Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevap: Bir Hadisin Dirayet Açısından Reddedilmesi, Rivayet Açısından Hadisi Etkiler mi?

May 31, 2022
2446
Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata b. Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin "Fıkhî" Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi
Soru Cevap

Nizar Steitieh’e

Soru:

Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh, Allah size yardım etsin ve sancaktarlıkta ayaklarınızı sabit kılsın.

Soru: Bir hadisin dirayet açısından reddedilmesi, rivayet açısından hadisi etkiler mi? Diğer bir ifadeyle, belirli bir hadisin dirayeten reddedildiği kanıtlanırsa, bu durum haberi nakleden son ravi veya tanık olduğu ya da duyduğu şeyi tebliğ eden ilk ravi fark etmeksizin ravilerden birinin cerh edilmesine (güvenilirliğinin zedelenmesine) yol açar mı?

Allah sizi hayırla mükafatlandırsın.

Cevap:

Haber-i ahadın kabulü ancak rivayet ve dirayet açısından sıhhat şartlarını tamamladıktan sonra olur:

1- Rivayet şartlarının tamamlanması; hadisin senedinin sahih olmasıyla olur. Yani hadisin başından sonuna kadar ravilerinde sıhhat şartlarının bulunmasıdır. Bu şartlar; ravinin Müslüman, baliğ, akil, adil, sadık (doğru sözlü), duyduğunu zapt eden (koruyan) ve hadisi aldığı andan eda ettiği ana kadar onu hatırlayan biri olmasıdır... vb. Buna hadisin rivayet açısından sahih olması denir.

2- Dirayet açısından sıhhat şartlarının tamamlanması ise; hadis metninin kendisinden daha güçlü olan bir ayet, mütevatir bir hadis veya meşhur bir hadis ile çelişmemesidir...

Bu demektir ki, eğer senedinde ravilerden birinin zayıflığı veya meçhul olması gibi bir durum varsa, o hadis rivayet açısından reddedilir...

Ancak senet ravileri hakkında söylenecek bir söz yoksa ve sadece metni kendisinden daha güçlü olan bir delille çelişiyorsa, o zaman dirayet açısından reddedilir...

Bu nedenle dirayeten red, ravilerden birinin zayıf veya cerh edilmiş (yaralanmış) olduğu anlamına gelmez. Eğer senedinde böyle bir durum olsaydı, hadis zaten rivayet açısından reddedilirdi. Hadisin dirayeten reddedilmesinin anlamı, senet ravileri hakkında bir eleştiri olmaması, ancak metnin daha güçlü olanla çelişmesidir.

  • İslam Şahsiyeti Cilt 1, sayfa 188'de (Arapça baskısı) şöyle geçmektedir:

"Bilakis bu konudaki mesele şudur: Eğer bir hadis, manası kat’i olan Kur’an’a zıt bir şekilde gelirse, o hadis dirayet yani metin açısından reddedilir; çünkü manası Kur’an ile çelişmektedir. Örneğin Fatıma binti Kays’tan rivayet edilen şu sözü gibi:

طَلَّقَنِي زَوْجِي ثَلَاثاً عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللهِ ﷺ فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ ﷺ فَلَمْ يَجْعَلْ لِي سَكَناً وَلَا نَفَقَةً

“Eşim beni Resulullah ﷺ döneminde üç talakla boşadı. Bunun üzerine Peygamber ﷺ’e geldim, o da bana ne bir barınak ne de nafaka verdi.”

İşte bu hadis reddedilir, çünkü Kur’an ile çelişmektedir. Zira Allah Teâlâ’nın şu kavli ile çelişir:

أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ

“Onları (boşadığınız kadınları) gücünüzün yettiği ölçüde oturduğunuz yerin bir bölümünde barındırın.” (Talâk Suresi, 6)

Dolayısıyla sübutu kat’i, delaleti kat’i olan Kur’an ile çeliştiği için hadis o zaman reddedilir. Ancak hadis Kur’an ile çelişmiyorsa, yani Kur’an’da yer almayan şeyleri içeriyorsa veya Kur’an’dakine bir ziyade getiriyorsa, bu durumda hem hadis alınır hem Kur’an alınır. 'Kur’an ile ve Kur’an’da gelenlerle yetiniriz' denilmez. Çünkü Allah her ikisine birden uymayı emretmiştir ve her ikisine birden inanmak vaciptir."

  • İslam Şahsiyeti Cilt 3, sayfa 90-91'de (Arapça baskısı) şöyle geçmektedir:

"Haber-i Ahadın Kabul Şartları: Haber-i ahad, rivayet ve dirayet şartlarını tamamladığında kabul edilir. Rivayet açısından kabul şartları şunlardır: Ravinin Müslüman, baliğ, akil, adil, sadık, duyduğunu zapt eden ve hadisi aldığı andan eda ettiği ana kadar hatırlayan biri olmasıdır. Usul alimleri ve hadis ıstılahı alimleri rivayet şartlarını detaylıca açıklamışlar; hadis ricalinin (ravilerin) tarihini ve her bir ravinin bu vasıflardan hangisini taşıdığını ayrıntılı olarak ortaya koymuşlardır. Haber-i ahadın dirayet açısından kabul şartı ise; ayet, mütevatir hadis veya meşhur hadis gibi kendisinden daha güçlü olan bir delille çelişmemesidir. Tıpkı Fatıma binti Kays’tan rivayet edilen şu hadiste olduğu gibi:

طَلَّقَنِي زَوْجِي ثلاَثاً فَلَمْ يَجْعَلْ لِي رَسُولُ اللَّهِ ﷺ سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةً

“Eşim beni üç talakla boşadı, Resulullah ﷺ ise benim için ne barınma ne de nafaka hakkı tanımadı.” (Müslim rivayet etmiştir).

Bu hadis, Allah Teâlâ’nın şu kavli ile çelişmektedir:

أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ

“Onları (boşadığınız kadınları) gücünüzün yettiği ölçüde oturduğunuz yerin bir bölümünde barındırın.” (Talâk Suresi, 6)

Bu yüzden bu hadisin reddedilmesi gerekir ve onunla amel etmek caiz değildir..."

Umarım bu yeterli olmuştur. Allah en iyi bilen ve hüküm verendir.

Kardeşiniz Ata b. Halil Ebu’r Raşta

30 Şevval 1443 H. 30/05/2022 M.

Emir’in (Allah onu korusun) Facebook sayfasındaki cevap linki: https://www.facebook.com/photo/؟fbid=560762815611092&set=a.469598088060899

Emir’in (Allah onu korusun) web sayfasındaki cevap linki: http://archive.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/HTAmeer/QAsingle/4251

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın