Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Kredi Kartları Hakkında Soruya Cevap

March 29, 2018
4630

(Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata Bin Halil Ebu el-Raşte'nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi - Fıkhi)

Soru Cevabı
Kredi Kartları

Ahmed bin Hüseyin’e

Soru:

Hürmet ve saygılarımla değerli Şeyhimiz.

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Sorum şu: Taksitle bazı eşyalar satın almak istedim ancak bir şüpheyle karşılaştım. Ödemede gecikme olması durumunda, posta hesabına girdiklerinde aylık taksit miktarını bulamazlarsa küçük bir meblağ kesiyorlar.

Örneğin, her ayın başında kararlaştırılan normal taksit tutarının kesilmesi gerekirken, eğer ayın 2'sinde veya 3'ünde hesaba girip parayı bulamazlarsa küçük bir miktar (iki veya üç dolar) kesiliyor. Bu işlem otomatik olarak yapılıyor ve günde birden fazla kez tekrarlanabiliyor.

Şunu belirtmeliyim ki; taksitli satış sözleşmesinin maddelerini incelediğimde bu şart orada yer almıyor, ancak ödemede gecikme olduğunda otomatik olarak gerçekleşiyor. Bu otomatik kesinti ihtimali varken bu sözleşmeyi yapmam ve eşyalarımı almam caiz midir?

Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh

Kardeşim, soru bende biraz karışıklığa yol açtı. Taksitle satın almak istediğini söylüyorsun ve ekliyorsun: "Posta hesabıma girdiklerinde aylık paylarını bulamazlarsa bir miktar kesiyorlar..." Bu durum tam açık değil. Benim bildiğim ve daha önce bana sorulan husus şudur: Bazı insanlar banka hesabı açar ve bankadan bir kart alır. Bu kartla anlaşmalı ticari mağazalardan alışveriş yapar. Satıcı, satılan malın bedelini müşterinin bankadaki hesabından alır. Eğer hesapta para varsa, alışveriş bedeli ona ödenir. Eğer hesapta bu miktar yoksa, banka bunu satıcıya öder ancak bunun karşılığında hesap sahibinden belirli bir miktar alır. Eğer kastedilen buysa, bankanın hesap sahibine verdiği bu kart "kredi kartı" (credit card) kapsamına girer. Daha önce 11/07/2006 tarihinde benzer bir soru sorulmuş ve şu şekilde cevap verilmişti:

"Kredi kartları çeşitlidir:

  • Bir türünde, kart sahibinin kartı veren bankada belirli bir miktar bakiyesi olan hesabı bulunur. Kart sahibi, birçok ülkedeki katılımcı ticari mağazalardan hesabındaki tutarı aşmayacak şekilde bu kartla alışveriş yapar. Kart sahibi bu mağazalardan ödeme yapmadan satın alır; sadece kartı ibraz eder ve alışveriş tutarındaki belgeleri imzalar. Ardından ticari mağaza, alışveriş bedelini kart sahibinin bankadaki hesabından tahsil eder. Yani banka, alışveriş bedelini kart sahibinin (alıcının) hesabından satıcıya öder.

Bu tür kartlar caizdir ve mahiyeti (havale ve vekalet)dir. Alıcı, satıcıyı kartı veren bankaya havale eder; bu banka da alıcının vekili olarak alışveriş bedelini alıcının bankadaki hesabından satıcıya öder. Bankanın, alışveriş bedelini satıcıya ödemesi karşılığında alıcıdan (kart sahibinden) aldığı miktar "vekalet ücreti" kapsamındadır.

Ancak bu kart sahiplerinin, bedelini ödemeden altın ve gümüş satın almaları ve satıcıyı bedeli tahsil etmesi için bankaya havale etmeleri haramdır. Çünkü altın ve gümüş satışının sahih olması için peşin teslimat (kabz) şarttır, aksi takdirde faiz (riba) olur.

الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ... مِثْلاً بِمِثْلٍ سَوَاءً بِسَوَاءٍ يَدًا بِيَدٍ

"Altın altınla, gümüş gümüşle... misli misline, eşit miktarda ve peşin (yeda bi-yed) satılır." (Müslim)

Bu tür alışverişlerde bedelin bankaya havale edilmesi, hadiste geçen:

هَاءَ وَهَاءَ

"Al ve ver" (Buhari)

şeklindeki anında teslimleşme şartını bozmaktadır.

Bütün bunlar, bankanın kurucuları arasında sahih bir sözleşme bulunan özel bir kurum veya devlete ait olması durumunda bu tür kartların caiz olduğu anlamına gelir.

  • İkinci tür kartlar ise bankanın, müşterilerine hesaplarında alışverişlerini karşılayacak yeterli bakiye olmaksızın verdiği kartlardır. Kart sahibi katılımcı ticari mağazalardan alışveriş yapar, belgeleri imzalar, satıcı bedeli kartı veren bankadan tahsil eder. Banka ise bu tutarları, belirli taksitlerle geri ödeme düzenine göre, üzerine ek bir fazlalık koyarak kart sahibine borç kaydeder.

Bu kartların mahiyeti, bankanın ticari mağazalar önünde alıcıya kefil olmasıdır. Yani banka alıcıya garanti verir, ticari mağazalar da bankanın garantisiyle kart sahibine satış yapar. Kartı veren banka alışveriş bedelini öder; dolayısıyla kart, bankadan bir garanti belgesidir. Burada banka (kefil/dâmin), kart sahibi alıcı (lehine kefil olunan/medmûnu anhu), satıcı mağaza (kendisine karşı kefil olunan/medmûnu lehu) ve alışveriş bedeli de (borç/vacip hak) konumundadır.

Ancak bu kefalet (daman), şer’i şartları karşılamamaktadır. Çünkü İslam'da kefalet, vacip bir hakkın ödenmesi için zimmetin zimmete eklenmesidir ve bir bedel karşılığında yapılamaz (muavaza olmaz). Kefil, borçlunun zimmetindeki hakkı, bir bedel almaksızın alacaklıya öder. Oysa banka, alışveriş bedelini bir bedel (ücret/faiz) karşılığında ödemektedir. Bu nedenle, bu yönüyle bu kartlar şer’en caiz değildir. Ayrıca banka, alışveriş bedelini alıcıya borç olarak kaydetmekte ve bunu bir fazlalıkla, yani faizle tahsil etmektedir; bu yönüyle de şer’en caiz değildir." (Bitti)

Eğer sorunda kastettiğin buysa, yukarıdaki cevap yeterlidir. Eğer kastın bu değilse, cevabını değerlendirmemiz için sorunu yeterli açıklıkla tekrar sor inşaAllah.

Kardeşiniz Ata Bin Halil Ebu el-Raşte

10 Recep 1439 H. 28/03/2018 M.

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook

Emir’in (Allah onu korusun) Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus

Emir’in (Allah onu korusun) Twitter sayfasındaki cevap linki: Twitter

Emir’in (Allah onu korusun) web sitesindeki cevap linki: Web

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın