Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: Arazinin Maddi Bir Karşılığı Olması Caiz midir?

May 27, 2016
5297

(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ b. Halil Ebû el-Raşta’nın, Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhî" Kısmı)

Soru Cevap

Arazinin Maddi Bir Karşılığı Olması Caiz midir?

Saleh Natseh'ye

Soru:

Selamun aleykum. Bir sorum var: İki kişinin tarımda ortaklık yapmasının hükmü nedir? Birinin arazisi var, diğeri ise orayı ekiyor; bu caiz midir yoksa müzaraa mıdır? Zira bu konu bende karışıklığa yol açtı; gençlerden bazıları bunun müzaraa olduğunu, bazıları ise arazi sahibinin arazisini ekmesi için kendisine verilen üç yıllık süre içinde satabileceği gerekçesiyle caiz olduğunu söylediler. Allah sizi mübarek kılsın.

Cevap:

Ve aleykumusselam ve rahmetullahi ve berakâtuh,

Müzaraa, bir arazinin ekilmek üzere kiralanmasıdır. Müzaraanın haram olduğuna dair pek çok delil varid olmuştur, bunlardan bazıları şunlardır:

1- Buhârî, Sahih’inde Ebû Hureyre (ra)’dan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ، فَلْيَزْرَعْهَا أَوْ لِيَمْنَحْهَا أَخَاهُ، فَإِنْ أَبَى، فَلْيُمْسِكْ أَرْضَهُ

“Kimin bir arazisi varsa onu eksin veya onu (bedelsiz olarak) kardeşine versin. Eğer bunu yapmazsa arazisini elinde tutsun.” (Buhârî)

2- Cabir (ra)’dan: “Nebi ﷺ muhâbereyi yasakladı.” (Müslim rivayet etmiştir). Muhâbere, müzaraa demektir.

3- Müslim’in Sahih’inde Cabir b. Abdullah (ra) şöyle dedi:

نَهَى رَسُولُ اللهِ ﷺ أَنْ يُؤْخَذَ لِلْأَرْضِ أَجْرٌ، أَوْ حَظٌّ

“Rasulullah ﷺ toprak için bir ücret veya pay alınmasını yasakladı.” (Müslim)

4- Rafi b. Hadic (ra) şöyle rivayet etti: Rasulullah ﷺ zamanında muhâbere (müzaraa) yapıyorduk. Amcalarından birinin kendisine gelip şöyle dediğini zikretti: “Rasulullah ﷺ bize faydalı olan bir işten bizi nehyetti. Oysa Allah’a ve Rasulü’ne itaat etmek bizim için çok daha faydalıdır. Dedik ki: ‘O nedir?’ Dedi ki: Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu:

مَنْ كَانَتْ لَهُ أَرْضٌ فَلْيَزْرَعْهَا، أَوْ فَلْيُزْرِعْهَا أَخَاهُ، وَلَا يُكَارِيهَا بِثُلُثٍ وَلَا بِرُبُعٍ وَلَا بِطَعَامٍ مُسَمًّى

“Kimin bir arazisi varsa onu eksin veya (bedelsiz olarak) kardeşine ektirsin. Onu ne üçte bir, ne dörtte bir, ne de belirli bir miktar yiyecek karşılığında kiraya vermesin.” (Ebû Dâvûd)

5- Nesâî’nin Sünen’inde Useyd b. Zuhayr’dan şöyle rivayet edilmiştir:

نَهَى رَسُولُ اللهِ ﷺ عَنْ كِرَاءِ الأَرْضِ، قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللهِ، إِذًا نُكْرِيهَا بِشَيْءٍ مِنْ الْحَبِّ، قَالَ: لا، قَالَ: وَكُنَّا نُكْرِيهَا بِالتِّبْنِ، فَقَالَ: لا، وَكُنَّا نُكْرِيهَا عَلَى الرَّبِيعِ، قَالَ: لا، ازْرَعْهَا أَوْ امْنَحْهَا أَخَاكَ

“Rasulullah ﷺ arazinin kiralanmasını yasakladı. Biz dedik ki: ‘Ey Allah'ın Rasulü, o halde onu bir miktar tahıl karşılığında kiralayalım.’ ‘Hayır’ buyurdu. ‘Onu saman karşılığında kiralıyorduk’ dedik. ‘Hayır’ buyurdu. ‘Onu akarsu (Er-Rebi’) kenarındaki yerler karşılığında kiralıyorduk’ dedik. ‘Hayır, onu ek veya kardeşine bağışla’ buyurdu.” (Nesâî) Buradaki “er-rebi’”; küçük nehir, yani vadi demektir. Yani biz onu, nehir kenarındaki, su kenarındaki bölümün ekilmesi karşılığında kiralıyorduk demektir.

Bu hadislerden, ödenen ücret ister mahsulün bir parçası olsun ister başka bir şey olsun, müzaraanın gerçeğinin arazinin kiralanması olduğu ve müzaraanın haram olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki deliller, arazi için herhangi bir karşılık alınmasının caiz olmadığını göstermektedir. Özellikle Müslim’in hadisi bu konuda çok açıktır: “Rasulullah ﷺ toprak için bir ücret veya pay alınmasını yasakladı.” Aynı şekilde Buhârî’nin “Kimin bir arazisi varsa onu eksin veya onu kardeşine versin…” ve Nesâî’nin “…onu ek veya kardeşine bağışla” hadisleri de bunu teyit eder. Dolayısıyla arazinin herhangi bir karşılığı olması caiz değildir.

Buna göre sorunuzda geçen (birinin arazisi var, diğeri ise orayı ekiyor...) durumu, burada arazinin bir mal (sermaye) kabul edilip bir payı olduğu anlamına gelir ki bu, müzaraa hükmünün kapsamına girer. Buna “ortaklık” denilmesi hükmü değiştirmez, bu müzaraadır ve caiz değildir. Aynı şekilde müzaraanın üç yıl içinde veya sonrasında yapılması da şer’î hükmü etkilemez. Zira şer’î hüküm bizzat akde yöneliktir; yukarıdaki delillerde açıklandığı üzere, türü ne olursa olsun araziye maddi bir karşılık belirlendiği sürece bu akit batıldır.

Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû el-Raşta

19 Şaban 1437 H. 26/05/2016 M.

Emir’in Facebook sayfasından cevabın linki: facebook

Emir’in Google Plus sayfasından cevabın linki: Googleplus

Emir’in Twitter sayfasından cevabın linki: Twitter

Emir’in web sitesinden cevabın linki: Emir

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın