Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Tanzanya'daki Sömürgecilerin Emelleri

April 02, 2022
3529

Soru:

Tanzanya, Afrika'nın siyasi açıdan en istikrarlı ülkelerinden biri kabul edilmekte ve SADC (Güney Afrika Kalkınma Topluluğu) içinde önemli bir rol oynamaktadır. Eski sömürgecisi İngiltere ile ilişkileri oldukça köklüdür. Ancak ülkede Amerikan ve Çin hareketliliği de gözlemleniyor. ABD ve Çin'in bu ülkedeki etkisi ne düzeydedir? Orada uluslararası bir çatışma mevcut mu? Ve SADC grubu neden kuruldu?

Cevap:

Yukarıdaki sorulara açıklık getirmek için şu hususları inceleyelim:

Birincisi: Tanzanya, Müslümanların oranının %60'ı aştığı bir İslam beldesidir. İslam bu topraklara hicri birinci yüzyılın sonlarında girmiştir. Ancak Portekiz sömürgeciliğinden başlayarak Alman ve İngiliz sömürgeciliğine kadar İslam düşmanı sömürgecilerin saldırılarına maruz kalmıştır; şimdi ise ABD müdahale yolundadır... Stratejik konumu, sömürgeci devletler nezdinde ona büyük bir önem kazandırmaktadır. Doğu sınırları Hint Okyanusu'na kıyıdır ve Afrika Büyük Göller bölgesinde yer almaktadır. Bu nedenle sömürgecilerin Afrika'nın derinliklerine nüfuz etmesi ve orayı sömürgeleştirmesi için ana kapılardan biri olmuştur. Tanzanya 1961 sonunda görünüşte bağımsızlığını kazanmış olsa da, İngiliz nüfuzu üzerindeki hakimiyetini sürdürmüştür...

İkincisi: İngiltere, sanki sömürgeciliğe karşı bir kurtuluş hareketine liderlik ediyormuş gibi görünen Julius Nyerere'yi Tanganyika devlet başkanı olarak atadı! Oysa o, bağımsızlıktan önce bölgeyi yöneten İngiliz hükümetinde bakan olarak görev yapmıştı. 1964 yılında Zanzibar, Tanganyika ile birleştirildi. Bu, Afrika'daki eski sömürgeciliğin yerine geçmeye çalışan ABD'nin karşısında durmak için İngiltere'nin çizdiği plan doğrultusunda Tanzanya Birliği'ni oluşturmak içindi. Nyerere, Tanzanya'yı 1985 yılına kadar demir yumrukla yönetti; İngiliz nüfuzunu pekiştirmek için çalıştı ve İslam ile mücadele etti. Batı'nın pek çok uşağı gibi kapitalist sistemi uygularken, devrimcilik ve sosyalizm sloganları arkasına gizlendi!

Üçüncü: Müslümanlar çoğunlukta (%60'tan fazla) olduğu için, başkanlık seçimleri yapıldığında başkanın onlardan olmaması adına anayasanın 47. maddesinin 3. fıkrasına şöyle bir şart koydular: "Başkan adayının birliğin belirli bir kesiminden (Tanganyika veya Zanzibar) olması, aynı zamanda yardımcısının ise diğer taraftan olması zorunludur." Ayrıca başkanlığın Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında dönüşümlü olması konusunda anayasal bir zorunluluk değil, bir "anlayış birliği" bulunmaktadır. 1961 sonundan 1985'e kadar en uzun süre hüküm süren Hristiyan başkan Julius Nyerere'nin ölümünden sonra, Müslüman kökenli Ali Hassan Mwinyi (1985-1995) göreve geldi. Ardından Hristiyan Benjamin William (1995-2005), sonra Müslüman kökenli Jakaya Mrisho Kikwete (2005-2015) ve ardından geçen yıl vefat eden Hristiyan John Magufuli göreve geldi. Onun ölümünün ardından, 19 Mart 2021'de Müslüman kökenli yardımcısı Samia Suluhu Hassan ülkenin cumhurbaşkanı oldu. Samia Suluhu, birlik içindeki Zanzibar hükümetinde bakandı. 2014'te Birlik İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atandı. 2015'te ise Başkan John Magufuli onu başkan yardımcısı olarak seçti. Nyerere'nin partisi olan ve ülkeyi tek başına yöneten, seçimleri her zaman yüksek oranla kazanan Chama Cha Mapinduzi (CCM) içinde pek çok kişiyi geride bıraktı. Nyerere'nin partisi, 2020'de yapılan son başkanlık seçimlerini %84,39 oranında kazandı ve adayı Magufuli ile yardımcısı Samia Hassan ikinci dönemi garantiledi. Bu durum, Tanzanya yöneticilerinin hâlâ İngiltere'ye bağlı olduğunu göstermektedir; zira ona sadık olan Nyerere'nin partisi devlete hâkim olmaya devam etmektedir... Dönüşümlü iktidar geleneğini sürdürmek adına Samia Hassan, önceki başkanın ekonomik işler yardımcısı olan Hristiyan Philip Mpango'yu başkan yardımcısı olarak atadı. Bilindiği üzere, Cumhurbaşkanı Samia Hassan Ocak 1960'ta Müslüman nüfusun yaklaşık %99 olduğu yarı özerk Zanzibar'da doğdu. Daha sonra önce Tanzanya'da kamu yönetimi okudu, ardından Birleşik Krallık'taki Manchester Üniversitesi'nden mezun oldu. Başörtüsü takarak ve sağ elinde Kur'an ile yemin etmesi, özellikle muhalefete karşı daha yumuşak bir yol izlemesiyle Müslüman halkı arasında iyi bir itibar kazandı...

Dördüncüsü: İngiltere, Tanzanya'ya hem siyasi hem de ekonomik açıdan büyük önem vermektedir:

Siyasi açıdan; Afrika'nın derinliklerine giriş kapılarından biri olması hasebiyle konumu onlar için önemlidir. İngiltere, İslam'ın yayılmasını engellemek, sömürgeciyi reddeden ve ona karşı duran Müslüman halkla savaşmak için çalışmıştır. Ayrıca Tanzanya'nın kaybedilmesi, İngiltere'nin bölgede hâlâ nüfuz sahibi olduğu Kenya, Malavi, Zambiya gibi komşu ülkelerdeki etkisini de yitirmesine neden olacaktır.

Ekonomik açıdan ise İngiltere; madencilik, imalat ve tarımsal üretim gibi sektörlerde Tanzanya'daki en büyük doğrudan yabancı yatırımcıdır. Tanzanya çayının en büyük alıcısıdır ve ihracatı, özellikle otomobil ve elektronik cihazlar ile Tanzanya pazarını domine etmektedir.

Beşincisi: Aynı şekilde ABD de Tanzanya'ya önem vermekte ve her türlü yolla oraya sızmaya, eski sömürgeciliğin yerine geçmeye çalışmaktadır. Tanzanya, ABD başkanlarının ilgi göstermek ve kendilerine çekmek için ziyaret ettiği az sayıdaki Afrika ülkesinden biridir... Oğul Bush 17 Şubat 2008'de, Obama ise 1 Temmuz 2013'te burayı ziyaret etti. Obama, 1998'de Darüsselam'daki ABD büyükelçiliği bombalamasında ölen 11 Amerikalı anısına elçilik binası önüne bir anıt dikerek temelini atmıştı...

Altıncısı: Dolayısıyla siyasi çatışmanın, varlığını sürdüren eski sömürgeci İngiltere ile İngiliz nüfuzunun yerine geçmek için Tanzanya'ya sızmaya çalışan ABD arasında olduğu söylenebilir. Her iki devlet de hedeflerine ulaşmak için habis sömürgeci yöntemlerini kullanmaktadır:

1- ABD'ye gelince; 2020 seçim sonuçlarına itirazını dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus, Başkan Magufuli'nin zaferinin ilan edilmesinin ardından 30 Ekim 2020'de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "seçim usulsüzlükleri ve silahsız sivillere karşı güç kullanımıyla ilgili güvenilir raporlardan endişe duyduğunu" belirtti ve "sorumlu bireylerden hesap soracağız" dedi... Ayrıca ABD, iktidardaki İngiliz yanlısı partinin hegemonyasını kırmak ve siyasi kaos yaratmak amacıyla muhalefetin, özellikle de Chadema partisinin taleplerini desteklemektedir... Muhalefetin hâlâ zayıf olduğu unutulmamalıdır; en büyük muhalefet partisi olan Demokrasi ve İlerleme Partisi'nin (Chadema) adayı Tundu Lissu, 2020 başkanlık seçimlerinde yalnızca %13,03 oranında oy alabilmiştir. Chadema adayı sonuçları reddederek "tarihimizde eşi benzeri görülmemiş bir sahtekarlığa tanık olundu" demiştir. Ayrıca ABD, ayrılıkçı çağrıları, özellikle Zanzibar bölgesinin Tanganyika'dan ayrılması çağrısını kullanmaktadır... Dahası, Tanzanya'daki yönetimi etkilemek için IMF'yi bir araç olarak kullanmaktadır!

2- İngiltere'ye gelince; ABD'nin Tanzanya'da istismar etmeye çalıştığı kapıları kapatmak için siyasi kurnazlık yöntemiyle hareket etmektedir. Bir yandan ABD'ye katılıyormuş gibi görünmekte, diğer yandan farklı bir politika izlemektedir:

a- Seçimler konusunda İngiltere, her yöne çekilebilecek bir açıklama yaptı. İngiltere'nin Afrika İşlerinden Sorumlu Bakanı James Duddridge, 30 Ekim 2020'de Twitter hesabından "Birleşik Krallık, usulsüzlük haberlerinden endişe duyuyor" diyerek "şeffaf bir soruşturma" çağrısında bulundu ve siyasi tarafları "barışçıl bir çözüm bulmaya" teşvik etti. Böylece ABD'yi memnun etti ancak seçim sonuçlarına itiraz etmedi ve ABD gibi "seçim usulsüzlüklerine dair güvenilir raporlar var" veya "sorumlulardan hesap sorulsun" demedi!

b- Muhalefet konusunda ise; Tanzanya'daki yarı özerk Zanzibar bölgesinin bağımsızlığını savunan İslami bir grubun liderleri terör suçlamalarından aklandı. (UAMSHO olarak bilinen "Hizbu'l-Maşid ve'd-Da've el-İslamiye" adlı sivil toplum grubunun kıdemli liderleri, sekiz yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Farid Hadi ve Mselem Ali Mselem Salı gecesi serbest bırakıldı. Savcılık Direktörü Sylvester Mwakitalu, gazetecilere yaptığı açıklamada tüm suçlamaların düştüğünü doğruladı... 16 Haziran 2021 apnews.com). Ayrıca son haftalarda yasaklı olan bazı Svahili gazetelerinin yayın hayatına dönmesine izin verildi. Ardından Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan, aralarında Chadema üyelerinin de bulunduğu birçok düşünce suçlusu için af çıkardı.

c- IMF meselesine gelince; Cumhurbaşkanı Ali Hassan Mwinyi döneminde IMF, paranın değerini düşürmek, fiyatları artırmak ve ücretleri dondurmak gibi halkın acılarını artıran şartlar dayatmaya çalıştığı için ülkeden "kovulmuş" olmasına rağmen, IMF koronavirüs salgınının etkilerini kullanarak Tanzanya'ya 567 milyon dolarlık kredi teklif etti. IMF, "koronavirüs salgını turizm sektörünün çökmesine neden oldu ve büyük bir finansman ihtiyacını artırdı" dedi (Bloomberg 8 Eylül 2021). Tanzanya hükümeti, salgının varlığını tam olarak tanımamasına ve önlem protokolleri dayatmamasına rağmen, İngiliz yaklaşımıyla uyumlu olarak ABD ile çatışmamak ve IMF ile ilişkileri iyileştirmek adına bu krediyi almayı kabul etti!

d- En önemlisi de, 17 Ağustos 1992'de, 1 Nisan 1980'de Botsvana'da dokuz üye ülke (Angola, Botsvana, Lesoto, Malavi, Mozambik, Esvatini, Tanzanya, Zambiya ve Zimbabve) tarafından kurulan Güney Afrika Kalkınma Koordinasyon Konferansı'nın yerine kurulan Güney Afrika Kalkınma Topluluğu'nun (SADC) oluşturulmasıdır. Güney Afrika, Namibya, Mauritius, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Madagaskar ve Seyşeller'in katılımıyla üye sayısı 15'e çıkmıştır. İngiltere bu grubu, bölgedeki nüfuzunu korumak ve Amerikan nüfuzunun grup ülkelerine müdahalesini engellemek için kurmuştur. Nitekim Amerikan petrol şirketi Anadarko, 2010 yılında Mozambik'in kuzeyindeki Müslümanların yaşadığı Cabo Delgado eyaleti açıklarındaki Rovuma havzasında büyük bir doğalgaz rezervi keşfettiğinde bu durum belirginleşti... Bu rezerv 2017 yılında teyit edildi. Financial Times'da 2017'de yayınlanan bir makaleye göre: "Gaz, bitişik iki blokta keşfedildi ve her birinde yaklaşık 75 trilyon fit küp kanıtlanmış rezerv var; bu da uzmanlara göre İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya'ya 20 yıldan fazla yetecek kadar." Gaz keşfedilip 2017'de kesinleşince İngiltere, ABD'nin Mozambik'e müdahale etme niyetini fark etti. Özellikle bölgede "Ensar'us Sunna ve'l Cemaat" adlı yerel bir grubun liderliğinde artan "isyan" hareketleri buna eşlik ediyordu. Ardından ABD'ye bağlı Ruanda, Mozambik'e bu "isyana" karşı yardım teklif etti ve onu cezbetti, Mozambik de bunu kabul etti... 9 Temmuz 2021'de Ruanda, Mozambik'in talebi üzerine kuzeydeki Cabo Delgado eyaletinde uzun süredir devam eden İslami isyanın bastırılmasına yardımcı olmak için 1000 asker konuşlandırdı... Ruanda ABD'ye bağlı olmasına rağmen Mozambik, Ruanda'dan yardım istemeyi tercih etti!

Yedincisi: İngiltere bunu fark edince, üyesi olan Mozambik'teki durumu toparlamak için SADC grubunu harekete geçirdi:

1- "Güney Afrika Kalkınma Topluluğu liderleri zirve sırasında, Mozambik'in kuzeyindeki Cabo Delgado eyaletine konuşlandırılmak üzere SADC Yedek Gücü'nü devreye sokma taahhütleri ve sağladıkları mali destek nedeniyle üye devletleri övdü." 21 Ağustos 2021 africa.sis.gov.eg

2- ABD yanlısı Ruanda, SADC üyesi olmadığı halde Mozambik'in kuzeyine bin asker gönderdiğinde, bazı SADC üyeleri buna itiraz etti: "Ruanda birliklerinin konuşlandırılması, Ruanda'nın katılımının SADC kontrolü altında olmaması nedeniyle bazı SADC üyelerini öfkelendirdi..." SADC üyesi olmayan Ruanda'nın Mozambik'e yardım etme gerekçesinin bir "felaket reçetesi" olduğunu savunarak protesto ettiler...

22 Temmuz 2021 defense-network.com

Böylece, ABD'nin Ruanda yardımıyla müdahale etme girişimlerini anlayan İngiltere, Ruanda'nın orada yalnız kalmaması için SADC organizasyonu üzerinden Mozambik'e derhal askeri yardım gönderdi.

3- Bloomberg sitesinin raporuna göre, Güney Afrika Dışişleri Bakanı G7 toplantısında şunları söyledi: "Fransa, AB ve ABD Dışişleri Bakanı ile görüşme fırsatım oldu ve onlara görüşümüzün bu konuya Güney Afrika Kalkınma Topluluğu'nun (SADC) liderlik etmesi gerektiğini açıkça belirttim." 13 Ağustos 2021 bloomberg.com

4- Son olarak grup, 18 Ocak 2022'de Malavi'de, yaklaşık 30 milyon nüfuslu ve %20'si Müslüman olan Mozambik'in doğalgaz zengini Cabo Delgado eyaletinin ekonomik ve sosyal yeniden inşasını desteklemek için bir konferans düzenledi. Bu bölgenin yer altında yaklaşık 75 trilyon metreküp gaz olduğu tahmin ediliyor. Konferans, Mozambik'e desteği ve silahlı hareketlerin aktif olduğu bu eyalette barış, güvenlik ve ekonomik toparlanma önlemlerini onayladı. Mozambik'teki terör ve aşırılıkçılarla mücadeleye devam etme sözü verdi. SADC Başkanı olan Malavi Devlet Başkanı Lazarus Chakwera şunları söyledi: "Topluluğun, Mozambik'in Cabo Delgado bölgesinin istikrarlı ve güvenli kalmasını sağlama taahhüdü tamdır; zirve, SADC'nin Mozambik'teki terörle mücadele misyonunu gözden geçirmek için bir fırsat sundu." 18 Ocak 2022.

Sekizincisi: Çin'in çabalarına gelince; şu ana kadar siyasi nüfuz elde etmekten ziyade ekonomik nüfuz daha ağır basmaktadır. Çin ile ekonomik yakınlaşma, ABD'yi rahatsız etmek içindir. Bu durum düşünüldüğünde, Tanzanya'nın ekonomik koşulları hafifletmek ve IMF'nin yani ABD'nin üzerindeki baskısından kurtulmak için Çin ile ekonomik ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığı ve tüm bunların İngiltere'nin yönlendirmesiyle yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle Tanzanya, Çin ile projeleri finanse etmek üzere ekonomik ve teknik iş birliği anlaşmaları imzaladı. 10 milyar dolarlık yeni liman inşaatı, 30 milyar dolarlık sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisi ve 3 milyar dolarlık demir ve kömür madeni projesi gibi on milyarlarca dolarlık projelerin finansmanı için görüşmeler sürdürülmektedir. Xi Jinping ile Samia Hassan arasında 22 Haziran 2021'de yapılan telefon görüşmesinde Xi şunları söyledi: "Çin, Tanzanya'nın kalkınma stratejileriyle uyumlu olarak Çin-Afrika İş Birliği Forumu Pekin Zirvesi kararlarını uygulamaya ve tarım, ulaşım, iletişim, turizm ve enerji gibi alanlarda iş birliğini genişletmeye hazırdır." Samia Hassan ise "Tanzanya'nın Kuşak ve Yol girişimini etkili bir şekilde ilerletmek için Çin ile çalışmaya hazır olduğunu, Pekin Zirvesi sonuçlarını ciddiyetle uygulayacağını ve Çin-Afrika ilişkilerinin yeni gelişimini teşvik edeceğini" belirtti. (Çin CGTN sayfası, 22 Haziran 2021).

Dokuzuncusu: Buradan anlaşılan odur ki; kararlar kendisine bağlı rejimlerin desteklenmesi ve İngiliz nüfuzunun güçlendirilmesi yönünde çıktığı için İngiltere hâlâ SADC üzerinde kontrol sahibidir. Buna dayanarak, İngiltere'nin Tanzanya ve SADC üzerinde baskın güç olduğu, ABD'nin Mozambik'e sızma girişimlerinin ise başarı ile başarısızlık arasında gidip geldiği ve henüz istikrar kazanmadığı söylenebilir.

Bu etkenler nedeniyle Tanzanya ve Mozambik, SADC ve üyeleri üzerinde nüfuz sahibi olan İngiltere ile İngiltere'nin yerine kendi nüfuzunu yaymak isteyen ABD arasında uluslararası bir çatışmaya adaydır. Bu Afrika ülkelerini krizlerinden ve sömürgeciliğin pençelerinden kurtaracak olan tek şey, âlemlere rahmet olan İslam'ın hükmüdür.

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ

"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya [21]: 107)

1 Ramazan 1443 H. 02/04/2022 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın