** (Hizb-ut Tahrir Emiri Büyük Alim Ata Bin Halil Ebu’r Raşte’nin Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verdiği Cevaplar Serisi)**
Omar Daragmeh’e
Soru:
Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh Şeyhim,
Sizden Şeyhim, Hizb-ut Tahrir’e yönelik pek çok konuda yapılan ve en çok tedavülde olan "müstehcen film izleme" konusuyla ilgili karalamalara cevap vermenizi temenni ediyorum?
Cevap:
Ve Aleykumüsselam ve Rahmetullahi ve Berakatuh.
Müstehcen filmler konusu... Bizim bu konudaki görüşümüz nettir. Bu mesele hakkında herhangi bir kapalılığa yer bırakmayan açık bir soru-cevap yayınlanmıştır. Bu cevap resmi sitelerimizde yer almaktadır ve orada şöyle denilmektedir:
(...Müstehcen ve tahrik edici filmleri izlemek, gerçek bedenler olmayıp sadece görüntülerden ibaret olsa bile caiz değildir. Çünkü bu konudaki şer’î kaide "Harama götüren vesile haramdır" kaidesidir. Bu kaidede vesilenin kesin olarak harama ulaştırması şart değildir, zira zann-ı galip (güçlü zan) yeterli görülür.
Bu filmler, onları izleyenleri genellikle harama sürüklemektedir; bu nedenle söz konusu kaide bu durum için geçerlidir.
Dolayısıyla bunları izlemek de edinmek de caiz değildir.
Hizb’in gençlerinin bu filmleri izleyen Müslümanlara karşı nasıl davranması gerektiğine gelince; bu tür filmleri izleyenlerin çoğu, Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, emir veya nehyin kendilerine fayda sağlamadığı düşük karakterli kimselerdir. Buna rağmen, gençler caydırıcı, hikmetli ve güçlü bir üslup bulurlarsa bunu uygulasınlar. Belki de soruyu soran kişi, bu kötü davranış içinde gördüğü ve üzüldüğü bazı akrabalarını bu durumdan uzaklaştırmak istiyordur. Eğer durum böyleyse, onlara emr-i bi'l maruf ve nehy-i anil münkerde bulunsun, Allah’ın onları hidayete erdirmesi ümidiyle uygun bir üslup seçsin; böylece Allah'ın izniyle ecir kazanır.
Müslümanlar bugün Hilafetlerinin yokluğu sebebiyle her yönden trajedilerle kuşatılmış durumdadır. Müslümana yakışan, vaktinde mübah eğlencelere bile yer olmamasıdır; kaldı ki vaktini haram olan eğlencelerle geçirsin, Allah korusun! Ey kardeşler, size düşen; Müslümanları güçlü ama hikmetli bir şekilde vakitlerini hayırlı işlerle doldurmaya, Hilafeti yeniden ikame etmek ve ümmeti bu trajedilerden kurtarmak için ciddiyetle ve azimle çalışmaya yönlendirmektir.) Son.
Karalamada bulunanlara gelince, onlar hakikat peşinde olan kimseler değildir. Öyle olsalardı kitaplarımıza ve resmi web sitelerimize dayanak gösterirlerdi. O zaman orada kendilerinde alışık olmadıkları bir berraklık ve ancak dünyadan çok ama çok daha fazlasını ahiret için arzulayan Allah dostlarında bulunabilecek bir safiyet bulurlardı...
Bu iftiraları atanlar, sanki iftira etmenin doğuracağı büyük günahın farkında değillermiş gibi bizden başkalarının yazılarına dayanmaktadırlar:
إِنَّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللَّهِ الْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ
"Allah'a karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa ermezler." (Nahl 116)
Kardeşiniz Ata Bin Halil Ebu’r Raşte
Emir’in Facebook sayfasından cevabın linki
Emir’in web sitesinden cevabın linki
Emir’in Google Plus sayfasından cevabın linki