** (Hizb-ut Tahrir Emiri Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)**
Yusuf Yusuf’a
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Değerli Âlim Kardeşim Ata bin Halil, selamdan sonra:
Hepimiz biliyoruz ki Ümmet, her an duyabileceğimiz bir son dakika haberiyle ilan edilebilecek olan Hilafet Devleti'nin ilanına bugün her zamankinden daha yakındır. Ancak konumunuz ve olayların gidişatına dair bilginiz hasebiyle sormak istediğim şudur: İslam Ümmeti şu an böylesine büyük bir meseleye hazır mı? Özellikle devlet kurulduktan sonraki görevlerin, kurulması için harcanan çabadan çok daha zor olabileceği göz önüne alındığında, Ümmet bu tür sonuçlara ve sorumluluklara katlanmaya hazır mı?
Cevap:
Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Kardeşim, asıl mesele Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın bize yardım etmesi ve Hilafet Devleti'ni kurmamızdır. Ümmet'in bu sonuçları yüklenmeye hazır olup olmadığına gelince; evet, hazırdır. Eksik olan tek şey, onu Raşidi Hilafet gölgesinde hayra sevk edecek olan takvalı ve tertemiz bir liderliktir. Allah Subhânehu bu Ümmeti şöyle vasıflandırmaktadır:
كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; marufu emreder, münkerden nehyeder ve Allah’a inanırsınız." (Âl-i İmrân [3]: 110)
Evet, Ümmet'e yıkıcı kültürler, batıl fikirler ve tehlikeli mefhumlar girmiştir. Aralarındaki İslami bağ zayıflamış, yerine milliyetçilik ve vatancılık bağları yayılmıştır... Fakat tüm bunlar Ümmet'in çoğunluğunun derinliklerinde değildir; aksine zalim yöneticiler ve onların yörüngesinde hareket eden medya vasıtasıyla yüzeyde durmaktadır. Buna rağmen hayır mevcuttur. Belki de Partinin çalışmalarını takip ediyorsunuzdur; Hilafet'in daha önce olmayan bir kamuoyu haline geldiğini, ondan bahsetmenin bir ayıp sayıldığı günlerden sonra artık dikkat çekici genel bir talep haline dönüştüğünü görüyorsunuzdur.
Ey kardeşim, canlı milletler zayıflık ve parçalanma faktörlerine maruz kalsalar bile mutlaka ayağa kalkarlar. Haçlılar topraklarımızda yaklaşık iki yüz yıl, sadece Kudüs’te ise yaklaşık 90 yıl kaldılar. Sonra Hicri 583 yılının Rebiülahir ayında Hıttin Savaşı gerçekleşti ve Recep ayında Kudüs fethedildi. Selahaddin, Mısır’daki Fatımi varlığına son verip Abbasi Hilafeti ile birliği yeniden sağladıktan sonra Haçlıları oradan en kötü şekilde kovdu... Aynı şekilde Tatarlar 656 yılında Bağdat'ı yerle bir edip Halifeyi öldürdüler. Bunun üzerine Hilafet Mısır'a intikal etti ve üzerinden iki yıl geçmeden 658 yılında Ayn Calut Savaşı ile Tatarların sonu getirildi...
İşte böyle değerli kardeşim, Hilafet’in takvalı ve tertemiz liderliğiyle geri dönmesi, Allah'ın izniyle Ümmeti eski şanına ve fetihlerine geri döndürecektir. Bu ise Allah’a hiç de güç değildir.
Hassasiyetin ve ilgin için Allah senden razı olsun.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta
Cevabın Emir’in Facebook sayfasındaki linki.
Cevabın Emir’in web sitesindeki linki.
Cevabın Emir’in Google Plus sayfasındaki linki.