başlangıçta kendiliğinden Müslüman olan her araziyi kapsar...

Aynı şekilde halkı ister başlangıçta Müslüman olsun (Medine gibi), isterse savaşla (anvatan) fethedilmiş olsun (Mekke gibi), tüm Arap Yarımadası öşür arazisi kapsamına girer...

Müslümanların silah gücüyle fethettiği ve imamın (devlet başkanı) savaşçılar arasında paylaştırdığı her arazi de öşür arazisine dâhil edilir ve öşür arazisi olur; Hayber arazisi gibi. Veya imamın onlara bir kısmını bıraktığı araziler...

Aynı şekilde imamın, zorla fethedilen (anvatan) arazilerden insanlara ikta ettiği yerler (iktâlar) de öşür arazisine dâhil edilir ve öşür arazisi olur...

Yine imamın henüz fethedilmemiş bir araziden, Allah müminlere fethi müyesser kıldıktan sonra kendisine ikta edilen kişiye bir bağış (nefel) olmak üzere verdiği yerler de öşür arazisi sayılır. Rasulullah (sav)’in Temim ed-Dârî’ye El-Halil’deki Habra, Habrun, el-Merhun ve Aynun bölgelerini ikta etmesi buna örnektir. Zira Temim ed-Dârî, grubuyla birlikte Rasulullah (sav)’e geldiğinde, Allah buraların fethini Müslümanlara nasip ederse bu yerlerin kendisine verilmesini istemiş, Rasul de buraları ona ikta etmiştir. Bu hususta ona bir yazı yazmış ve Ömer de bu yazıya şahitlik etmiştir. Hz. Ömer zamanında buralar Allah tarafından Müslümanlara fethedilince, Temim buraları Ömer’den istemiş, Ömer de Rasulullah (sav)’in vaadine vefa göstererek buraları ona teslim etmiştir...” (Bitti)

Dolayısıyla Rasulullah (sav)’in Temim ed-Dârî (r.anh)’a ikta ettiği arazi öşür arazisidir. Bu husustaki rivayetlerde bu durum netleşmiştir: İbn Zencuye (v. 251h) El-Amvâl kitabında Zührî ve Sevr b. Yezid yoluyla Râşid b. Sa’d’dan şöyle rivayet eder: Lahm kabilesinden Temim b. Evs olan Temim ed-Dârî ayağa kalktı ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü, Filistin'de Rumlardan komşularım var; onların Habra denilen bir köyü ve Beyt-i Aynun denilen başka bir köyü var. Eğer Allah Şam'ı sana açarsa (fethi müyesser kılarsa) o ikisini bana bağışla.” Rasul (sav) şöyle buyurdu:

«هُمَا لَكَ»

“O ikisi senindir.” Temim: “Bunu benim için bir yazıya dök” dedi. Bunun üzerine Rasul (sav) şöyle yazdı:

«بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ هَذَا كِتَابٌ مِنْ مُحَمَّدٍ رَسُولِ اللَّهِ، لِتَمِيمِ بْنِ أَوْسٍ الدَّارِيِّ، أَنَّ لَهُ قَرْيَةَ حَبْرَى وَبَيْتَ عَيْنُونَ...»

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu yazı, Allah’ın Rasulü Muhammed’den Temim b. Evs ed-Dârî’ye; Habra köyü ve Beyt-i Aynun onundur...” Aynı rivayeti Ebû Ubeyd El-Emvâl’de ve Ebû Yusuf da El-Harac’da benzer şekilde nakletmiştir.

Allah’ın izniyle cevabın açık ve yeterli olduğunu umuyorum.

Kardeşiniz Atâ İbn Halil Ebû’r-Raşte

Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: https://web.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/271001003096978/?type=3&permPage=1

Emir’in web sitesindeki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3543/

Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: https://plus.google.com/u/0/100431756357007517653/posts/hSJZgRTJhnU

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın