Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

جواب سؤال: في غياب دولة الإسلام إلى من تؤدى الزكاة؟

June 17, 2017
5767
(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhi")
**Soru Cevap**
**İslam Devleti’nin Yokluğunda Zekât Kime Verilir?**
**Muhammed Adil Cemil el-Guli’ye**

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

Ey Şeyhimiz, zekât kime ödenir konusunda bir ihtilaf var; acaba zekât hükümete mi verilir -ki onu belirlenmiş yerlere sarf etmediği biliniyor- yoksa fakir ve miskinlere mi dağıtılır? Delilleri zikrederek açıklamanızı rica ediyoruz, Allah sizden hayırlı mükafatlar razı olsun.

Kardeşiniz Muhammed Adil Cemil.

Cevap:

Sorunuza selam ile başlamayı unuttunuz, ancak biz sizin için hayır dileriz, bu yüzden sizin adınıza kendimize selam verdik! Gördüğünüz gibi selamınızı alıyoruz... Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

Zekât ile ilgili olarak, İslam’da şu şekilde eda edilir:

1- Altın ve gümüşün (paranın) zekâtı: Zekât sahibi bunu devletteki zekât yetkilisine verebilir, o da bunu hak sahiplerine ulaştırır. Aynı şekilde zekâtı veren kişi, bunu bizzat şu kerim ayette zikredilen sekiz sınıfa da verebilir:

إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ فَرِيضَةً مِنَ اللَّهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

"Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslam’a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihad edenlere ve yolculara mahsustur. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir." (Tevbe 60)

2- Hayvanların, ekinlerin ve meyvelerin zekâtı: Bunlar devletteki zekât yetkilisine verilir ve o bunları hak sahiplerine ulaştırır. Bunların zekâtının devlet kanalı dışında bizzat sahibi tarafından verilmesi caiz değildir.

3- Ancak tüm bunlar İslam Devleti kaim olduğunda geçerlidir. Allah Teâlâ İslam ümmetinin sıkıntısını giderip ona Râşidî Hilafeti kurarak zafer nasip ettiğinde; o zaman hayvanların, ekinlerin ve meyvelerin zekâtının bireyler aracılığıyla değil, devlet aracılığıyla verilmesi vacip olur. Altın, gümüş (para) ve ticaret mallarının zekâtının ise devlet aracılığıyla veya doğrudan sahipleri tarafından verilmesi caizdir.

4- Şer’i hükümleri uygulayan Hilafet Devleti’nin bulunmadığı günümüzde ise; bireyler mallarının zekâtını -ister hayvan, ister ekin ve meyve, ister ticaret malı, isterse altın ve gümüş olsun- bizzat kendileri şer’i hükümlere göre hak sahiplerine verirler ve bunun yerine ulaştığından emin olurlar. Başarı Allah’tandır.

Al-Amwal kitabının "Zekâtın Halifeye Verilmesi" babı sayfa 170’te şu ifadeler yer almaktadır: (İster hayvan, ister ekin ve meyve, ister nakit ve ticaret malı olsun; zekât, Halifeye veya onun vekil tayin ettiği valilere, amillere veya sadakalar üzerine tayin ettiği görevlilere verilir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلاَتَكَ سَكَنٌ لَّهُمْ

"Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin ve arındıracağın bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için bir sükûnettir." (Tevbe 103)

Allah bu ayette Resulü’ne mal sahiplerinden sadakayı (zekâtı) almasını emretmiştir. Resulullah ﷺ mal sahiplerinden bu sadakaları almak üzere valiler, amiller ve görevliler tayin ederdi; nitekim hurma ve üzümleri takdir etmeleri için görevliler tayin ettiği gibi. Resulullah ﷺ döneminde insanlar zekâtı ona veya onun tayin ettiği vali, amil ve zekât görevlilerine verirlerdi...

Sahabe ve Tabiinden, kişinin "sâmit" mallarda yani nakit paralarda zekâtı bizzat kendisinin dağıtıp yerlerine ulaştırmasının caiz olduğuna dair rivayetler gelmiştir. Ebu Ubeyd, Keysan’ın Ömer’e iki yüz dirhem zekât getirip: “Ey Müminlerin Emiri, bu malımın zekâtıdır” dediğini, Ömer’in de ona: “Git ve onu sen bizzat taksim et” dediğini rivayet etmiştir. Yine Ebu Ubeyd, İbn Abbas’ın şöyle dediğini rivayet eder: “Eğer onu bizzat sen yerlerine koyarsan ve ondan bakmakla yükümlü olduğun kimselere bir şey vermezsen, bunda bir beis yoktur.” Ayrıca İbrahim ve Hasan’dan şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: “Onu yerlerine koy ve gizle.” Bu hüküm sâmit mallar yani nakit paralar içindir. Hayvanlar, ekinler ve meyvelere gelince, bunların mutlaka Halifeye veya onun tayin ettiklerine verilmesi gerekir. Nitekim Ebu Bekir, zekâtı kendi tayin ettiği valilere ve görevlilere vermekten kaçınan zekât münkirleriyle savaşmış ve şöyle demiştir: “Vallahi, Resulullah’a verdikleri bir oğlağı (deve yularını) bile bana vermekten kaçınırlarsa, bunun için onlarla savaşırım.” (Ebu Hureyre yoluyla müttefekun aleyh’tir.))

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta

22 Ramazan el-Mübarek 1438 H. M. 17/06/2017

**Emir’in Facebook sayfasındaki cevabın linki:**
**[FEYSBUK](https://web.facebook.com/AmeerhtAtabinKhalil/photos/a.122855544578192.1073741828.122848424578904/643896292474112/?type=3&theater)**
**Emir’in Google Plus sayfasındaki cevabın linki:**
**[GOOGLE PLUS](https://plus.google.com/u/0/b/100431756357007517653/100431756357007517653/posts/3UXhiHy4Ccm)**
**Emir’in Twitter sayfasındaki cevabın linki:**
**[TWITTER](https://twitter.com/ataabualrashtah/status/876091808379482112)**
**Emir’in Web sayfasındaki cevabın linki:**
**[WEB](http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/3809/)**

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın