Soru:
Al Jazeera’nin 20/12/2021 tarihinde web sitesinde yayınladığı habere göre: [Ukrayna ordusu ile Moskova yanlısı ayrılıkçılar arasında karşılıklı ateş açılması her iki taraftan da can kayıplarına yol açtı... Bu gelişmeler, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksiy Danilov’un, ülkesinin tarihinde ilk kez tüm kurumların ve ordu birimlerinin katılımıyla Rusya tarafından gerçekleştirilebilecek olası bir işgale karşı ayrıntılı bir eylem planı hazırladığını açıklamasından bir gün sonra yaşandı. Ukrayna, Rusya’yı Ocak ayı sonuna kadar saldırmak üzere sınırlarına 100 bin asker yığmakla suçlamıştı... Ancak Rusya, Ukrayna’yı işgal etmeyi planladığı iddialarını reddetti... Al Jazeera 20/12/2021] Bu krizin hakikati, boyutları ve saikleri nelerdir? Özellikle Rusya-ABD arasındaki bu gerilimden beklenen nedir?
Cevap:
Cevabın netleşmesi için aşağıdaki hususları gözden geçirelim:
1- Çarlık Rusyası, 16. yüzyıl boyunca Ukrayna topraklarını kontrolü altına aldı. Ardından Ukrayna halkı, Rusların diğer bölgeleri sömürgeleştirmesine ortak olmaya ve diğer halkları sömürmelerine yardım etmeye başladı. Öyle ki sömürülen halklar, özellikle her ikisinin de Slav kökenli olması nedeniyle Ruslar ile Ukraynalıları nadiren birbirinden ayırt edebiliyordu. 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılıp Ukrayna bağımsızlığını kazanınca, Karadeniz’in kuzeyindeki eşsiz konumu, 40 milyona ulaşan nüfusu, Rusya’dakinden geri kalmayan sanayi yapısı ve Sovyet mirasından kalan nükleer cephaneliğin üçte birini temsil eden gücüyle "Sovyetler Birliği" coğrafyasındaki ikinci büyük devlet haline geldi. Ancak daha sonra ABD ve Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruma taahhüdü karşılığında bu nükleer silahlardan arındırıldı. Ukrayna, büyük bir kısmının mülkiyeti Rusya’ya kalan ve kira sözleşmesi gereği Ukrayna içindeki Kırım Yarımadası’ndaki Sivastopol limanında konuşlanmaya devam eden "Sovyet" Karadeniz Filosu konusunda Rusya ile uzun ve çetin müzakereler yürüttü.
2- Rusya’nın gücü, Ukrayna ile olan her anlaşmazlıkta onu tekrar kucağına çekmekte başarısız oluyordu. Bu ister 90’ların başında Karadeniz Filosunun paylaşılması meselesinde, ister Sovyetler Birliği’nin gazı Rus topraklarından Avrupa’ya taşımak için Ukrayna içinde inşa ettiği uzun doğalgaz boru hatları meselesinde, isterse bu meseleden sonra Rusya’nın Karadeniz üzerinden "TurkStream" (Türk Akımı) veya Baltık Denizi üzerinden Almanya’ya giden "Nord Stream" (Kuzey Akımı) gibi alternatif hatlara ihtiyaç duymasında kendini gösterdi. Aynı durum, Rus pazarının Ukrayna’nın verimli topraklarında üretilen şeker ve yağlara olan şiddetli ihtiyacı gibi ticari meselelerde veya Ukrayna’nın eski Sovyet sistemi ülkeleri için Rusya tarafından kurulan çeşitli organlara üyeliği meselesinde de yaşandı. Daha sonra Ukrayna’nın Avrupa Birliği ve NATO’ya yönelmesiyle bu durum daha da belirginleşti. Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı tüm bu ihtilaflar, askeri üstünlüğüne rağmen Rusya’nın son otuz yıl boyunca Ukrayna üzerinde yeniden tahakküm kurmasını sağlayamadı.
3- Ukrayna, Rusya’nın ön bahçesidir. Konum, ulusal bağlar, din ve tarih açısından Rusya için örneğin bir Orta Asya gibi "arka bahçe" değildir. Ukrayna, Rusya’nın ve onun uluslararası konumunun ön cephesidir. Karadeniz’e kıyısı vardır ve Rusya’nın tarih boyunca ilhak ettiği Kafkasya’daki İslami bölgelere yukarıdan bakarak orayı kontrol eder. Ukrayna’nın verimli topraklarından Rusya, Batı ile ilişkilerindeki dalgalanmalara karşı kendisini koruyan temel ürünlerde gıda güvenliğini sağlar. Hem doğalgaz boru hatları hem de diğer yollarla Doğu Avrupa’ya buradan geçilir. Tüm bunların ötesinde Ukrayna bugün, Rusya’nın iki kez istilaya uğradığı (Napolyon ve Hitler) Avrupa korkusundan kaynaklanan tarihi düğümünü çözmek için son tampon bölgeyi temsil etmektedir. Sovyet devletinin zayıflığı onu Doğu Avrupa’dan bir tampon bölge olarak vazgeçmeye zorlamışsa da, NATO’nun Doğu Avrupa’ya doğru ilerleyişi karşısında Rusya, en azından komşuları Ukrayna ve Belarus’un kendisini NATO tehlikelerinden ve askeri makinesinin doğuya ilerleyişinden izole edecek bir bölge sağlamasını istemektedir. Rusya bugün Ukrayna’nın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü "NATO"ya katılmasını veya onun tarafından desteklenmesini engellemek istemektedir. (Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği askeri desteği "Rusya’nın güvenliği için ciddi bir meydan çekme" olarak nitelendirmiştir... Al-Ain News, 13/04/2021).
4- Batı, özellikle de ABD, Rus siyasetindeki bu Ukrayna düğümünün hakikatini ve Ukrayna’da milliyetçi hareketlerin güçlenip Rusya’ya olan düşmanlıklarının kökleşmesinden sonra buranın Rusya’nın en zayıf karnı olduğunu fark etti. Bu nedenle Ukrayna, yirmi yıldır ABD ve Avrupa’nın Rusya ile sürtüşme odağı haline geldi. 2014 yılında Rusya yanlısı Ukrayna Devlet Başkanı Yanukoviç’i deviren Turuncu Devrim’in ardından Moskova, aynı yıl güneydeki Kırım Yarımadası’nı Ukrayna’dan koparıp stratejik ve devasa askeri üslere sahip olduğu Rusya’ya ilhak ederek karşılık verdi. Bununla da yetinmeyip Ukrayna’daki Rus ayrılıkçıları doğu bölgelerini ateşe vermeye ve iki vilayetin (Donetsk ve Lugansk) bağımsızlığını ilan etmeye teşvik etti. Ruslar buraları "Küçük Rusya" olarak adlandırıp askeri destek sağlamaktadır. Tüm bunlar Ukrayna’yı Batı’nın kucağına itti. Ukrayna bundan sonra Rus saldırganlığından korunma umuduyla NATO’ya katılmak için ısrarcı olmaya başladı. Batı da onu kendisine yaklaştırmaya ve onu savunuyormuş gibi görünmeye başladı. Öyle ki Ukrayna, Avrupa Birliği veya NATO üyesi olmamasına rağmen, özellikle Rusya ile krizler şiddetlendiğinde Avrupa ve NATO toplantılarına davet edilir oldu. ABD onu silahlandırmaya, milyarlarca dolarlık askeri yardım yapmaya ve ordusunu eğitmeye başladı...
5- Rusya, Kırım’ı ilhak ettiğinden beri Batı’nın (Avrupa ve ABD) ağır yaptırımlarına maruz kaldı. Bunu, Çin ile ekonomik ilişkilerini artırarak telafi etmeye çalıştı. Çin’e petrol ve gaz taşımak için boru hatları döşedi ve Çin mallarının doğrudan Avrupa’ya taşınması için Çin’e bir kara koridoru (demiryolu) açtı. Yani Çin’in büyük projesi "İpek Yolu" çerçevesinde onunla işbirliği yaptı. Bunun da ötesinde, elindeki ABD tahvillerinden ve dolarlardan kurtulmaya başladı ve ticaretini büyük ölçüde dolardan arındırdı. Rusya, Avrupa veya Çin gibi ticari bir dev olmasa da ABD, Rusya’nın Amerikan ekonomik hegemonyasına meydan okuduğunu ve diğer ülkeleri de cesurca buna teşvik ettiğini gördü. Bu durum, çoğu Rus ticari sözleşmesinde, özellikle de Çin ile olanlarda, dolar yerine yerel para birimlerinin benimsenmesinde açıkça görülmektedir. Bu ABD için bir tehdit oluştururken, son zamanlarda Rusya’nın doğalgaz fiyatlarını yükseltmekle suçlanması da Avrupa için yeni bir ekonomik sorun haline gelmiştir.
6- Rusya; tarih, hegemonya, ekonomi ve güvenlik (yani NATO ile arasındaki tampon bölge) açısından Ukrayna’nın taşıdığı büyük boyutlara ve avantajlara bakmaktadır. Dolayısıyla burayı bir kırmızı çizgi olarak kabul etmektedir. (Putin, NATO’yu Ukrayna’ya asker ve silah konuşlandırmaması konusunda uyararak şunları söylemiştir: "NATO’nun Ukrayna’daki askeri altyapısını genişletmesi Rusya için kırmızı çizgidir ve sert bir tepkiye yol açacaktır." Ancak ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna konusunda hiçbir tarafın kırmızı çizgilerine saygı duymadığını söyledi. Noon Post, 04/12/2021). Tüm bunlardan dolayı Rusya, mevcut Ukrayna krizini yönetirken, özellikle Batı yaptırımlarını deneyimleyip bunlara göğüs gerdikten sonra, Ukrayna’dan vazgeçip onu ABD ve NATO’ya kolay bir lokma olarak bırakma niyetinde değildir. Dahası, ABD’nin bugün ana meşguliyetinin Çin ile yüzleşmek olduğunu görmektedir. Yani ABD, Ukrayna’yı savunmak için gereken Amerikan kaynakları nedeniyle onu NATO üyeliğine almayacaktır; zira bu, ABD’nin Uzak Doğu’da Çin’e karşı yaptığı hazırlıkları zayıflatacaktır... Ayrıca Rusya, askeri olarak daha az güçlü olan ve enerji tedariki konusunda büyük ölçüde Rusya’ya bağımlı olan Avrupa’ya pek değer vermemektedir. Yani Rusya, Ukrayna’da başarı elde etmek için uluslararası durumun kendisinden yana olduğunu hissetmektedir. Bu nedenle Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’li mevkidaşı Antony Blinken’e, Moskova’nın batı sınırlarında NATO’nun doğuya doğru genişlemesini durduracak (ve "kaçınılmaz bir talep olarak görülmesi gereken uzun vadeli güvenlik garantilerine") ihtiyacı olduğunu bildirmiştir. (Libya’nın Al-Wasat portalının 02/12/2021’de aktardığı üzere).
7- Ukrayna’daki bu gerilimin arkasında yatan Rus tarafının taleplerinin gerçeği budur. Rusya, Batı’nın Ukrayna’yı silahlandırmayı artırdığını ve ordusunu güçlendirdikten sonra Ukrayna’yı doğu Ukrayna’daki Rus ayrılıkçıları kökten temizlemeye itebileceğini, ardından da Kırım’da bir savaşa sürükleyebileceğini görmektedir. Bunların hepsi Rusya için tehlikedir. Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov şunları söylemiştir: (Ukrayna’ya uçak, İHA ve helikopter tedariki Kiev’i tehlikeli adımlar atmaya itecektir... Ancak Kiev’in Donbas’taki durumu güç kullanarak çözmeye yönelik her türlü provokasyonu bastırılacaktır. RT, 09/12/2021). Böylece mevcut kriz, Rusya’nın öncelikle Kırım’ın kendisinin bir parçası olarak kalmasının sorgulanmamasını, aksine bunun ABD ve Avrupa tarafından uluslararası düzeyde tanınan bir emrivaki haline gelmesini hedeflediğini ortaya koymaktadır. İkinci hedef, doğu Ukrayna’nın Ukrayna otoritesinin dışına çıkması ve hükmen Rusya’nın bir parçası olmasıdır. Üçüncü ve en etkili hedef ise Ukrayna’nın NATO’ya katılmasını engellemek ve bunun için garantilere ihtiyaç duymasıdır. Özellikle NATO ile Ukrayna arasında Karadeniz’de yapılan ortak askeri tatbikatlardan sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin o dönemde şunları söylemişti: (NATO’nun Karadeniz’de gerçekleştirdiği son tatbikatların tüm sınırları aştığını belirterek, Batı’nın ülkesinin uyarılarını yeterince ciddiye almadığını ifade etti. Moskova’da dış politika yetkililerine hitaben yaptığı konuşmada Rusya Devlet Başkanı, NATO stratejik bombardıman uçaklarının ülke sınırlarına 20 kilometre mesafede uçmasının izin verilen tüm sınırları aştığına işaret etti. "Batılı ortaklarımız, Kiev’e modern ölümcül silahlar sağlayarak ve kışkırtıcı askeri tatbikatlar düzenleyerek durumu tırmandırıyor" dedi. Al Jazeera Net, 18/11/2021).
8- ABD, Rusya’nın taleplerine Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Biden arasında bir zirve düzenleyerek yanıt verdi. Zirve 07/12/2021 tarihinde yapıldı ve Ukrayna krizi ana konuydu ancak tek konu değildi. Zirve sırasında Rusya’nın ABD’den Ukrayna’da çizdiği kırmızı çizgileri tanımasını talep ettiği, ABD’nin ise Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda Rusya’yı ekonomik yaptırımlarla uyardığı görüldü. ABD’nin elinde bundan ötesi yok; nitekim ABD Başkanı zirvenin ertesi günü, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda ABD askeri müdahalesinin söz konusu olmadığını teyit etti. ABD, zirve öncesinde birçok yetkilinin ağzından Rusya’nın benzerini görmediği yaptırım tehditlerinde bulundu. Rus gazının "Nord Stream" (Kuzey Akımı) hattı üzerinden Almanya’ya akışının engellenmesinden bahsetti ve Almanlarla bu konuda görüştüğünü belirtti. Elindeki en uç noktanın ise, Rusya’nın ticaretinin birçoğu dolardan arınmış olmasına rağmen, Rusya’yı ve ana bankasını uluslararası finansal transfer sisteminden (SWIFT) çıkarmak olduğunu ifade etti.
9- Dikkatle incelendiğinde Rusya’nın, kendisine geri tepebilecek bir krizin içine kendisini hapsettiğini görüyoruz. ABD, Ukrayna Cumhurbaşkanını kışkırtarak Rusya’nın önünde Ukrayna’yı işgal etmekten başka seçenek bırakmayabilir; böylece Rusya, Ukrayna bataklığına ve Avrupa ile bir çatışmaya sürüklenebilir. Ukrayna, ABD’nin onu savunmak zorunda olduğu bir NATO üyesi devlet değildir. Eğer Rusya hata yapıp Ukrayna’yı işgal ederse, ABD’ye Avrupa ülkelerini kontrol altına alması ve Rus saldırganlığına karşı birlik olma bahanesiyle onları tekrar Amerikan şemsiyesi altına sokması için tam bir meşruiyet sağlamış olacaktır. Bu durum, Rusya’nın savunduğu çok kutuplu dünya düzeni ile çelişmektedir. Ayrıca Rusya’nın görmediği bir ufuk daha var: Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda ABD’nin Rusya üzerindeki baskısı yoluyla ABD, Rusya ve Çin arasında filizlenen ittifakı parçalamak için yeni bir araca sahip olacaktır. Zira Ukrayna’ya saldıran Rusya’dan uzaklaşması için Çin’e baskı yapabilir ve onu ABD ile olan ticaretiyle tehdit edebilir. Eğer Çin boyun eğip Rusya’dan uzaklaşırsa, ABD büyük bir hedef kazanmış olur. Eğer Rusya her türlü yaptırıma maruz kalıp işgalden sonra Ukrayna’dan çekilirse, ABD’nin talepleri doğu Ukrayna’da ve hatta Kırım’da peşini bırakmayacaktır. Bu durum Rusya’yı işgalinden elde edeceği her türlü kazançtan mahrum bırakacak, aksine başına felaketler getirecektir. Bunun yanı sıra ABD, Doğu Avrupa ülkelerini kışkırtarak Ukrayna’da Rusya’yı vurmak için etkili ve tesirli bir askeri destek vermelerini sağlayacaktır. Rusya’yı Afganistan’da yıpratma tecrübesi muhtemelen hafızalardan silinmemiştir. Tüm bunlardan dolayı Rusya, Ukrayna çevresinde kendisi için büyük bir tuzağa dönüşebilecek ve aleyhine dönebilecek tehlikeli bir oyun oynamaktadır; yani eylemlerinin sonuçlarını idrak edemeyen bir ahmak gibi davranmaktadır!
10- İşlerin nereye evrileceğine gelince, durum şöyledir:
a- Avrupa ülkeleri durumu yatıştırmaya ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesini engellemeye çalışıyor. Tehlikelerini sınırlamak ve Rus enerji kaynaklarının makul fiyatlarla Avrupa’ya akışının devamını garanti altına almak için Rusya ile ilişkileri yumuşatmak istiyorlar. Fransa, Almanya ve İtalya, krizin çözümü için Rusya’yı Ukrayna ile müzakerelere katılmaya çağırıyor. Nitekim (Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ülkesinin Rusya ile ilişkileri geliştirmek istediğini söyledi. Bakan, bunun başarılabilmesi için Donbas’taki çatışmanın çözümünde ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı. RT, 23/11/2021). Ancak İngiltere, ayrıldığı Avrupa Birliği’ne siyasi bir rakip olarak durumu kızıştırmaya çalışabilir! (İngiltere Genelkurmay Başkanı General Nicholas Carter, Soğuk Savaş’tan bu yana Batı ile Rusya arasında bir savaş çıkma riskinin her zamankinden daha fazla olduğunu söyledi. Al Jazeera Net, 13/11/2021). Yine ("Bölgede bir çatışma olasılığı konusunda dikkatli olmalıyız" dedi. General Nick Carter BBC’ye yaptığı açıklamada, Rusya ile gerçekten bir savaş çıkmamasını umduğunu ancak NATO’nun bu ihtimale hazırlıklı olması gerektiğini sözlerine ekledi. BBC, 05/12/2021). İngiltere’den gelen bu tür açıklamalar, gerçek bir savaş uyarısından ziyade daha çok kafa karıştırmaya yöneliktir.
b- Ancak en belirleyici faktör ABD’nin tutumudur; zira o, Ukrayna hükümetinin birçok iplerini elinde tutmaktadır. Bu nedenle Rusya, güvenlik garantileri talebini içeren mesajını başka hiçbir ülkeye değil, ittifak ülkelerinin onun adımlarına tabi olduğu varsayımıyla sadece ABD’ye göndermiştir. Hatta ABD’nin güvenlik garantileri, özellikle de Ukrayna’nın ittifaka katılması konusu hakkındaki cevabını geciktirmesi onu endişelendirmektedir: (Moskova’da Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, durumun zor olması ve karmaşıklaşıp tırmanmaya açık olması nedeniyle Moskova’nın önerilerine ABD’den hızlı bir yanıt alması gerektiğini söyledi... Al Jazeera 20/12/2021). Buna göre:
Eğer ABD, Çin konusunda bir uzlaşmaya varmadan Rusya’ya Ukrayna’da güvenlik garantileri vermeye karar verirse, bu krizde Rusya’nın eli güçlenmiş olacaktır. Bu garantilerin verilmesi ABD’nin tutumunun daha da zayıfladığını ortaya çıkaracaktır; çünkü ABD, Rusya’nın taleplerine boyun eğmiş ve Avrupa’nın gerilimi düşürme çağrılarına kulak vermiş olacaktır. Rusya’nın ABD lehine Çin ile olan bağlarını koparma konusunda bir taviz vermesi dışında bu durum pek muhtemel değildir.
Eğer ABD, Rusya’yı tuzağa düşürüp Ukrayna’da savaşa itmeye karar verirse, Rusya kendi planının veya kendisine kurulan planın iplerine dolanmış olacaktır.
Bu hususlar üzerinde düşünüldüğünde, en muhtemel olan şey; Rusya ile Ukrayna arasında sıcak bir savaşın, Rusya’nın aldatılıp savaşa başlaması ve ona saplanıp kalması gibi yeni gelişmeler olmadıkça yaşanmasının beklenmemesidir! Savaşın beklenmiyor oluşu, doğu Ukrayna’da zaman zaman çatışmaların yaşanmasına engel değildir...
Aynı şekilde ABD’nin, Rusya’nın Çin ile bağlarını tamamen koparmasını sağlaması da beklenmemektedir... Buna karşılık Rusya da üç hedefine birden ulaşamayacaktır... Aksine, kapitalistlerin orta yol çözümü yöntemine göre, Rusya’nın Çin ile bağlarını zayıflatması karşılığında ABD’nin Rusya’nın üç hedefi konusundaki tutumlarını esnetmesi söz konusu olabilir... Bunun sonucunda Rusya, Ukrayna sınırındaki yığınağını çözer ve ganimetten payına düşenle geri dönmekle yetinir!
18 Cemaziyelevvel 1443h 22/12/2021m