Hizb-ut Tahrir Emiri Değerli Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhî" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Samer Zaen’e
Soru:
Sorum, tüm ülkelerde ezanla birlikte vakti bilinen ve gecenin karanlığında, yani tan yeri ağarmadan önce (kılındığı iddia edilen) sabah namazı ile ilgilidir!!
Sorum şu; sabah namazı ne zaman sahih olur: Ezanla mı yoksa Fecr-i Sadık’ın doğuşuyla mı?!
Ayrıca yeme ve içmeden kesilme (imsak) ezanla mı yoksa Fecr-i Sadık’ın doğuşuyla mı olur?
3- Allah Sübhânehu ve Teâlâ yeme, içme ve kadınlara yaklaşmaktan ne zaman imsak etmemiz gerektiğini şu kavliyle açıklamaktadır:
حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ
"Fecrin beyaz ipliği, siyah ipliğinden sizce ayırt edilinceye kadar..." (Bakara [2]: 187)
Yani Fecr-i Sadık’ın doğuşuna kadardır; bu da ufukta gece ile gündüzü birbirinden ayıran yatay bir çizgi şeklindeki beyazlıktır. Bu beyazlık yatay bir çizgi şeklinde belirmeden önce, ufukta dikey bir çizgi şeklinde bir beyazlık belirir ki buna Fecr-i Kâzib (yalancı fecir) denir. Yeme, içme ve cinsi münasebet bu yalancı fecir ile sona ermez; bilakis açıkladığımız üzere Fecr-i Sadık’ın doğuşuyla sona erer.
Adiy bin Hatim’den şöyle rivayet edilmiştir: "Şu ayet indiği zaman:
وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ
'Fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin, için...' (Bakara [2]: 187) biri siyah diğeri beyaz iki bağ (ip) alıp yastığımın altına koydum. Onlara bakmaya başladım; beyazı siyahtan ayırt edince (yemeyi) bıraktım. Sabah olunca Resulullah ﷺ'e gidip yaptığımı haber verdim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
إِنَّ وِسَادَكَ إِذَنْ لَعَرِيضٌ إِنَّمَا ذَلِكَ بَيَاضُ النَّهَارِ مِنْ سَوَادِ اللَّيْلِ
'Öyleyse senin yastığın gerçekten çok genişmiş; o (iplikler), gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığıdır.'" [1]
Bu ifadeler Şeyh Ata Ebu’r Raşte’nin Bakara Suresi Tefsiri kitabında yer almaktadır. Konunun açıklığa kavuşturulmasını rica ediyorum, Allah sizden razı olsun.
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Değerli kardeşim, sabah ezanı Fecr-i Sadık vaktindedir. Yani Fecr-i Sadık girdiğinde müezzin sabah namazı için ezan okur; yeme ve içmeden kesilme (imsak) vakti de budur. Bu durum fıkıh kitaplarında açıklanmıştır.
- Hizb tarafından neşredilen Ali Ragıb’ın Ahkamu’s Salat (Namaz Hükümleri) kitabında "Namaz Vakitleri" bölümünde şöyle geçmektedir:
[Ahkamu’s Salat (s. 34) - Namaz Vakitleri...
Sabah vakti; oruç tutacak kimseye yeme ve içmenin haram olduğu ikinci fecrin, yani Fecr-i Sadık’ın doğuşuyla başlar. Sonu ise "isfar" vaktine, yani ortalık aydınlanana kadardır. Zira rivayet edildiğine göre Cebrail (as) (ilk gün) sabah namazını fecir doğduğunda kıldırmış, ertesi gün ise ortalık aydınlandığında kıldırmıştır. Daha sonra ihtiyar vakti (tercih edilen vakit) biter ve güneş doğana kadar cevaz vakti (caiz olan vakit) devam eder. Tüm vakitler Ahmed, Nesai ve Tirmizi’nin bu konuda rivayet ettiği şu hadiste açıklanmıştır:
Cabir bin Abdullah’tan rivayet edildiğine göre: "Cebrail (as) Peygamber ﷺ’e gelip ona: ‘Kalk ve namaz kıl’ dedi...
...Sonra fecir vaktinde geldi ve: ‘Kalk ve namaz kıl’ dedi. Fecir parladığında -veya ışıldadığında- sabah namazını kıldırdı. Sonra ertesi gün geldi...
...Sonra sabah namazı için ortalık iyice aydınlandığında geldi ve: ‘Kalk ve namaz kıl’ dedi ve sabah namazını kıldırdı. Sonra şöyle buyurdu: ‘Bu iki vaktin arası (namaz) vaktidir.’"
Namazı vaktin evvelinde kılmak, vusat (geniş) bir vaciptir. Yani kişi namazı vaktin herhangi bir cüzünde eda edebilir; vaktin başından sonuna kadar dilediği bir zaman diliminde kılma muhayyerliğine sahiptir.] Bitti. "Fecrin parlaması" ifadesinden kasıt Fecr-i Sadık’tır.
- Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi (Cilt 28, s. 325) şunları kaydeder:
[Fakihler arasında sabah namazının ilk vaktinin ikinci fecrin yani Fecr-i Sadık’ın doğuşu olduğu, son vaktinin ise güneşin doğuşu olduğu konusunda ihtilaf yoktur. Zira Resulullah şöyle buyurmuştur: "Namazın bir ilki bir de sonu vardır. Sabah namazının ilk vakti fecrin doğuşu, son vakti ise güneşin doğuşudur."] Bitti.
- Yine Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi (Cilt 8, s. 206) şunları kaydeder:
[Fakihler arasında sabah vaktinin başlangıcının Fecr-i Sadık’ın doğuşu olduğu konusunda ihtilaf yoktur. Buna ikinci fecir de denir. "Sadık" (doğru) denilmesinin sebebi, sabahın yüzünü belli edip netleştirmesidir. Alameti, ufukta enlemesine yayılan beyazlıktır. Fecr-i Kâzib (yalancı fecir) ise birinci fecir olarak adlandırılır ve buna dair herhangi bir hüküm bağlanmaz, sabah namazı vakti onunla girmez. Alameti, gökyüzünün ortasında dikey olarak beliren ve daha sonra kaybolan beyazlıktır.
...
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, fakihlerin çoğunluğuna göre sabah vaktinin sonu güneşin doğuşudur. Zira Ebu Hureyre (ra)’dan Resulullah ﷺ’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Namazın bir başlangıcı bir de sonu vardır. Sabah namazının ilk vakti fecir doğduğundadır, sonu ise güneş doğduğundadır."] Bitti.
Dolayısıyla Fecr-i Sadık ile sabah ezanı arasında bir fark yoktur, her ikisi de aynı vakittir. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşte
16 Şaban 1444 H. 08/03/2023 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
[1] Buhari: 4149, 4150; Müslim: 1824; Ebu Davud: 2002; Darimi: 1632.
"Yastığın genişmiş" ifadesi; çok uyumaktan kinayedir çünkü yastığı geniş olanın uykusu tatlı olur. Ya da ensesinin genişliği ve kafasının büyüklüğünden kinayedir ki bu da anlayış kıtlığına delalet eder (el-Kâmûsu’l Muhît).