** (Hizb-ut Tahrir Emiri Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)**
** Sawt Altahrir'e**
Soru:
Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,
Devlete bağlı olmayan bir kurumda çalışan bir personelin, kurumun bir özel sağlık sigortası şirketi ile yaptığı sözleşmeye dayalı sigortaya iştirak etmesinin hükmü nedir?
Ayrıca, özel sağlık sigortası şirketi ile yapılan sözleşmede ve müzakerelerde kurumu temsil eden personelin (yaptığı işin) hükmü nedir?
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu,
Kardeşim, keşke soruyu biraz daha açsaydın...
Her halükarda, eğer sorudan kastedilen; kurumların kendi çalışanları için yaptıkları sağlık sigortasının hükmü ise, yani kurumun çalışanın maaşından bir kısmını kesmesi karşılığında kendisinin ve ailesinin tedavi masraflarını üstlenmesi ise, bunun cevabı şöyledir:
Sağlık sigortasına gelince:
Eğer bu, iş sözleşmesine bağlı bir ek ise yani müstakil bir sözleşme olmayıp iş sözleşmesinin şartlarından biri ise bu caizdir. Ancak kendi başına müstakil bir sözleşme ise caiz değildir.
Bunun detayı şöyledir: Eğer işveren ile çalışan, işverenin çalışanın maaşından belirli bir miktar kesmesi karşılığında tek başına çalışanı veya ailesiyle birlikte çalışanı tedavi etmeyi taahhüt etmesi üzerine anlaşırlarsa, bu caizdir. Çünkü asıl sözleşme "icare" (hizmet/iş) sözleşmesidir ve bu malumdur. İşverenin, çalışanı veya aile bireylerini tedavi etmeyi yüklenmesi ise iş sözleşmesine eklenmiş bir şarttır. Sözleşmelerdeki şartlar, haramı helal kılmak veya helali haram kılmak gibi yasaklayıcı bir nass bulunmadığı sürece yasaklanmazlar. Bu şartların caiz olması için onaylayan özel bir nassa ihtiyaç yoktur; aksine yasaklayan bir nassın bulunmaması yeterlidir. Yani bu şartlar, "asıl olan hükme bağlanmaktır" kuralına tabi olan ve yapılabilmesi için caiz olduğuna dair nass gerektiren "fiiller" gibi değildir. Bilakis, sözleşme şartları, yasaklayan bir nass gelmediği sürece caizdir. Kesîr b. Abdullah b. Amr b. Avf el-Müzenî’nin babasından, onun da dedesinden rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
وَالْمُسْلِمُونَ عَلَى شُرُوطِهِمْ إِلَّا شَرْطًا حَرَّمَ حَلَالًا أَوْ أَحَلَّ حَرَامًا
"Müslümanlar, helali haram kılan veya haramı helal kılan bir şart müstesna, koştukları (belirledikleri) şartlar üzerindedirler." (Tirmizi)
Bu işin bir yönüdür. Diğer bir yönü ise bu (sağlık hizmeti), çalışanın ücretinden bir parça sayılır ve ondan kesilir. Dolayısıyla, işverenin maaştan bir miktar kesinti yapması karşılığında çalışana ve aile bireylerine sağlık sigortası yapması caizdir. Bu durum, ister en baştan çalışan ve ailesi için olsun, isterse sadece çalışan için olup daha sonra çalışan ile işveren arasındaki bir anlaşmayla ailesinin de sözleşmeye dahil edilmesi şeklinde olsun, hepsi caizdir.
Ancak sağlık sigortası sözleşmesi müstakil bir sözleşme olursa, yani örneğin bir kurum kurulup halka "Kim hastalandığında tedavi edilmek istiyorsa bize aylık şu kadar ücret ödesin, biz de o hastalandığında onu tedavi edelim" diye ilan ederse, bu caiz değildir. Çünkü bu "meçhul" (belirsiz) üzerine yapılan bir sözleşmedir; kişi ne zaman hastalanacağını, hastalığının büyük mü yoksa küçük mü olacağını bilemez...
Kardeşiniz, Ata bin Halil Ebu’r Raşta
Emir'in Facebook sayfasındaki cevap linki