Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: Kız Kardeşe ve Kıza Zekat Malından Verilmesi Caiz midir?

July 04, 2024
2086

Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Atâ b. Halil Ebû er-Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fıkhî"

Abdullah el-Haddad’a

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. Allah Teâlâ vakitlerinizi hayır, saadet ve Allah ve Rasulü'ne itaatle dolu uzun bir ömürle bereketlendirsin. Arşın Rabbi olan Yüce Allah’tan, İkinci Râşidî Hilafet Devleti'nin sizler tam bir sıhhat ve afiyet içerisindeyken kurulmasını acilen nasip etmesini niyaz ediyorum.

Sorum şu: Kız kardeşe veya kıza zekat malından vermek caiz midir?

Cevap:

Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.

1- İslam, fakirin nafakasını vacip kılmış; fakirin kim olduğunu ve nafakasının kime ait olduğunu detaylandırmıştır:

İktisadi Nizam kitabının (Word dosyası 204-211. sayfalarında) şöyle geçmektedir:

"...Karşılanmaması fakirlik sayılan temel ihtiyaçlar şunlardır: Yiyecek, giyecek ve barınma. Bunların dışındakiler ise lüks ihtiyaçlar olarak kabul edilir. Temel ihtiyaçlarını karşıladığı halde lüks ihtiyaçlarını karşılayamayan bir kişi fakir sayılmaz...

İslam, bu temel ihtiyaçların karşılanmasını ve bunları temin edemeyenlere sağlanmasını farz kılmıştır. Eğer birey bunları kendisi için sağlarsa mesele kalmaz. Ancak elinde yeterli mal bulunmaması veya yeterli mal elde etme imkanına sahip olmaması nedeniyle bunları kendisi için sağlayamazsa, Şeriat bu temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ona yardım edilmesini başkalarına yüklemiştir. Şeriat, bireye bu hususlarda nasıl yardım edileceğini detaylandırmıştır. Bunu, mirasçı olan akrabaların üzerine vacip kılmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلَّا وُسْعَهَا لَا تُضَارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِهِ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذَلِكَ

"Emzirenlerin örfe uygun olarak yiyeceği ve giyeceği, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Bir kimse ancak gücünün yettiği ile yükümlü tutulur. Ne bir anne çocuğu sebebiyle ne de bir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın. Mirasçının sorumluluğu da aynen böyledir." (Bakara [2]: 233)

Yani mirasçıya, rızık ve giyecek hususunda tıpkı çocuğun babası gibi sorumluluk yüklenmiştir. Buradaki 'mirasçı' ifadesinden kasıt, fiilen mirasçı olması değil, mirasa müstahak olanlardan olmasıdır. Şayet Allah'ın, akrabasının nafakasını üzerine vacip kıldığı akrabaları yoksa, bu kişinin nafakası Beytülmal'in zekat bölümüne geçer. Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

مَنْ تَرَكَ مَالاً فَلِوَرَثَتِهِ وَمَنْ تَرَكَ كَلّاً فَإِلَيْنَا

"Kim bir mal bırakırsa o mirasçılarınındır; kim de bir 'kell' (bakıma muhtaç, zayıf, ne çocuğu ne de babası olan kimse) bırakırsa o da bizedir (devletin sorumluluğundadır)." (Müslim rivayet etmiştir.)" [Alıntı sonu]

2- Fakirin nafakasının akrabalardan kime ait olduğuna gelince:

Kuveyt Fıkıh Ansiklopedisi'nde (s. 8267-68) şöyle geçmektedir:

"[Zekat verilmesi caiz olmayan sınıflar: ...

Zekat verenin kendisinden doğduğu (asıl) veya kendisinden doğan (füru) herkes. Bu, anne-babasını, dedelerini, ninelerini (mirasçı olsunlar ya da olmasınlar); aynı şekilde çocuklarını ve ne kadar aşağı inerse insin torunlarını kapsar. Hanefiler şöyle demiştir: Çünkü aralarındaki mülkiyet menfaatleri birleşiktir. Bu, Hanefilerin ve Hanbelilerin mezhebidir.

Diğer akrabalara gelince; bunlar kardeşler, kız kardeşler, amcalar, halalar, dayılar, teyzeler ve onların çocukları gibi yan soylardır (havaşi). Bunlardan bazıları zekat verenin bakımı altında olsa bile, onlara zekat verilmesine bir engel yoktur. Zira Nebi ﷺ şöyle buyurmuştur: 'Yoksula verilen sadaka bir sadakadır; akrabaya verilen ise iki yönden sadakadır: Hem sadaka hem de sıla-i rahimdir.' Bu Hanefilerin mezhebidir ve Hanbelilerde de tercih edilen görüştür.

Malikiler ve Şafii'lere göre ise; nafakasını sağlama yükümlülüğü zekat verene ait olan akrabalara zekat verilmesi caiz değildir:

Malikilerde nafakası vacip olanlar; dede ve nine hariç anne ve baba, torunlar hariç oğul ve kızdır. Oğlun nafakası küçük olduğu sürece, kızın nafakası ise evlenip kocasıyla zifafa girene kadar vaciptir.

Şafiilerde nafakası vacip olanlar ise asıllar (ebeveyn/dedeler) ve fürulardır (çocuklar/torunlar)...]"

3- Görüldüğü üzere, kız çocuklarına zekat verilmesi hususunda fakihler arasında farklı görüşler vardır, çünkü onlar "füru" (soy) kapsamındadır. Her ne kadar zekat verenin bakmakla yükümlü olduğu kişilere zekat değil de kendi malından harcama yapması gerektiği sabit olsa da, ihtilaf; asıl ve fürudan kimlerin nafakasının vacip olduğu konusundadır.

Nitekim bazıları şöyle açıkça ifade etmiştir: (Zekat verilmesi caiz olmayan sınıflar; mirasçı olsunlar ya da olmasınlar anne-babası, dedeleri, nineleri ile çocukları ve ne kadar aşağı inerse insin torunlarıdır. Hanefiler şöyle demiştir: Çünkü mülkiyet menfaatleri birbirine bağlıdır. Bu Hanefi ve Hanbeli mezhebidir.)

Bazıları şöyle demiştir: (Malikilerde nafakası vacip olanlar; dede ve nine hariç anne ve baba, torunlar hariç oğul ve kızdır. Oğlun nafakası küçük olduğu sürece, kızın nafakası ise evlenip kocasıyla zifafa girene kadar vaciptir.)

Bazıları da şöyle demiştir: (Şafiilerde nafakası vacip olanlar asıllar ve fürulardır...)

Şimdi sorunuza cevap vereyim: Kız kardeşe veya kıza zekat malından vermek caiz midir?

1- Kız evlat ile ilgili cevap şöyledir:

a- Eğer kız evli değilse ve babasının yanında yaşıyorsa, nafakası babasına aittir. Dolayısıyla ona zekattan değil, kendi malından harcama yapar.

b- Eğer kız evli ise ve kocası zengin olup onun nafakasını sağlıyorsa, kız fakir bile olsa kocası aracılığıyla zengin sayıldığı için ona zekat verilmesi caiz değildir.

Nevevî, el-Minhâc’da şöyle demiştir: "Akrabasının veya kocasının nafakasıyla ihtiyacı karşılanan kişi, daha sahih olan görüşe göre ne fakirdir ne de miskindir." [Alıntı sonu]

c- Eğer kız evli ve fakir ise ve kocası da nafakayı sağlamada darlığa düşmüşse (aciz kalmışsa)... İbn Kudâme el-Muğnî’de şöyle demiştir: Fakir bir kadının kendisine nafaka sağlayan zengin bir kocası varsa, ona zekat verilmesi caiz olmaz. Çünkü vacip olan nafaka ile ihtiyacı karşılanmaktadır ve bu durum, kirasıyla geçinen mülk sahibine benzer. Ancak kocası ona nafaka vermiyor ve bunu sağlamak da mümkün olmuyorsa, tıpkı mülkün menfaatinin kesilmesi durumunda olduğu gibi ona zekat verilmesi caiz olur. Ahmed b. Hanbel de bunu açıkça ifade etmiştir. [Alıntı sonu]

Bu ihtilaftan kurtulmak için tercih ettiğim görüş şudur; eğer fakirlik sınırı kendisine uyuyorsa zekat fakir kızın kocasına verilir, o da aldığı bu zekat malıyla karısının (kızınızın) nafakasını karşılar. Babanın kızına vermesi ise zekat dışındaki kendi malından olmalıdır.

2- Kız kardeş ile ilgili cevap şöyledir:

Eğer kız kardeşiniz sizin evinizde yaşıyorsa ve ona siz bakıyorsanız, ona zekat vermeniz caiz olmaz. Ancak evli ise ve kocası fakir ise ona zekat vermeniz caizdir. Hatta başkalarından önce ona verilmesi daha evladır; zira Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

الصَّدَقَةُ عَلَى الْمِسْكِينِ صَدَقَةٌ، وَهيَ عَلَى ذِي الرَّحِمِ ثنْتَانِ صَدَقَةٌ وَصِلَةٌ

"Yoksula verilen sadaka bir sadakadır; akrabaya verilen ise iki yönden sadakadır: Hem sadaka hem de sıla-i rahimdir." (Tirmizî rivayet etmiştir.)

Sorumuza cevap olarak tercih ettiğim görüş budur. Bu cevabın yeterli olmasını umarım. Allah en iyi bilen ve hüküm verendir.

Kardeşiniz Atâ b. Halil Ebû er-Raşta

28 Zilhicce 1445 H. M. 04/07/2024

Emir'in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/AtaabuAlrashtah.HT/posts/320377947811377

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın