(Hizb-ut Tahrir Emiri Âlim Ata bin Halil Ebu el-Raşta'nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)
Muhsin el-Azamat'a
Soru:
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.
Sevgili Emirimiz, Allah sana cennet kapılarını ve zaferi açsın inşaAllah.
Vallahi bu mesajı size göndermek konusunda çok tereddüt ettim; meşguliyetinizi, derdinizi ve size gelen mesajların çokluğunu bildiğim için yükünüzü artırmak istemedim. Ancak sizinle muhatap olma arzusu galip geldi; bu yüzden şevkin galip geldiği bir aklı mazur görün.
Değerli Emirimiz, bir mesele kafamı karıştırdı ve bunu sizin hitabınızda bir delil olarak buldum. Hilafet kitapçığında şu ifade yer almaktadır: "Eğer iki farklı beldede aynı anda iki halife için beyat akdedilirse, her ikisinin de hilafeti münakit olmaz. Çünkü Müslümanların iki halifesinin olması caiz değildir. 'Beyat ilk önce olanındır' denilemez, çünkü mesele halife dikmektir, hilafette öncelik yarışı değildir. Ayrıca bu, halifenin bir hakkı değil, tüm Müslümanların hakkıdır. Dolayısıyla iki halife dikildiğinde Müslümanların tek bir halife dikmeleri için işin tekrar onlara dönmesi gerekir. 'Aralarında kura çekilir' de denilemez, çünkü Hilafet bir akittir ve akitlere kura girmez."
Buradan akitlerde kuranın caiz olmadığını anladım. Ancak bizim Seçim Heyeti kanununu incelediğimde, 19. maddede şu metnin yer aldığını gördüm: "Adaylardan ikisinin oyları eşit çıkarsa ve gereken sayı bunlardan sadece birine ihtiyaç duyuyorsa, aralarında kura çekilir." Bu iki durum arasındaki fark nedir ve bizim heyet seçimimiz bir akit değil midir? Uzattığım için özür dilerim Emirimiz, Allah sana yardım etsin, seni muvaffak kılsın ve zaferi senin ellerinle gerçekleştirsin. Vallahi seni Allah için seviyorum, Allah seni muvaffak kılsın.
Cevap:
Ve Aleykumus Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.
Yönetim (hüküm) işleri idare işlerinden farklıdır. Yönetim işleri hakkında bir nass (şer’i delil) bulunması gerekir; idare konusu ise, belirli bir iş hakkında bir nass gelmedikçe mubah babındandır.
Halife seçimine gelince; İslam, Müslümanların tek bir halifesinin olmasını farz kılmıştır. O da ilk sahih beyatın sahibidir. Eğer onu takip eden ve onunla çekişen başka bir halife çıkarsa, o öldürülür. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır:
إِذَا بُويِعَ لِخَلِيفَتَيْنِ، فَاقْتُلُوا الْآخَرَ مِنْهُمَا
"İki halifeye beyat edildiğinde, onlardan sonrakini öldürün." (Müslim, Ebu Said el-Hudri'den rivayet etmiştir)
Yine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
وَإِنَّهُ لاَ نَبِيَّ بَعْدِي، وَسَيَكُونُ خُلَفَاءُ فَيَكْثُرُونَ» قَالُوا: فَمَا تَأْمُرُنَا؟ قَالَ: «فُوا بِبَيْعَةِ الأَوَّلِ فَالأَوَّلِ ...
"...Benden sonra peygamber yoktur, ancak halifeler olacaktır ve sayıları çoğalacaktır. Dediler ki: Bize ne emredersiniz? Buyurdu ki: İlk yapılan beyata ve ondan sonra ilk olana vefa gösterin..." (Müslim, Ebu Hureyre'den rivayet etmiştir)
Yani işin başına geçen ve diğerinden önce sahih bir beyatla kendisine biat edilen kişi, vefa gösterilmesi gereken beyatın sahibidir. İkincisinin beyatı ise batıldır ve ona vefa gösterilmesi kesinlikle haramdır. Dolayısıyla konu, ilk önce kimin sahih bir beyatla beyat edildiğini araştırmaktır; zira meşru halife odur ve bir başkasının onunla çekişmesi caiz değildir.
Eğer iki halifeye aynı anda beyat edilirse, bu durumda "ilk önce beyat edilen" bir halife yok demektir. Hadislerin mantuku (sözü) ve mefhumu (anlamı), meşru halifenin ilk önce beyat edilen kişi olduğunu ifade etmektedir. Öyleyse bu hükmün, yani ilk halifenin beyatı hükmünün ikame edilmesi gerekir. Bu da kura ile olmaz; çünkü kura bir beyat değildir. Dolayısıyla seçimin yeniden yapılması kaçınılmazdır.
İdari işlere gelince; bunlar mubahlar dairesinde olduğu için, belirli bir iş hakkında özel bir nass gelmedikçe salahiyet sahibi kişi tarafından düzenlenir. Dairelerin sabah saat sekiz veya dokuzda mesaiye başlaması için bir nassa ihtiyaç yoktur. Trafiğin düzenlenmesi, bir sokağa izin verilip diğerine verilmemesi bir nass gerektirmez, aksine salahiyet sahibi bunu düzenler. Vilayet meclisi üyelerinin seçilmesi veya atanması bir nassa dayanmaz, salahiyet sahibi tarafından düzenlenir. Sayılarının 5, 6 veya 10 olması da bir nassa ihtiyaç duymaz. Aynı şekilde, idari işlerde iki aday eşit oy alırsa ve sadece bir kişiye ihtiyaç varsa, aralarında kura çekilmesi de salahiyet sahibi tarafından düzenlenen idari bir işlemdir.
Özetle; yönetim işleri istidlal (delillendirme) bakımından idari işlerden farklıdır. Birincisi hakkında bir nass bulunmasını gerektirir, ikincisi ise başka bir nass gelmedikçe mubah dairesindedir.
Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu el-Raşta
Emir'in Facebook sayfasındaki cevabın linki: Facebook
Emir'in web sitesindeki cevabın linki: Emir
Emir'in Google Plus sayfasındaki cevabın linki: Google Plus