Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Soru Cevabı: Osman (ra)’ın Müslümanların Halifesi Olarak Seçilmesine Dair Görüş Birliği Hakkında

February 17, 2014
3603

** (Hizb ut-Tahrir Emiri Âlim Ata bin Halil Ebu’r Raşta’nın Facebook Sayfası Takipçilerinden Gelen Sorulara Verdiği Cevaplar Serisi)**

Mohamed Ali Bouazizi’ye

Soru:

Selamun Aleykum Değerli Şeyhimiz,

Hilafet Devleti Cihazları kitabında, özellikle "Adayların Sınırlandırılması" paragrafında (s. 31) şöyle geçmektedir:

"...Sonra Abdurrahman geri kalan beş kişiyi tartıştı ve onları Ali ve Osman olmak üzere ikiye indirdi... Ondan sonra insanların görüşünü sordu ve görüş Osman'ın halife olması üzerinde istikrar buldu." Sayfa 33'te ise şöyle deniliyor: "...Bana Ali ve Osman'ı çağırın... Sonra Ali'nin elinden tuttu." Osman'ın halifeliği tayin edilmişken neden Ali? Kardeşiniz Bouazizi.

Cevap:

Ve Aleykümselam ve Rahmetullahi ve Berakâtuh,

Abdurrahman bin Avf'a zahir olan şudur ki; insanlar, önüne getirilen herhangi bir meselede Ebu Bekir ve Ömer'in (ra) hükmettiği gibi hükmetmesi şartıyla Ali'yi istiyorlardı. Ali bu şartı kabul etmedi, Osman ise kabul etti; işte o zaman Osman'ın halifeliği kesinleşti...

Şu cümle: ("Ömer Müslümanlar için altı kişiyi aday gösterdi ve halifeyi kendi aralarından seçmeleri için süreci onlarla sınırlandırdı. Diğerleri kendisini vekil tayin ettikten sonra Abdurrahman bin Avf geri kalan beş kişiyi tartıştı ve onları ikiye indirdi: Ali ve Osman. Bundan sonra insanların görüşünü sordu ve görüş Osman’ın halife olması üzerinde istikrar buldu.") ifadesi, Osman’ın halifeliğinin istişare (kamuoyu yoklaması) sırasında kesinleştiği anlamına gelmez. Aksine halifeliği, Ali’nin reddedip Osman’ın kabul etmesiyle kesinleşmiştir.

Görünen o ki zihnini karıştıran husus; "insanların görüşünü sordu" (istatla'a ra'ye'n-nas) ifadesi ile "görüş Osman'ın halife olması üzerinde istikrar buldu" (istekarra'r-ra'yu 'alâ 'Osmâne halîfeten) ifadesi arasındaki atıf harfi olan "vav"ın (el-vav), sıralama (tertip) ve hemen ardından gerçekleşme (fovriyet) ifade ettiğini sanmandır. Oysa durum böyle değildir. Atıf harfi olan "vav", sadece bağlama (atf) ifade eder. Örneğin "Ömer ve Halid geldi" dediğinde, bu onların birlikte geldikleri veya birinin hemen diğerinin peşinden geldiği anlamına gelmez. Aralarında bir zaman farkı olabilir; biri öğleden önce, diğeri öğleden sonra gelmiş olabilir.

Dolayısıyla bahsedilen cümlede "insanların görüşünü sorma" işi gece bitmiş olabilir, "görüşün Osman'ın halifeliği üzerinde istikrar bulması" ise namazdan sonra sabah vaktinde, Ali ve Osman'a sorulduktan sonra gerçekleşmiş olabilir.

Yaşananları açıklığa kavuşturmak gerekirse şunları söyleyebiliriz:

  • "Abdurrahman insanların görüşünü sordu"; insanların, şartını kabul etmesi halinde Ali’yi, etmemesi halinde ise şartı kabul etmesi kaydıyla Osman’ı istediklerini gördü.

  • Bundan sonra Abdurrahman: "Bana Ali ve Osman'ı çağırın" dedi. Ali’ye şartı sundu, o kabul etmedi. Sonra Osman’a sundu, o kabul etti.

  • Bunun sonucunda ise şu netice ortaya çıktı: "Ve görüş Osman'ın halife olması üzerinde istikrar buldu."

Konunun açıklığa kavuşmuş olmasını umuyorum.

Kardeşiniz Ata bin Halil Ebu’r Raşta

Emir’in Facebook sayfasındaki cevap linki: Facebook

Emir’in web sitesindeki cevap linki: Emir

Emir’in Google Plus sayfasındaki cevap linki: Google Plus

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın