Hizb ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Fıkhî Soru Cevabı
Ahmad Sadid’in Sorusuna Cevap
Soru:
Assalamu Alikum Wa Rahmatullah!!!
Dear! I have a question about those who are working as polices or soldiers in Islamic countries in this system what is the sentence (hukm)?
As well, I am the member of Hizb ut Tahrir but this question has confused my mind because my father and my brother are commanders In Afghanistan.
If you answer, I will be pleased.
Thank you
Sorunun Tercümesi:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Azizim! Müslüman ülkelerde, mevcut rejimlerin gölgesi altında polis ve ordu bünyesinde çalışanların şer’i hükmü nedir?
Hizb ut Tahrir üyesi olduğumu belirtmek isterim, ancak bu soru zihnimi kurcalıyor; çünkü babam ve kardeşim Afganistan ordusunda subaydır.
Cevaplarsanız memnun olurum, teşekkürler.
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,
Değerli kardeşim, babanın ve kardeşinin Afganistan ordusunda bulunmasından dolayı duyduğun huzursuzlukla ilgili olarak... Daha önce orduya girmenin caiz olup olmadığına dair bir soruya cevap yayınlamıştık. Orada, orduya girmenin belirli durumlarda caiz olmadığını, ancak geri kalan durumlarda caiz olduğunu söylemiştik. Söz konusu cevabın metnini sana tekrar aktarıyorum:
(Ebu Said ve Ebu Hüreyre şöyle dediler: Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:
لَيَأْتِيَنَّ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَكُونُ عَلَيْهِمْ أُمَرَاءُ سُفَهَاءُ، يُقَدِّمُونَ شِرَارَ النَّاسِ وَيُؤَخِّرُونَ الصَّلَاةَ عَنْ مَوَاقِيتِهَا، فَمَنْ أَدْرَكَ ذَلِكَ مِنْكُمْ فَلَا يَكُونَنَّ عَرِيفاً وَلَا شُرَطِيّاً وَلَا جَابِياً وَلَا خَازِناً
"İnsanların başına birtakım sefih emirlerin (yöneticilerin) geleceği bir zaman gelecektir. Onlar insanların en şerlilerini öne çıkarırlar ve namazları vakitlerinden geciktirirler. Sizden kim bu zamana yetişirse sakın onların görevlisi, polisi, tahsildarı ve hazinedarı olmasın." (Ebu Ya’la rivayet etmiştir ve Abdurrahman bin Mesud hariç ricali sahih hadis ricalidir, o da sika/güvenilir biridir.)
Kenzü’l Ummal’daki bir rivayette Hatib’in Ebu Hüreyre’den naklettiğine göre:
... فَمَنْ أَدْرَكَهُمْ فَلَا يَكُونَنَّ لَهُمْ عَرِيفاً، وَلَا جَابِياً، وَلَا خَازِناً، وَلَا شُرَطِيّاً
"... Kim onlara yetişirse sakın onlar için ne bir görevli, ne bir tahsildar, ne bir hazinedar ne de bir polis olsun." (Kenzü’l Ummal - Hatib, Ebu Hüreyre’den nakletmiştir.)
Konu derinlemesine incelendiğinde şu hususlar açıklığa kavuşur:
Ebu Ya’la hadisi, Resulullah ﷺ’in bu dört görevi sefih ve zalim yöneticilerin emri altında yapmayı mutlak olarak yasakladığını göstermektedir. Kenzü’l Ummal hadisinde ise bu dört görevden men edilme, özellikle zalim yöneticilere has kılınmıştır. Hadiste geçen (لهم - onlar için) ifadesindeki "lam" harfi ihtisas (aitlik) bildirir. Dolayısıyla yasak, bu yöneticilerin özel korumalarına, onlar adına para toplayanlara ve onlar için hazinedarlık yapanlara yöneliktir. Mutlak olan ifade mukayyet olana hamledilir. Bu durumda yasak; yöneticileri İslam ile hükmetmeyen devletlerdeki genel görevli, tahsildar, hazinedar ve polislik için değil, bizzat bu yöneticilerin şahsına bağlı çalışan, onlara tahsis edilmiş görevliler hakkındadır.
Zalim ve sefih emirlerin yönetimine razı olan kişi, ister orduda olsun ister ordu dışında olsun günahkârdır. Çünkü Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyen yöneticileri değiştirmemek, onlara münkeri hatırlatmamak veya onlardan razı olmak büyük bir günahtır. Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
سَتَكُونُ أُمَرَاءُ فَتَعْرِفُونَ وَتُنْكِرُونَ، فَمَنْ كَرِهَ فَقَدْ بَرِئَ، وَمَنْ أَنْكَرَ فَقَدْ سَلِمَ، وَلَكِنْ مَنْ رَضِيَ وَتَابَعَ
"Birtakım emirler olacaktır; onların (İslam’a aykırı) işlerini görür ve onları münker bulursunuz. Kim (kalbiyle) buğz ederse kurtulur, kim (diliyle) münker olduğunu söylerse selamet bulur. Ancak kim razı olur ve onlara tabi olursa (o helak olur)." (Müslim)
- Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyen zalim ve sefihlerin yönetimini değiştirmek için, ister yöneticinin muhafız birliğinde olsunlar ister başka bir yerde, güç sahiplerinden nusret (yardım) talep etmek caizdir. Ancak bu, içinde bulundukları fasit rejimin vakıası ve onu değiştirmenin vacip olduğu onlara açıklandıktan sonra yapılır. Eğer buna ikna olur, Allah ve Resulü’ne icabet ederlerse ve konumlarını Allah’ın hükmünü ikame etmeyi hızlandırmak için kullanırlarsa, Allah’ın izniyle büyük bir iş başarmış olurlar.
Zira Resulullah ﷺ, kafir olan kabilelere gider, onları İslam’a davet eder, icabet edip Müslüman olduklarında ise Allah’ın hükmünü ikame etmek için onlardan nusret talep ederdi. Bu nedenle, zalimlerin ordusunda çalışanlar hakka icabet eder, zalimlere karşı çıkmanın ve onları değiştirmenin şer’i hükmünü kavrar ve çalışmaya hazır hale gelirlerse, onlardan nusret talep etmek caizdir.
- Evet, Müslümanlarla değil de kafirlerle savaşıldığı takdirde, zalim yöneticilerle birlikte savaşmak sahihtir. Çünkü cihat, yöneticinin durumu ne olursa olsun -ister salih ister facir olsun- Müslümanların üzerine her halükarda farzdır; yeter ki kafirlere karşı savaş yürütsün. Zira savaş ayetleri herhangi bir kayıt olmaksızın mutlak olarak gelmiştir:
وَمَا لَكُمْ لاَ تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ
"Size ne oluyor da Allah yolunda savaşmıyorsunuz?" (Nisa [4]: 75)
الَّذِينَ آمَنُواْ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar..." (Nisa [4]: 76)
فَلْيُقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللّهِ الَّذِينَ يَشْرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا
"Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar." (Nisa [4]: 74)
Bunun gibi daha birçok ayet, savaş kafirlere karşı olduğu müddetçe yöneticinin zalim olup olmamasını şart koşmamıştır.
Ayrıca yöneticinin zulmünün, onunla birlikte kafirlere karşı savaşmaya engel olmadığını, yani zalim imamla birlikte savaşılması gerektiğini açıkça gösteren hadisler vardır. Enes (r.a.)’dan rivayetle Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
وَالْجِهَادُ مَاضٍ مُنْذُ بَعَثَنِي اللَّهُ إِلَى أَنْ يُقَاتِلَ آخِرُ أُمَّتِي الدَّجَّالَ، لَا يُبْطِلُهُ جَوْرُ جَائِرٍ وَلَا عَدْلُ عَادِلٍ
"Cihat, Allah’ın beni gönderdiği günden, ümmetimin sonuncusunun Deccal ile savaşacağı güne kadar devam edecektir. Onu ne bir zalimin zulmü ne de bir adilin adaleti durdurabilir."
20 Cemaziyelevvel 1424 H - 20/07/2003 M)
Umarım bu açıklamalar yeterli olmuştur. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta
10 Muharrem 1444 H 08/08/2022 M
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: Web