Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru-Cevap: İnternet Üzerinden Yapılan Mali ve Ticari İşlemlerin Hükmü

October 14, 2024
2866

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşta’nın, Facebook sayfasındaki takipçilerinin sorularına verdiği cevaplar serisi Fıkhi

Soru:

Selamun Aleykum,

Düşük fiyattayken dolarla dinar, petrol, altın vb. alıp fiyatlar yükseldiğinde kâr etmek amacıyla satma şeklindeki işlemlerin hükmü nedir? Bilindiği üzere tüm bunlar internette mevcuttur ve kişi parayı bankaya transfer edip istediği zaman çekebilmektedir.

İkinci soru: Döviz bozdururken elden teslim (kabz) şart mıdır, yoksa internet üzerinden teslim alınması yeterli midir?

Soruya ek olarak: Petrol satın aldığında onu fiilen teslim alması ve elinde bulundurması gerekir mi, yoksa elinde bulundurmadan satabilir mi?

Bilgi için: Eğer petrol, demir, altın veya para satın alınırsa, bu ancak dolara çevrildikten sonra teslim alınabiliyor. Yani petrol aldığınızda onu petrol olarak teslim alamıyorsunuz, dolara çevrilip teslim alınıyor.

Ayrıca İktisat Nizamı kitabında şöyle geçmektedir: (Satın aldığı malı, kabzetmeden (teslim almadan) satması mutlak olarak caiz değildir. Bu durum, mülkiyetine geçtiği halde teslim almadığı ve satışın tamamlanması için teslim alınması şart olan ölçülen, tartılan ve sayılan malları kapsar. Ancak teslim alınması mülkiyetin tamamlanması için şart olmayan; hayvan, ev, arazi ve benzeri gibi ölçülmeyen, tartılmayan ve sayılmayan malların, teslim alınmadan önce satılması caizdir.)

Soru şu: Bir şeyin ölçülen, tartılan veya sayılan olup olmadığına nasıl hükmederim? Hayvan ve ev gibi ölçülmeyen şeylere örnek verilmiş ancak bizim ülkemizde koyun gibi hayvanlar satın alınırken tartılıyor ve ağırlığına göre satılıyor; dolayısıyla tartılan bir mal gibi görünüyor. Keza ev için "bir daire veya iki daire" deniliyor, bu da sayılan bir şey olduğunu göstermez mi? Bunlar nasıl sayılmayan ve tartılmayan mallar olarak kabul ediliyor?

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh,

İnternet üzerinden yapılan işlemler (treadings) konusuyla ilgili olarak, daha önce senin soruna benzer bir soruya cevap vermiştik. O cevaptan sorununla ilgili kısımları aşağıda sunuyorum:

[İnternet üzerinden yapılan işlemlerle ilgili ilk sorunun cevabı şu şekildedir:

1- Petrol ile ilgili soru tam açık değil:

Eğer kastedilen, aracına benzin istasyonundan yakıt doldurup ödemeyi elektronik kartla yapmaksa ve bu kartı görevliye verip yakıt alıyorsan, bu caizdir. Çünkü ödemenin hesabından çekilmesi bir veya iki gün gecikse bile, bu malı faiz olmaksızın borçla satın almak caizdir. Sen malı (aracın için benzini) teslim aldın, o da bedelini hemen ya da bir-iki gün sonra aldı. Eğer vakıa böyleyse bunda bir sakınca yoktur.

Ancak işlemlerden kasıt, belirli bir miktar petrol satın alıp henüz teslim almadan (kabz etmeden) satmak ise, bu caiz değildir. Çünkü bu tür malların satışında karşılıklı teslimat (takabud) şarttır. Ebu Davud, Zeyd bin Sabit’ten şunu rivayet etmiştir:

نَهَى أَنْ تُبَاعَ السِّلَعُ حَيْثُ تُبْتَاعُ حَتَّى يَحُوزَهَا التُّجَّارُ إِلَى رِحَالِهِمْ

"Resulullah ﷺ malların, satın alındıkları yerde tüccarlar tarafından kendi mekânlarına götürülmeden satılmasını yasakladı." (Ebu Davud)

Yani bu mallar, ancak elde bulundurulduktan ve teslim alındıktan sonra satılabilir. Karşılıklı teslimat (takabud), satışın geçerliliği için şarttır; ancak belirli bir mal hakkında özel bir delil gelmişse o istisnadır ki burada böyle bir durum yoktur. Dolayısıyla, o petrol miktarını teslim almadan satmak şer’an caiz değildir.

Eğer kastın, internet üzerinden elektronik kartla para ödeyerek bir petrol kuyusuna ortak olmak ise, bu da caiz değildir. Çünkü petrol kuyuları kamu mülkiyetidir, özel mülkiyete konu olamazlar.

Başka bir şey kastediyorsan lütfen açıkla.

2- Altın ve Gümüş İşlemleri:

Altın ve gümüşün birbirleriyle veya nakit parayla alınıp satılması "ha-u ve ha" (elden ele/peşin) olmalıdır. Buhari ve Ebu Davud’un Ömer (ra)’den rivayet ettiği hadis şöyledir:

الذَّهَبُ بِالْوَرِقِ رِباً إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ

"Gümüş karşılığında altın (satmak), elden ele olmadığı sürece ribadır." (Buhari ve Ebu Davud)

Bu nedenle altın veya gümüşün nakit parayla satın alınması ancak karşılıklı teslimat (takabud) ile sahih olur.

İnternet üzerinden yapılan işlemlerin işleyişini incelediğimizde, teslimatın hemen gerçekleşmediği, sözleşme tarihinden itibaren saatler veya günler sürdüğü görülmektedir. Bu sebeple, internet üzerinden elektronik kartla altın ve gümüş satın almak caiz değildir. Ancak karttan tutar altın veya gümüşün satın alındığı anda hemen düşülüyorsa, yani elden ele gerçekleşiyorsa ve paranın hesaptan düşüldüğü anda altın veya gümüşü teslim alıyorsan bu müstesnadır. Fakat internet işlemlerinde anında teslimat değil, bir veya iki gün sonra gerçekleştiği için bu caiz olmaz.

3- Hisse senedi ve tahvil işlemleri haramdır. Çünkü hisse senetleri şer’an batıl olan anonim şirketlere aittir. Tahviller ise faizle ilişkilidir. Anonim şirketler konusunu İktisat Nizamı kitabında, ayrıca Finansal Piyasalardaki Sarsıntılar kitapçığında ve diğer kitaplarımızda detaylandırdık. Finansal Piyasalardaki Sarsıntılar kitapçığında konuyu şu şekilde özetledik:

"Bu hisse senetlerinin ve borç tahvillerinin alım satım işlemleri haramdır. Çünkü bu hisse senetleri şer’an batıl olan anonim şirketlerin hisseleridir. Bunlar, batıl bir sözleşme ve batıl bir işlem sonucunda helal sermaye ile haram kazancın birbirine karıştığı meblağları içeren belgelerdir. Her bir senet, batıl olan şirketin varlıklarından bir pay değerindedir. Bu varlıklar, Şeriatın nehyettiği batıl bir işleme bulaşmıştır ve dolayısıyla haram mal hükmündedir; alınıp satılması veya işleme tabi tutulması caiz değildir. Aynı şekilde paranın faizle işletildiği borç tahvilleri, banka hisseleri ve benzerleri de haram miktarlar içerdiği için bunların alım satımı haramdır; çünkü içerdikleri para haram maldır."] (Alıntı sonu).

4- İnternet üzerinden dolar ve avro gibi kâğıt paraların ticareti (forex vb.) haramdır. Çünkü teslimat anında gerçekleşmemektedir (takabud yoktur). Nakit para değişiminde bu şarttır. Altın ve gümüş için geçerli olan elden ele teslimat şartı, "nakit olma (semeniyyet/parasal değer olma)" illeti nedeniyle kâğıt paralar için de geçerlidir. 11/07/2004 tarihli soru-cevabımızda şunları belirtmiştik:

[Kâğıt Paralarla Yapılan İşlemler:

Evet, faiz ve diğer para hükümleri açısından altın ve gümüş için geçerli olan hükümler kâğıt paralar için de geçerlidir. Çünkü "nakit olma" (bedel ve ücret olarak kullanılma) illetinin bu kâğıtlarda gerçekleşmesi, onlara nakit hükmü kazandırır.

Bu nedenle, faiz cereyan eden sınıfların (emval-i ribeviyye) bu kâğıt paralarla satın alınmasında, hadiste geçen "elden ele" (peşin) hükmü uygulanır; yani borç (veresiye) olamaz.

Konu şöyledir:

Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ، وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ، وَالْمِلْحُ بِالْمِلْحِ، مِثْلًا بِمِثْلٍ، سَوَاءً بِسَوَاءٍ، يَداً بِيَدٍ، فَإِذَا اخْتَلَفَتْ هَذِهِ الْأَصْنَافُ فَبِيعُوا كَيْفَ شِئْتُمْ إِذَا كَانَ يَداً بِيَدٍ

"Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla; misli misline, birbirine eşit ve elden eledir. Bu sınıflar farklılaştığında, eğer elden ele (peşin) ise dilediğiniz gibi satın." (Ubade b. Samit yoluyla Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.)

Metin, bu faizli sınıflar farklı olduğunda satışın dilediğiniz gibi (eşitlik şartı olmadan) yapılabileceğini açıkça belirtmektedir; ancak karşılıklı teslimat (takabud) şarttır. "Sınıflar" ifadesi, altı sınıfın tamamını kapsayacak şekilde genel gelmiştir ve bir delil olmadıkça hiçbir şey istisna edilemez. Bir delil olmadığına göre; buğdayın arpayla, buğdayın altınla, arpanın gümüşle, hurmanın tuzla, hurmanın altınla veya tuzun gümüşle... vb. değişimi, değişim değerleri ve fiyatlar ne kadar farklı olursa olsun caizdir ancak elden ele olmalıdır, yani borç (veresiye) olamaz. Altın ve gümüşe uygulanan bu hüküm, illet (nakit olma/semeniyyet) birliği nedeniyle kâğıt paralar için de geçerlidir.] (Alıntı sonu).

İnternet üzerinden altın alım satımının nasıl yapıldığı incelendiğinde, teslimatın veya takasın (settlement) sözleşme tarihinden itibaren bir veya iki gün geciktiği görülmektedir. Bu durum, Nebi ﷺ'in "elden ele" sözüyle belirttiği ve üzerinde icma edilen teslimat şartına aykırıdır. Buhari, Bera b. Azib’den şunu rivayet etmiştir: "Nebi ﷺ'e bunu sorduk, şöyle buyurdu:"

مَا كَانَ يَداً بِيَدٍ فَخُذُوهُ وَمَا كَانَ نَسِيئَةً فَذَرُوهُ

"Elden ele olanı alın, veresiye olanı ise bırakın." (Buhari)

Müslim’in Malik b. Evs b. el-Hadesan’dan rivayetine göre o şöyle demiştir: "Kim dirhemleri bozmak ister?" diyordum. Ömer b. el-Hattab’ın yanında bulunan Talha b. Ubeydullah "Altınını bize göster, sonra hizmetçimiz geldiğinde gel sana gümüşünü verelim" dedi. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab şöyle dedi: "Hayır, Allah’a yemin olsun ki ya gümüşünü ona hemen verirsin ya da altınını ona iade edersin! Çünkü Resulullah ﷺ şöyle buyurdu:"

الْوَرِقُ بِالذَّهَبِ رِباً إِلَّا هَاءَ وَهَاءَ...

"Gümüş karşılığında altın (satmak), elden ele olmadığı sürece ribadır..." (Müslim)

Dolayısıyla, internet üzerinden avro, dolar ve diğer paraların ticareti, anında teslimat (takabud) gerçekleşmediği için caiz değildir.] (Alıntı sonu).

Ölçülen, sayılan ve tartılan mallar hakkındaki soruna gelince; daha önce bu tür bir soruya şu şekilde cevap vermiştik:

12/02/2006 tarihli soru-cevaptan:

[Sayılan, tartılan ve ölçülen mallar, malların satışındaki mevcut vakıaya göredir.

...Pazarda/piyasada bu malın nasıl satıldığına bakılır. Adetle mi satılıyor; yani her bir tanesi şu kadar diye mi sesleniliyor? Tartıyla mı satılıyor; yani her bir kilosu şu kadar diye mi sesleniliyor? Yoksa her bir metresi şu kadar mı ya da her bir sa’ı (ölçü birimi) şu kadar mı diye sesleniliyor?

Eğer durum böyleyse, ona "sayılan", "tartılan" veya "ölçülen" vasfı uygulanır. Bu vasıf ister tek bir birim için olsun ister daha fazlası için; yani bir mal "tartılan" ve "sayılan" olarak vasıflandırılabilir.

Örnekler: Buğday, arpa... tartı ve ölçü (hacim) iledir. Muz, portakal... tartı ve (bazı ülkelerde) sayı iledir. Kumaş... ölçü (arşın, metre) iledir.

Teslimat sırasında bu ölçülerle vasfın belirlenmesi, cehaleti (belirsizliği) ortadan kaldırmak için önemlidir. Bana sadece "yanında 100 kg buğday var" denildiğinde vasıf belirlenmiş olmaz; tartının belirsizliği gidermesi için buğdayın türünün de tayin edilmesi gerekir. Ölçülen ve sayılan mallarda da durum böyledir.

Ancak hayvan sayı ile mi satılır; yani her bir deve bin liradır mı denilir? Yoksa alıcı deveyi görüp bakarak "bu deve bin lira etmez" deyip başka bir deveyi mi seçer? Her deve, satışın sadece sayıyla yapılabileceği şekilde bir diğeriyle aynı mıdır?

Yine evler; sayı, tartı veya ölçüyle mi satılır? Yani on evi olan bir adam "evlerin her biri bin liradır" diye mi bağırır? Yoksa herhangi bir ev, diğerinden farklı olduğu için görülerek mi satın alınır?

Bu nedenle hayvan ve evin; ölçülen, tartılan veya sayılan mallardan olmadığı söylenir. Bazı insanların hayvanlarını tartarak sattığını söyleyebilirsin; ancak bu her hayvanda geçerli değildir. Belirli bir koyunu tartıyla satabilir ama her koyunu veya her hayvanı bu şekilde satmaz. Mesela bir ineği tartıyla satmaz. "Senin yanında yüz kilo (canlı) hayvan var" denilmez.

Aynı şekilde bazı insanların evleri metre karesine göre sattığını söyleyebilirsin; ancak bu her ev için geçerli değildir. Bilakis bu evde metrekare on liradır, şu evde yirmi liradır. Dolayısıyla vasfının belirlenmesi sadece ölçü ile olmaz. "Senin yanında yüz metre ev var" denilmez.

İşte durum böyledir...] (Alıntı sonu).

Umarım bu açıklamalar yeterli olmuştur. Allah en iyi bilendir ve hüküm sahibidir.

Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta

11 Rebiulahir 1446 H. 14/10/2024 M.

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/AtaabuAlrashtah.A.HT/posts/122126393720447297

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın