Home About Articles Ask the Sheikh
Soru & Cevap

Peygamberlerin İçtihat Etmesinin Caizliği Hakkında Soru-Cevap

December 01, 2011
4426

Soru:

İçtihat etmek sadece Mustafa ﷺ için mi yoksa tüm peygamberler için mi caiz değildir?

Zira Enbiya Suresi 78. ayetin İbn Kesir tefsirinde, İbn Mesud ve İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre; Hz. Davud, çobanlar ile koyunların ekinini yediği tarla sahibi arasında, koyunların tarla sahibine verilmesi şeklinde hükmetmiştir. Sonra oğlu Süleyman ona, "Ey Allah’ın nebisi, durum böyle değil" diyerek aralarındaki hükmü şu şekilde açıklamıştır: Tarla sahibi koyunları alıp sütünden faydalanır, koyun sahipleri ise tarlayı eski haline gelene kadar (yani koyunlar yemeden önceki haline gelene kadar) ekip biçerler. Bu durum Allah Teâlâ’nın "Onu hemen Süleyman’a kavrattık" kavliyle ifade edilmektedir. Bu durum, Hz. Davud’un içtihat ettiği ve Hz. Süleyman’ın da onu düzelttiği anlamına gelmez mi?

Cevap:

Tüm peygamberler tebliğ ettikleri hükümlerde masumdurlar; yani kendi katlarından hüküm söylemezler. Birinin nebi veya resul olması, şer’i hükümleri tebliğ etmede masum olmasını gerektirir; yani şer’i hükümleri tebliğ ederken kendisi içtihat yapmaz. İslam Şahsiyeti 1. Cilt’teki "Peygamberlerin İsmeti" ve "Resul’ün Müctehid Olmasının Caiz Olmaması" bölümlerine bakınız. Dolayısıyla peygamberler, şer’i hükümleri tebliğ etme hususunda kendi katlarından içtihat etmezler, aksine Allah’tan bir vahiyle hareket ederler.

Bu nedenle Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ın (aleyhimesselam) verdiği hüküm vahiydir ve Süleyman’ın hükmü, Davud’un hükmünü neshetmiştir. Allah Teâlâ’nın şu kavline bakınız:

وَدَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ الْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِدِينَ * فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ وَكُلًّا آتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُودَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَ وَكُنَّا فَاعِلِينَ

"Davud ve Süleyman’ı da (an); hani bir topluluğun koyunlarının geceleyin içinde yayıldığı ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Biz de onların hükmüne şahit idik. Onu hemen Süleyman’a kavrattık. Zaten her birine hüküm ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte tesbih etsinler diye dağları ve kuşları emre amade kıldık. Bunları yapan bizdik." (Enbiya Suresi [21]: 78-79)

Cenab-ı Hakk’ın şu kavlinde:

فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمَانَ

"Onu hemen Süleyman’a kavrattık." (Enbiya Suresi [21]: 79)

Süleyman’ın hükmünün vahiyle olduğuna dair delil vardır. Yine şu kavlinde de:

وَكُلًّا آتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا

"Zaten her birine hüküm ve ilim vermiştik." (Enbiya Suresi [21]: 79)

Davud’un hükmünün de aynı şekilde vahiyle olduğuna dair delil vardır. Süleyman’ın hükmü ondan sonra geldiği için de onu neshetmiştir.

Bilgi mahiyetinde ifade edelim ki; bazı tefsirlerde Davud ve Süleyman’ın içtihat ettiğini ve Süleyman’ın içtihadının daha isabetli olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu görüşü savunanlar, peygamberlerin ve resullerin şer’i hükümleri tebliğde içtihat etmelerini inkar etmezler ve "Eğer hata yaparlarsa Allah Sübhânehu onların içtihatlarını düzeltir" derler...

Makaleyi Paylaş

Bu makaleyi ağınızla paylaşın