Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Burkina Faso ve Son Zamanlarda Hız Kazanan Darbeler

February 08, 2023
1916

Soru-Cevap

Soru: El-Cezire'nin 04.02.2023 tarihinde internet sitesinde yayınladığı habere göre, Burkina Faso askeri meclis lideri İbrahim Traoré, "ülkesinin Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesmeyeceğini" vurguladı. Bunu, Burkina Faso geçiş yönetimi sözcüsünün 21.01.2023 tarihinde yaptığı şu açıklamayla nasıl anlayabiliriz: "Burkina Faso hükümeti, kendi kuvvetlerinin savunmayı üstlenmesi arzusuyla, Fransız kuvvetlerinin Vagadugu topraklarında bulunmasına izin veren askeri anlaşmayı sona erdirmeye karar vermiş ve Fransız kuvvetlerinin bir ay içinde ayrılmasını talep etmiştir"? Ayrıca, geçiş yönetimi neden bu kararı aldı? Bilindiği üzere geçiş yönetimi, bir darbe üzerine yapılan başka bir darbe sonrası ilan edilmişti. Peki, bu darbenin arkasında kim vardı? Tüm bunların uluslararası çatışma ile ilgisi nedir? Burkina Faso bir İslam ülkesi midir ve oradaki Müslümanların oranı nedir?

Cevap: Burkina Faso'nun durumunu ve son zamanlarda hız kazanan darbeleri inceleyeceğiz, ancak öncelikle bir İslam ülkesi olmasıyla başlayalım:

1- Burkina Faso, Batı Afrika'da yer alan bir İslam ülkesidir. 2006 sayımına göre nüfusunun %60,5'inden fazlası Müslüman, yaklaşık %23'ü Hristiyan ve geri kalanı diğer yerel inançlara mensuptur. Mali İmparatorluğu'nun parçalanmasından sonra kurulan İslami krallıkların bir parçasıydı. Sonunda, Afrika'daki ilerleyişi sırasında (H. 1314 / M. 1896) tarihli bir anlaşmayla Fransız sömürgeciliğine boyun eğdi. Önce Yukarı Senegal sömürgesine bağlandı, ardından (H. 1335 / M. 1916) yılında Yukarı Volta adıyla ayrı bir sömürge haline geldi. Yukarı Volta'daki Müslümanlar bağımsızlıklarını kazanmak için girişimlerde bulunduğunda, toprakları Fildişi Sahili, Mali ve Nijer arasında paylaştırılarak (parçalandı). (H. 1385 / M. 1947) yılında Yukarı Volta, toprak bütünlüğünü tek bir sömürge olarak yeniden kazandı ve (H. 1380 / M. 1960) yılında bağımsızlığını ilan etti. 4 Ağustos 1984 tarihinde Başkan Thomas Sankara, ülkenin adını, ülkenin iki ana dilinden gelen ve "Dürüst (Temiz) İnsanlar Ülkesi" anlamına gelen "Burkina Faso" olarak değiştirdi: Mooré dilinde (Burkina, yani dürüst veya temiz insanlar) ve Dioula dilinde (Faso, yani babanın evi veya ülke).

Yüzölçümü 274.200 km², nüfusu 21.510.181'dir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Vagadugu şehri ülkenin en önemli şehri ve başkentidir.

2- Geçen yılın başlarında arkasında Fransa'nın olduğu bir darbe gerçekleşmişti. 24.01.2022 tarihinde Burkina Faso'da meydana gelen bu darbe hakkında 30.01.2022'de bir soru-cevap yayınlamıştık. Orada bu darbenin ve lideri Damiba'nın arkasında Fransa'nın olduğunu açıklamıştık. Şöyle demiştik: ("Darbe lideri Damiba'nın bu geçmişi, genel olarak Fransa'nın ve ordusunun hakim olduğu bir ülke olması, darbeye sunduğu zayıf gerekçeler ve Fransa'nın darbeden rahatsız olmadığını aksine memnuniyet duyduğunu gösteren belirtiler... tüm bunlar bu darbeyi Fransa'nın desteğiyle gerçekleştirdiğini doğrulamaktadır"... Bu yüzden Amerika bu darbeye karşı çıkmıştı). Oradaki insanlar daha sonra, eski ve kalıcı sömürgeci Fransa'nın bu darbenin arkasında olduğunu fark ettiler.

3- Yaklaşık dokuz ay sonra darbe içinde darbe oldu! 30 Eylül 2022 Cuma akşamı Burkina Faso'da bir darbe yapıldığı, önceki darbe lideri ve Askeri Meclis Başkanı Paul-Henri Damiba'nın devrildiği ve yeni darbe lideri İbrahim Traoré'nin atandığı duyuruldu. Damiba'nın bir Fransız askeri üssüne kaçtığı haberleri yayılınca, Fransa'nın büyükelçiliği, konsolosluğu, okulları ve merkezlerine yönelik protestolar ve saldırılar gerçekleşti. Ülkenin kuzeyindeki Kaya bölgesinde militanlarla mücadele birimi komutanı olan yeni darbe lideri İbrahim Traoré, devlet televizyonunda bir askeri tarafından okunan bildiride şunları söyledi: "Ocak ayında Damiba'nın iktidarı ele geçirmesine yardım eden bir grup subay, militan isyanına karşı koymadaki yetersizliği nedeniyle liderlerini görevden almaya karar verdi." Bu, darbecilerin birkaç ay önce eski Cumhurbaşkanı Roch Kaboré'yi devirmek için kullandıkları gerekçenin aynısıydı. Bildiride şunlar kaydedildi: ("Damiba, subayların orduyu yeniden yapılandırma önerilerini reddetti ve bunun yerine eski rejimin düşmesine neden olan askeri yapıyı sürdürdü. Damiba'nın eylemleri, hırslarının başlangıçta yola çıktığımız hedeflerden uzaklaştığına bizi yavaş yavaş ikna etti. Bugün Damiba'yı devirmeye karar verdik"). Bildiri şöyle devam etti: ("Yeni bir geçiş tüzüğünün kabul edilmesi ve sivil veya başka bir askeri başkanın atanması için yakında ulusal paydaşlar davet edilecektir. Anayasa askıya alınmış, geçiş tüzüğü iptal edilmiş, sınırlar süresiz olarak kapatılmış, tüm siyasi ve sivil toplum faaliyetleri askıya alınmıştır"... El-Ghad, 02.10.2022). Bu sözler, darbeyi gerçekleştiren askerlerin, eski darbe lideri Paul-Henri Damiba'nın siyasi eğilimlerinden memnun olmadıklarını ve başka bir siyasi eğilime sahip olduklarını göstermektedir. Bu da Damiba'nın, yeni darbecilerden farklı bir politika izlediği anlamına gelir.

4- Son darbe gerçekleştiğinde Fransız kurumlarına yönelik saldırıların olması bunu doğrulamaktadır. Zira yeni darbe lideri İbrahim Traoré, Damiba'nın bir Fransız askeri üssüne sığındığını belirtmişti. Bu açıklamadan sonra Fransız kurumlarına saldırılar yapılmış ve bazıları ateşe verilmiştir. Fransa bu saldırılara karşı duyduğu derin rahatsızlığı dile getirmiştir. Haberlere göre, Damiba'nın bir Fransız askeri üssüne sığındığı haberlerinin ardından 01.10.2022 Cumartesi akşamı öfkeli protestocular Vagadugu'daki Fransız Büyükelçiliği ve Konsolosluğu binalarını ateşe verdi. Oysa Vagadugu'daki Fransız Büyükelçiliği bunu yalanlamıştı. Elçilik çevresindeki insanlar Fransa aleyhine sloganlar atıyor ve yeni darbe liderini destekliyorlardı; Fransız binalarındaki yangın görüntüleri sosyal medyada yayıldı. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Anne-Claire Legendre şunları söyledi: ("Vagadugu'daki büyükelçiliğimizin hedef alınmasını en sert şekilde kınıyoruz. Vatandaşlarımızın güvenliği, üzerinde pazarlık yapılamayacak bir önceliktir."... France24, 01.10.2022). Başkent Vagadugu'da, çoğu Afrika Sahel bölgesinde "terörle mücadele" bahanesiyle bulunan yüzlerce Fransız askerinin yer aldığı önemli bir Fransız askeri üssü bulunmaktadır. Dolayısıyla bu darbe, ülkedeki Fransız varlığını hedef almıştır ve yaşanan her şey darbenin Fransa'ya karşı yapıldığını göstermektedir.

5- Buna ek olarak Avrupa Birliği, yetki devriyle ilgili anlaşmaya sadık kalınması bahanesiyle darbeye karşıtlığını göstermiştir. AB Dış İlişkiler Sorumlusu Josep Borrell şöyle demiştir: ("Avrupa Birliği ayrıca ülkedeki güvenlik ve insani durumun kötüleşmesinden üzüntü duymaktadır"... France24, 01.10.2022). Bu sözlerle Burkina Faso'daki Fransız kurumlarını hedef alan saldırılara işaret etmektedir. AB yetkilisi, Fransa adına darbeye karşı olduğunu ilan etmektedir çünkü Avrupa Birliği için Fransa'nın Afrika'daki çıkarları önemlidir; Fransa'nın oradaki nüfuzu, AB nüfuzunun bir parçası olarak kabul edilir ve ekonomik ile siyasi gücünü pekiştirir.

6- Amerikan pozisyonuna gelince, darbenin karşısında olmadığı, aksine zımnen desteklediği ve olayı "darbe" olarak nitelendirmediği görülmektedir. Zira "Amerika Birleşik Devletleri ilgili tarafları sükunete ve itidale davet etmiştir"... France24, 01.10.2022). Bu ifade, darbeye karşı olmadığını göstermektedir. Fransız ajansının Amerikan pozisyonunu bu kadar kısa bir şekilde aktarması, Fransızların Amerikan tutumundan duyduğu rahatsızlığı ve bu darbenin arkasında Amerika'nın olduğunu anladıklarını göstermektedir. Özellikle Burkina Faso'nun önceki askeri meclis başkanı Fransa'nın bir ajanı iken, Amerika ona karşı yapılan bu son darbeyi kınamamıştır. Oysa yılın başında yaptığı darbeyi zımnen kınamış, memnuniyetsizliğini belirtmiş ve ondan anayasaya saygı duyarak kendi ajanı olan eski Cumhurbaşkanı Kaboré'yi göreve iade etmesini istemişti. Bu nedenle İbrahim Traoré liderliğindeki bu darbenin Amerikan yapımı olması muhtemeldir.

7- Sonuç olarak, Burkina Faso geçiş yönetimi sözcüsü 21.01.2023 tarihinde resmi televizyondan yaptığı açıklamada; "Burkina Faso hükümeti, Fransız kuvvetlerinin Vagadugu topraklarında bulunmasına izin veren askeri anlaşmayı, kendi kuvvetlerinin savunmayı üstlenmesi arzusuyla sona erdirmeye karar vermiş ve Fransız kuvvetlerinin bir ay içinde ayrılmasını talep etmiştir" dedi. Resmi Burkina Faso radyosu RTP: "Fransa'nın birliklerini ülkeden çekmesi için bir ayı var" dedi. Kararın açıklanmasından birkaç gün önce, başkent Vagadugu'da göstericiler sokaklara dökülerek Fransız büyükelçisinin sınır dışı edilmesini ve Fransız askeri üssünün kapatılmasını talep ettiler. Geçiş dönemi başkanı, onlara bir ülke ile (ismini vermeden) ilişkileri düzenleyerek bir şeyler yapacağına dair söz verdi. Bilindiği üzere, 30 Eylül'deki darbeden bu yana Fransız varlığına karşı protestolar tekrarlanmakta ve Fransızların kovulması ile üslerinin kapatılması talep edilmektedir.

8- Bunun üzerine Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Salı günü (24.01.2023) Burkina Faso'daki iktidardaki askeri meclisten Fransız birliklerinin ülkeden çekilmesi talebini aldığını, talep edilen bir aylık süreye uyacaklarını ve Fransa'nın bu talebi yerine getirerek anlaşma şartlarına saygı duyacağını" belirtti (France24 resmi sayfası, 25.01.2023). Fransa Cumhurbaşkanı büyük bir belirsizlik olduğunu iddia ederek açıklamalar beklediğini söyledi. Bu nedenle Burkina Faso'dan Fransa'ya durumu açıklayan birkaç teyit ve mesaj gönderildi. Burkina Faso hükümeti adına sözcü Jean-Emmanuel Ouedraogo 23.01.2023 tarihinde şu cevabı verdi: ("Anlaşmayı sona erdiriyoruz, ancak bu Burkina Faso ile Fransa arasındaki diplomatik ilişkilerin sonu değildir. Fransız askeri varlığının sona erdirilmesi doğaldır ve anlaşma şartlarında öngörülmüştür; şu anda talebi daha net hale getirmenin başka bir yolunu görmüyoruz"). (AFP, Al-Araby Al-Jadeed, 25.01.2023).

9- Geçiş yönetimi lideri İbrahim Traoré'nin, askeri varlığı sona erdirme ihtarına rağmen ülkesinin Fransa ile diplomatik ilişkileri kesmeyeceğine dair açıklaması ise şöyle anlaşılabilir: Fransa'nın nüfuzu onlarca yıla yayılmıştır ve Burkina Faso içinde Fransa'nın yardımcıları bulunmaktadır. Mevcut yönetim, diplomatik ilişkileri keserek siyasi bir kışkırtmaya girmeden sadece Fransız askeri gücünü uzaklaştırmaya odaklanmaktadır. Fransa'nın bunu fark edip, Amerikan maddi yardımıyla mevcut yönetim tarafından zorlanmadıkça askeri çekilme konusunda ayak diremesi de ihtimal dışı değildir.

10- Böylece Burkina Faso ve diğer İslam beldelerinde darbe sarmalı devam etmektedir. Ancak bu darbeler, durumun daha iyiye gitmesi, sömürgeciye karşı gerçek bir devrim yapılması, onun kökten sökülüp atılması ve ülkenin onun pençelerinden temizlenmesi için değildir. Aksine bu, bir sömürgeci devletin ajanlarının yüzlerinin başka bir sömürgeci devletinkilerle değiştirilmesinden ibarettir ve uluslararası çatışmanın bir sonucudur. Gerçek değişim, ümmetin fikrine dayanmalı, bu fikir temelinde bütünleşik bir devlet inşa edilmeli ve kaynağını Allah'ın Kitabı ile Resulü'nün ﷺ sünnetinden alan, akidesinden fışkıran bir anayasaya sahip olmalıdır.

وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَاناً لِّكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَى لِلْمُسْلِمِينَ

"Biz bu Kitabı sana her şeyi açıklayan, bir hidayet, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik." (Nahl [16]: 89)

Biz, El-Kaviyy ve El-Aziz olan Allah'tan, Müslüman topraklarının tek bir devlette, Hilafet-i Raşide'de yeniden birleşmesini niyaz ediyoruz. Öyle ki İslam ve Müslümanlar izzet bulsun, küfür ve kâfirler zelil olsun ve İslam, azizin izzetiyle ya da zelilin zilletiyle yeryüzünün her köşesine yayılsın. Bu Allah'ın izniyle gerçekleşecektir. Ahmed Müsned'inde Temim ed-Darî'den rivayet etmiştir; dedi ki: Resulullah'ı ﷺ şöyle buyururken işittim:

لَيبلُغَنَّ هَذَا الْأَمْرُ مَا بلَغَ اللَّيْلُ وَالنهَارُ وَلَا يَتْرُكُ اللَّهُ بيْتَ مَدَرٍ وَلَا وَبَرٍ إِلَّا أَدْخَلَهُ اللَّهُ هَذَا الدِّينَ بِعِزِّ عَزِيزٍ أَوْ بِذُلِّ ذَلِيلٍ عِزّاً يُعِزُّ اللَّهُ بِهِ الْإِسْلَامَ وَذُلّاً يُذِلُّ اللَّهُ بِهِ الْكُفْرَ

"Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu din ulaşacaktır. Allah, ne bir kerpiç evi ne de bir çadırı bırakmadan, aziz olanı aziz kılıp zelil olanı zelil ederek bu dini her eve sokacaktır. Allah bu dinle İslam’ı aziz kılacak, küfrü ise zelil edecektir."

Hâkim de Müstedrek'te şu lafızla rivayet etmiştir: Mikdad bin Esved el-Kindî (ra)'ı şöyle buyururken işittim: Resulullah ﷺ buyurdu ki:

لَا يَبْقَى عَلَى ظَهْرِ الْأَرْضِ مِنْ بَيْتِ مَدَرٍ وَلَا وَبَرٍ إِلَّا أَدْخَلَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ كَلِمَةَ الْإِسْلَامِ بِعِزِّ عَزِيزٍ، أَوْ بِذُلِّ ذَلِيلٍ، يُعِزَّهُمُ اللَّهُ فَيَجْعELهُمْ مِنْ أَهْلِهَا، أَوْ يُذِلُّهُمْ فَلَا يَدِينُوا لَهَا

"Yeryüzünde ne bir kerpiç ev ne de bir çadır kalacaktır ki, Allah aziz olanı aziz kılıp zelil olanı zelil ederek oraya İslam kelimesini sokmasın. Ya Allah onları aziz kılacak ve onları bu dinden yapacaktır ya da onları zelil kılacaktır da onlar bu dine boyun eğmek zorunda kalacaklardır." Hâkim dedi ki: Bu hadis Şeyhayn'ın (Buhari ve Müslim) şartlarına göre sahihtir, ancak onlar tahric etmemişlerdir.

16 Recep 1444 H. 07.02.2023 M.

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın