Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu el-Raşta’nın Facebook sayfasındaki takipçilerinin sorularına verdiği cevaplar serisi: "Fıkhi"
Soru Cevap
Bekir Saed'e
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu ve Mağfiretuhu. Allah’tan sizi her türlü hayra muvaffak kılmasını dilerim, O bunun velisidir.
Sorum şu: Eğer âlimler, Besmele'nin Fatiha'dan bir ayet olduğunu inkâr edenin -tevatürle değil ahad yoluyla sabit olduğu için- kâfir olmayacağı konusunda icma etmişlerse; o halde bugün nasıl bazı Mushaflarda Fatiha'nın başında bir numara olarak yer alıyor? Fatiha'ya ne zaman bir ayet olarak girdi? Fatiha, Besmele hariç 6 ayet mi yoksa 7 ayet midir? Zira Mushaflar Fatiha'nın numaralandırılmasında farklılık göstermektedir. Bu durum Allah'ın Kur'an-ı Kerim'i korumasıyla çelişir mi? İnşallah kurulacak olan İslam Devleti'nin, Mushaf'ta yer alan Besmele veya Mushaf'ın sonundaki dualar gibi mütevatir olmayan unsurlar karşısındaki tutumu ne olacaktır?
Allah sizi mübarek kılsın.
Cevap:
Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,
Daha önce 21 Rebiülahir 1432 H. - 26/03/2011 M. tarihinde Besmele ile ilgili bir soruya cevap vermiştik ve orada şunlar yer alıyordu:
"Besmele, Neml Suresi’ndeki bir ayetin parçası olarak Kur'an-ı Kerim'dendir:
إِنَّهُ مِنْ سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
'Şüphesiz o Süleyman'dandır ve o: "Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla" (demektedir).' (Neml 30)
Fatiha'nın başında veya diğer surelerin başındaki durumuna gelince; surenin bir ayeti mi yoksa sadece sureler arası bir ayraç mı olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir... Bu ihtilaf bir zarar vermez; çünkü her iki taraf da Neml Suresi’nde onun Kur'an'dan olduğunu kabul etmektedir. İhtilaf, Tevbe hariç surelerin başına konulması üzerinedir; surelerin başında bir ayet midir, yoksa sadece Fatiha'nın başında mı bir ayettir, yoksa ne surelerin başında ne de Fatiha'nın başında bir ayet değil midir? Mademki herkes onun Neml Suresi’nde Kur'an'dan bir ayet olduğunu kabul etmektedir, o halde sure başlarındaki durumu hakkındaki ihtilaf, müçtehitlerin istinbat ettiği şer’i hükümlere göre namazda Fatiha’dan önce veya sure başlarında gizli veya açıktan okunması ya da okunmaması dışında bir etki yaratmaz." (Bitti).
Daha fazla açıklık getirmek ve sorunuzdaki diğer hususları cevaplandırmak için şu noktaları belirtmek isterim:
1- Şahsiyye - 1. Cilt - s. 159-160’ta şöyle geçmektedir: "Cebrail, Kur'an'dan nazil olan her şeyi her yıl bir kez Resulullah ﷺ'e okurdu. Resulullah'ın vefat ettiği yıl ise Cebrail, Kur'an'ın tamamını Resulullah'a iki kez okudu. Ayşe (r.anha), Fatıma (r.anha)'dan rivayet ettiğine göre:
«أَسَرَّ إِلَيَّ النَّبِيُّ ﷺ إِنَّ جِبْرِيلَ كَانَ يُعَارِضُنِي الْقُرْآنَ كُلَّ سَنَةٍ مَرَّةً وَإِنَّهُ عَارَضَنِي الْعامَ مَرَّتَيْنِ وَلَا أُرَاهُ إِلَّا حَضَرَ أَجَلِي»
'Peygamber ﷺ bana gizlice şöyle dedi: "Cebrail her yıl Kur'an'ı benimle bir kez mukabele ederdi. Bu yıl ise onu benimle iki kez mukabele etti. Öyle sanıyorum ki ecelim yaklaştı."' (Buhari rivayet etmiştir). Ebu Hüreyre'den şöyle dediği rivayet edilmiştir:
«كَانَ يَعْرِضُ عَلَى النَّبِيِّ ﷺ الْقُرْآنَ كُلَّ عَامٍ مَرَّةً فَعَرَضَ عَلَيْهِ مَرَّتَيْنِ فِي الْعَامِ الَّذِي قُبِضَ فِيهِ»
'Cebrail her yıl Kur'an'ı Peygamber ﷺ'e bir kez arz ederdi; vefat ettiği yıl ise iki kez arz etti.' (Buhari rivayet etmiştir).
Cebrail'in her yıl Kur'an'ı Resulullah'a bir kez arz etmesi, ayetlerinin birbirine göre dizilimini ve surelerindeki ayetlerin sırasını arz etmesi demektir; çünkü bir kitabın arz edilmesi, onun cümlelerinin, kelimelerinin ve tertibinin arz edilmesi anlamına gelir. Resulullah'ın vefat ettiği yıl iki kez arz edilmesi de aynı şekilde ayetlerin birbirine göre diziliminin ve surelerindeki yerlerinin arz edilmesidir. Bu hadisten surelerin birbirine göre diziliminin arz edildiği de anlaşılabilir. Ancak ayetlerin tertibi konusunda sarih olan başka sahih hadisler de gelmiştir; bunlar ayetlerin birbirine göre dizilimini ve surelerdeki sıralarını açıkça belirtir: 'Şu ayetleri şu surenin şu ayetinden sonrasına koyun', 'Şu ayetleri içinde şundan şundan bahsedilen sureye koyun'. Bir sure biter ve diğerine geçilirdi; bu, Cebrail vasıtasıyla Allah'tan gelen bir bildirim (tevkîfî) ile olurdu. İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre: 'Peygamber ﷺ, Besmele (Bismillahirrahmanirrahim) inene kadar surenin bittiğini bilmezdi.' Bir rivayette ise: 'Besmele indiğinde, surenin bittiğini anlarlardı.' (Beyhaki ve Ebu Davud Sünenleri). Bütün bunlar kesin olarak gösteriyor ki ayetlerin surelerdeki tertibi, surelerin ayet sayısı ve konumu ile şekillenmesi tamamen Allah Teâlâ tarafından belirlenmiş tevkîfî bir durumdur. Ümmet bunu Peygamberinden ﷺ bu şekilde nakletmiş ve bu durum tevatürle sabit olmuştur..."
2- Sahabe (r.anhum), Osman Mushafı’nı esas aldıklarında, Berae (Tevbe) suresi hariç Fatiha'nın başında ve diğer tüm surelerin başında Besmele'yi sabit kıldılar. Ancak bunun, Besmele'nin başında bulunduğu her surenin (Fatiha ve Berae dışındaki tüm sureler) bir ayeti olduğu anlamına mı geldiği, yoksa Besmele'nin sureleri birbirinden ayırmak için mi konulduğu net değildi. Bu nedenle âlimler arasında Besmele'nin Fatiha'dan bir ayet olup olmadığı ve diğer surelerden bir ayet olup olmadığı konusunda ihtilaf çıktı... Bu ihtilafa rağmen, hepsi Besmele'nin; sahabe-i kiramın üzerinde icma ettiği Mushaf'ta, Fatiha'nın başında ve Berae suresi hariç diğer tüm surelerin başında yazılı olarak sabit olduğunu kabul ederler. Dolayısıyla Müslümanlar Besmele'yi surelerin başına veya Fatiha'nın başına sonradan eklememişlerdir; aksine o, sahabenin icması ve ittifakı ile Osman Mushafı’nda Fatiha'nın başında ve Berae hariç surelerin başında sabittir.
3- Süyûtî'nin el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân (1/234) kitabında şöyle geçer:
"Fatiha: Cumhur'a göre yedi ayettir. Kûfe ve Mekke ehli Besmele'yi ayet saymış, 'En'amte Aleyhim' kısmını ise ayet saymamıştır; diğerleri ise tam tersini yapmıştır. Hasan, sekiz ayet olduğunu söylemiş ve her ikisini de saymıştır; bazıları altı ayet demiş ve ikisini de saymamıştır; bir diğeri ise dokuz ayet demiş, hem ikisini hem de 'İyyâke na'budu'yu saymıştır. Birinci görüşü, Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Huzeyme, Hakim, Dârekutnî ve diğerlerinin Ümmü Seleme'den rivayet ettikleri şu hadis güçlendirmektedir: Peygamber ﷺ şöyle okurdu:
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ * إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ * اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ * صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلا الضَّالِّينَ
Onu ayet ayet bölerek okudu ve bir bedevi sayışıyla saydı; 'Bismillahirrahmanirrahim'i bir ayet saydı, 'Aleyhim'i ise saymadı. Dârekutnî sahih bir senetle Abd-i Hayr'dan rivayet ettiğine göre: Ali'ye Seb'ul Mesânî (yedi ayet) hakkında soruldu, o da 'Elhamdülillahi Rabbi'l-Âlemîn' dedi. Ona: 'O ancak altı ayettir' denilince; 'Bismillahirrahmanirrahim bir ayettir' dedi." (Bitti).
Bu demektir ki Besmele'nin ayet olup olmaması vb. konulardaki ihtilaf, müçtehitler ve muteber müçtehit takipçileri nezdinde sahih delillere dayanan içtihat babındandır ve meşru bir durumdur...
4- Mushaf'a sonradan eklenen noktalama, harekeleme, vakıf işaretleri ve tecvid kuralları... veya bazı Mushafların sonuna konulan dualar ya da kenarlardaki tefsir ve şerhler... Tüm bunlar Kur'an'ın başka şeylerle karışmasına neden olmaz. Çünkü Müslümanlar Kur'an'a büyük bir özen göstermiş, milyonlarca kişi onu ezberlemiş ve metinleri tevatürle nakledilmiştir; dolayısıyla başka şeylerle karışması ve insanların kafasının karışması söz konusu değildir. Bu nedenle Müslümanlar yüzlerce yıldır Mushaflara Kur'an'ın okunmasına yardımcı olan noktalar, harekeler ve diğer unsurları dahil etmişlerdir ve bu durum Kur'an-ı Kerim'in metnine bir halel getirmemiştir... Bu yüzden Hilafet Devleti Mushaflarda bu harekelerin, vakıf işaretlerinin bulunmasını yasaklamaz.
Özetle: Besmele'nin Fatiha'dan bir ayet olup olmadığı, Fatiha'nın ayet sayısının 6 mı yoksa 7 mi olduğu veya gizli mi yoksa açıktan mı okunacağı konusundaki içtihat farklılıkları, Allah Sübhânehu'nun Kur'an-ı Kerim'i korumasına bir helal getirmez. O, Neml Suresi’nde Kur'an'dan bir ayettir ve Kur'an, Hulefa-i Raşidin döneminden beri, Resulullah ﷺ'in huzurunda yazıldığı ve ondan okunduğu şekliyle tek bir Mushaf'ta toplanmıştır. Allah Azze ve Celle en doğruyu söylemiştir:
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
"Hiç şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik ve onun koruyucusu da elbette biziz." (Hicr 9)
Umarım bu yeterlidir. Allah en iyi bilen ve en iyi hüküm verendir.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu el-Raşta
26 Zilkade 1443 H. 25/06/2022 M.
Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
Emir'in (Allah onu korusun) Web sayfasındaki cevap linki: Web