Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata bin Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası "Fıkhi" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevabı
Er-Riyahi Abu Fatıma'ya
Soru:
Allah yolunda kardeşim, Hizb-ut Tahrir Emiri, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Bu hadis sahih midir? Eğer sahih ise açıklamanızı rica ediyorum. Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.
Zübeyr bin Adî (rahimehullah) şöyle demiştir: "Enes bin Malik’e (radiyallahu anh) geldik ve Haccâc’dan çektiklerimizi ona şikâyet ettik. Bunun üzerine o şöyle dedi: 'Sabredin! Zira öyle bir zamanla karşılaşacaksınız ki, Rabbinize kavuşuncaya kadar gelen her zaman, bir öncekinden daha kötü olacaktır. Ben bunu Nebinizden ﷺ işittim.'" (Buhârî)
Cevap:
Başlangıçta, cevabın netleşmesi için usul ilminden iki hususu hatırlatmak isterim:
1- Eğer deliller arasında bir çelişki şüphesi varsa, delilleri telif etme (cem etme) yoluna gidilir. Çünkü her iki delille de amel etmek, birini terk etmekten evladır.
2- Eğer telif etmek mümkün olmazsa, tercih kuralları çerçevesinde deliller arasında bir tercihte bulunulur.
Şimdi sorunuzu cevaplayalım:
Buhârî, Zübeyr bin Adî’den şöyle rivayet etmiştir: "Enes bin Malik’e geldik ve Haccâc’dan çektiklerimizi ona şikâyet ettik. Bunun üzerine o şöyle dedi:
لاَ يَأْتِي عَلَيْكُمْ زَمَانٌ إِلَّا الَّذِي بَعْدَهُ شَرٌّ مِنْهُ، حَتَّى تَلْقَوْا رَبَّكُمْ
'Sabredin! Zira öyle bir zamanla karşılaşacaksınız ki, Rabbinize kavuşuncaya kadar gelen her zaman, bir öncekinden daha kötü olacaktır.' Bunu Nebinizden ﷺ işittim." Bu hadis, her zamanın bir öncekinden daha kötü olduğunu ifade etmektedir.
Ancak bu hadis ile diğer bazı hadisler arasında bir çelişki şüphesi bulunmaktadır:
a- Kendisinden önceki cebri saltanattan daha hayırlı olan Hilafetin dönüşü hadisi ile çelişki şüphesi:
Ahmed Müsned’inde Huzeyfe bin el-Yeman’dan şöyle rivayet etmiştir: "Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:
...ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ
'...Sonra cebri bir saltanat olacaktır. Allah dilediği kadar devam eder, sonra dilediğinde onu kaldırır. Sonra nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.' Sonra sustu."
b- Kendisinden önceki zulümden sonra yeryüzünü adaletle dolduracak olan (Resulullah ﷺ'in Ehl-i Beyti'nden) Mehdi’nin zuhuru hadisi ile çelişki şüphesi:
Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebîr’de Abdullah bin Mesud (radiyallahu anh)’dan Resulullah ﷺ’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
لا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَمْلِكَ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ بَيْتِي، يُوَاطِئُ اسْمُهُ اسْمِي، يَمْلأُ الأَرْضَ عَدْلاً وَقِسْطاً كَمَا مُلِئَتْ ظُلْماً وَجَوْراً
"Adı adıma uyan, Ehl-i Beytimden bir adam hükümdar olmadıkça kıyamet kopmaz. O, yeryüzü zulüm ve haksızlık ile dolduğu gibi, onu adalet ve hakkaniyetle doldurur."
c- Aynı şekilde, kendisinden önceki Deccal fitnesinden sonra İsa (aleyhisselam)’ın nüzulü hadisi ile çelişki şüphesi:
Taberânî, el-Kebîr’de Semure bin Cündeb (radiyallahu anh)’dan Nebi ﷺ’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
إِنَّ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ يَلْبَثُ فِي الأَرْضِ مَا شَاءَ اللَّهُ، ثُمَّ يَجِيءُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ صَلَّى اللُّه عَلَيْهِ مِنَ الْمَشْرِقِ، مُصَدِّقاً بِمُحَمَّدٍ ﷺ وَعَلَى مِلَّتِهِ، ثُمَّ يَقْتُلُ الْمَسِيحَ الدَّجَّالَ
"Mesih Deccal, Allah’ın dilediği kadar yeryüzünde kalır. Sonra Meryem oğlu İsa (as) doğudan Muhammed’i ﷺ tasdik edici ve O’nun milleti üzere gelir ve Mesih Deccal’i öldürür."
"Gelecek her zaman bir öncekinden daha kötüdür" hadisi, kendi zamanlarının bir öncekinden daha hayırlı olacağını bildiren bu hadislerle bir çelişki şüphesi taşımaktadır. Başta belirttiğim gibi, eğer cem etmek (telif etmek) mümkünse bu evladır, aksi takdirde tercihe gidilir. Bu hadisler üzerinde düşünüldüğünde, bunları telif etmenin mümkün olduğu görülür. Şöyle ki; Buhârî’nin rivayet ettiği "her zaman bir öncekinden daha kötüdür" hadisi umum (genel) bir ifade olarak değil, yukarıdaki durumların dışındaki haller için, yani nübüvvet metodu üzere ikinci Râşidî Hilafet dönemi öncesi için tahsis edilmiş (özel) olarak anlaşılmalıdır.
Sanki bu durum, Resulullah ﷺ’in Buhârî’de geçen şu hadisiyle örtüşmektedir: Nebi ﷺ şöyle buyurmuştur:
خَيْرُ النَّاسِ قَرْنِي ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثُمَّ يَجِيءُ مِنْ بَعْدِهِمْ قَوْمٌ تَسْبِقُ شَهَادَتُهُمْ أَيْمَانَهُمْ وَأَيْمَانُهُمْ شَهَادَتَهُمْ
"İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenler, sonra da bunları takip edenlerdir. Sonra öyle bir topluluk gelir ki onların şahitlikleri yeminlerinin, yeminleri de şahitliklerinin önüne geçer."
Müslim’de ise şu lafızla geçmektedir: "İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenler, sonra da bunları takip edenlerdir. -Üçüncüde mi yoksa dördüncüde mi söyledi emin değilim- Sonra öyle bir nesil gelir ki onların şahitliği yeminini, yemini de şahitliğini geçer." İbn Ebî Şeybe de Musannef’inde Ebû Burde’den, o da babasından Resulullah ﷺ’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
وَأَصْحَابِي أَمَنَةٌ لِأُمَّتِي فَإِذَا ذَهَبَ أَصْحَابِي أَتَى أُمَّتِي مَا يُوعَدُونَ
"Ashabım ümmetim için bir emniyettir. Ashabım gittiği zaman ümmetime vaat edilen (fitneler) gelecektir."
İşte böylece, zaman Resulullah ﷺ’e ve ashabına ne kadar yakınsa hayır o kadar çok, şer o kadar uzaktı. Ta ki yeniden Râşidî Hilafet dönene kadar... Hilafet döndüğünde, cebri saltanat dönemindeki şerrin yerini yeniden hayır alacaktır.
Tabiatıyla "her zaman" ifadesinden kasıt, o zamanın genel durumudur; genel gidişata aykırı tek tük fertlerin ortaya çıkması değildir. Örneğin Halife Ömer bin Abdülaziz’in adaleti, diğer Emevi halifelerinden farklıydı. Sonra Abbasi ve Osmanlı dönemlerinde de bazı halifeler böyleydi. Nihayetinde Hicri 1342, Miladi 1924 yılında Hilafet sona erdi ve onu cebri saltanat ile büyük bir şer takip etti. Bundan sonra ise yeniden nübüvvet metodu üzere Hilafet dönecek ve onunla birlikte hayır yeniden doğacaktır:
وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
"O gün müminler Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir. O, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir." (Rûm Suresi 4-5)
Bu meselede tercih ettiğim görüş budur. Allah en iyisini ve en hikmetlisini bilendir.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşte
13 Rebiulahir 1443 H. 18/11/2021 M.
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/HT.AtaabuAlrashtah/posts/3066390570273613
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4196