(Hizb-ut Tahrir Emiri Alim Atâ İbn Halil Ebû’r Raşta’nın Facebook Sayfası "Fıkhi" Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)
Kime: Samih Rayhan Abu Maysara, Al-Khilafah Wa’d Allah ve Sofyan Qasrawi’ye
Sorular:
Samih Rayhan Abu Maysara’nın sorusu:
Selamun Aleykum ve Rahmetullah. Damadın, kadınlara kendisinin geline takı takmak için içeri gireceğini önceden haber vermesinde bir sakınca var mıdır? Öyle ki tüm kadınlar oturup örtünseler ve damadın etrafında sadece kendi mahremleri kalsa, yabancı kadınlar ise damat içeri girdiğinde tören alanında onunla karışmadan kendi yerlerinde örtülü bir şekilde otursalar bunun hükmü nedir? Allah sizi mübarek kılsın.
Al-Khilafah Wa’d Allah’ın sorusu:
Tüm kadınların tesettürlü olduğu ve çoğunluğun mahremlerden oluştuğu bilindiği halde, damadın gelinin yanına oturup ona takı takması ve sonra çıkması caiz midir?
Sofyan Qasrawi’nin sorusu:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh. Değerli Şeyhimiz, bir sorum olacak: Eğer düğünde bir vakit sadece mahremler için, başka bir vakit ise mahrem olmayanlar için belirlenirse; damadın sadece mahremlerin olduğu vakitte salona girmesi caiz olur mu?
Cevap:
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berakâtuh.
Üç sorunuz da aynı konu hakkında olduğu için bunlara inşaAllah toplu bir şekilde cevap vereceğiz:
Düğün salonlarındaki ihtilat (kadın-erkek karışıklığı) konusuyla ilgili daha önce 6 Cemaziye’l-Ahir 1424 H. / 08.08.2003 M. tarihinde ayrıntılı bir cevap vermiştik ve o cevapta şu hususlar yer alıyordu:
"- Erkeklerin ve kadınların birbirine karışması (ihtilat) haramdır; buna dair deliller oldukça fazladır ve Rasulullah ﷺ ile sonrasındaki Sahabe dönemindeki Müslümanların yaşamı buna tanıklık etmektedir. Alım-satım, sıla-i rahim vb. gibi hakkında Kitap veya Sünnet’ten bir nassın bulunduğu, Şeriatın onayladığı bir ihtiyaç hali dışında ihtilat caiz değildir.
Düğün salonlarında erkeklerin ve kadınların karışık bulunmasının caiz olduğuna dair herhangi bir nass gelmemiştir. Aksine, Rasulullah ﷺ ve Sahabesi döneminde gelen rivayetler, kadınların gelinle birlikte baş başa kaldığını, erkeklerin ise ayrı bir yerde olduğunu göstermektedir. Bu nedenle salonlardaki ihtilat haramdır ve bu durum istisnalar kapsamında değildir. Düğünlerde gelen rivayetler, kadının kocasının evine uğurlanması (zifaf) ile ilgilidir; bu durumda erkeklerin ve kadınların kadını kocasının evine götürmesi, sonra da erkeklerin kadınlardan ayrılması caizdir...
Buna göre, erkeklerin ve kadınların düğün salonlarında birbirinden ayrılmadan, yani iki ayrı salon yerine tek bir salonda bir arada bulunmaları haramdır. Eğer avret yerleri açıktaysa -ki bu durumlarda genellikle böyledir- haramlık daha da şiddetlidir. Aynı şekilde, damadın mahremi olan veya olmayan kadınlarla çevrili bir halde gelinin yanına oturması da haramdır; özellikle de günümüzde gelinin etrafındaki kadınların çoğunlukla avret yerleri açık olduğu düşünülürse bu durum kesinlikle caiz değildir...
Bunun 'umumu'l-belva' (kaçınılması zor, yaygın bir bela) olduğunu söylemek ise haramı helal kılmaz. Bu iddia, Şeriat ile çeliştiği için reddedilir. Bilakis, Müslümanların İslam’a tutunurken içinde bulundukları belaların şiddeti karşısında dinine sımsıkı sarılanları, 'avuçta kor ateş tutan kimse' gibi niteleyen ve öven hadisler mevcuttur.
Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ الصَّابِرُ فِيهِمْ عَلَى دِينِهِ كَالْقَابِضِ عَلَى الْجَمْرِ
"İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda dininde sabreden/direnen kişi, avucunda kor ateş tutan kimse gibidir." (Tirmizî)" -Alıntı burada sona ermiştir.-
Buna göre; damadın, erkeklerin ve kadınların karışık olduğu bir salonda geliniyle birlikte oturması haramdır. Aynı şekilde, damadın kadınlar salonunda geliniyle birlikte oturması ve etrafında mahremi olan veya olmayan yabancı kadınların bulunması da haramdır. Eğer tüm bunlara bir de kadınların avret yerlerinin açık olması ve teberrücü (süslerini sergilemeleri) eklenirse, bu haram üstüne haram olur...
Ancak salonda sadece damadın mahremleri bulunuyorsa; damadın salona girmesi, geliniyle ve oradaki mahremleriyle birlikte oturması, ona takılarını takması ve sonra dışarı çıkması caizdir. Diğer (yabancı) kadınlar ise damat çıktıktan sonra içeri girerler.
Özetle:
Avret yerleri açık olsun ya da olmasın, düğün salonlarında erkek ve kadınların bir arada bulunması (ihtilat) caiz değildir. Eğer haram olan avret yerleri açıktaysa haramlık daha da şiddetlidir.
Damadın, salonda yabancı kadınlar bulunduğu sürece kadınlar salonuna girmesi caiz değildir. Damat içeri girmeden önce kadınlara örtünmeleri için haber verilmiş olsa veya kadınlar damada yaklaşmayıp sadece mahremleri yaklaşmış olsa bile; salonda bulunan diğer yabancı kadınlar onu görebiliyorsa, yani damat onlarla aynı salonda bulunuyorsa bu caiz olmaz.
Eğer sadece mahremler için özel bir vakit belirlenmişse; damadın içeri girdiği ve geliniyle oturduğu sırada salonda mahremlerinden başka kimse yoksa, damadın salona girip geliniyle oturması caizdir. Damat çıktıktan sonra diğer kadınlar içeri girebilirler.
Kardeşiniz Atâ İbn Halil Ebû’r Raşta
Emir'in Facebook sayfasındaki cevap linki