Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ İbn Halil Ebû el-Raşte’nin Facebook "Fıkhî" Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevabı
Abu Afiya Baqavi’ye
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu Şeyhim,
Peygamberleri ve sahabeleri canlandıran film ve dizileri izlemenin hükmü nedir?
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,
Mevcut gerçekliğiyle film ve diziler, içlerine yalanın girmesi, ihtilatın (kadın-erkek karışıklığı) yaşanması ve avretlerin açılması nedeniyle şer’an caiz değildir. Zira yabancı erkekler koca ve mahrem rollerini oynamakta, dolayısıyla avretler onlara karşı açılmaktadır... Bu nedenle, birbirini izleyen şer’î muhalefetler söz konusu olmaktadır... İşte bu film ve diziler, bu şer’î ihlallerden dolayı şer’an caiz değildir... Şer’î muhalefet bakımından bundan daha büyük ve daha şiddetli olanı ise sahabelerin (Rıdvanullahi Aleyhim) canlandırılmasıdır... Bundan çok daha şiddetli ve günahı azim olanı ise, sıradan bir adamın Allah Subhânehu ve Teâlâ’dan hayâ etmeden veya korkmadan Peygamberleri ve Rasulleri canlandırmasıdır.
Daha fazla fayda sağlaması için bu konuyla ilgili 23/09/2009 tarihinde yayınladığımız bir soru cevabı aşağıda zikrediyorum:
(Temsil (oyunculuk) ve dizilerle ilgili olarak... Bunlar birçok şer’î muhalefeti barındırmaktadır:
a- İşin içine yalan girmektedir; zira bir kişi başka birinin kimliğine bürünmekte, o kişinin sözlerini kendi diliyle söylemektedir... Eğer canlandırdığı kişi yemin etmişse, o da yemin etmekte, hatta canlandırdığı kişi boşama (talak) yapmışsa o da bunu dile getirmektedir... Oysa insan, şaka yollu da olsa dilinden çıkan yalan sözlerden sorumludur...
b- İşin içine ihtilat girmektedir; erkekler ve kadınlar, Şeriatın onayladığı bir ihtiyaç olmaksızın bir arada bulunmaktadırlar...
c- Avretlerin açılması söz konusudur; yabancı erkekler koca ve mahrem rollerini oynamakta, bu da yabancıların önünde avretlerin gerektiği gibi örtülmemesine neden olmaktadır. Ayrıca koca ve mahrem rollerini oynayan kadın ve erkekler arasında avretlerin örtülmesinin ötesinde gelişen diğer ilişkiler de cabasıdır...
Buradaki büyük şer’î muhalefetler gayet açıktır... Şer’î muhalefet bakımından daha da büyük ve şiddetli olanı ise Peygamberlerin canlandırılmasıdır. Çünkü Peygamber, Allah Subhânehu ve Teâlâ tarafından nübüvvet ve risalet ile seçilmiştir. Bu, ona has bir özelliktir ve başka hiçbir beşere ait değildir. Dolayısıyla sıradan bir adamın kendisine vahyedilen bir Peygamberi veya Rasulu canlandırması, risalete karşı bir saldırıdır, nübüvvetin hakkını vermemektir ve risaletin kadrini takdir etmemektir. Bu durum, risalete ve Rasule yönelik büyük bir zulümdür... Ayrıca çekim aşamalarında erkek ve kadın ilişkilerinde yaşanan diğer şer’î muhalefetler de buna dâhildir...
Bu nedenle, bu dizi ve temsiller caiz değildir.
Allah’ın izniyle kurulduğunda Hilafet Devleti’nin tutumuna gelince; devlet, şer’î muhalefetler içeren bu tür temsil ve dizilere izin vermeyecektir. Bunun ayrıntıları ve o vakit bu tür işlerin nasıl olacağı konusunu ise inşallah zamanı geldiğinde detaylandıracağız. 23/09/2009)
Umarım bu yeterli olmuştur. Allah en iyi bilen ve en iyi hüküm verendir.
Not:
İzleme hakkındaki soruya verilen cevaba yorum yapan ve cevabın temsil (oyunculuk) hakkında olup izleme hakkında olmadığını söyleyen tüm kardeşlerin dikkatine: Şunu ifade edeyim ki; ben soruda zikredilen temsilin haramlığına, yani peygamberleri ve sahabeleri temsil eden kişilerin gösterilmesine dair cevapla yetindim ve bunun caiz olmadığını, devlet kurulduğunda bunu yasaklayacağını söyledim... İzleme konusuna gelince, buna cevap vermedim; aksine bu meseleyi, bu konuda içtihat etmeleri veya içtihadına güvendikleri muteber bir müctehidi taklit etmeleri için soranlara bıraktım... Başka bir ifadeyle, bu konuda bir görüşü tercih etmedim. Umarım konu netleşmiştir.
Kardeşiniz Atâ İbn Halil Ebû el-Raşte
28 Rebiülahir 1441 H. M. 25/12/2019
Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevabın linki: Facebook
Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevabın linki: Web