(Hizb-ut Tahrir Emiri Âlim Ata b. Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)
Nayef Shoshari'ye
Soru:
Şeyh, Seyyid ve Emirimiz,
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun,
Hizbin kitlesi içindeki siyasi çalışmayı bırakan bir kardeşe verdiğiniz cevaplardan birini gördüm; oradaki "Oturanlarla (çalışmayanlarla) birlikte olmaya razı oldun" ifadesi bende derin bir iz bıraktı.
Ben Hizbin her bir fikrini fikir ve davranış olarak benimsememe, insanların beni Hizbin fikirleriyle tanıdığı hiçbir yer veya buluşma bırakmamama ve hatta ismimin Hizip ile özdeşleşmesine rağmen; şu an kendi iradem dışında gelişen nedenlerden dolayı -öyle tahmin ediyorum- Hizbin kitlesi ile bir bağım bulunmamaktadır.
Durum böyleyken, ben de şu an "oturanlar" (çalışmayanlar) arasında mı sayılıyorum?
Kardeşiniz Ebu Muhammed Nevfel
Cevap:
Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh
Değerli kardeşim, İslami hayatı yeniden başlatmak ve yeryüzünde Râşidî Hilafeti ikame etmek için İslam adına yapılan çalışma, bireysel bir çalışma değil; işleri Rabbi Sübhanehu ve Teâlâ'nın şeriatı ile disipline edilmiş bir kitle, yani bir cemaat çalışmasıdır.
Bunun delili ise Allah Sübhanehu'nun şu kavlidir:
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir ümmet bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Âl-i İmrân [3]: 104)
Buradaki "ümmet" kelimesinin manası cemaat (topluluk) demektir.
Ayrıca "hayra çağırırlar" ifadesindeki "hayır" kelimesi elif-lam takısı ile belirlilik kazanmıştır (el-hayr), yani İslam’ın tamamı demektir. Bu da hadlerin uygulanması için devletin kurulmasını, davet ve cihat yoluyla İslam’ın yayılmasını içerir ki bunların hiçbiri bireysel çalışma ile gerçekleşmez.
Aynı şekilde Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sireti de buna şahittir. Sahabeler, Allah'ın salat ve selamı üzerine olsun O’nun etrafında kenetlenmiş, tek bir ipe (Allah’ın ipine) sarılmışlardı. Onlar darmadağınık bireyler değil, kitleleşmiş bir cemaat idiler.
Cemaatin gücü hakkında pek çok şer’i nas mevcuttur; bunlardan bazıları şunlardır:
Tirmizî Sünen’inde İbn Abbas’tan rivayet ettiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
يَدُ اللَّهِ مَعَ الجَمَاعَةِ
"Allah’ın eli cemaatle beraberdir." (Tirmizî)
Nesâî Sünen’inde Arfece b. Şurayh el-Eşcaî’den rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i minberde insanlara hutbe verirken gördüm, şöyle buyuruyordu: '...Şüphesiz Allah’ın eli cemaat üzerindedir. Muhakkak ki şeytan, cemaatten ayrılanla beraber koşar.'" İbn Hibban da Sahih’inde Arfece’den şu lafızla rivayet etmiştir: "...Şüphesiz Allah’ın eli cemaatle beraberdir ve muhakkak ki şeytan, cemaatten ayrılanla beraber hareket eder."
Hâkim el-Müstedrek ale’s-Sahihayn’da İbn Ömer’den rivayet ettiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
يَدُ اللَّهِ عَلَى الْجَمَاعَةِ فَاتَّبِعُوا السَّوَادَ الْأَعْظَمَ، فَإِنَّهُ مَنْ شَذَّ شَذَّ فِي النَّارِ
"Allah’ın eli cemaat üzerindedir. Sevad-ı Azam’a (büyük topluluğa) uyun. Kim (cemaatten) ayrılırsa ateşe ayrılmış olur."
Doğal olarak burada istenen cemaat, kerim ayette de açıklandığı üzere Allah Sübhanehu’nun Kitabı ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünneti ile disipline olan cemaattir:
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir ümmet bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Âl-i İmrân [3]: 104)
Tüm bunlar, çalışmanın bireysel değil bir cemaat içinde olması gerektiğini ve bu cemaatin de şeriatla disipline olması gerektiğini göstermektedir.
Siz de ey değerli kardeşim; fikri taşıdığınız, ona bağlı kaldığınız ve onu konuştuğunuz sürece doğru bir cemaat içinde yer almaya hazırsınız. Öyleyse taşıdığınız bu hayrı bu cemaat içinde yer alarak tamamlayın ki dünya ve ahirette izzete eresiniz inşaAllah.
Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta