(Hizb ut-Tahrir Emiri Celil Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi "Fikri")
Malik Murad'a
Soru:
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Allah'tan seni muvaffak kılmasını ve çok yakın bir zamanda senin elinle bize zafer ihsan etmesini niyaz ederim, kuşkusuz O buna kadirdir. Allah şahidimizdir ki sen, hayırlı selefin hayırlı halefisin...
Mafahim Hizb ut-Tahrir kitabının 79. sayfasında şu ifade geçmektedir: "İslami davetin taşınması ve bu uğurda siyasi mücadele verilmesi, ancak Hizbin kendisi için belirlediği toplumda gerçekleşir. Hizb ut-Tahrir, tüm İslam dünyasındaki toplumu tek bir toplum olarak kabul eder; çünkü davasının tamamı tek bir davadır, o da İslam davasıdır. Ancak başlangıç noktasını (noktai ibtidayı), İslam beldelerinin bir parçası olmaları hasebiyle Arap beldeleri olarak belirlemiştir. Arap beldelerinde bir İslami devletin kurulmasını, İslami devletin çekirdeği olarak görür ve bunu bu yoldaki doğal bir adım olarak kabul eder."
Aynı şekilde At-Takattul al-Hizbi kitabının 7. sayfasında da şu ifade yer almaktadır: "Bu nedenle, İslami devletin tüm İslam beldelerini kapsayacak olan İslami devletin çekirdeği olması için Arap beldelerinde ortaya çıkması doğaldır. Bununla birlikte, davetin diğer tüm İslam beldelerine gönderilmesi de kaçınılmazdır. Çalışmanın Arap beldelerinde başlatılması, İslami devlette birleşmeden önce buraların dışındaki yerlerde çalışılmayacağı anlamına gelmez. Bilakis, İslami devleti kurmak için Arap beldelerinde çalışılır, ardından devlet, ister Arap olsun ister Arap olmasın, komşu bölgelere doğru genişler."
Bu metinlerden, Hilafeti kurmak için üzerinde çalıştığımız hedef ülkelerin sadece Arap ülkeleri olduğu, Arap olmayan diğer ülkelerde ise devlet kurma amacıyla değil sadece davet amacıyla çalışıldığı mı anlaşılmalıdır? Özellikle de kurulacak olan İslami devletin çekirdeğinin önce Arap ülkelerinde olması, ardından diğer İslam ülkelerine yayılması gerektiği zikredilmişken.
Lütfen bu metinlerle tam olarak ne kastedildiğini bize açıklar mısınız? Bu konuda bende bir anlayış karışıklığı oluştu. Allah seni mübarek kılsın ve senin elinle fethi nasip etsin ey Emirimiz.
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Mafahim ve At-Takattul kitaplarından aktarılan iki metinden, devleti kurma çalışmasının sadece Arap ülkeleriyle sınırlı olduğu anlaşılmaz. Bu iki metin sadece bunun doğal olan yol olduğunu zikretmektedir. Yani asıl olan, devletin başka yerlerde değil de Arap beldelerinde kurulmasıdır. Çünkü Arapça İslam’ın dilidir; İslam’ı anlamak ve onda içtihat yapabilmek için zaruridir. Bu yüzden devletin Arapça konuşulan Arap beldelerinde kurulması daha öncelikli ve (doğala) en yakın olandır. Ancak bu gerçekleşmeyebilir ve devlet Arap beldelerinin dışındaki bir yerde kurulabilir. Zira Arap beldeleri daha öncelikli olsa da tüm İslam dünyası Hilafet Devleti'nin kurulması için uygun bir yerdir. Hizb, devleti kurma çalışmasını Arap beldeleriyle sınırlandırmaz, aksine devletin kurulması için Arap olmayan İslam beldelerinde de çalışır.
Şu var ki Hizb, Arap beldelerinde ortaya çıkmış ve buralarda çalışmaya başlamıştır. Başlangıçta alan, Hizbin bulunduğu ve faaliyet gösterdiği Arap beldeleriydi. Ancak davet Arap beldelerinin dışına yayılıp Arap dünyası dışında da bir ağırlık kazandığında, Hizb çalışma alanını genişletmiş ve ister Arap olsun ister olmasın İslam beldelerinde Hilafeti kurmak için çalışmaya başlamıştır. Eğer doğal olan gerçekleşir ve Arap beldelerinde kurulursa bu Allah’a hamdedilecek bir durumdur; yok eğer diğer İslam beldelerinde kurulursa bu da yine Allah’a hamdedilecek bir durumdur.
وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ وَيَخْتَارُ
"Rabbin dilediğini yaratır ve seçer." (Kasas [28]: 68)
Allah yardımcımız olsun.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşte
Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook
Emir’in web sitesindeki cevap linki: Emir
Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus