Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: Tüccarın Sahip Olmadığı Bir Malı Satması Haramdır

May 26, 2023
2586

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Alim Ata bin Halil Ebu el-Raşta’nın Facebook Sayfası "Fıkhi" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi

Soru-Cevap

Tüccarın Sahip Olmadığı Bir Malı Satması Haramdır

Walid Elmi ve Wafaa Muhtasib’e

Soru: Walid Elmi

Şeyhimiz, bankanın sahip olmadığı bir şeyi satması bankaya mı haramdır yoksa alıcıya da mı?

Soru: Wafaa Muhtasib

Bir tüccarın elinde mal bulunmadığı halde, başka bir tüccardan o malı sipariş edip alıcıya satması, "sahip olmadığı şeyi satmak" (bey'u mâ lâ yemlik) sayılır mı?

Cevap:

Her iki sorunuz da aynı konu hakkındadır, cevap şöyledir:

Tüccarın sahip olmadığı bir malı satması haramdır, yani bu akit batıldır. Eğer alıcı, sözleşme konusu olan malın tüccarın mülkiyetinde olmadığını, aksine tüccarın gidip onu piyasadan alıp kendisine getireceğini biliyorsa, hem satıcı hem de alıcı günaha girer... Bunu İslam Şahsiyeti 2. Cilt - Yanında Olmayan Şeyin Satışı Caiz Değildir bölümünde şu şekilde açıklamıştık:

"Mülkiyeti tam olarak sağlanmadan bir malın satılması caiz değildir; eğer bu durumda satılırsa satış batıl olur. Bu durum iki hal için geçerlidir: Birincisi, malı mülkiyetine geçirmeden önce satması; ikincisi ise malı satın aldıktan sonra fakat mülkiyetin tamamlanması için kabzetmenin (teslim almanın) şart olduğu mallarda, henüz kabzetmeden satmasıdır. Çünkü satış akdi mülkiyet üzerine gerçekleşir. Henüz sahip olunmayan veya satın alınıp da kabzedilmediği için mülkiyeti henüz tamamlanmayan bir şey üzerinde satış akdi yapılamaz; zira şer’en akdin üzerinde gerçekleşeceği bir mahal (mevzu) bulunmamaktadır. Resulullah ﷺ satıcının sahip olmadığı şeyi satmasını yasaklamıştır. Hakim bin Hizam’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ يَأْتِينِي الرَّجُلُ يَسْأَلُنِي عَنِ الْبَيْعِ لَيْسَ عِنْدِي مَا أَبِيعُهُ، ثُمَّ أَبِيعُهُ مِنَ السُّوقِ، فَقَالَ: لَا تَبِعْ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ

"Dedim ki: 'Ey Allah'ın Resulü! Bir adam bana gelip bende bulunmayan bir malın satışını soruyor, ben de (anlaşıp) sonra gidip o malı piyasadan satın alarak ona satıyorum.' Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Yanında olmayan şeyi satma!'" (Ahmed rivayet etti).

Amr bin Şuayb’ın babasından, onun da dedesinden rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

لَا يَحِلُّ سَلَفٌ وَبَيْعٌ، وَلَا شَرْطَانِ فِي بَيْعٍ، وَلَا رِبْحُ مَا لَمْ تَضْمَنْ، وَلَا بَيْعُ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ

"Bir satışta hem selef (borç) hem de satış helal olmaz; bir satışta iki şart olmaz; tazmin etmediğin (riskini üstlenmediğin) şeyin kârı helal olmaz ve yanında olmayan şeyi satmak da helal olmaz." (Ebu Davud rivayet etti).

Resulullah’ın 'yanında olmayan' ifadesi geneldir; mülkiyetinde olmayan, teslim etmeye gücünün yetmediği ve mülkiyeti tamamlanmamış olan her şeyi kapsar. Mülkiyetin tamamlanması için kabzetmenin şart olduğu mallarda, kabzedilmeden satışın yasaklandığına dair hadisler de bunu desteklemektedir. Bunlar, satın alınan bir şeyin mülkiyetinin tamamlanması için kabzedilmesi gerekiyorsa, o mal kabzedilmeden satılmasının caiz olmadığını gösterir. Bu durumda olan bir malın hükmü, sahip olunmayan malın satışı hükmündedir. Nitekim Nebi ﷺ şöyle buyurmuştur:

مَنِ ابْتَاعَ طَعَاماً فَلَا يَبِعْهُ حَتَّى يَسْتَوْفِيَهُ

"Kim bir yiyecek satın alırsa, onu tam olarak teslim almadan (kabzetmeden) satmasın." (Buhari rivayet etti).

Ebu Davud’un rivayetine göre: "Nebi ﷺ tüccarlar malları kendi konaklama yerlerine götürünceye kadar, satın alındığı yerde satılmasını yasakladı." İbn Mace’nin rivayetine göre: "Nebi ﷺ kabzedilinceye kadar sadakaların satın alınmasını yasakladı." Beyhaki’nin İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre Resulullah ﷺ Attab bin Esid’e şöyle buyurmuştur:

إِنِّي قَدْ بَعَثْتُكَ إِلَى أَهْلِ اللَّهِ، وَأَهْلِ مَكَّةَ، فَانْهَهُمْ عَنْ بَيْعِ مَا لَمْ يَقْبِضُوا

"Seni Allah’ın ehline, Mekke ehline gönderdim; onları kabzetmedikleri şeyi satmaktan nehyet."

Bu hadisler, kabzedilmemiş olan şeyin satılmasının yasak olduğu konusunda açıktır; çünkü satıcının mülkiyeti henüz tamamlanmamıştır. Zira kabzedilmesi gereken mallarda, alıcı malı kabzetmedikçe mülkiyet tamamlanmaz ve o mal hala satıcının garantisi (tazmini) altındadır.

Bundan anlaşılmaktadır ki, satışın sahih olması için malın satıcının mülkiyetinde olması ve mülkiyetinin tamamlanmış olması şarttır. Eğer malın maliki değilse veya maliki olup da mülkiyeti henüz tamamlanmamışsa, o malın satışı mutlak surette caiz değildir. Bu durum, mülkiyetin tamamlanması için kabzetmenin şart olduğu ölçülen, tartılan ve sayılan malları kapsar. Ancak hayvan, ev, arazi ve benzeri gibi mülkiyetin tamamlanması için kabzetmenin şart olmadığı mallarda, satıcının malı kabzetmeden önce satması caizdir. Çünkü bu tür mallarda icap ve kabul ile satış akdi yapıldığı anda mülkiyet tamamlanmış olur; ister kabzetsin ister kabzetmesin malikin mülkiyeti tamamlanmıştır. Dolayısıyla satışın caiz olmaması meselesi sadece kabz ile ilgili değil, satışın mülkiyeti ve bu mülkiyetin tamamlanması ile ilgilidir. Ölçülen, tartılan ve sayılanlar dışındaki malların kabzedilmeden satışının caiz olduğu sahih hadisle sabittir. Buhari’nin İbn Ömer’den rivayet ettiğine göre, kendisi Ömer’e ait huysuz bir deve üzerindeydi:

فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ﷺ بَعْنِيهِ، فَقَالَ عُمَرُ: هُوَ لَكَ فَاشْتَرَاهُ ثُمَّ قَالَ: هُوَ لَكَ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، فَاصْنَعْ بِهِ مَا شِئْتَ

"Nebi ﷺ ona: 'Onu bana sat' buyurdu. Ömer: 'O senindir' dedi. Resulullah onu satın aldı, sonra: 'O senindir ey Abdullah bin Ömer, dilediğini yap' buyurdu." Bu, kabzedilmeden önce hibe yoluyla satış üzerinde bir tasarruftur; bu da kabzdan önce mülkiyetin tamamlandığını ve satıcının mülkiyeti tamamlandığı için satışının caiz olduğunu gösterir. Buna göre, satıcının malik olduğu ve mülkiyetinin tamamlandığı malların satışı caizdir; malik olmadığı veya mülkiyetinin tamamlanmadığı malların satışı ise caiz değildir.

Buna göre, küçük esnafın müşteriyle mal üzerinde pazarlık yapıp fiyat üzerinde anlaştıktan ve satış işlemini bitirdikten sonra, o malı başka bir tüccardan satın alıp müşteriye getirmesi ve teslim etmesi caiz değildir. Çünkü bu, sahip olunmayan bir şeyin satışıdır. Tüccara mal sorulduğunda mal yanında yoktu ve mülkiyetinde değildi; ancak o malın piyasada başkasında bulunduğunu bilerek müşteriye malın mevcut olduğunu söyleyip satmış, sonra da satışı yaptıktan sonra gidip satın almıştır. Bu haramdır ve caiz değildir; çünkü henüz sahip olmadığı bir malı satmıştır.

Aynı şekilde, sebze ve tahıl çarşısı esnafının sebze ve buğdayı mülkiyetleri tamamlanmadan satmaları da böyledir. Bazı tüccarlar sebzeyi veya buğdayı çiftçiden satın alıyorlar ve henüz kabzetmeden (teslim almadan) başkalarına satıyorlar; bu caiz değildir, çünkü bu bir gıdadır ve mülkiyeti ancak kabz ile tamamlanır.

Aynı durum, başka ülkelerden mal ithal edenler için de geçerlidir. Bazıları malları satın alıyor ve teslimatın kendi ülkelerinde yapılmasını şart koşuyorlar; ancak mallar henüz ulaşmadan, yani mülkiyetleri henüz tamamlanmadan onları satıyorlar. Bu satış haramdır; çünkü henüz mülkiyeti tamamlanmamış bir şeyin satışıdır.

Bunun yeterli olacağını umuyorum. Allah en iyi bilendir ve en iyi hüküm verendir.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu el-Raşta

06 Zilkade 1444 H. M. 26/05/2023

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/802385951448776

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın